31. bölüm / 51
Arayış30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?
Bölümler 51Şu an: 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Alparslan ile su savaşı yapmamızın ardından 5 gün geçmişti.Bu 5 gün bazı şeyleri düşünmeme, kafamda toparlamamı sağlamıştı.
Babam ve abim konusunu düşünmüş ve onlara güvenmeye, bir şans vermeye karar vermiştim.
Alparslan konusunda ise duygularımdan emindim.Bence tamamıyla gerçek duygulardı.Sanırım ben Alparslan’a vurulmuştum.
Bugün adliye daveti vardı.Adliyede çalışan herkes gelecekti.Bence güzel bir davet olacaktı.Zaten yanımda Alparslan da olacaktı.Alparslan yanımda olacağı için daha bir heyecanlıydım.
Sabah kalkınca ben gidip hemen kahvaltı hazırlamıştım.Alparslanın izin günü olduğu için, davette akşam üstü olacağı için hâlâ uyuyordu.Kahvaltı tamamen hazır olunca Alparslan’ın kapısına gittim.
Kapısını çaldığımda içeriden ses gelmeyince kapısını yavaşça araladım.İçeri geldiğimde onunda altına sardığı havluyla banyosundan çıkması bir oldu.Yani şöyleki gerçekten kasları yürüyen anotomi kitabı gibiydi.Altında sadece havlu ile, üstünde hiçbir şey olmadan çıkmasını gerçekten asla beklemiyordum.
Hemen arkamı dönerken o ise şaşırmıştı.Beni görmeyi beklemiyordu.Arkam dönükken gözlerimi belertip konuştum.
“Banyoda giyinsene ne diye çıkıyorsun böyle?”
Sözlerimle ufak bir kahkaha attı.
“Burası zaten benim odam ya hani?Bence bu yüzden böyle odama çıkmamda bir sorun yok.”
“Olabilir.Yine de niye böyle çıkıyorsun?!”
“Ya böyle çıksam ne olacak?Zaten karımsın.”
Sözleri yüreğimin hızını arttırıken yanaklarım yine kızarmıştı.İşte en sevmediğim şey bu olabilir.Niye heyecanlandığımda veya utandığımda yanaklarım kızarıyor?
Şokumu atlattıktan sonra hâlâ arkam dönükken konuştum.
“Tamam kahvaltı hazır.Giyin gel.”
Hızlıca odadan çıkarken hâlâ büyük bir afallama yaşıyordum.Odadan çıktıktan sonra ellerim hemen yanağıma giderken beklediğim gibi yanaklarım şarjdayken oyun oynanan telefon gibi ısınmıştı.
Kahvaltı masasına gidince Alparslan’ı bekledim.O gördüğüm görsel şölen aklıma düşünce yine utanıyordum.Her neyse aklına getirmemeye çalış Almila.
Alparslan’ında gelmesi ile kahvaltımızı yaptık.Hayır sanki o beni o şekilde görmüştü.Adamda öyle bir rahatlık var ki.Ben gördüğüme utanıyorum o ise sanki öyle görünmemiş gibi rahat.Ha birde şey demesi yok mu?
“Zaten karımsın.”
Yani bu rahatlıkta kaçıncı seviye?
Kahvaltımızın bitmesi ile ben odama gittim.O da odasına gitmişti.Belli ki o da hazırlanacaktı.
Odama gider gitmez sade ama şık bir makyaj yaptım.Makyaj yaparken kulaklığımda çalan şarkı ile aklıma malum kişi geliyordu.
Sizin ilk ‘ukala bey’ diye tanıdığınız, sonra ‘alp’diye inatlaştığım, eskiden ‘müstakbel eşim’ diyerek dalga geçtiğim, bazen ‘kocacım’ diyerek seslendiğim, inşallah yakında ‘sevgilim’ diyeceğim adam.
Alparslan.
Aklıma hep o geliyordu.Her güzel şeyde, her mutlu olduğumda gözlerim ilk onu arıyordu.Aklıma bazen yersizce sözleri düşüyordu.İltifatları ile kalbimin ritmini değiştiriyordu.
Tam bunları düşünürken şarkının sözleri düşüncelerime tercüman oldu.
“Bence evlenmeliyiz hem de bu sene!”
Bence de!
Makyajımın bitmesi ile kıyafetime geçtim.Davete az bir süre kalmıştı.
Almilanın elbisesi.
Elbisemi takılarımla süsledikten sonra yanıma çantamı da aldım ve odamdan çıktım.Odamdan çıktığımda karşımda gördüğüm siyah gömleği kaslı vücudunu sarmış, altındaki pantolon ile gömleği birbirine tamamlamış, siyah saçlarına birşey yapmadan sadece taramış bu haliyle oldukça yakışıklı mı yakışıklı görünen -E tabi kimin kocası- Alparslan ile karşılaşmayı beklemiyordum.
O da beni görünce baştan aşağı bir süzmüş, aynı zamanda afallamıştı.
