7. bölüm / 50
SANA YENİLDİM7. Bölüm — Şüphe
Bölümler 50Şu an: 7. Bölüm — Şüphe
- 1 1. BÖLÜM — DÖNÜŞ1.048 kelime
- 2 2. BÖLÜM-YENİ BİR HAYAT991 kelime
- 3 3.BÖLÜM - BEKLENMEDİK HABER1.001 kelime
- 4 4.BÖLÜM-GEÇMİŞİN İZLERİ1.332 kelime
- 5 5.BÖLÜM-İLK KARŞILAŞMA1.325 kelime
- 6 6. Bölüm — Kanlı İmza1.371 kelime
- 7 7. Bölüm — Şüphe967 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm — Gizli Düşman1.073 kelime
- 9 9. Bölüm — Toprağın Altındaki Sır1.417 kelime
- 10 10. Bölüm — Güvenin Bedeli1.087 kelime
- 11 11.BÖLÜM-SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ GERÇEK1.522 kelime
- 12 12.BÖLÜM- BİR DOKUNUŞ MESELESİ2.353 kelime
- 13 13.BÖLÜM- DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL1.569 kelime
- 14 14.BÖLÜM- ÖLÜLERİN DÖNÜŞÜ1.779 kelime
- 15 15.BÖLÜM-BİR BABAYA YABANCI OLMAK1.363 kelime
- 16 16.BÖLÜM- GECENİN İÇİNDEKİ GÖLGE1.132 kelime
- 17 17.BÖLÜM- KORKMA DOKTOR1.767 kelime
- 18 18.BÖLÜM-AKLIMDA SEN,İÇİMDEKİ FIRTINA622 kelime
- 19 19.BÖLÜM- AKLIMDA SEN, İÇİMDE FIRTINA2.166 kelime
- 20 20.BÖLÜM- BU DEFA SEN GELDİN1.833 kelime
- 21 BÖLÜM 21 — SANA BİR ŞEY OLMASINA İZİN VERMEM1.611 kelime
- 22 BÖLÜM 22 — SANA UZANAN ELLERİ KIRARIM1.292 kelime
- 23 23.BÖLÜM- ADINI KOYAMADIĞIMIZ1.379 kelime
- 24 BÖLÜM 24 — SÖYLEYEMEDİĞİM ŞEYLER1.628 kelime
- 25 BÖLÜM 25 — SAKLADIĞIN MEKTUP1.732 kelime
- 26 BÖLÜM 26 — HERKESE KARŞI SEN1.374 kelime
- 27 BÖLÜM 27 — DÜŞMANIN OĞLU, SEVDİĞİMİN YARASI1.982 kelime
- 28 BÖLÜM 28 — SARHOŞ GECENİN SONU1.373 kelime
- 29 BÖLÜM 29 — SENİNLE EVLENECEĞİM1.090 kelime
- 30 BÖLÜM 30 — BİR YÜZÜK, BİR YEMİN2.193 kelime
- 31 BÖLÜM 31 — LE BUKE( Gelin kim?)1.816 kelime
- 32 BÖLÜM 32 — BİR TARİH, BİR ÖMÜR1.347 kelime
- 33 BÖLÜM 33 — BİR ÖMÜR SENİNLE1.188 kelime
- 34 BÖLÜM 34 — APTAL KOCAM2.153 kelime
- 35 BÖLÜM 35 — BİZİM EVİMİZ2.347 kelime
- 36 BÖLÜM 36 — ORTAK BİR HAYAL1.945 kelime
- 37 BÖLÜM 37 — GECEYE KALANLAR1.334 kelime
- 38 BÖLÜM 38 — YENİ BİR HAYAT1.684 kelime
- 39 BÖLÜM 39 — HOŞ GELDİN, AZAD KARAHAN1.382 kelime
- 40 BÖLÜM 40 — İLK KELİME923 kelime
- 41 BÖLÜM 41 — BİR EVİN HUZURU1.058 kelime
- 42 BÖLÜM 42 — KÜÇÜK MUTLULUKLAR1.020 kelime
- 43 BÖLÜM 43 — AZAD'IN İLK ADIMLARI1.190 kelime
- 44 BÖLÜM 44 — AİLEYLE İLK TANIŞMA1.055 kelime
- 45 BÖLÜM 45 — KONAKTAKİ GÖLGE960 kelime
- 46 BÖLÜM 46 — BİR AKŞAM, İKİ KALP1.053 kelime
- 47 BÖLÜM 47 — KALBİMİN EN SESSİZ YERİ1.267 kelime
- 48 BÖLÜM 48 — GEÇMİŞ KAPIDA1.120 kelime
- 49 BÖLÜM 49 — SESSİZLİĞİN ARDINDA1.291 kelime
- 50 50. Bölüm — Keşke Gerçeği Söyleseydim1.892 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ATEŞ
Sabah olduğunda kolumdaki ağrı hâlâ devam ediyordu. Doktorun söylediklerine göre biraz daha dinlenmem gerekiyordu ama hastanede daha fazla kalmaya niyetim yoktu.
