Katilin Kızı kitap kapağı

43. bölüm / 50

Katilin Kızı

43.Bölüm

Vaveyla Yazarı: s 🦢

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 50Şu an: 43.Bölüm

İyii okumalarr

“Sen bu kalbe iyi geldin,
benden hiç gitme.”

***
“Kusura bakma Selen, adam haklı. Biri gelip bana bir seviyor yapıp da sonra belirsiz olsaydı yapıştırırdım bir tane. Kızım sende ne istediğini bilmiyorsun. Bak adam sana demiş yani beni suçlamazsan konuşuruz diye.” dedi Eda. Kahvemden bir yudum aldım.

“Keyfimden mi böyle yapıyorum ben Eda? Neyin doğru olduğunu şaşırdım.” dedim.

“Bu bahane değil Selen. Çocuk senin için neler neler yaptı. Kaçırıldığında kafayı yedi, bize bile patladı, magazini yakından takip ederim biliyorsun da işte Kerem’i ilk kez böyle gördüm. Bu çocuk değişmek istiyor ve sen hiç yardımcı olmuyorsun.” dedi.

“Korkuyorum çünkü.” dedim.

“Seven korkmaz Selen. Sen ona güvenmiyorsun. Güvenseydin zaten şuan bunları düşünmezdin.” dedi.

“Ne yapacağım?” dedim. Kerem göz alanıma girmesiyle odasına girmişti. Odası camdandı ve görünüyordu. “Kerem geri çekmiş kendini haklı olarak. Senin kendini kanıtlaman lazım,” dedi.

“Ne yapacağım Eda? Akıl ver bana.” dedim.

“Selen yaptığın çok yanlıştı. Hep kendi açından baktın olaya, kuzeni dediği adam onun kardeşini öldürdü ve adam daha şoku bile yaşayamadan ikinci tekmeyi de sen vurdun. Ben şey duydum, bu işte katili bulmadan yas bile tutmamış kardeşinin. Bak buldu katili ve acısını bile yaşayamadı. Eminim ki, seninle yaşamak istedi. Ama sende onun karşısında kaldın.” dedi.

Gözlerim doldu. “Ben hiç bu açıdan bakmamıştım.” dedim. Yüzümü sıvazladım. Sıla’yı görmemle kafamı kaldırıp ona baktım. Masama bir not bırakmasıyla gitmişti.

“Kerem’in yarın doğum günü, bir sürpriz yaparak kendini affettirirsin belki. Kerem hediye sevmez ama sen yine de bir şeyler ayarlarsın. Parti yapma direkt aranızda kutla o zaman gizlediği duygular tekken açığa çıkar.”

Kafamı kaldırıp Sıla’ya baktım. Kendini affettirmeye mi çalışıyordu? Gözlerimi kapattım ‘sağol’ anlamında. Hafif gülümsedi ve işine baktı. “Evden nasıl uzak tutacağım onu?” dedim.

“Ne bileyim? Alışmışım ya, Kuzey halleder diyecektim!” dedi Eda afallayarak. “Allah belasını versin onun.” dedim.

“Bu kadın kim?” dedim. Kerem’le birlikte çalışıyorlardı fakat buradan bakılınca öyle gözükmüyordu. Kadın, dosyaya odaklanmak yerine Kerem’i izliyordu. Kerem’in parmağındaki yüzüğü görmüyor muydu?

“Ha o mu? Şule hanım.” dedi. Eda’ya çevirdim bakışlarımı. “Yani?” dedim.

“Amerikadan gelmiş, çekimler için.” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Ne çekimi? Manken mi kadın?” dedim şaşkınlıkla. Başını salladı. “Bilmiyor musun kadını? Çok ünlü kızım! Kadın Amerikada yaşamaya başlamış, Kerem rica edince geldi işte. Bizimle de çalışacak.” dedi hevesle.

“Daha iyisi yok mu?” dedim.

“Bende güzel miyim?” diye sordum bir anda. Eda kahkaha attı. “Mankeni kıskanmadın herhalde? Selen?” dedi şaşkınlıkla.

