13. bölüm / 50
Katilin Kızı13.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 13.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalarr
“beni sara sara bir bakarsın,
iyileşiverir tüm yaralarım.”
***
Eve girmemle salona geçtim. Kerem’in kucağında bir bebek duruyordu. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. “Eşiniz bu mu?” diye sordu kadın.
“Evet,” dedi Kerem ve bana baktı. “Gel güzelim seni iş arkadaşlarımla tanıştırayım.” dedi. Kaşlarım çatıldı.
Rol icabı sana böyle yumuşak davranıyor unutma.
Yanına oturdum. “Ezgi ben, buda eşim Serkan. Oğlumuz, Mete.” dedi.
“Memnun oldum. Selen bende,” dedim. Gülümsedi.
“Kerem kabul etti ama yine de sana da sorayım istedim. Yarın bizim evlilik yıldönümümüz ve bir gün baş başa vakit geçirmek istiyoruz. Bir gün boyunca Mete’ye bakar mısınız?” dedi.
“Tabii ki de bakarız. Kerem çocukları çok sever zaten ondan sevinçle kabul etmiştir.” dememle Kerem’in bakışlarını üstümde hissettim. “Öyle mi? Bilmiyorduk.” dedi kadın.
“Utanmıştır. Yoksa yani Kerem ve çocuklar bir bütün. Bayılır.” dedim. Gülmemek için kendimi sıkıyordum. “Ya ya,” dedi Kerem alayla. Kulağıma eğilmesiyle, “Görüşeceğiz seninle.” demişti.
“O zaman biz kalkalım,” dedi adam. İkisi ayaklanmasıyla el sıkıştım ikisiyle de. “Oğlum, üzmek yok onları tamam mı? Hadi iyi geceler.” dedi. İkisini uğurlamamla kapıyı kapattım.
İçeri geçmemle kahkahayı basmam bir oldu. “Gülüp durma karşımda.” dedi.
“Annenler yok?” dedim.
“İşte bebek için yolladım hepsini evden. Kimi gördüyse ağladı zaten,” dedi. Bebek yanağını Kerem’in omzuna yatırmıştı. “Çok tatlıymış Kerem bu!” dedim.
“Al sev,” dedi. Kucağıma bırakmasıyla yanaklarını öptüm bebeğin. Gülüp duruyordu. “Fazla yaklaştırma kendine.” dedi.
“Niye?” dedim.
“Kusar falan.” demesiyle kaşlarım çatıldı. Kahkaha attım. “Peşinde o kadar koruma, birde tehlikelisin. Bebeğin kusmasından mı korkuyorsun sen? Aman kimse duymasın karizman çizilir.” dememle kaşları çatıldı.
“Eğleniyorsun.” dedi. Başımı salladım.
“Baya eğleniyorsun.” dedi. Güldüm. “Komik ama. Belinde silah, bebekten korkuyorsun.”
“Selen.” dedi.
“Aman iyi sustum. Sırrın bende güvende,” dememle göz devirdi. “Tut çocuğu karnını doyuralım.” dedim.
“Karnı tok onun annesi yedirdi. Kalk sen ye hadi.” dedi.
“Neyi?” dedim.
“Yemek yemedin Selen. Mutfakta bırakmıştı Feray sana yemek. Git ye,” dedi.
“Sen beni mi düşünüyorsun?” dememle gözleri kısıldı. “Kızım elimde kalacaksın ha! Yeme Selen. Aç kal.” dedi sinirle.
“Sordum sadece. Şaka yapmıştım. Niye kızdın ki?” dememle göz devirdi. “Tut bari, yemek yiyeyim.” dedim. Başını salladı. Mete’yi kucağımdan almasıyla mutfağa geçtim. Peşimden geldi.
“Sen niye geldin?” dedim.
“Ne yapacağım tek başıma? Geldim işte.” dedi. Masaya oturmamla yemek yemeye başladım. “Sıla niye kalmadı?” dedim.
“Niye kalsın?”
“Yakıştırıyor ya annen sizi?” dedim.
“Yani?”
“Dünden razıdır kesin. Tüh,” dedim alayla. “Uğraşamam onunla. İyi oldu gitmesi, zaten evi yok gibi hep burada.”
“Senin için.” dedim.
“Yapma ya? Bende başkası için sanmıştım. Sağol bunu söylediğin için.”
“Rica ederim.” dedim ağzımdaki lokmayı yutarken.
“Cidden neden Sıla’yı istemiyorsun?” diye sordum.
“Sohbet etmeye mi çalışıyorsun?” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Yasak mı?” dedim.
“Sohbet etme konunu beğenmedim. O yüzden yasak.” dedi.
“Soru soruyorum.” dedim.
“Sorma. Ne yapayım Sıla’yı?” dedi.
“Karın?”
“Karım var zaten.” dedi. Sırıttım. “Geçici karın.” diye hatırlatma yaptım.
“Ee Selen? Zamanı gelince değiş tokuş mu yapayım?” dedi alayla.
“Üç ay bekleyecek mecbur Sıla.” dedim.
“Çok konuşuyorsun.”
“Aramıza hoşgeldin Kerem ya. Geç kalmıştın.” dedim.
“Derken?”
“Yok bir şey!” dedim.
“Uykum geldi benim.”
“Yani?” dedi.
“Uyusam ben?” dedim.
“Bebek ne yapacak Selen? Süs diye mi aldık çocuğu biz?”
“Hiç mi çocuk bakmadın?” dememle sessiz kaldı. “Hiç mi?”
“Lan yok! Ne işim olur çocuklarla?” dedi.
“Bilmem. Benimle boşandıktan sonra elbet aşık olup evlenirsin yine. Küçük küçük suratsız Kerem’lerin olur.” dedim sırıtarak.
“Selen.” dedi uyarırcasına.
“Yalan mı? Küçük Kerem’ler olmasın mı?” dememle göz devirdi. “Çenenin yayı açılmış bakıyorum? Hiç susmuyorsun. Başımı ağrıttın.”
“Sen istiyorsun ki, senin yanındaki herkes böyle sussun. Ayrıca ben çok konuşmuyorum senin yanında konuşmuyorlar hiç herhalde o yüzden sen çok konuşuyorum sanıyorsun.”
“Bu hiç konuşmamış halin mi?”
“Açıkladım.”
“Kısacık şeyi uzuna çevirdin Selen.”
“Of!” dedim ve ayaklandım. “Gıcık mısın nesin? Sustum.”
“İnşallah. Beş dakika sürecek.” dedi. Mere ağlamasıyla, ona baktım. “Bak çocuk bana ettiğin laflara dayanamayıp ağlıyor.”
“O nereden bilecek ne konuştuğumuzu? Sus bakalım. Gel sustur şunu.” dedi.
“Susturmak deyince eline su dökemem ya. Kendin hallet.” dedim.
“Selen!” demesiyle gülerek odaya çıktım. Kerem de peşimden gelmişti.
Sanırım görev Mete’yi uyutmaktı.
***
pff neyse bay
Bölüm etkileşimi