Ege odanın kapısını açıp içeri girdi.
“Hazır mısın?”
Ceketimi sağlam kolumla düzeltmeye çalıştım.
“Hazırım.”
“Defne Hanım dinlenmen gerektiğini söyledi.”
“Duydum.”
“Peki, neden hâlâ ayağa kalkıyorsun?”
Ege'ye baktım.
“Kararı sen mi vereceksin?”
Başını iki yana salladı.
“Allah sabır versin bana.”
Ayağa kalktım. Kolumdaki sızı yüzünden yüzüm istemsizce gerildi ama belli etmemeye çalıştım. Ege hemen yanıma geldi.
“Yavaş ol.”
“İyiyim.”
Tam odadan çıkacağımız sırada Defne koridordan geldi. Elindeki dosyaya bakarken bizi fark etti.
“Ateş Bey, nereye gidiyorsunuz?”
“Taburcu olmak için gerekli işlemleri tamamlamaya.”
Kaşlarını çattı.
“Henüz son kontrolleriniz tamamlanmadı.”
“Doktor hanım, burada yeterince kaldım.”
Defne kollarını göğsünde birleştirdi.
“Bu, iyileştiğiniz anlamına gelmiyor.”
Ege araya girdi.
“Ben de aynı şeyi söylüyorum ama kendisi dinlemiyor.”
Ateş'e bakarken Defne'nin yüzünde hafif bir sabırsızlık belirdi.
“Bakın, Ateş Bey. Kolunuzdan yaralandınız. Birkaç saat hastanede kalmanızla dünya yıkılmaz.”
“İşlerim var.”
“İşleriniz biraz bekleyebilir.”
Bir an sessiz kaldım. Bana karşı bu kadar rahat konuşmasına alışık değildim. İnsanların çoğu ne söylersem onu yapardı. Defne ise karşımdaki herkes gibi davranmıyordu.
“Son kontrollerimi yaptıracağım,” dedim sonunda. “Sonra gidebilir miyim?”
Defne başını salladı.
“Sonuçlar uygun olursa ve taburculuğunuz onaylanırsa gidebilirsiniz.”
Ege bana dönüp sırıttı.
“Sonunda akıllıca bir karar.”
Ona sertçe baktım.
“Sen de susmayı öğren artık.”
Defne gülümsemesini gizleyerek yanımızdan ayrıldı.
Onun arkasından bakmadım. En azından kendime öyle söyledim.
---
KARAKOL
Gerekli işlemler tamamlandıktan sonra Ege'yle hastaneden çıktık. Önce karakola gidecektik. Bu saldırının cevapsız kalmasına izin vermeyecektim.
Arabaya bindiğimizde Ege direksiyona geçti.
“Adamlarımızdan haber geldi,” dedi.
“Ne bulmuşlar?”
“Ofisin karşısındaki kameraların bazılarını inceliyorlar. Saldırganın yüzü net değilmiş.”
