11. bölüm / 51
Arayış10. Bölüm/Baskın
Bölümler 51Şu an: 10. Bölüm/Baskın
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yaşlı adam askerlerden birinin getirdiği zarfı aldı.Açtı usulca.Ne bir açıklama vardı ne de gönderenin adı.
Zarfı açtığı gibi okumaya başladı.
Merhaba albay;
Yıllar önce kızının ölüm haberini almıştın hatırlıyor musun?Heh o haber yalan.Senin eski karın kızını yetimheneye bıraktı.Sırf sen onun babasını öldürdün diye.Şimdi ise kızın burnunun ucunda.Hani şu savcı varya.O işte senin kızın.Adı ne mi?Almila Nil Karaca.
Kenan okuduğu not ile yerinde dona kaldı.Nasıl olurdu böyle birşey?Karısı bu kadar kötü müydü?Veya direkt bu mektupta yazanlar doğru muydu?Tüm bunlar Albay Kenan’ın aklını kurcalıyordu.Bu bilgiden emin olmadan kimseye haber vermeyecekti.
Kenan inanamıyordu.Kenan almila ile konuşmuş, ona ölü sandığı kızını anlatmıştı.Kızının annesinin neler yaptığını anlattı kızına.Ama en acıtanı şuydu ki.Kızı olduğunu bilmeden anlattı herşeyi.
Kenan önce ne hissedeceğini bilemedi.Kendi kızı, oğlunun kardeşi yaşıyordu.Bunca yıldır ölü bildiği kızı yaşıyordu…
Kenan ve yeşimin kızları, oğlunun kardeşi, göz bebekleri çocukları yaşıyordu.
Kenan hâlâ yeşimin böyle bir şey yapacağına inanmıyor gibiydi.Ona güvenmişti.Bit hayat kurmuştu.Fakat yeşim, bu hayatı Kenan’a dar etmişti.Şimdi ise bu dar hayata sesini çıkartmayan Kenan, kızı için hayatını dar eden her bir kişiden hesap soracaktı.
——⭐️⚡️🐣
“Kızım.”
Bu söz hiç alışık olduğum bir söz değildi.
Bakışlarım adamın yüzünde dona kalırken konuştum.
“Kimsiniz?”
“Murat Yel.Senin baban.”demesi ile bir an bayılacak gibi hissettim.Neye dayanarak bunu diyordu?
“Anlamadım.”
“Kızım senin baban benim.Yıllar önce seni yetimhaneye bırakmak zorunda kaldım.”
“Ne dediğinizin farkında mısınız?”
“Evet farkındayım.Seni çok aradım.Sonradan buldum.Keşke annen de seni görebilseydi.”
Gözlerim dolarken ifadesizce baktım karşımdaki adama.
“Kanıtınız var mı?Hani babammışsınız ya?”
Adam durdu bir süre.Eğer babamsa elinde bir kâğıt olmalıydı.Bir mektup.Çünkü servet benim aileme bir mektup gönderecekti.
Adam başını salladı üzgünce.Yerime oturdum.
Rahattım çünkü bu adam babam değildi.Eğer babam olsaydı bir mektubu, bir kanıtı olmalıydı.Fakat bozuntuya vermedim.
“Bana herşeyi anlatın.”
“Yıllar önce annen ile sefil bir haldeyken seni yetimhaneye bırakmamız gerekti.Annen üç yıl önce öldü.Bir kardeşin yok.”
“Mesleğiniz ne?”
“Ben bankacıyım.”
Hiçbir şey onunla uyuşmuyordu.
İlk uyuşmayan şey elinde kanıt olarak bir mektup yoktu.İkinci uyuşmayan şey servet onu sorgularken “babanda bu örgütü bitirmeye çalıştı fakat başarılı olamadı.”iması yapmıştı.Mesleği bu ile uyuşmuyordu.Üçüncüsü ise eğer ki rüyam doğruysa bir kardeşim olması gerekiyordu.
Babam olmadığını anlamıştım.Fakat ona birşey demeyecektim.Çünkü biliyordum ki bu kişi her kimse örgüt ile bağlantılıydı.
“Tamam.”
“Nasıl tamam.Kabul ettin mi beni kızım.”
“Ettim.”dedim sahte bir gülümseme ile.Onun yüzünde rahatlamış bir ifade belirdi.Sanırım sahteydi.Her neyse.
“O zaman ben gidiyim.”dedi sahte bir mutlulukla.
Onu başımla onayladıktan sonra kapıya kadar geçirdim.O adliyeden çıkarken Alparslan’ı çağırdım ve arabaya doğru ilerledik.Arabaya binmemiz ile babam olduğunu iddia eden muratta telefonla konuştu ve ardından taksiye bindi.
“Ukala şu öndeki taksiyi takip et.”
“Oo kendimi filmde gibi hissettim şuan.Emriniz olur savcı hanım.”dediklerine gülerken biz taksiye belli etmeden arkasından ilerlemeye başladık.Yoldayken başsavcıdan izin almıştım.
