2. bölüm / 51
Arayış2. Bölüm/Dava
Bölümler 51Şu an: 2. Bölüm/Dava
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bugün günlerden pazartesiydi.Benim göreve başlayacağım gün.Dün arabayla geç saatte Diyarbakıra varmış ve hemen evime gelip valizlerimi bile yerleştirmeden uyumuştum.Zaten evimde tamamlanması gereken şeyler vardı.Tüm beyaz eşyalar tamamdı fakat televizyon, koltuk, kitaplık gibi eksikler vardı.Onlara işim olmadığı bir gün bakacaktım.
Hemen kalktım ve kahvaltımı yaptım.Mart ayında olduğumuz için üzerime ince bej rengi bir kumaş pantolon ve kahverengi tonlarında bir tişört giydim.Akşam soğuk olursa diye de yanıma açık kahverengi bir trençkot aldıktan sonra arabama bindim ve adliyeye doğru yol aldım.Bugün başsavcı ve diğer savcılarla tanışacaktım.Bu beni hem heyecanlandırıyor, hem de geriyordu.
Yollar hiçte İstanbul’daki gibi değildi.Oldukça engebeli, sakin ve boştu yollar.On dakika sonra adliyeye vardım ve direkt başsavcının odasına gittim.Başsavcıyla tanışmam, boşta bir dava varsa o davayı almam ve odamın anahtarını teslim almam gerekiyordu.Başsavcının odasına gelince başsavcıya haber verildi ve ben hemen odadan içeri girdim.
Başsavcı tatlı, altmışlı yaşlarda olduğu bariz belli olan, beyaza kaçan saçlı bir beyefendiydi.Masasının önüne gittim ve konuştum.
“Ben Cumhuriyet Savcısı Almila Nil Karaca.”dedim ve elimi uzattım.
Başsavcı da yerinden kalkıp elimi tuttu ve konuştu.
“Bende Başsavcı Yusuf Yüce.Memnun oldum kızım.”
Kızım.Çoğu kişi ilk önce anne ve babasından duyarken bu kelimeyi ben ilk defa İstanbul’daki evimin oradaki beni çok seven Bakkal Remzi’den duymuştum.Hiç alışık olmadığım bir hitap şekliydi.Sahi ben kaç kez duymuştum bu hitap şeklini?
Başsavcıya memnun oldum diye karşılık verdikten sonra eliyle masasının önündeki sandalyeyi işaret etti oturmak için.Onun isteği üzerine sandalyeye oturduktan sonra o konuşmaya başladı.
“Adliyemize Hoşgeldin savcı kızım.”dedi ve bir çekmeceyi açıp içinden aldığı anahtarı bana uzattı.
“Buyur savcım.Odanın anahtarı.Odan hemen alt katta.Ayrıca yeni görev yerindeki ilk davanı da şöyle teslim etmek isterim.”
“Teşekkürler başsavcım.O zaman ben davayı inceliyim.Size iyi günler.”dedim ve ayağa kalktım.Başsavcı da bana iyi günler dedikten sonra odadan çıkıp kendi odama doğru yol aldım.
Odamda davayı incelemeye başladım.Fakat incelemez olaydım.Bir cinayet davasıydı.Davut Koca.Evli ve iki çocuğu olan ünlü bir hackermiş.İki gün önce Diyarbakır’ın sınır bir bölgesinde ölü bulunmuş.Ayrıca elinde bulunan yılan dövmesi baya garip duruyordu.Ama bana bu dövme çok tanıdık geliyordu sanki daha önce görmüşüm gibi.Dava tüm savcıların davası olduğu için dava biraz aksamış.Davut beyin eşi ve diğer yakın akrabalarının emniyette olduğunu öğrendikten sonra onların sorgularının yapılması için emniyete doğru yola çıktım.
Emniyete vardığımda cinayet büro komiserinin odasına gittim ve kapıyı tıklatıp içeri girdim.
“Ben Cumhuriyet Savcısı Almila Nil Karaca.Davut Koca’nın cinayet davasına ben bakıyorum onun için geldim.” Dememle komiserin ayağa kalkması bir oldu.Ve ardından konuştu.
“Komiser Mert Güven.Buyrun savcım, sizi sorgu odasına götüreyim.”dedi ve o önde ben arkada sorgu odasına doğru ilerledik.İlk sorgulayacağımız kişi eşi Sevde Kocaydı.sorgu odasına girmem ile gözyaşları daha yeni kurumuş olduğu belli olan kadının bakışları bana doğru döndü.