“Başka?”
Ege bir süre sustu.
“Bir de dün gece konuştuğumuz isim var.”
Başımı ona çevirdim.
“Kimden bahsediyorsun?”
Ege gözlerini yoldan ayırmadan cevap verdi.
“Kuzey Sancak.”
Çenem sıkıldı.
Kuzey Sancak.
Babam hayattayken de aramızda sorunlar yaşanmıştı. Son zamanlarda ise Karahan ailesiyle ilgili bazı işlerde fazla ileri gittiğini düşünüyordum. Ancak elimde somut bir kanıt yoktu.
“Bunu neye dayanarak söylüyorsun?” diye sordum.
“Son haftalarda adamları bizim işlerimizin etrafında dolaşıyor. Dün de saldırıdan kısa süre önce ofisin yakınında görüldüklerine dair bir bilgi aldık.”
“Bu, saldırıyı onun yaptığını kanıtlamaz.”
“Biliyorum. Ama sence de tesadüfler biraz fazla değil mi?”
Cevap vermedim.
Kuzey'in adını zihnime kazıdım. Eğer bu işin arkasında gerçekten o varsa, neden şimdi harekete geçmişti?
Ege arabayı karakolun önünde durdurdu.
“Geldik.”
Kapıyı açıp indim.
“Önce şikâyetimizi yapacağız. Sonra elimizdeki her bilgiyi değerlendireceğiz.”
Ege başını salladı.
“Peki ya Kuzey?”
Ona döndüm.
“Kanıt olmadan kimseyi suçlamayacağız. Ama gözümüz de üstünde olacak.”
Birlikte karakola girdik.
---
ATEŞ
Karakolda bizi görevli polis memuru karşıladı. Saldırıyı ayrıntılı biçimde anlattım. Ofisten çıkarken silahlı saldırıya uğradığımı, kolumdan yaralandığımı ve saldırganın olay yerinden kaçtığını söyledim.
Memur notlarını aldıktan sonra bana döndü.
“Şüphelendiğiniz biri var mı?”
Ege'yle kısa bir bakış alışverişinde bulundum.
“Evet,” dedim. “Kuzey Sancak isimli birinden şüpheleniyoruz.”
Polis memuru başını kaldırdı.
“Bu şüpheye neden olan bir olay yaşandı mı?”
“Son zamanlarda ailemle arasında bazı anlaşmazlıklar var. Ayrıca saldırıdan önce adamlarının ofis çevresinde görüldüğüne dair bilgi aldık. Ancak saldırıyı onun yaptığını kanıtlayan bir delilimiz yok.”
Memur söylediklerimi kaydetti.
“Anladım. İddianızı değerlendireceğiz. Kamera kayıtları ve diğer deliller incelenecek. Şüphelinin saldırıyla bağlantısı olup olmadığı araştırılacak.”
“Ben de bunu istiyorum,” dedim. “Kim yaptıysa ortaya çıkarılmasını istiyorum.”
İfademiz tamamlandıktan sonra gerekli işlemleri bitirip karakoldan çıktık.
Ege kapının önünde durdu.
“En azından artık resmî olarak soruşturma başlayacak.”
“Evet.”
“Peki, sence gerçekten Kuzey mi?”
Bir süre cevap vermedim.
“Bilmiyorum.”
Ege şaşkınlıkla yüzüme baktı.
“İlk kez bir konuda emin olmadığını söylüyorsun.”
“Emin olmadığım bir şeyi gerçekmiş gibi söylemem.”
Arabaya doğru yürüdüm.
“Ama şunu biliyorum, Ege. Beni korkutmaya çalışıyorlarsa yanlış kişiyi seçmişler.”
Ege kapıyı açarken başını salladı.
“İşte şimdi tanıdığım Ateş geri geldi.”
Arabaya bindik ve konağa doğru yola çıktık.
---
KARAHAN KONAĞI
Konağın avlusuna girdiğimizde annem Melek kapının önünde bizi bekliyordu. Beni görür görmez yüzündeki endişe daha da belirginleşti.
