Katilin Kızı kitap kapağı

4. bölüm / 50

Katilin Kızı

4.Bölüm

Yazar: s 🦢

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 50Şu an: 4.Bölüm

İyi okumalarr
Ya benim sinir olduğum yerlere kimse yorum yapmıyor şaşırtıcı😭😭

***
Ellerimi yüzümü yıkamamla havluyla kuruladım. Banyodan çıktığımda Kerem hazırlanıyordu. Siyah bir gömlek ve siyah bir pantolon giymişti. Bu adamın kıyafetleri insanın ruhunu daraltıyordı.

“Ne bakıyorsun öyle?” dedi Kerem.

“Dalmışım.” dedim.

“Dalma.” dedi. Göz devirdim. “Sabah sabah başlama. Kafa açma.” dedim.

“Hazırlan hadi. Benimle geliyorsun,” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Nereye gidiyoruz?” diye sordum.

“Şirkete gidiyoruz. Babanla konuştuk, ortak olacağım şirketinize.” dedi.

“Ya senin şirketin yok mu? Ne yapacaksın benim şirketimi?” dedim.

“Senin değil. Bizim.”

“Sabır.” dedim ve gideceğim sırada kolumu kavradı. “Çocukça şeyler giyinme. Çiçekli falan. Kurdele de takma. Düzgün giyin.” dedi. Kaşlarım çatıldı.

“Kıyafetlerimin nesi çocuk? Renkliler en azından.” dedim.

“Yani? Dediğimi yap.” dedi. Ofladım ve banyoya girdim. Bana bıraktığı kırmızı elbiseyi giymemle aynadan süzdüm kendimi. Fena değildi. Saçlarımı topuz yaptım ve odadan çıktım.

“Saçlarını boz. Çocuk gibi duruyorsun, yakışmamış.” dedi.

“Sen böyle her şeyime karışıp duracak mısın? Sana ne saçlarımdan.” dedim.

“Dediğimi yap Selen.” dedi. Ofladım ve başımdaki topuzu açtım. “Oldu mu?” dedim.

“Yok. Kuaföre bırakacağım seni, olmamışsın.” dedi.

“Ya sen kendine eş mi yoksa oyuncak mı arıyorsun?” dedim.

“Sana ne. Az laf çok iş Selen. Hadi.” dedi. Çantamı almamla evden çıktık. Sıla peşimizden seslenmişti. “Kahvaltı yapmadan mı çıkıyorsun Kerem?” dedi.

“Sonra.” dedi Kerem.

“Böyle gitme, aç karnına çekilmez şirket. Herkese eziyet çektirme,” dedi gülümseyerek. “Aslında biraz bir şeyler yesek iyi olur. Acıktım.” dedim.

“Yani? Uğraşamam ben senin açlığınla. Bin,” dedi. Göz devirdim ve ön koltuğa bindim.

“Biraz bir şeyler yesek ölmezdin Kerem.” dedim. Kemerini takmasıyla, arabayı çalıştırdı ve son hızla bizi evden uzaklaştırmıştı. Cevap vermemişti söylediğime. Tırnaklarımı avuç içime bastırdım.

Hayatımda bizim kadar uyumsuz bir çift görmemiştim. Gerçi biz çift bile değildik. Asla da olmazdık. Bu ruhsuz adama asla aşık olmazdım. Kendi düşüncelerime gülmeden edemedim.

“Gülme.” dedi.

“Buda mı yasak? Sen bana istersen not olarak yaz her şeyi ben unutuyorum kusura bakma.” dedim alayla.

“Hatırlatırım sana.” dedi. Ciddiydi baya. Bu adamın hiç güldüğünü görmemiştim. Bana hiç, hiç. “Arada dudakların da mı hafif tebessüm falan?” dedim.

“Ne diyorsun?” dedi.

“Yok bir şey.” dedim ve önüme döndüm. Yol boyunca hiç konuşmamıştık. Zaten konuşan birisi değildi o. Şirketin önünde inmemizle giril yaptık.

“Hoşgeldiniz Selen hanım.” dedi Pınar. Başımı sallayarak tebessüm ettim. “Çiçek falan gelmedi değil mi?” dedim.

“Hayır efendim.” dedi.

“Tamam.” dememle asansöre bindik. Çiçekteki notlar aklıma gelmesiyle yanında yazan harfleri hatırladım.

K.K.

Kafamı kaldırmamla Kerem’le göz göze geldik. “Sendin değil mi?” dememle ellerini cebine sokarak göz kırptı. “Ne ben?” dedi.

“Çiçekleri gönderen kişi.” dedim.

“Zeki.” dedi.

“Neden gönderiyordun? Direkt karşıma çıksaydın ya,” dedim ve ekledim. “Korktun mu?”

“Çocuk gibi bir kadından mı korkacağım?” dedi ve göz devirdi. “Bana çocukmuşum gibi davranamazsın! Yirmi iki yaşında bir kadınım.” dedim.