Oturdum ve konuşmaya başladım.
“Öncelikle başınız sağolsun.Size eşinizin cinayeti hakkında birkaç soru soracaktım.İlk önce eşinizi en son ne zaman gördünüz?”
“Ölü bulunduğu günün yani cumartesi gününün sabahı gördüm.Birlikte kahvaltımızı yaptık ve sonra kendisi cumartesi günü bilgisayarlar ile ilgili ders verdiği kursa gitti.Fakat akşamında…Haber geldi işte.”demesiyle kadının gözlerinden yaşlar firar etti.Hıçkırarak ağlamaya başladı.
“Nerede ders veriyordu kendisi?”dedim ve o cevap verdi.
“***’da kurs veriyordu her cumartesi günleri.O günde her zamanki gibi evden çıkmıştı.Normalde gelmesi gereken saatte gelmeyince endişelendim ama sonra kara haber geldi.Ve ona son kez sarılamadan bu dünyadan göçüp gitti.”
“Peki herhangi bir düşmanı, anlaşamadığı falan var mıydı?”dememle kadın tekrar konuştu emin bir sesle.
“Yoktu.Öğrencileri ve çevresi tarafından çok sevilirdi.”dedi.Onu başımla onayladım ve ayağa kalkıp konuştum.
“Tamamdır.İşbirliğiniz için teşekkürler.Telefonunuz açık olsun ve mümkünse şehir dışına çıkmayın.Sormamız gereken sorular olabilir.”dedim ve hızlıca sorgu odasından çıktım.Şimdi büyük oğlu Aybars’ın sorgusuna girecektim.
Aybars 18 yaşındaydı.Küçük kardeşi henüz 10 yaşında olduğu için o sorgulanmayacaktı fakat aybarsın sorgulanması gerekiyordu.Aybarsın sorgu odasına gelmesiyle onun sorgusuna da girdim.Aybarsın da annesinden bir farkı yoktu.Beni görmesiyle gözlerindeki yaşları sildi.
“Başın sağolsun Aybars.Sana sormam gereken birkaç soru var.”dedim ve konuşmaya devam ettim.
“Babanı en son ne zaman gördün?”
“Cumartesi sabahı.Birlikte kahvaltı yapmıştık.Sonra o ders verdiği kursa gitti.”onu başımla onayladım.
“Son zamanlarda babanda bir tuhaflık varmıydı?”
“Son zamanlarda biraz gergindi sanki.Birde bizden biraz uzaklaşmıştı.Biz güler sohbet ederdik fakat o hiç konuşmazdı bizimle.”
“Herhangi bir sıkıntıdan bahsetti mi size?”
“Hayır.Hiç bahsetmedi.Fakat bize geçen hafta bana bişey olursa dedenizin yanına taşının, orada güvenli olursunuz demişti.”
Ne yani şimdi bu adamın öleceğinden haberi varmıydı?
“Tamam Aybars.Teşekkür ederim.Siz yine göz altında olacaksınız.” Dedim ve sorgu odasından çıktım.
Akşam neredeyse mesai saatimin bitiş saati olmuştu.Bu yüzden arabama bindim ve arabayı çalıştırdım.Fakat ben daha sürmeye kalkmadan telefonumun tanımadığım bir numara tarafından aranmasıyla telefonumu açtım.
“Alo?”dedim sakince.
“Bana bak savcı, bu davayı derhal bırakacaksın.Eğer bırakmazsan olacaklardan sen sorumlu olursun.”dedi sesini tanınmaz bir hale getirmiş, biraz doğu aksanıyla konuşan bir adam.
O an benim için zaman durdu.Ben anlamaz bir şekilde donakalmışken telefonun kapanması bir oldu.
Neydi bu şimdi?Daha ilk günden ilk tehdidimi de almıştım.
Hızlıca başsavcıyı aradım ve durumu bilgilendirdim.İki gün sonra koruma ayarlanacağını söyledi.Hatta davayı bırakmamı önerdi fakat ben bırakamazdım, bırakmazdım.Başladığım bir işi bitirmeden bırakmazdım.
Yani şaka gibi.Daha ilk davadan, ilk günden tehtid edilmiştim.Fakat bende almilaysam bu işi başladığım gibi bitirmeden bırakmazdım.
Bölüm etkileşimi