“Ateş!”
Yanıma gelip sağlam kolumu tuttu.
“Oğlum, iyi misin? Dün gece seni öyle duyunca ödüm koptu.”
“İyiyim anne. Merak etme.”
Melek gözlerini kolumdaki sargıya çevirdi.
“Nasıl merak etmeyeyim? Silahla vurulmuşsun!”
“Yara kolumda. Doktorlar ilgilendi.”
Annem başını iki yana salladı.
“Babanın ölümünden sonra bir de seni kaybetme korkusu mu yaşayacağım?”
Bu sözleri duyunca yüzümdeki ifade değişti. Annemin elini tuttum.
“Bana bir şey olmayacak.”
Melek gözlerimin içine baktı.
“Bunu nereden biliyorsun?”
“Çünkü kendime dikkat edeceğim.”
Ege yanımıza geldi.
“Melek Hanım, Ateş'in dinlenmesi gerekiyor. Doktor da fazla yorulmamasını söyledi.”
Annem hemen bana döndü.
“Duydun mu? Artık dinleneceksin.”
“Anne…”
“İtiraz istemiyorum.”
Ege gülmemek için başını çevirdi. Ona sertçe baktım.
“Senin söyleyecek başka bir şeyin yok mu?”
“Yok, Ateş. Ben susuyorum.”
Annem beni salona götürdü. Koltuğa oturduktan sonra karşıma geçti.
“Polise gittiniz mi?”
“Gittik. Şikâyetimizi yaptık.”
“Peki, kimden şüpheleniyorsunuz?”
Ege'yle birbirimize baktık.
“Kuzey Sancak'tan,” dedim.
Annemin yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Kuzey mi?”
“Henüz kesin bir şey yok. Polis araştıracak.”
Melek ellerini birbirine kenetledi.
“Baban hayattayken de o adamla aranız iyi değildi.”
“Biliyorum.”
“Dikkatli ol, Ateş. Bu insanların ne yapacağı belli olmaz.”
Annemin endişesini anlıyordum. Ama korkuyla hareket etmeyecektim.
“Merak etme. Gerekli önlemleri alacağım.”
Bir süre sonra Melek mutfağa geçti. Ege de adamlarla konuşmak için avluya çıktı.
Salonda yalnız kaldığımda başımı koltuğa yasladım. Kolumdaki ağrı dinmek bilmiyordu ama asıl yorgunluk zihnimdeydi.
Kuzey Sancak'ın adını düşünüyordum.
Eğer saldırının arkasında o varsa, bunun bir sebebi olmalıydı.
Tam o sırada telefonum çaldı. Ekranda tanımadığım bir numara vardı.
Aramayı açtım.
“Efendim?”
Karşıdan birkaç saniye ses gelmedi.
Sonra tanımadığım bir erkek sesi duyuldu.
“Geçmiş olsun, Ateş Karahan.”
Doğruldum.
“Sen kimsin?”
Adam kısa bir kahkaha attı.
“Bunu öğrenmek istiyorsan etrafına daha dikkatli bakmalısın.”
Telefon kapandı.
Bir süre ekrana baktım. Ardından ayağa kalkıp Ege'yi çağırdım.
“Ege!”
Avludan hızla içeri girdi.
“Ne oldu?”
Telefonu ona uzattım.
“Beni arayan kişinin kim olduğunu bul. Bu numarayı araştır.”
Ege'nin yüzü ciddileşti.
“Ne söyledi?”
Bakışlarımı kapıya çevirdim.
“Geçmiş olsun dilemek için aramamış.”
Telefonu cebime koydum.
Birileri beni izliyordu.
Ve bu saldırı, düşündüğümden çok daha büyük bir meselenin başlangıcı olabilirdi.
Kuzey Sancak'tan şüpheleniyordum. Ama ya asıl düşmanım, hiç beklemediğim biriyse?
Bölüm etkileşimi
