22. bölüm / 50
SANA YENİLDİMBÖLÜM 22 — SANA UZANAN ELLERİ KIRARIM
Bölümler 50Şu an: BÖLÜM 22 — SANA UZANAN ELLERİ KIRARIM
- 1 1. BÖLÜM — DÖNÜŞ1.048 kelime
- 2 2. BÖLÜM-YENİ BİR HAYAT991 kelime
- 3 3.BÖLÜM - BEKLENMEDİK HABER1.001 kelime
- 4 4.BÖLÜM-GEÇMİŞİN İZLERİ1.332 kelime
- 5 5.BÖLÜM-İLK KARŞILAŞMA1.325 kelime
- 6 6. Bölüm — Kanlı İmza1.371 kelime
- 7 7. Bölüm — Şüphe967 kelime
- 8 8. Bölüm — Gizli Düşman1.073 kelime
- 9 9. Bölüm — Toprağın Altındaki Sır1.417 kelime
- 10 10. Bölüm — Güvenin Bedeli1.087 kelime
- 11 11.BÖLÜM-SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ GERÇEK1.522 kelime
- 12 12.BÖLÜM- BİR DOKUNUŞ MESELESİ2.353 kelime
- 13 13.BÖLÜM- DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL1.569 kelime
- 14 14.BÖLÜM- ÖLÜLERİN DÖNÜŞÜ1.779 kelime
- 15 15.BÖLÜM-BİR BABAYA YABANCI OLMAK1.363 kelime
- 16 16.BÖLÜM- GECENİN İÇİNDEKİ GÖLGE1.132 kelime
- 17 17.BÖLÜM- KORKMA DOKTOR1.767 kelime
- 18 18.BÖLÜM-AKLIMDA SEN,İÇİMDEKİ FIRTINA622 kelime
- 19 19.BÖLÜM- AKLIMDA SEN, İÇİMDE FIRTINA2.166 kelime
- 20 20.BÖLÜM- BU DEFA SEN GELDİN1.833 kelime
- 21 BÖLÜM 21 — SANA BİR ŞEY OLMASINA İZİN VERMEM1.611 kelime
- 22 BÖLÜM 22 — SANA UZANAN ELLERİ KIRARIM1.292 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23.BÖLÜM- ADINI KOYAMADIĞIMIZ1.379 kelime
- 24 BÖLÜM 24 — SÖYLEYEMEDİĞİM ŞEYLER1.628 kelime
- 25 BÖLÜM 25 — SAKLADIĞIN MEKTUP1.732 kelime
- 26 BÖLÜM 26 — HERKESE KARŞI SEN1.374 kelime
- 27 BÖLÜM 27 — DÜŞMANIN OĞLU, SEVDİĞİMİN YARASI1.982 kelime
- 28 BÖLÜM 28 — SARHOŞ GECENİN SONU1.373 kelime
- 29 BÖLÜM 29 — SENİNLE EVLENECEĞİM1.090 kelime
- 30 BÖLÜM 30 — BİR YÜZÜK, BİR YEMİN2.193 kelime
- 31 BÖLÜM 31 — LE BUKE( Gelin kim?)1.816 kelime
- 32 BÖLÜM 32 — BİR TARİH, BİR ÖMÜR1.347 kelime
- 33 BÖLÜM 33 — BİR ÖMÜR SENİNLE1.188 kelime
- 34 BÖLÜM 34 — APTAL KOCAM2.153 kelime
- 35 BÖLÜM 35 — BİZİM EVİMİZ2.347 kelime
- 36 BÖLÜM 36 — ORTAK BİR HAYAL1.945 kelime
- 37 BÖLÜM 37 — GECEYE KALANLAR1.334 kelime
- 38 BÖLÜM 38 — YENİ BİR HAYAT1.684 kelime
- 39 BÖLÜM 39 — HOŞ GELDİN, AZAD KARAHAN1.382 kelime
- 40 BÖLÜM 40 — İLK KELİME923 kelime
- 41 BÖLÜM 41 — BİR EVİN HUZURU1.058 kelime
- 42 BÖLÜM 42 — KÜÇÜK MUTLULUKLAR1.020 kelime
- 43 BÖLÜM 43 — AZAD'IN İLK ADIMLARI1.190 kelime
- 44 BÖLÜM 44 — AİLEYLE İLK TANIŞMA1.055 kelime
- 45 BÖLÜM 45 — KONAKTAKİ GÖLGE960 kelime
- 46 BÖLÜM 46 — BİR AKŞAM, İKİ KALP1.053 kelime
- 47 BÖLÜM 47 — KALBİMİN EN SESSİZ YERİ1.267 kelime
- 48 BÖLÜM 48 — GEÇMİŞ KAPIDA1.120 kelime
- 49 BÖLÜM 49 — SESSİZLİĞİN ARDINDA1.291 kelime
- 50 50. Bölüm — Keşke Gerçeği Söyleseydim1.892 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece yarısını geçmişti.
