47. bölüm / 50
SANA YENİLDİMBÖLÜM 47 — KALBİMİN EN SESSİZ YERİ
Bölümler 50Şu an: BÖLÜM 47 — KALBİMİN EN SESSİZ YERİ
- 1 1. BÖLÜM — DÖNÜŞ1.048 kelime
- 2 2. BÖLÜM-YENİ BİR HAYAT991 kelime
- 3 3.BÖLÜM - BEKLENMEDİK HABER1.001 kelime
- 4 4.BÖLÜM-GEÇMİŞİN İZLERİ1.332 kelime
- 5 5.BÖLÜM-İLK KARŞILAŞMA1.325 kelime
- 6 6. Bölüm — Kanlı İmza1.371 kelime
- 7 7. Bölüm — Şüphe967 kelime
- 8 8. Bölüm — Gizli Düşman1.073 kelime
- 9 9. Bölüm — Toprağın Altındaki Sır1.417 kelime
- 10 10. Bölüm — Güvenin Bedeli1.087 kelime
- 11 11.BÖLÜM-SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ GERÇEK1.522 kelime
- 12 12.BÖLÜM- BİR DOKUNUŞ MESELESİ2.353 kelime
- 13 13.BÖLÜM- DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL1.569 kelime
- 14 14.BÖLÜM- ÖLÜLERİN DÖNÜŞÜ1.779 kelime
- 15 15.BÖLÜM-BİR BABAYA YABANCI OLMAK1.363 kelime
- 16 16.BÖLÜM- GECENİN İÇİNDEKİ GÖLGE1.132 kelime
- 17 17.BÖLÜM- KORKMA DOKTOR1.767 kelime
- 18 18.BÖLÜM-AKLIMDA SEN,İÇİMDEKİ FIRTINA622 kelime
- 19 19.BÖLÜM- AKLIMDA SEN, İÇİMDE FIRTINA2.166 kelime
- 20 20.BÖLÜM- BU DEFA SEN GELDİN1.833 kelime
- 21 BÖLÜM 21 — SANA BİR ŞEY OLMASINA İZİN VERMEM1.611 kelime
- 22 BÖLÜM 22 — SANA UZANAN ELLERİ KIRARIM1.292 kelime
- 23 23.BÖLÜM- ADINI KOYAMADIĞIMIZ1.379 kelime
- 24 BÖLÜM 24 — SÖYLEYEMEDİĞİM ŞEYLER1.628 kelime
- 25 BÖLÜM 25 — SAKLADIĞIN MEKTUP1.732 kelime
- 26 BÖLÜM 26 — HERKESE KARŞI SEN1.374 kelime
- 27 BÖLÜM 27 — DÜŞMANIN OĞLU, SEVDİĞİMİN YARASI1.982 kelime
- 28 BÖLÜM 28 — SARHOŞ GECENİN SONU1.373 kelime
- 29 BÖLÜM 29 — SENİNLE EVLENECEĞİM1.090 kelime
- 30 BÖLÜM 30 — BİR YÜZÜK, BİR YEMİN2.193 kelime
- 31 BÖLÜM 31 — LE BUKE( Gelin kim?)1.816 kelime
- 32 BÖLÜM 32 — BİR TARİH, BİR ÖMÜR1.347 kelime
- 33 BÖLÜM 33 — BİR ÖMÜR SENİNLE1.188 kelime
- 34 BÖLÜM 34 — APTAL KOCAM2.153 kelime
- 35 BÖLÜM 35 — BİZİM EVİMİZ2.347 kelime
- 36 BÖLÜM 36 — ORTAK BİR HAYAL1.945 kelime
- 37 BÖLÜM 37 — GECEYE KALANLAR1.334 kelime
- 38 BÖLÜM 38 — YENİ BİR HAYAT1.684 kelime
- 39 BÖLÜM 39 — HOŞ GELDİN, AZAD KARAHAN1.382 kelime
- 40 BÖLÜM 40 — İLK KELİME923 kelime
- 41 BÖLÜM 41 — BİR EVİN HUZURU1.058 kelime
- 42 BÖLÜM 42 — KÜÇÜK MUTLULUKLAR1.020 kelime
- 43 BÖLÜM 43 — AZAD'IN İLK ADIMLARI1.190 kelime
- 44 BÖLÜM 44 — AİLEYLE İLK TANIŞMA1.055 kelime
- 45 BÖLÜM 45 — KONAKTAKİ GÖLGE960 kelime
- 46 BÖLÜM 46 — BİR AKŞAM, İKİ KALP1.053 kelime
- 47 BÖLÜM 47 — KALBİMİN EN SESSİZ YERİ1.267 kelime · Okuduğun bölüm
- 48 BÖLÜM 48 — GEÇMİŞ KAPIDA1.120 kelime
- 49 BÖLÜM 49 — SESSİZLİĞİN ARDINDA1.291 kelime
- 50 50. Bölüm — Keşke Gerçeği Söyleseydim1.892 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aklım Hep Sende
Emir, Yelda'yı evine bıraktıktan sonra konağa döndü. Arabadan indiğinde yüzünde istemsiz bir gülümseme vardı. Bütün yol boyunca aklında Yelda'nın söyledikleri, gülüşü ve vedalaşırken ona son kez bakışı vardı.
