FİNAL ALINTI

Vaveyla Yazarı: Azime Azime

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: FİNAL ALINTI

SAHAFIN KIZI Türk değil bir İtalyan! İtalyan kanından geliyor! Annesi kim biliyor musun?"

Deli bir bakış atarak konuştum.

" Livia Moretti."

" Moretti! mi? Yani?"

" Evet!
Marco Moretti'nin torunu bu kız! Babası dedesi tarafından öldürülüp annesi reddedilmiş. Kadın İstanbul'da doğurmuş Leyla'yı ve sahafın kapısına bırakmış."

" Bu nasıl bir kader, nasıl tesadüf?"

" Moretti geçmişten geleceğe düşmanım. O şerefsiz piç çok büyük bir hata yaptı. Bu gece içimdeki şeytanı uyandırdı Alex. Bugünden sonra onu ve ailesini hatta yedi sulalesin de kim varsa hepsini yok etmek istiyorum."

Sinirle geriye savurdum Alex'i. Parmağımla odayı işaret ederek devam ettim bağırmaya.

" Bu kızda onlardan.
Bu kızdan başlamak istiyorum. Düşmanlığımı, kînimi nefretimi bu kızdan çıkarmak istiyorum önce. İlk kanı bu kızdan akıtmak istiyorum Alex!"

Demiştim ki Alex'in gözlerinin kaydığını gördüm.

" Abi..." Dediğinde baktığı yere zorlukla çevirdim gözlerimi. Leyla orada öylece bizi izliyordu. Korktuğum gibi...
Mavileri irice açılmış koridoru aydınlatan meşalelerin alevi ıslak gözlerine yansımış, alev alev söylediğim her bir kelimeyi duymuştu.

*****
" Canavar."

Dedi belli belirsiz sesiyle ama o kelime kulaklarımda ve zihnimde yankılanmaya yetti.

" Demek herşeyi duydun."

" Duydum. Türkçe konuştunuz.
Ne kadar acımasız bir canavar olduğunu ağzınla söyledin."

Dedi hiç çekinmeden. Kısa bir an durdum ve düşündüm.

" Evet!
Ben bir canavarım."

Dedim dişlerimin arasından.

" Ve sen, tavşan...
Artık benim avımsın."

Daha da büyüyen gözleri korkusunun katlanarak artmaya devam ettiğini söylüyordu. Elleri çekti dikkatimi. Titreyen elleri kıyafetini sıkıyordu. Korkusuna rağmen geri adım atmadı.

" Sen de, onlarda bir canavarsınız. Kabul etmiyorum bu kanı. Benim gerçek ailem Asaf ve Gülpare."

Dedi. Üzerine doğru yürüdükçe korkuyla gerilemeye devam etti.

" Nefret ediyorum.!
Senden nefret ediyorum!Hepinizden nefret ediyorum!
Sana meyleden aklımdan da kalbimden de nefret ediyorum!"

Diye bağırdığında gözyaşları yanaklarına inmişti.

Söylediği son cümle ile öfkeme bir de nefret eklendi. Dudaklarından dökülen kelimelerden en az onun kadar nefret etmiştim. Burada bu anda söylenmemeliydi o cümle.

Hiç aldırış etmeden yüzünü izledikten sonra üzerine doğru yürümeye devam ettim. Geri geri adımlarken benden korkması hoşuma gitti. Böyle olmalıydı çünkü. Benden korkmalıydı. Öyle korkmalıydı ki ona yapacaklarımı her ayrıntısıyla gözünün önünde canlandırmalı, düşündükçe aklı çıkmalıydı.

Arkasına döndüğü gibi koşmaya başladı. Kaçıyordu. Benden kaçıyordu.

" Alex kes yolunu."

*****
" Kaçacak yer kalmadı küçük tavşan."

Bir bana bir merdivenlerin sonunda bekleyen Alex'e baktı. Gözyaşları akmaya devam ediyordu. Sen gerçekten acımasız bir canavarsın dedikten sonra merdiven boşluğuna döndü gözleri. Yutkundu. Ne düşündüğünü hemen anladım.

" Aklından bile geçirme küçük tavşan. Oradan atladığında sürünür, ama ölmezsin."

Geri geri giderken gözü bir bana bir merdivenlerden çıkmaya başlayan Alex'e, bir boşluğa gidip geliyordu.

Biliyordu, kurtuluşu yoktu. Yakalanacaktı. O korkuyla nefesi daha da hızlanmaya başladı. Göğüs kafesi hızlı hızlı inip kalkarken kalbi kimbilir nasıl atıyordu. Şuan ki hâli İstanbul'da yerde yaralı yatan hâliyle aynıydı. Sadece yarası yoktu. Çünkü bu kez yaralı olan bendim. Hem aklı, hem kalbi dışardan görünmeyen kesiklerle yaralı...

Ben yaklaştıkça nefesi daha da hızlanmaya, korkusu daha da artmaya başladı. Sonunda dayanamadı. Önce gözleri kaydı, sonra olduğu yere düştü kaldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

24okunma 2beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.