Karahan konağının demir kapıları açılırken siyah araç avluya sertçe girdi. Ateş arabadan iner inmez ceketini düzeltti, telefonunu çıkardı ve Defne'yi yeniden aradı.
Cevap yoktu.
Bir kez daha aradı.
Yine cevap yoktu.
“Allah kahretsin!”
Ege arkasından yetişti.
“Ağam, sakin ol. Belki telefonu sessizdedir.”
Ateş ona öyle bir baktı ki Ege sustu.
“Bana sakin ol deme, Ege. Birileri Defne'nin evinin önünde dolaşıyor. Annesinin geçmişini, benim babamın geçmişini biliyorlar. Şimdi de Defne'yi tehdit ediyorlar. Sen olsan sakin kalabilir misin?”
Ege başını salladı.
“Hayır, ağam.”
Ateş yeniden telefonu kulağına götürdü.
Bu kez arama açıldı.
“Ateş?”
Defne'nin sesini duyduğu an omuzlarındaki gerginlik bir nebze azaldı.
“Defne, neredesin?”
“Evdeyim. Ne oldu? Üç kere aramışsın.”
“Kapılarınızı kilitleyin. Pencerelerden uzak durun. Ben geliyorum.”
Defne'nin sesi ciddileşti.
“Ateş, ne oluyor?”
“Telefonda anlatamam.”
“Yine mi benden bir şey saklıyorsun?”
Ateş gözlerini kapattı.
“Defne, lütfen. Bu sefer tartışmayalım. Sadece kapıyı kimseye açma.”
Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.
“Tamam,” dedi Defne. “Ama buraya geldiğinde bana her şeyi anlatacaksın.”
“Anlatacağım.”
Ateş telefonu kapatıp şoförüne döndü.
“Yılmazların evine gidiyoruz.”
---
YILMAZ AİLESİNİN EVİ
Defne telefonu kapattığında Araz çoktan ayağa kalkmıştı.
“Ne dedi?”
“Buraya geliyor.”
Araz'ın yüzü gerildi.
“Defne, bu işin içinde ne kadar var, farkında mısın?”
Defne başını kaldırdı.
“Ağabey, ben de senin kadarını biliyorum.”
“Peki neden seni arıyor? Neden seni korumaya çalışıyor?”
Defne cevap vermek üzereyken dış kapıdan bir ses geldi.
Üçü de sustu.
Kaya salondan koridora çıktı.
“Kapı mı çaldı?”
Araz elini kaldırıp herkesi susturdu. Yavaşça kapıya yaklaştı ve dürbünden dışarı baktı.
Kapının önünde iki adam duruyordu.
Biri elinde küçük, siyah bir zarf tutuyordu.
Araz kapıyı açmadı.
“Ne istiyorsunuz?”
Adamlardan biri zarfı kapının önüne bıraktı.
“Defne Yılmaz'a.”
“Kim gönderdi?”
Adam cevap vermedi.
İkisi de merdivenlerden inerek uzaklaştı.
Araz hemen kapıyı kilitledi. Ardından zarfı dikkatlice aldı ve salona getirdi.
Defne'nin yüzü bembeyaz olmuştu.
Zarfın üzerinde kendi adı yazıyordu.
DEFNE YILMAZ
“Bunu açma,” dedi Araz.
Defne ona baktı.
“İçinde ne olduğunu bilmeden nasıl hareket edeceğiz?”
“Polisi arayalım.”
“Önce ne olduğunu görelim. Sonra polise veririz.”
Araz istemese de zarfı dikkatlice açtı.
İçinden eski bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta genç bir adam ve yanında küçük bir kız çocuğu vardı. Adamın yüzü net görünüyordu. Küçük kızın yüzü ise kameraya dönüktü.
Defne fotoğrafı eline aldı.
Bir anda nefesi kesildi.
“Bu…”
Araz fotoğrafı onun elinden aldı.
“Kim bunlar?”
Defne'nin parmakları titriyordu.
“Bu benim.”
Araz donup kaldı.
“Ne?”
Defne fotoğraftaki küçük kızı gösterdi.
“Bu benim çocukluğumdan bir fotoğraf. Ama yanımdaki adamı tanımıyorum.”
Asuman Hanım salona geldiğinde fotoğrafı gördü. Yüzündeki renk bir anda çekildi.
Defne annesine döndü.
“Anne?”
Asuman Hanım konuşmadı.
“Anne, bu fotoğrafı tanıyor musun?”
Kadının gözleri doldu.
“Defne, kızım…”
Araz annesinin karşısına geçti.
