44. bölüm · Arayış

42. Bölüm/Baba oluyorsun!

Betül 🧚🏻‍♀️

Bölümler

Alparslan uyanmıştı!Sevdiğim adam, sevgilim, herşeyim uyanmıştı.İçimde tarifsiz bir mutluluk ve heyecan vardı.Benim gözlerimin halini görür görmez bana çok kızacaktı çünkü gözlerim kan çanağı gibiydi.Ama şuan tek umrumda olan şey onun yaşamasıydı.

Alparslan normal odaya alınmıştı.Bizde şimdi ben, Ceyda annem, Yusuf babam ve Merve içeri girecek, onu görecektik.Saat gece 3 olmuştu.Bu yüzden diğerlerine mesaj atmıştık.Yarın sabah Alparslan’ı ziyarete geleceklerdi.

İçeri girdiğimizde ilk önce Ceyda annem Alparslan’ın boynuna sarıldı.Alparslanın gözleri ise bendeydi.Kahverengi gözleri benim gözlerime değdiği anda içimde yanıp tutuşan bir ateşi fark ettim.İçimde yanan bir ateş vardı ve bu ateş çokça özlem, hasret, mutluluk, endişe, hüzün içeriyordu.

Gözleri benimkilerle buluştuğu an kaşları çatıldı.Yüzümün halini görünce canı yanmıştı.

“Oğlum iyisin değilmi?Eleri kırılsın, soyları kurusun, boyları devrilsin inşallah.”

Ceyda annemden sonra hâlâ gözleri dolu dolu olan Merve abisine sarıldı.

“Abim, iyi misin?”

“İyiyim canım, çok iyiyim.”

Alparslan’ın yüzü yaralar içindeydi, saçları dağılmıştı, sakalları çıkmıştı, vicudunda iki tane kurşun yarası vardı.Ama hâlâ biz üzülmeyelim diye çabalıyordu.

Yusuf babam da oğluna sarıldı.Benim ise o an gözlerimden yaşlar aktı.Yaşları elimin tersiyle hemen sildim.

Odadan Ceyda anne, Merve ve Yusuf babanın çıkması ile arkalarından kapıyı kapattım.

Alparslan’ın yanına hızlı adımlarla ilerledim.Onun gözleri benden hiç kopmuyor, üstelik her yerimi dikkatle, özenle, hasretle inceliyordu.Bunu bize yaşattığı için üzgün olduğu bakışlarından çokça belli oluyordu.

Yatağın boş kısmına gidip oturdum.Üzerindeki elini sıkıca tuttum.O da benim elimi kavrayıp sıkıca tuttu.Yüzünün her hücresini özenle inceliyordum.

“Çok korktum alp.”

Alparslan yanındaki yeri işaret etti.Biraz yana kayıp bana yer açtı.

“Yanıma gel güzelim.”

“Olmaz, yaralısın.”

“E tamam, benim ilacım yanımda.”dedi yüzünde bu hüzünlü ortamı dağıtmak için gülümseme ile.

Ona ihtiyacım vardı.Onunda bana vardı.Bu yüzden yanına gidip oturdum.Yanına oturmam ile burnunu saçlarıma bastırdı.İçine büyük bir nefes çekti.

“O kadar özledim ki seni.”

Sözleri ile tekrar gözyaşlarım akmaya başladı.Hormonlarım allak bullaktı.

“Yapma böyle Nil.Şuan ağlarken şu serum yüzünden yanaklarını okşayamazken, gözyaşlarını silemezken yapma.Hem bak ben çok iyiyim.Hatta yanağıma bir öpücük kondursan daha iyi olabilirim.”

Kıkırdadım.Ardından yanağına uzun bir öpücük kondurdum.

“Belli iyi olduğun.Fırsatçılığından hiçbirşey kaybetmemişsin.”

“Herşeyimi kaybederim ama sen ve sana karşı kullandığım fırsatçılığımı asla.”

Dedikleriyle güldüm.Onun gözleri benim gülüşümdeyken o da güldü.İşte o zaman gülünce ortaya çıkan gamzesini ne kadar özlediğimi fark etmiştim.

“Yaran ağrıyor mu?”

“Ağrıyor ama dayanabilirim.”

Dayandın zaten Alparslan, benim ve bebeğimiz için.Demek istedim ancak diyemedim.