E yani hep biz mi afallayacağız?Böyle adamı afallatırız.Gerçi o da beni her gördüğünde afallıyor ama neyse.
En sonunda boğazımı temizleyip Alparslan’ın yanına gittim.
“E hadi çıkmıyor muyuz?”
Alparslan sözlerim ile koluna girmem için bana uzattı.Koluna girmem ile ikimizde yürümeye başladık.
“Çok güzel olmuşsun Nil.”
“Teşekkür ederim kocacım.Sende çok şıksın.”
Şimdi demek vardı ‘gereğinden fazla şıksın ve yakışıklısın tüm kızlar sana bakacak.’
Her neyse Almila.Şuan diyemiyorsun ancak zamanı gelecek diyeceksin.
Şaka gibi!Altımda topuklularla bile ondan çok kısayım.
Birlikte onun arabasına binip yola çıktık.Arada bir bakışlarım ona dönüyordu.Onun da bakışları bazen bana değiyordu.Arada göz göze gelmemizle ben her zamanki gibi utanıp önüme dönüyordum.
Davet alanına geldikten sonra Alparslan’ın koluna girdim ve içeri girdik.Brilikte savcı arkadaşlarımın bulunduğu bir masaya gitmemizle savcı arkadaşlarımdan Rümeysa savcı konuştu.
“Hoşgeldin Almila.”
“Hoşbuldum Rümeysa savcım.”
Masamızda güzel bir sohbet dönüyordu.Sonrasında yanımda oturan Rümeysa savcım kulağıma eğildi ve konuştu.
“Savcım, çok güzel görünüyorsunuz.”
“Teşekkür ederim,o sizin güzelliğiniz savcım.”
“Bu arada sadece sen değil, eşinizlede çok güzelsiniz.Bribirinizi tamamlayan iki puzzle parçası gibisiniz.”
Değil mi be rümeysa!Vallahi düşüncelerime tercümansın.
“Ay çok teşekkürler Rümeysa.Darısı senin başına.”
Rümeysa ile gülüştük.Sonra rümeysa önüne döndüğünde Alparslan’ın kulağına doğru fısıldadım.
“Ben lavaboya gidiyorum.”
“Tamam karıcım.Seni bekliyim istersen kapının önünde.”
“Yok gerek yok ben hemen gelirim zaten.”
Hızlıca kalkıp lavaboya ilerledim.Lavaboda işlerimi hallettim, rujumu tazeledim.Ardından lavabodan çıkmıştım ki karşımda hiç görmek istemeyeceğim birini gördüm.Miraç savcı.
Miraç savcı yanıma geldi.Zaten bu akşam çok içmişti.
“Çok güzel görünüyorsun.”
“Sağolun savcım.”dedim savcım kelimsenin üzerine bastırarak.Anlamıyordu adam.Etrafımda dolaşmaması gerektiğini anlamıyordu.
“Hadi ama Almila.”dedi daha fazla yüzüme yaklaşarak.Geriye doğru iki adım attıktan sonra konuştum.
“Bakın, ben aramıza mesafe koymaya çalışırken siz haddinizi aşıyorsunuz, yeter artık.Kendinize hakim olun.”
“Emin ol o kocandan bin kat daha yakışıklıyım.Neden onu seçiyorsun Almila?”
“Seçiyorsun değil, seçtim bile savcım.Bu dediklerinizi duymadım varsayacağım.”
Diyip yanından geçiyordum ki kolumu sertçe tutup çekti.
“Duydun işte almila.Her dediğim doğru.Seni seviyorum anlamıyor musun?”
“Hayır siz sevmiyorsunuz.Siz beni takıntı haline getirmişsiniz sadece.”
Sözlerimi bitirdikten sonra miraç savcının yüzüme yaklaşıp beni öpmeye kalktığı anda kendimi geri çektim.Yüzüne güzel bir tokat geçirdikten sonra sert bir ses duydum.Alparslan miraç savcının yakalarına yapışmış, yüzüne tokat atıyordu.
“Sen ne yapmaya çalıştığını sanıyorsun lan?!Sen Nil’i nasıl öpmeye kalkarsın orospu çocuğu.”
Alparslan’ı miraç savcıdan ayırmaya çalışırken Alparslan bu çalışmamadan hiç etkilenmiyor, miraç savcının üzerine saha çok çullanıyordu.
“Alp, alp yapma.”
“Senin ona dokunan elini sikerim.”
Birkaç kişi gelmiş miraç savcıyı ayırmaya çalışıyordu.Alparslanın tam anlamada gözü dönmüştü.
“Alp sakin ol lütfen.”
“Bırak almilam gelsin.”dedi o iğrenç sesiyle miraç savcı.
“Hâlâ ne diyorsun lan sen?”diye gürledi Alparslan.
Onu hala tutmaya çalışsam da o hiç oralı değildi.