“Anne, kim bu adam?”
Asuman Hanım dudaklarını birbirine bastırdı.
“Babanın eski bir arkadaşıydı.”
Defne'nin kalbi hızla atmaya başladı.
“Babamın mı?”
“Evet.”
“Peki neden benim çocukluk fotoğrafım onun elinde?”
Asuman Hanım gözlerini kapattı.
“Çünkü baban ölmeden önce bu adamla bir mesele yaşamıştı.”
Araz'ın sesi sertleşti.
“Nasıl bir mesele?”
Asuman Hanım başını iki yana salladı.
“Bilmiyorum.”
Araz öfkeyle cevap verdi.
“Anne, artık herkes bir şey bilmiyormuş gibi davranıyor! Babamız öldü, yıllardır hiçbir şey anlatmadın. Şimdi Defne tehdit ediliyor. Bize gerçeği söyle!”
Asuman Hanım gözyaşlarını sildi.
“Babanın ölümünden birkaç gün önce bir adam eve gelmişti. Onunla odasında uzun süre konuştu. Sonra baban bana yalnızca bir şey söyledi.”
Defne annesinin ellerini tuttu.
“Ne söyledi?”
Asuman Hanım kızının gözlerine baktı.
“Bir gün geçmişinden biri karşıma çıkarsa çocuklarımı ondan uzak tutmamı istedi.”
Salona ağır bir sessizlik çöktü.
Defne fotoğrafa yeniden baktı.
Artık mesele yalnızca Ateş'in ailesi değildi.
Kendi babasının geçmişi de bu karanlığın içindeydi.
---
YOLDA — ATEŞ'İN ARABASI
Ateş, Defne'nin evine doğru giderken Ege'yle birlikte telefondaki fotoğrafı inceliyordu.
“Bu adamı tanıyor musun?” diye sordu Ege.
Ateş fotoğrafa baktı.
“Hayır.”
“Peki annen neden Defne'nin ailesiyle ilgili bir şey duyunca bu kadar korktu?”
Ateş'in çenesi kasıldı.
“Çünkü bildiği bir şey var.”
“Ya baban da biliyorsa?”
Ateş camdan dışarı baktı.
“Babamın bildiği şeylerin sonu gelmiyor.”
Telefonu yeniden titredi.
Bilinmeyen numaradan yeni bir mesaj gelmişti.
“Geçmişi öğrenmek istiyorsan yarın gece eski değirmene gel. Tek başına. Yanında Ege'yi de getirirsen Defne'nin babasının sırrını sonsuza kadar unutursun.”
Ateş mesajı Ege'ye gösterdi.
Ege'nin yüzü ciddileşti.
“Eski değirmen mi? Orası yıllardır kullanılmıyor.”
Ateş telefonu cebine koydu.
“Demek ki biri orada bizi bekliyor.”
“Tek başına gitmeyeceksin herhâlde.”
Ateş ona baktı.
“Mesajda ne yazıyor?”
“Tek başına.”
“Güzel. Demek ki ben de oraya tek başıma gitmeyeceğim.”
Ege hafifçe gülümsedi.
“İşte benim tanıdığım Ateş Karahan.”
Ateş'in yüzündeki gülümseme hemen kayboldu.
“Önce Defne'yi göreceğim. Gerisini sonra düşünürüz.”
---
YILMAZLARIN EVİ — GECE
Kapı çalındığında Defne hemen başını kaldırdı.
Araz kapıya gitti, dürbünden baktı ve kapıyı açtı.
Karşısında Ateş duruyordu.
Siyah gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamıştı. Yüzünde öfke değil, bastırmaya çalıştığı bir endişe vardı.
“Defne nerede?”
“Salonda.”
Ateş içeri girdiğinde Defne ayağa kalktı.
Göz göze geldiler.
Ateş birkaç saniye onu inceledi. İyi olduğunu görünce derin bir nefes aldı.
“İyi misin?”
Defne başını salladı.
“İyiyim. Ama sen bana ne olduğunu anlatacaksın.”
Ateş salondaki herkese baktı.
Sonra Defne'ye döndü.
“Birileri seni tehdit ediyor. Bu akşam da evinin önünde dolaşmışlar.”
Araz araya girdi.
“Bunu biliyoruz. Ama nedenini bilmiyoruz.”
Ateş başını salladı.
“Ben de tam olarak bilmiyorum. Ama bu işin benim babamın geçmişiyle bağlantılı olduğundan şüpheleniyorum.”
Asuman Hanım'ın yüzü değişti.
Ateş bunu fark etti.
“Bir şey mi biliyorsunuz?”
Asuman Hanım cevap veremedi.
Defne annesine baktı.
“Anne, fotoğrafı Ateş'e göster.”