Biraz daha Alparslan ile öyle kaldıktan sonra odaya Ceyda annemlerin gelmesi ile bende ayaklanmıştım.Onlarla biraz daha oturduktan sonra ayaklanmışlardı.Alparslanın yanında hepsi kalmak istemişlerdi ama ben istememiştim.Alparslana vermem gereken güzel bir haber vardı.Onlar gittikten sonra Alparslan’ın yatağının kenarına oturdum.Elini sıkıca tutup konuştum.

“Bizi bırakacaksın diye çok korktum Alparslan.Aklımdan binbir türlü senaryo geçti.

“Bende korktum Nil.Seni, diğerlerini bırakacağım diye.Ama son anda birşey sanki beni hayata bağladı.Anlamıyorum.Neyin bağladığını da bilmiyorum.”

Hissetmişti.Baba olacağını hissetmişti.

Sözleri ile düşüncelere dalarken o konuştu.

“Sen iyisin değil mi güzelim?”

İyi miydim?Bebeğim olacağı için mutlu ve heyecanlıydım.Ama Alparslan’ı kaybetme korkusunu hâlâ üzerimden atamamıştım.

“Alparslan sana birşey söyleyeceğim.”

“Söyle yavrum.”

“Ama ani hareketler yapmayacaksın, kendini yoracak ani bir tepki vermeyeceksin tamam mı?”

“Kötü birşey mi var?Nil, neler oluyor yavrum?”

“Hayır kötü değil.Hatta çok güzel.”

Meraklı gözlerle ve sabırsızca bana bakıyordu Alparslan.Birazdan söyleyeceğim haber onu oldukça mutlu edecek, hızla toparlanmasını sağlayacaktı.

“Baba olacaksın birtanem.Ben hamileyim.”

Nihayet söylediğim sözleri ilk önce Alparslan algılayamadı.Şok olmuştu.Yüzüme öylece bakarken sonunda anlamış olacak ki gözleri parıldadı, yüzünde bir gülümseme oluştu.Ben ise her tepkisini izlemek adına gözümü kırpmadan ona bakıyordum.

“Ne?”

Hızla doğrulmaya çalıştı.Elini yarasına koyup doğrulurken acıyla yüzü buruştu.Ama şuanda hiçbirşey umrunda değildi.

“Alp kalkma, yaranı hırpalıyorsun.”

“Nil, ben doğru mu duydum?Sen bana ‘baba olacaksın’ dedin değil mi?”

“Doğru duydun sevgilim.Bizim bir bebeğimiz olacak.”

Hâlâ şoku atlatamamıştı.

“Ben baba mı olacağım?”

“Evet sevgilim.”

Bakışları karnıma düştü.Ardından tekrar yüzüme çıktığında göz yaşları gözlerinden akmaya başladı.

Hızlıca yerinde doğruldu.Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.Mutluluk gözyaşları hiç kesilmeden gözlerinden akıyordu.

“Allah’ım çok şükür….Baba oluyorum ben baba!”bu haline gülümsedim.Hâlâ kendine inandırmaya çalışıyordu.

Sonra sıkıca bana sarıldı.

“Ne yapıyorsun, yaran ağrıyacak.”

“Boşver yarayı şuan.”

Bana sıkıca sarıldı.Saçlarımı okşadı.Kokumu içine çekti.

“Çok teşekkür ederim Nil, bana bu güzel haberi verdiğin ve bu hissi bana yaşattığın için.”

Sözleri ile yine gözyaşlarım akmaya başladı.Burnumu çektiğimde ağladığımı hisseden Alparslan benden ayrıldı.Hemen gözyaşlarımı parmakları ile sildi.

“Neden ağlıyorsun yavrum?”

“Hormonlardan dolayı.”

“Doğru ya!Ben heyecandan herşeyi unuttum.Herkes o yüzden sana dinlen diyordu.”

Alparslan’a bayıldığımı söylemem gerekiyordu.Ondan birşey saklamak içime sinmiyordu.

“Alparslan sana birşey daha söylemem gerekiyor.”

“Söyle güzelim, kötü birşey yok değil mi?”

“Yok, şuan herşey yolunda.Sadece sen yoğun bakımdayken stres ve endişeden dolayı…”

Yüzünde bariz belli olan bir panik oluştu.