“Bu sinir hastası ile mi olacaksın Almila?Ben seni ondan bin kat daha mutlu ederim.”
Miraç savcının konuşması ile Alparslan tekrar miraçın yakasına yapıştı.Alparslanı ayırmaya çalışırken aynı zamanda endişeli bir şekilde konuşuyordum.
“Alp, alp dur, dur kocacım lütfen.”
Alparslan en sonunda etraftaki insanlar tarafından ayrılmıştı.Sonrada Alparslan elimi sıkıca tutmuş salonun çıkışına doğru birlikte ilerliyorduk.En sonunda dışarı çıktığımızda ben konuştum.
“Ne yaptın sen?”
O sinirle yerinde durdu.
“Ne mi yaptım?Nil adam gelmiş seni öpmeye çalıştı.Ne yapsaydım.İzlesemiydim orada seni!”
“Mesleğine birşey olabilir!”dışarıda karşılıklı olarak birbirimize bağırıyorduk.Etrafımız sakindi.İnsanlar yoktu.
“Biliyorum olabilir.Ama inan hiçbirşey umrumda değil.İnan bana hiç birşey senden ve huzurundan değerli değil.Eğer ki sana dokunan bir el olursa o eli kırmaktan asla çekinmem.Sana uzanan dil olursa o dili koparmaktan utanmam.”
Şaşırmıştım bu sözlerine.Etkilenmiştim de.Beni önemsemesi hoşuma gitmişti.
“Sen kıskandın mı?”
“Kıskandım ulan, kıskandım.Seni ondan kıskandım.Sana uzanan elini kıskandım.Aynı zamanda çok ta sinirlendim.O adam sana nasıl o hareketleri yapar, nasıl o sözleri söyler Nil”
Tekrar konuşacaktım ki o konuştu.
“Seni kıskandım Nil.Çünkü sen benim için çok değerlisin...”
Durdu.Derin bir nefes aldı
“Ben seni seviyorum Nil.Hem de çok seviyorum.Senin odamın karşısındaki odan, ayakkabımın yanındaki topuklu ayakkabıların, ceketimin yanında ki ceketin, anahtarımın yanında ki o süslü anahtarın…Senin varlığın bana o kadar huzur veriyor ki, seni düşününce bile içim yumuşuyor...Şu kısa zamanda benim tüm dünyam oldun Nil.”
Şaşırmıştım.Ondan bu kadar etkileyici sözler beklemiyordum.Ancak bu sözlerle çok mutlu olmuştum.Duygularımızın karşılıklı olması beni çok sevindirirdi.
“Eğer ki sen böyle düşünmüyorsan kabul ederim Nil.Rahatsız etmem, hatta siktir olup çıkarım hayatından.Eğer ki böyle düşünüyorsan yaralarını sararım, bu hayatta en çok güvenebileceğin yoldaşın olurum.Hayat ortağın olurum.Senin omzundaki yüklerini bir bir sırtlanırım.”
Kısa bir nefes aldı.Ben ise nefessiz kalmıştım.O kadar güzel konuşuyordu ki.Dilim tutulmuştu heyecandan.
“Söyle Nil.Benim hayat arkadaşım, dert ortağım, güzel günlerimin neşesi, zor günlerimin gücü, belki çocuklarımın annesi, her gülüşümde ve gözyaşımda yanımda olacak kişi olur musun?Söyle Nil.Hayallerimin gerçeği, en güzel tesadüfüm, kalbimin en güzel hikayesi olur musun?Benim herşeyim olur musun Nil?”
Şok olmuş bir şekilde ona bakarken o bana umutla bakıyordu.Cevap vermem gerekiyordu.Ve bence cevabım çoktan belliydi.Ancak bunu sözlerimle belli etmeyecektim.Çok beceremezdim böyle şeylerde konuşmayı.Bu yüzden hiç düşünmeden, kendime hakim olamayıp hayatımı değiştirecek o hareketi yaptım.
İki elimi yanaklarına koydum ve onu kendime çektim.Dudaklarımı dudaklarına hiç düşünmeden bastırdım.İlk önce bu hareketi beklememiş olacak ki tepki vermedi.Sonra ilk önce elleri belime, ait olduğu yere yerleşti.Sonradan dudaklarımız ritimle, uyumlu olarak sabırsızca hareketlenmeye başladı.Hareketleri sert değildi.Nazik ama sahipleniciydi.
Ellerim yanaklarından ensesine uzandı.Ensesindeki saçları okşarken onun da belimdeki elleri sıkılaştı.
Sokak lambası ikimizi aydınlatıyordu.Sonradan yağmur yağmaya başladı.Yağmur hızla yağıyor, bizi ıslatıyordu.
Nefeslerimiz bribirine karışmıştı.İkimizde bundan oldukça memnunduk.
Şuanda tek umurumuzda olan şey bu yaz yağmurunun altında, birbirine karışan nefeslerimiz ve aşkımızdı.
Bölüm etkileşimi