“Umurumda mı? Yaşını sordum mu?” dedi.

Bu adamı boğsam ne olurdu ki?

“Çocuk deme diye söylüyorum. Ona bakılırsa sende yaşından büyük davranıyorsun.” dedim. Ne dediğimi bilmiyordum. Lafın altında kalmamak için öyle konuşmuştum.

“Büyüğüm zaten?” dedi.

“Değilmişsin gözümde.” dedim sırıtarak.

“Senin gözünde ne olduğum umurumda bile değil Selen. Kendini bir şey sanma.” dedi ve çıktı asansörden. “Ya ben bu adamı parçalamak istiyorum!” dedim. Odama geçmemle işlerimi hallediyordum.

Birkaç dosyayı incelememle bıraktım kenara. Kapım açılmasıyla kafamı kaldırıp baktım. “Hayvan mısın? Tıklayamıyor musun?” dedim.

“Sana ne. Kalk,” dedi.

“Ne?” dedim.

“Kalksana Selen.” dedi. Kaşlarım çatıldı ve kalktım. Benim yerime oturmasıyla ağzım açık kaldı. “Ya sana oda yapsınlar, çık yerimden!” dedim.

“Burası benim yeni odam.” dedi göz kırparak. Elimdeki kalemi sıkmamla ona fırlattım. “Aç göz. Odamda mı gözün vardı?” dedim.

“Ne gözüm olacak senin çocuksu odanda?” dedi.

“Bana bak, bana çocuk deyip durma yeter artık.”

“Ne diyeyim?”

“Hiçbir şey! Git başka yere yaptır odanı. Kalk yerimden bir dünya işim var.” dedim.

“Bana ne. Selen hanımı dışarıya alalım,” dedi kapıdaki adama söyleyerek. Adam yanıma gelmesiyle beni dışarı çıkarttı. “Ne oluyor Selen?” dedi Eda yanıma gelerek.

“Ya kafayı yiyeceğim sinirden! Daha dün bir, bugün iki. Allah’ım sabır! Bu üç ay bitsin diye dua edeceğim her gün.” diye söylenmeye başladım.

“Ne üç ayı? Sen gerçekten evlendin mi?” dedi şaşkınlıkla.

“Evet.” dedim.

“Oha! Karahan’lara gelinsin yani? Oha!” dedi.

“Eda, şu kalemle gözünü çıkarırım. Gelin falan değilim ben!” dedim. Koridorda yürümeye başladık. “Valla kuşum buradan öyle gözükmüyor.” dedi. Mutfağa girmemizle kendime kahve yapıyordum.

“Sen tanıyor musun bu Kerem’i?” diye sordum.

“Kızım onu tanımayan mı var? Kardeşinden sonra adam aşırı korkunçlaştı. Kimse yanına yaklaşamıyor. Ay sen her gün odasında,” dedi gülerek.

“Eda!” dedim.

“Nesi korkunç onun be?” dedim.

“Anlatsam adamın yanına yaklaşmazsın. O yüzden anlatmayacağım. Bilme, boşver.” dedi.

“Kaç yaşında bu?” diye sordum.

“Niye?” dedi.

“Bana çocuk deyip duruyor! Sinir etti.” dedim.

“Yirmi altı yaşında.” dedi.

“Yirmi altı yaşında mı? Ne kadar da genç.. Bu genç yaşta böyle riskli işler?” dedim ve dudaklarımı büzdüm.

“Değil mi? Geleceğine yazık. Yakışıklı adam vesselam.” dedi Eda.

“Ne yakışıklı ama..” diye mırıldandım ve kupa bardağı avuçlarıma aldım. Sıla denen kadını görmemle göz devirmemek için zor tuttum kendimi. “Kerem bekliyor hadi.” dedi.

“Bana sabır verin, sabır!” dedim Eda’ya.

“Allah sabır versin. Sanırım Kerem’in ailesi ve senin ailen karşılaşacak. Ay korkunç. Tüylerim diken diken.” dedi.

“Sanırım.” dedim. “Annesi nasıl biri acaba?” dedim.

“Git de gör. Oda asi bir kadınmış, çekeceğin var senin.” dedi. Ofladım ve odaya girdim. Gerçekten de tüm aile buradaydı. Kerem baş koltuktaydı ve yanı boştu. Oraya geçeceğim sırada Sıla sandalyeyi çektiği gibi oturmuştu. Bana da uzaktaki yer kalmıştı. Oraya geçip oturdum.

“Evet tüm kurtları dökme vakti.” dedi Kerem.

Öyle de olacaktı. Herkes her şeyi dökecekti.

***
magazindunyasi; Sizlere bomba haberlerle geldim! Selen Aksoy ve iş adamı Kerem Karahan dünya evine girdi. Herkesten gizli bir nikahla evlenmeleri çok konuşuluyor..

1 Mn Beğeni, 789 bin yorum

***
ayy bu magazincilerrr
sıla gider misin??!!

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.835okunma 80beğeni 23yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…