Göz devirdim. Kerem ve Şule odadan çıkmasıyla Kerem etrafa doğru konuştu. “Herkes buraya toplansın. Elinizdeki işleri bırakın ve birazdan başlayacak çekimlere odaklanın.” dedi.

Şule, “Sizlerle birlikte çalışacağım için çok mutluyum. Hemen başlayalım istiyorum!” dedi.

“Selen,” dedi Kerem. Bakışlarımı ona çevirdim. “Şule’yle sen ilgilen.” dedi. Alık alık yüzüne baktım. Ciddi mi diye sorguluyordum şuan. Şaka yapar gibi bir hali yoktu.

“Elbette.” dedim. Avıma ne kadar yakın olursam o kadar iyiydi. “Makyaj konusunda iyisin sanırım? Makyajını sen yaparsın.” dedi.

Eda’ya baktım. “Sen dedin değil mi?” dememle güldü. “Gel tatlım.” dedi Şule. Onu takip etmemle koltuğa oturdu. Başını geriye yaslamasıyla makyajı yapmaya başlamıştım.

Kerem’e bakışlarım kayıp duruyordu. “Adamı izlemekten boynun ağrıdı. İstiyorsan başkasına yaptırayım?” dedi.

“Yok.” dedim ve yapmaya devam ettim. “Biraz hafif yapar mısın? Çok bastırıyorsun.” dedi. Göz devirmemek için kendimi zor tuttum.

“Nasıl gidiyor makyaj?” dedi Kerem.

“Mükemmel.” dedim alayla. Bakışlarını bana değdirmeden Şule’ye çevirdi. “İyi mi?” diye sordu.

“İyi canım.” dedi. Duraksadım. “Ne?” dedim.

“İşine bak Selen hadi.” dedi Kerem keyifle. Bakışlarımı ona çevirmemle Şule’yi izliyordu. “Bana derken yüzüme mi baksan?” dedim.

“Baksan? Çalışan değil mi? Nasıl seninle böyle konuşabiliyor?” dedi Şule. Konuşacağım sırada Kerem araya girdi, “Değil mi? Şaşkınım bende.” dedi alayla.

Ruju da sürmemle geri çekildim. “Bitti.” dedim.

“Fena değil.” dedi. Kadın benden oldukça uzundu ve kafamı kaldırıp bakmak zorunda kalıyordum. “Olanla yetineceksiniz artık.” dedim.

“Aa Kerem,” dedi ve ona döndü. “Ne oldu?” dedi Kerem.

“Dergi kapaklarında seninle mi oynasak? Çok iyi afiş olur!” dedi heyecanla.

Kerem’in bakışları bana kaydı ve ardından Şule’ye çevirdi. “İşim olmaz, sağol.” dedi. Şule, Kerem’in koluna girdi. “Ya lütfen! Çok ses getirir.” dedi.

“Sen başlı başına getirirsin zaten. Gerek yok bana,” dedi Kerem.

“Kırıyor musun beni?” dedi.

“Vakit geçiyor. Çekime mi geçsek artık?” dememle ikisinin bakışları beni buldu.

“Sen bizi mi dinliyorsun?” dedi. Kerem’e çıkan eğlenceli sesi bana geçince sertleşmişti. “Yanınızdayım ya? Duyuyorum.” dedim.

“Odağın bizdeyse normal.” dedi.

“Ben sizi yalnız bırakayım derdim de, makyajınız falan akar şimdi durmam lazım.” dedim sırıtarak.

“İyi.” dedi Şule. “Ee Keremcim? Kabul mü?” dedi. Kerem bana bakmasıyla kaşlarımı havaya kaldırdım. Güldü. “Yok gerçekten istemiyorum.” dedi.

“Çok şey kaçırıyor kapaklar. Çok eşsiz bir yakışıklılığın var ve harcansın istemem.” dedi.

“Yürüyor gibisiniz?” dedim.

“Anlamadım?” dedi Şule.

“Ben kendi kendime konuşuyorum. Bakmayın siz bana,” dedim. Tekrar odağını Kerem’e çevirdi. “İltifatların için teşekkür ederim ama yok.” dedi.