Defne fotoğrafı uzattı.
Ateş fotoğrafa baktığında kaşları çatıldı.
Küçük Defne'nin yanındaki adamın yüzünü tanımıyordu. Ancak fotoğrafın arka tarafında el yazısıyla yazılmış bir tarih vardı.
Ateş fotoğrafı çevirdi.
17 Ekim 2006.
Ateş'in yüzündeki ifade değişti.
Ege hemen yanına geldi.
“Ağam?”
Ateş fotoğrafı ona gösterdi.
“Bu tarih…”
Ege yazıyı inceledi.
“Ne olmuş o tarihte?”
Ateş yavaşça başını kaldırdı.
“Babamın ölüm tarihi.”
Salondaki herkes sustu.
Defne bir adım yaklaştı.
“Yani bu fotoğraf babamın öldüğü gün mü çekilmiş?”
Ateş başını salladı.
“Öyle görünüyor.”
Asuman Hanım'ın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Hayır,” diye fısıldadı. “Bu fotoğraf o gün çekilmedi.”
Herkes ona döndü.
Ateş'in sesi sertleşti.
“Ne demek o gün çekilmedi?”
Asuman Hanım gözlerini kapattı.
“Fotoğrafın arkasındaki tarih, babanızın öldüğü gün değil. Babanızın kaybolduğu gün.”
Ateş olduğu yerde kaldı.
Defne'nin eli ağzına gitti.
“Anne, ne diyorsun sen?”
Asuman Hanım titreyen bir sesle devam etti.
“Babanızın ölüm haberinden önce, Defne'nin babası beni aradı. Bana bir şey olursa çocuklarıma sahip çıkmamı söyledi. Ardından ortadan kayboldu.”
Araz'ın yüzü bembeyaz olmuştu.
“Babamız o gün ölmedi mi?”
Asuman Hanım başını iki yana salladı.
“Bilmiyorum.”
Ateş'in zihninde bütün parçalar birbirine girmeye başladı.
Babası yıllarca ölü bilinmişti ama yaşıyordu.
Şimdi Defne'nin babası hakkında da aynı şüphe ortaya çıkıyordu.
İki adam aynı gün ortadan kaybolmuştu.
Ve iki aile de yıllarca gerçeğin yalnızca bir kısmını öğrenmişti.
Ateş, Defne'ye baktı.
Defne'nin gözlerinde korku vardı ama geri çekilmedi.
“Bunu birlikte çözeceğiz,” dedi Ateş.
Defne elini tuttu.
“Birlikte.”
Tam o sırada Ateş'in telefonu çaldı.
Ekranda babasının adı yoktu. Bilinmeyen numaraydı.
Ateş aramayı açtı.
“Konuş.”
Karşı taraftan yaşlı bir adamın sesi geldi.
“Ateş Karahan?”
“Sen kimsin?”
“Babanın sana anlatamadığı şeyi biliyorum.”
Ateş'in gözleri daraldı.
“Ne biliyorsun?”
Adam birkaç saniye sustu.
Sonra tek bir cümle söyledi:
“Defne'nin babası ölmedi, Ateş. Ve yıllardır seni uzaktan izliyor.”
Telefon kapandı.
Ateş'in elindeki telefon ağırlaşmış gibiydi.
Defne onun yüzüne baktı.
“Ne oldu?”
Ateş yavaşça ona döndü.
Söyleyeceği sözün Defne'nin hayatını değiştireceğini biliyordu.
“Defne…”
“Ne?”
Ateş derin bir nefes aldı.
“Babanın hâlâ hayatta olabileceğini söylüyorlar.”
Defne'nin gözleri doldu.
Yıllardır mezarı başında ağladığı, fotoğraflarına bakarak özlediği babası…
Ya gerçekten ölmemişse?
Ya yıllardır kendisinden saklanan bir hayatı varsa?
Defne başını iki yana salladı.
“Hayır… Bu mümkün değil.”
Ateş elini tuttu.
“Henüz hiçbir şey kesin değil.”
Defne'nin gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
“Ya doğruysa?”
Ateş onu kendine çekip sarıldı.
“O zaman gerçeği bulacağız.”
Defne yüzünü göğsüne yasladı.
Ateş kollarını onun etrafında sıkıca kapattı.
Ama bakışları karanlık salonda bir noktaya sabitlenmişti.
Çünkü artık bir şeyi biliyordu.
Bu mesele yalnızca babasının geri dönüşü değildi.
İki aileyi birbirine bağlayan, yıllardır gömülü kalmış bir sır vardı.
Ve o sır ortaya çıktığında Ateş ile Defne'nin birbirlerine olan bağlılığı en büyük sınavını verecekti.
BÖLÜM SONU.
Bölüm etkileşimi