Kısa süre sonra taksi durdu.Arkasında durup arabadan indiğimizde adam da ormanda bir depoya ilerledi.Depo adamlarla çevrilmişti.Belli ki diğer örgüt üyeleri buradaydı.Hızla askeriyeyi arayıp askeri destek istedim.Aynı zamanda komiseri de çağırmıştım.
Kısa süre sonra Alparslan’ın timi geldiğinde depoya baskın yapmak üzere yerlerimize geçmiştik.
Dışarıdaki adamları etkisiz hale getirdiğimizde içeriye geçmiştik.İçerideki küçük odalar sıra sıra dizilmişti.Büyük bir depoydu.Küçük odalardaki adamların bazılarını yakalmıştık.Bazıları ise tahtalı köyü boylamıştı.En büyük odaya geldiğimizde içerisinin kalabalık olacağını düşünerek sıraya dizilmiştik içeri girmek için.En önde askerler en arkada ise ben.
En önde askeri kıyafetlerini giymiş olan Alparslan’ın kapıyı büyük bir gürültüyle açması ile içerideki tüm adamlar silahlarına davranırken içeri girdik teker teker.
İçeride bir masa vardı.Masada daha önce görmediğim bir adam, önümde babam olduğunu iddia eden Murat ve etraflarında 10’a yakın adam vardı.Murat beni görür görmez yüzünde ‘ne yaptım ben?!’ Bakışı ile bana baktı.Ben ise intikamımı sessizce alıyordum.
İçerideki adamların çoğu etkisiz hale geldiğinde masada oturan adam ve Murat kelepçelenmeye başlamıştı.
Kelepçelenirken ben sesim gür bir şekilde konuştum.
“Bir daha altından kalkamayacağınız yalanlar söylemeyin ve en önemlisi bir daha asla kimseyi salak yerine koymayın.Sonra kendinizin salak olduğunu anlamanız zor olmaz.”
Yüzlerinden, bana karşı oluşan kin ve hırs okunuyordu.Fakat ben aldırmadan muratın yanına gittim.İşaret parmağımı ona doğru salladım ve konuştum.
“Sende bundan sonra kimsenin zaafları ve zayıf yönleri ile oynama.”sonrasında acır gibi baştan aşağı süzüp sözlerime ekledim.”Sonrasında böyle kalırsın.”
Arkamı dönüp komiseri görünce konuştum.
“Emniyete alalım.”
Deponun çıkışına ilerlerken yanımda Sezen beni övüyordu.Övülmeyi sevmezdim.Hak etsem de, etmesem de.Şimdi de haketmemiştim zaten.Sadece görevimi yapmıştım.
“O neydi be savcı hanım.O asillik ay seni alan adam yaşadı.”son cümlesini söylerken bakışları ile arkamızdan gelen Alparslan’ı işaret etmesi ile kaşlarımı kaldırdım, gözlerim fal taşı gibi açılmışken konuştum.
“Ne diyorsun sen Sezen yaa.”
“Sadece gerçekler canım.”demesi ile göz devirdim ve yoluma devam ettim.
Alparslan ile arabaya bindiğimizde mesaimin bitmesi ile arabayı eve doğru sürdü.Evin oraya gelmemiz ile o da arabadan indi.Ben de arabadan inip eve doğru adımlarken arkamdan Alparslan’ın sesini duydum.
“Tüm örgüt üyeleri tutuklandığına göre, görevimi yerine getirdim demektir.”dedikleri ile adımlarım yerinde dururken yavaşça ona döndüm.Doğru ya adamın görevi bitti.Aklıma hiç gelmemişti görevinin bittiği.O kadar alışmışım ki ona.
Yavaşça ona doğru adımladım.Tam karşısında durup başımı kaldırıp yüzüne baktım.Malûm boyumun uzun olmasına rağmen ben onun yanında cüce gibi kaldığım için.
“Teşekkür ederim ukala bey.”
Teşekkürümü başıyla onayladı ve konuştu.
“Bu arada artık küstah hanım diyebilirim diye düşünüyorum.Sonuçta artık korumanız değilim.”dedikleri ile yüzümde büyük bir gülüş oluştu.Komik adamdı.Bazen garip tepkileri oluyordu.
“Diyebilirsiniz ukala bey.”
“Teşekkürler küstah hanım.”
“Ne için ukala bey?Benim size teşekkür etmem gerekiyor.”demem ile bana bir adım daha yaklaştı ve nefesini yüzüme vurarak konuştu.
“Herşey için küstah hanım.”nefesi tenime değer değmez bir an başım döner gibi olsa da kendimi toparladım ve konuştum.
“Hmm o zaman bende herşey için teşekkür ederim ukala bey.”
Vedalaşıp içeri girdiğimde o da arabasına binip gitmişti.Onun gitmesi ile ben yine yalnız kalmıştım.Ama bu sefer farklıydı.Ben ömrüm boyunca zaten hep yalnız kalmıştım.Ancak bu sefer sanki Alparslan içimdeki benliği de alıp götürmüştü.Sanki o gidince yarım eksiliyormuş gibi oluyordu.Ve ben bu hislere hiç anlam veremiyordum.
Kenan Albay ve Yeşim Çınar Almilanın anne ve babasıymış.Bu konu hakkında yorumlarınız neler?
Bölüm etkileşimi