Adam beş kez reddetti ve hâlâ ısrar ediyor!

“İtiraz kabul etmiyorum! Birlikte oynayacağız.” dedi koluna sarılarak. Onları arkamda bırakıp, Eda’nın yanına gittim. “Acil beni motive et.” dedim.

“Ne?” dedi.

“Hadi Eda! Bu kadını yolmamam için beni motive et. Bekliyorum!” dedim sinirle.

“Ne yaptı? Oha! Fazla yakınlar.” dedi.
“Tansiyonum fırlıyor Eda. Az önce kocama iltifat etti!” dedim.

“Ne dedi?” demesiyle olanları anlattım. “Düpedüz koşmuş!” dedi gülerek. Koluna vurdum. “Gülmesene! Kerem de oh tabii intikam almaya çalışıyor benden Serhat’ın.” dedim dudak büzerek.

“Oha! Şimdi anladım. Bu varya eskiden Kerem’e aşıktı biliyor musun? Sıla’dan beterdi kızım! Odasında Kerem’in fotoğrafları falan vardı. Bir ara yine kapak fotoğrafında birlikte çekilmişler ve odasından asla kaldırmıyor fotoğrafı.” dedi.

“Ne?” dedim.

“Fena kızım bu kadın. Aranızın bozuk olduğunu biliyor ve ondan bu kadar yakınlaşıyor ona. Fena şeytan ben sana diyim. Gözünü ayırma bundan.” dedi.

“Baştan kaybettim. Kadın çok güzel.” dedim ve kollarımı masaya yasladım, başımı da kollarım arasına gömdüm. “Saçma sapan konuşma! Kerem kimi seviyor?” dedi.

“Beni.” dedim.

“Ee?” dedi.

“Doğru.” dedim ve doğruldum. Çekimler başlıyordu ve Kerem de oynayacaktı. Önümden geçen kişinin elindeki tepsiyi aldım. İçinde çay vardı. Kerem’in yanına ilerlememle bilerek üstüne döktüm. “Ay pardon! Sakarlık işte, elim çarptı.” dedim.

“Yandım kızım önüne baksana.” dedi.

“Ay sıcak mıydı?” dedim.

“Gel şöyle,” dedim ve kıyafet odasına götürdüm. Kapıyı kilitledim. “Ne yapıyorsun?” dedi.

“Çekime falan gitmiyorsun. Bitti gitti.” dedim. Üzerindeki gömleği çıkardı ve kenara koydu. “Efendim?” dedi.

“Ne efendim? Duydun.” dedim.

“Sana ne bundan?” dedi. Başka bir gömlek giymesine yardımcı oldum. Önünü ilikliyordun. “Aşıkmış sana?” dedim. Bakışları yüzümü incelerken, gömleği ilikliyordum.

“Hayır birde kadını getiriyorsun, yetmiyor ilgilen diyorsun.” dedim kaşlarımı çatarak.

“Kadını ben getirmedim zaten ayarlanmış bir şeydi.” dedi. Göz devirdim. “Sen ne alaka? Niye oynamanı istiyor? Sen ne anlarsın sanki?” dedim.

“Bu düğmeler de olmuyor zaten sinir oldum.” dememle ellerimi kavradı ve çekti. “Sakinleş önce.” dedi.

“Sakinleşemiyorum!” dedim. “Bir saat idare edersin.” dedi çenemi okşayarak. “Edemem Kerem! Oynama işte.” dedim.

“Ben verdiğim sözleri tutarım Selen.” dedi.

“Sözümün sende hiç mi hükmü yok?” dememle geri çekildi. “Benim var mıydı sanki? Harcadın ettin bizi. Şimdi yine suçu bana yıkmadan çıkayım ben,” dedi ve gömleğini ilikleyip çıktı.

Şule’den çekeceklerim vardı ve Kerem’le de böyle olduğumuz için mutsuzdum.

***
pff hep bir engel çıkıyooorr
selen de hak etti az o kıskansın yeter hep kerem hep kerem

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

964okunma 53beğeni 25yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18