33. bölüm / 51
Arayış32. Bölüm/Anne mi?
Bölümler 51Şu an: 32. Bölüm/Anne mi?
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Üzerimi giyindikten sonra salona gittim.Alparslan çoktan salondaydı.
O değilde bu ne sıcak ya!Vallahi şu temmuz sıcağı hiç çekilmiyor.
“Hazır mısın güzelim?”
“Hazırım canım.”
Birlikte el ele evden çıktık.Onun arabasına binmemiz ile yola koyulduk.Birlikte adliyeye gidecektik, sonra o askeriyeye geçecekti.
“Selini sen mi alacaksın havaalanından?”
Yüzümde sinsi bir gülüşle konuştum.
“Yok Borayı göndereceğim.”Alparslan’ın yüzünde küçük güzel bir gülüş oluştu.
“Gerçekten mi?”
“Evet.Selin belki birazcık bana kızabilir ama olsun.”dedikten sonra aklıma gelen şeyle ona tekrar döndüm ve konuştum.
“Yarın timi çağıralım mı?Selin de gelir.Birlikte otururuz.”
“Olur, hatta çok güzel olur.”
Adliyeye gelmemiz ile hemen arabadan indik.İkra savcının yanına ilerledik.İkra savcının odasında benim kamera kayıtlarını savcıya sunmam ile Alparslan’ın aklanması için harekete geçilmişti.Birlijte yürüyüp adliye merdivenlerine gelmemiz ile Alparslan’ı uğurlama vaktim gelmişti.
“Görüşürüz canım.”dedim güzel bir gülümseme ile.
“Görüşürüz ancak birşey unuttun gibi.”
‘Ne unuttum?’anlamında kafamı sallamam ile eliyle yanağını gösterdi.Böylede fırsatçı bir kocam var anlayacağınız.
“Bir gören olur şimdi ortalık yerde.”dedim utanarak.
“Ne olacak ya?Karım değil misin?Hiçbir şey olmaz.”
Demesi ile yüzümde sen iflah olmazsın diyen bir gülümseme ile yanağına yaklaştım.Sonra küçük bir öpücük bıraktım.
“Oldu mu sevgilim.”
“Oldu hemde hayallerimdekinden çok daha güzel oldu.”dedi muzipçe sırıtarak.
“Hadi geç kalacaksın.”dedim ona bakarak.
Aslında konuyu değiştirmeye çalışıyordum çünkü birazdan yanaklarım alev alev yanacak ve kızaracaktı.
“Tamam görüşürüz yavrum.Akşam seni ben alıyorum.”
“Tamam görüşürüz.”
Alparslan’ın bu huyunu seviyordum.Sevgisini asla çekinmeden dile getiriyor belli ediyordu.Ancak ben ilişkimizin daha yeni olmasından olacak ki utanıyordum.
Odama gidip birkaç dosya ile ilgilendim.Birde mahkemem vardı onu hallettim.Şimdi ise yeşimi ziyarete gidiyordum.Alparslana mesaj atmıştım beni hapishaneden alacaktı.Arabam yoktu yanımda.Bu yüzden taksiyle gelmiştim.
İçeri girip oturdum.Yeşimin gelmesini bekliyordum.Kısa süre sonra yeşim geldi.
“Savcı hanım?Hangi rüzgar attı seni buraya?”
Gözlerimde istemeden yaşlar birikti.
Ben çok kırıktım aslında.Çok eksik.Çok kırgın.Yüreğimde, ruhumda o kadar yara vardı ki.Üzerinde yara bandı kapatılmamış, daha kabuk bile bağlamamış yaralar.Ben çok hissettim ailesizliği.Hâlâ daha hissediyorum aslında.
“27 yıllık sırlar rüzgarı attı beni buraya.Yeşim.”
“Öğrendin demek ha?”
“Öğrendim ya.Senin öz kızını nasıl yetimhaneye bıraktığını, ailesinden ayırdığını herşeyi öğrendim.Nasıl yaptın bunu?Hiç mi sevmedin beni de yaptın bunu?”
“Seni sevdim Almila.Belki inanmayacaksın ama sevdim.Ama intikam ağır bastı sevgimi.”
“Sen beni sevmemişsin.Eğer ki sevseydin kendi babandan oldun diye beni hem babamdan hem abimden etmezdin.Sen kendi ölmüş baban için kendi kızını yaktın.”
Gözleri yaşlarla doldu.Kısa bir an sessizlikten olduktan sonra konuştu.
“Babamı Kenan’ın öldürdüğünü öğrendiğimde kahroldum.Evdekilere göstermiyordum ancak kendi içimde bitiyordum.Tükeniyordum.O sıralarda sana hamileydim zaten.Sonra doğum zamanı geldiğinde ben gittim hastaneye.Doğum yaptım.Ancak yavuza da Kenan’a da öldü dedim.I kadar üzüldüler ki…Ama ben bu üzüntüyü gördükçe daha mutlu oluyordum.Sonra onları daha çok üzmek için yemin ettim ve örgütün başına geçtim.Sen ise…İşte o yetimhane köşelerinde büyümüşsün.”
Gözlerimden yaşlar süzüldü.
“Birde marifetmiş gibi anlatıyorsun…Senin Allah belanı versin.”