“Dolayı ne?Korkutuyorsun beni.”

“Bayıldım.Ama kötü birşey yok.Zaten bayıldığımda öğrendim hamile olduğumu.Bugün yani.”

“Şimdi birşey yok değil mi her ikinizde de?”

Bu sefer panik ile konuşuyordu.

“Yok, bebeğimizde bende çok iyiyim.İnan bana.”

“Nil ben annemleri arayayım seni alsınlar sen eve git.Dinlen.İçim rahat etmez.Burada uyuyamayacaksın, yorulacaksın.”

“Hayır.Hem biz burada kalmak istiyoruz babası.Neden anlamıyorsun?”

Söylediklerim ile duraksadı.Bu hitap şekli onu heyecanlandırmıştı.

“Ama üzerime oynuyorsun şuan.Bebeğimizi kullanıyorsun beni ikna etmek için.”

“Sende dayanamıyorsun ama bebeğimize.”

“Ben nasıl dayanayım bebeğimize.”

Dedikleri ile gülümsedim.

“Her neyse.Zaten burada olman daha iyi.Bu sayede hem gözümün önünde olursun, hem de aklım sende kalmaz.”

Zafer kazanmışçasına gülümsedim.Alparslan yanını işaret etti oturmam için.İşaret ettiği yere geçip yavaşça oturdum.Başımı onun sağlam omzuna koydum.O da başını benim başımın üzerine koydu.

“En son konuştuğumuzda hazır mıyım bilmiyorum demiştin Nil.İstiyorsun değil mi?”

“İstiyorum alp.Sadece bazı korkularım var.Yetebilir miyim bebeğimize?Birde biraz erken oldu.İyi bir anne olabilir miyim ona?”

“Olacaksın yavrum.Olacağız.Ona iyi bir anne ve baba olacağız.Evet erken oldu.Kesin bu arada değil mi?”

“Kesin.Bazen korunmak etkili olmuyormuş.”

Yüzünde rahatlamış bir ifade oluştu.

“Kendini hazır hissetmeyebilirsin Nil.Kimse hazır olmuyor zaten.Ama birlikte öğreneceğiz.Kaç haftalıkmış babasının bir tanesi?”

“Altı haftalık babası.”

Bu hitabım ile yine afallamıştı.

“Ama hep afallama birtanem.Alışman gerekiyor bu hitaba.”

“Afallamamak elde değil Nil.O kadar güzel ki bu his..”

Sonra birden bire ayağa kalktım.Elim karnıma gitti.Onun bakışları benim karnımdayken onun elini aldım.Avuç içini alıp karnıma bastırdım.

“Tanışmayacak mısın bebeğimizle?”

Gözleri doldu.Kendini toparladı.Ardından karnımı avuç içi ile okşadı.Ayakta olduğum için onunla aynı hizada olan karnımı kazağımı kaldırıp öptü.O öptüğü an içimde kelebekler uçuştu sanki.Çıplak karnıma sıcak dudakları değdiği an eridim bittim karşısında.

“Merhaba bebeğim.Ailemize Hoşgeldin.Az önce annen bana hayatımın en güzel hediyesini, en güzel haberini verdi.Seni sabırsızlıkla bekliyoruz.Seni çok seviyoruz.Bunu hiç unutma.”

Gözlerim mutluluktan doldu bu sefer.Gözyaşlarım akarken Alparslan gözyaşlarımı sildi.Ardından konuştu.

“Güzelim, çok yoluldun zaten.Hadi dinlen biraz.Şurada battaniye ve yastıkta var.İstersen yanımda da yatabilirsin.”

“Ben koltukta yatarım.Senin yanında gece yaran ağrımasın.”

Dolaba gittim.Yastığı ve yorganı aldım.Koltuğa ikisini de koyduktan sonra yanağına yaklaşıp öptüm.

“Dudaklarımı da ödüllendirebilir misin karıcım?”

“Seve seve kocacım.”

Yaklaşıp dudaklarını öptüm.Uzunca.O da bana karşılık verince ikimizin dudakları ritim ve uyum ile hareket etmeye başladı.Bu benim özlemimi azaltmıyordu.Aksine daha da çok arttırıyordu.Dudaklarımızı ayırdığımda yatağıma gidip yattım.

“İyi geceler sevgilim.”

“Bizli geceler yavrum.”