Telefonunu çıkardı. Mesajlarına baktı ama Yelda henüz bir şey yazmamıştı.
“Emir Karahan, sen ne ara böyle oldun?” diye kendi kendine söylendi.
Konağa girdiğinde salondan sesler geliyordu. Ateş, Defne'yle birlikte koltukta oturmuş, Azad'ı güldürmeye çalışıyordu. Ege de karşılarında çayını içiyordu.
Emir içeri girer girmez Ege başını kaldırdı.
“Vay, bizim damat adayı gelmiş!”
Emir gözlerini devirdi.
“Başlama yine.”
Ege kahkaha attı.
“Ne yapayım? Yüzüne bakıyorum, sanki dünyayı satın almışsın.”
Defne gülümseyerek Emir'e baktı.
“Yelda'yla güzel vakit geçirdiniz galiba?”
Emir'in yüzü yumuşadı.
“Güzeldi, yenge.”
Ateş, kardeşini dikkatle süzdü.
“Gel, otur bakalım.”
Emir koltuğa oturdu. Azad hemen ona doğru uzandı. Emir yeğenini kucağına alıp havaya kaldırdı.
“Benim yakışıklı yeğenim! Amcasını özlemiş mi?”
Azad neşeyle güldü.
Defne, ikisini izlerken gülümsedi.
“Azad seni görünce çok mutlu oluyor.”
Emir yeğeninin yanağını öptü.
“Ben de onu görünce mutlu oluyorum.”
Ateş çayından bir yudum aldı.
“Peki, Yelda nasıl?”
Emir başını kaldırdı.
“İyi.”
Ege hemen araya girdi.
“İyi mi? Kardeşim, kızla saatlerce vakit geçirip bize yalnızca iyi mi diyorsun?”
Emir güldü.
“Ne anlatmamı istiyorsun?”
“Her şeyi!”
Ateş başını iki yana salladı.
“Ege, bırak çocuğu.”
Ege ellerini kaldırdı.
“Tamam, ağam. Ben sustum.”
Bir süre daha sohbet ettiler. Ardından Defne, Azad'ı yatırmak için odasına çıktı. Ege de bir telefon görüşmesi yapmak üzere bahçeye geçti.
Salonda yalnızca Ateş ve Emir kaldı.
Ateş kardeşine döndü.
“Şimdi anlat. Gerçekten ne hissediyorsun?”
Emir'in gülümsemesi yavaşça kayboldu. Elindeki bardağı masaya bıraktı.
“Bilmiyorum abi. Yani… Daha önce böyle bir şey yaşamadım.”
Ateş sessizce dinledi.
“Yelda'yla konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Yanımdayken kendimi iyi hissediyorum. Eve dönünce bile aklım onda kalıyor. Mesaj atacak mı diye telefona bakıyorum.”
Ateş hafifçe gülümsedi.
“Âşık oluyorsun, kardeşim.”
Emir başını eğdi.
“Galiba.”
“Galibası yok. Belli ki kız senin aklını başından almış.”
Emir güldü ama ardından yeniden ciddileşti.
“Ya bir gün işler yolunda gitmezse?”
Ateş kaşlarını çattı.
“Daha başlamadan neden sonunu düşünüyorsun?”
“Çünkü onu kaybetmek istemiyorum.”
Ateş kardeşinin omzuna elini koydu.
“Emir, kimse geleceği garanti edemez. Ama birini seviyorsan ona dürüst olursun. Korkularını da, mutluluğunu da onunla paylaşırsın. Her şeyi tek başına çözmeye çalışma.”
Emir ağabeyine baktı.
“Sen Defne'yle böyle mi yapıyorsun?”
Ateş gülümsedi.
“Öğrenmeye çalışıyorum.”
Emir güldü.
“Senin de hâlâ öğrenecek çok şeyin var demek.”
Ateş kaşını kaldırdı.
“Bak sen şu küçüğe!”
İkisi de kahkahaya boğuldu.