“Böyle diyen çok oldu Almila.Ama inan bana böyle demenin bana hiçbir zararı yok.”
Derin bir nefes aldım.Birde gevşek gevşek önümde konuşuyordu.
“İlk gördüğünde, tanıdın mı beni?”
“Tanıdım.Adını biliyordum zaten.Yetimhaneye bıraktığımda bir not yazmıştım.Ben sadece Almila yazmıştım ancak Nilide eklemişler.”
“Adımı sen mi koydun?”
“Evet.Annen olarak başka birine mi koydursaydım?”
“Anne mi?Sen kendine anne mi diyorsun?”
“Evet diyorum.Seni kim doğurdu Almila?”
“Asla ama asla senin gibi biri olmayacağım.Senin gibi bir anne asla olmayacağım.”nefretle yüzüne doğru bağırdım.
“Sen benim gibi olacaksın Almila.Benim dışında hayatında bir anne rolü olan birisi var mı?”
Yerimden hızla ayaklandım.En son yine konuştum.
“Senin için kötü haber, senin sonunda o uğruna kızından vazgeçtiğin baban gibi olacak.Ancak bu sefer senin intikamını alacak bir çocuğun bile olmayacak.”
Hızla görüşme odasından çıktım.Hapishaneden dışarı çıktığımda Alparslan’ın hemen kapının önünde duran arabasını görmem ile hemen bindim.Onun ise bakışları hemen bana döndü.Yüzümü gördüğü anda hemen konuştu.
“Nil?İyi misin?”
Başımı iki yana salladım hayır anlamında.O bu hareketim ile hemen başımı göğsüne yasladı.Sonra başparmakları ile gözyaşlarımı sildi.Ben ise başımı yavaşça Alparslan’ın göğsünden kaldırdım.Kendime geldiğimde konuştum.
“Sence bende mi onun gibi bir anne olacağım alp?”
“Hayır nil’im.Sen asla onun gibi olmayacaksın.”
Alparslan’ın göğsünde biraz daha sakinleştikten sonra eve doğru yola çıktık.Eve gelir gelmez kendimi odama attım.Üzerimi değiştirdikten sonra mutfağa gittim.Alparslan bizim için yemek hazırlamıştı.Birlikte masaya oturduk.Ancak ben hiç yemek istemiyordum.Masada yemeğimle oynarken Alparslan konuştu.
“Nil ye hadi yemeğini.O kadının söylediklerini takma kafana.Senin canını acıtmak için söylemiş birşeyler.”
“Ama ya dediği gibi olursa alp?Ya ben onun gibi bir anne olursam.”
Sanırım beni en çok üzen sözü bu olmuştu.Çünkü anne olmayı bende isterdim.Babasının Alparslan olduğu bir çocuğa anne olmak…Ama o sözler çok canımı yakmıştı.Benim önümde anne rolünde bir birey yoktu.Peki ya ben nasıl bir anne olacaktım?Veya anne olabilecek miydim?
Alparslan yavaşça yerinden ayaklandı.Yavaş adımlarla yanıma geldi.Yanımda çömeldi.Artık aynı hizadaydık.Elleri ile yanaklarımı avuçladı.Baş parmakları ile yanaklarımı okşadı.
“Nil, sen çok iyi bir anne olacaksın.İnan bana.O kadın gibi olmayacaksın.”
Sonrasında biraz bekledi ve hüzünlü ortamı dağıtmak için imalı bir sırıtış ile konuştu.
“Çok mu istiyorsun anne olmak yavrum?Eğer istiyorsan ben dünden razıyım.”
Gözlerim faltaşı gibi açıldı.Nasıl imalardı bunlar böyle?
Hemen bir tane koluna vurdum.
“Fırsatçı.”
“Ne fırsatçılığı canım?Karıma isteklerimi söylüyorum sadece.”dedi yine yüzünde ki o imalı gülüşle.
En sonunda çömeldiği yerden kalktı ve konuştu.
“Tabağında ki yemekler bitecek.Sonra da eğer istersen birlikte film izleriz.”yerine geçip otururken konuştu.
“He birde şu son söylediklerimi bir değerlendir bence.”
Önüme döndüm.Aslında şuan sırıtmamak için zor duruyordum.Amacı beni zorlamak asla değildi.Amacı hüzünlü ortamı dağıtmaktı ve başarılı bir şekilde amacını gerçekleştirmişti.
Benim üzgün, kırgın olduğumu bir bakışımdan anlayabiliyordu o.Benim moralimi yerine getirmek için konuyu değiştiriyordu.Ve ben bu hallerine eriyip bitiyordum.
Yemeğimizin bitmesi ile hemen masayı topladık.Sonra birlikte salona geçtik.Güzel bir film eşliğinde onun omzuna başımı yaslayarak film izledik.Benim başım onun omuzunda, onun başı ise yavaşça benim başımın üstündeydi.Biz birlikte çok mutlu huzurluyduk.
Alparslan’ın yanında benim tüm düşüncelerim, yüklerim herşeyim onun yanında kayboluyordu.Onunlayken sadece biz ikimizi kalıyorduk.Birlikte film izlemeye devam ederken ben onun yanında huzurla uyuya kaldım.
Bol bol yorum yapmayı unutmayınnn
Bölüm etkileşimi