2. Bir Telefonun Ucunda
Emir odasına çıktığında telefonuna bir mesaj geldi.
Yelda: Eve vardın mı?
Emir hemen cevap verdi.
Emir: Vardım. Sen ne yapıyorsun?
Yelda: Seni düşünüyordum.
Emir mesajı okuyunca gülümsedi.
Emir: Demek yalnız ben değilmişim.
Yelda: Kendine fazla güvenme. Belki de yalnızca bugün güzel vakit geçirdiğimiz içindir.
Emir: O zaman yarın da güzel vakit geçirelim. Bakalım sonraki gün ne olacak.
Yelda'dan gülen bir emoji geldi.
Emir birkaç saniye düşündükten sonra onu aradı.
Yelda telefonu açtı.
“Efendim, Emir Bey?”
Emir yatağın kenarına oturdu.
“Mesajla konuşmak istemedim.”
“Neden?”
“Sesini duymak istedim.”
Yelda'nın yüzünde bir gülümseme belirdi.
“Böyle konuşmaya devam edersen sana alışacağım.”
Emir hiç tereddüt etmedi.
“Alış.”
Yelda bir an sustu.
“Emir…”
“Efendim?”
“Bazen senden çekiniyorum.”
Emir'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Neden? Sana kötü bir şey mi yaptım?”
“Hayır, öyle değil. Senin hayatın çok farklı. Ailen, sorumlulukların, işlerin… Bazen senin dünyana gerçekten ait olup olamayacağımı düşünüyorum.”
Emir doğruldu.
“Yelda, benim dünyamı kafanda büyütme. Ben de senin gibi bir insanım. Benim de güldüğüm, üzüldüğüm, hata yaptığım zamanlar var.”
“Biliyorum ama…”
“Bak, senden hemen aileme alışmanı ya da her şeyi anlamanı beklemiyorum. Ben seni tanımak istiyorum. Sen de beni tanı. Gerisini zamanla hallederiz.”
Yelda'nın sesi yumuşadı.
“Bunu duymak iyi geldi.”
Emir gülümsedi.
“Bir de şunu bilmeni istiyorum. Benim hayatımda olmanı istiyorum ama bunun için kendinden vazgeçmeni istemiyorum. Sen yine kendin ol. Ben seni öyle tanıdım.”
Yelda bir süre konuşamadı.
Sonra usulca sordu:
“Peki, benim hakkımda en çok neyi seviyorsun?”
Emir düşündü.
“Beni dinleyişini.”
“Başka?”
“Güldüğünde gözlerinin kısılmasını.”
Yelda gülmeye başladı.
“Emir!”
“Ne var? Sordun, cevap veriyorum.”
“Başka?”
Emir'in sesi biraz daha alçaldı.
“Yanındayken hiçbir şeyi kanıtlamak zorunda hissetmemeyi seviyorum. Herkes benden bir şey bekliyor. Ama senin yanındayken yalnızca Emir olabiliyorum.”
Yelda'nın gözleri doldu.
“Ben de senin yanındayken kendimi güvende hissediyorum.”
Emir gülümsedi.
“Öyleyse doğru bir şey yapıyoruz demektir.”
O gece uzun süre konuştular. Çocukluk anılarını anlattılar, birbirlerine sorular sordular ve gelecekte gitmek istedikleri yerlerden bahsettiler.
Telefonu kapatmadan önce Emir seslendi.
“Yelda?”
“Efendim?”
“Yarın seni görmek istiyorum.”
Yelda gülümsedi.
“Ben de seni görmek istiyorum.”
“İyi geceler, güzelim.”
“İyi geceler, Emir.”
Telefon kapandığında Emir bir süre ekranına baktı.
Kalbinde yeni bir şey büyüyordu. Ve ilk kez bu duyguyu saklamak istemiyordu.
3. Sana Bir Sözüm Var
Ertesi gün Emir, Yelda'yı arayıp birlikte yürüyüşe çıkmayı teklif etti. Yelda kabul edince onu şehir merkezinde, kalabalıktan biraz uzak bir yerde karşıladı.
Yelda geldiğinde Emir'in yüzü aydınlandı.
“Hoş geldin.”
Yelda gülümseyerek karşılık verdi.
“Hoş buldum.”
Birlikte yürümeye başladılar. Önce günlük şeylerden konuştular. Sonra Yelda, Emir'in son zamanlarda daha düşünceli olduğunu fark etti.
“Bir şey mi oldu?”
Emir başını iki yana salladı.
“Hayır. Sadece sana söylemek istediğim bir şey var.”
Yelda durup ona döndü.
“Dinliyorum.”
Emir bir an tereddüt etti. Sonra ellerini Yelda'nın ellerinin üzerine koydu.
“Ben bu ilişkiyi ciddiye alıyorum.”
Yelda'nın yüzündeki ifade değişti.
Emir devam etti.
“Her şeyin hemen belli olmasını beklemiyorum. Birbirimizi tanımaya devam edeceğiz. Bazen anlaşamayacağız, belki tartışacağız. Ama ben bir sorun olduğunda senden kaçmak istemiyorum. Seninle konuşmak, seni anlamak istiyorum.”
Yelda'nın gözleri doldu.
“Ben de bunu istiyorum.”
Emir derin bir nefes aldı.
“Bir de senden bir şey saklamak istemiyorum. Hayatımda ne olursa olsun, seni ilgilendiren bir şey varsa bunu başkasından öğrenmeni istemem.”
Yelda'nın aklına bir an Karahan ailesinin sırlarla dolu geçmişi geldi. Ancak o an bu konuyu açmadı.
“Benim için dürüstlük çok önemli, Emir.”
“Benim için de.”
Yelda elini onun yanağına koydu.
“Bana verdiğin sözleri tutmanı istiyorum. Büyük şeyler istemiyorum. Bazen yalnızca yanımda olman yeterli.”
Emir onun elini tuttu.
“Bunu yapacağım.”
Yelda gülümsedi.
“Peki, şimdi bu kadar ciddi konuşmayı bitirebilir miyiz?”
Emir güldü.
“Neden?”
“Çünkü sana sarılmak istiyorum.”
Emir'in yüzündeki bütün ciddiyet dağıldı.
“Bunu söylemek için mi bu kadar bekledin?”
Yelda gülerek ona sarıldı.
Emir de kollarını onun etrafına doladı. Bir süre öylece kaldılar. Ne aceleleri vardı ne de söylemeleri gereken başka bir şey.
Yelda başını kaldırdığında göz göze geldiler.
Emir yavaşça ona yaklaştı. Yelda da geri çekilmek yerine ona doğru eğildi.
Dudakları buluştu.
Bu öpücük, birbirlerine duydukları güvenin ve büyüyen duygularının sessiz bir ifadesiydi.
Ayrıldıklarında Yelda gülümsedi.
“Sanırım sana gerçekten alışıyorum.”
Emir alnını onun alnına yasladı.
“Ben çoktan alıştım.”
4. Kalbimdeki Yer
Akşam Emir konağa döndüğünde salonda Ateş, Defne ve Azad vardı. Azad yerdeki oyuncaklarıyla oynuyordu.
Emir yeğeninin yanına oturup onunla oynamaya başladı. Ateş ise kardeşinin yüzündeki mutluluğu fark etmişti.
“Bir şey söyleyeceğim.”
Emir başını kaldırdı.
“Söyle, abi.”
Ateş gülümsedi.
“Yelda'yı seviyorsun.”
Emir bir an sustu. Sonra başını salladı.
“Evet.”
Defne de gülümseyerek ona baktı.
“Bunu söylemekten korkmaman güzel.”
Emir Azad'ı kucağına aldı.
“Çünkü artık kendime bile yalan söylemek istemiyorum.”
Ateş kardeşinin sözlerini duyunca başını salladı.
“İşte bu.”
Bir süre sonra Emir odasına çıktı. Telefonunu eline alıp Yelda'ya mesaj yazdı.
Emir: Bugün sana söylemek istediğim her şeyi söyleyemedim.
Yelda: Daha ne kaldı?
Emir: Seni tanıdıkça sana daha çok bağlanıyorum. Bunun nereye gideceğini bilmiyorum ama seninle öğrenmek istiyorum.
Yelda'nın cevabı fazla gecikmedi.
Yelda: Ben de seninle öğrenmek istiyorum. Yanımda olman ve bana dürüst davranman benim için yeterli.
Emir gülümsedi.
Emir: O zaman güzel bir başlangıç yaptık.
Yelda: Bence de. İyi geceler, sevgilim. ❤️
Emir telefonu göğsünün üzerine bıraktı ve tavana baktı.
Yelda'yı düşünürken yüzüne bir gülümseme yerleşti.
İlk defa geleceği düşündüğünde yalnızca sorumluluklarını görmüyordu. Yanında olmasını istediği birini de görüyordu.
Henüz her şeyin başındaydılar. Birbirlerini tanımaları, güvenlerini büyütmeleri ve birlikte yollarını bulmaları gerekiyordu.
Ama Emir artık ne hissettiğini biliyordu.
Yelda, kalbinin en sessiz yerine yerleşmişti.
Ve o, bu kez hislerinden kaçmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
