21. bölüm / 50
Katilin Kızı21.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 21.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar
“Aşk için ölmeli,
aşk o zaman aşk.”
***
“Bu ne saçmalık böyle?”
“Bizi kendi evimizden mi kovacaksın sen Kerem?” İçeri geçmemle Yelda hanımın bağırışlarını duymamak elde değildi. Kerem kahvesini yudumlamasıyla yanına oturmuştum. “Öyle yapacağım.” dedi Kerem.
“Kim istiyor senden bunu?” dedi ve bana baktı. “Sen mi?”
“Sen dediğin karım. Kadına yaptıklarına bak Allah aşkına.” dedi Kerem.
“Az bile yapmışım. Onlar benim kızımın canını aldılar!” diye bağırdı Yelda hanım.
“Kanıtınız var mı?” diyerek araya girdim. Afalladı. “Anlamadım?”
“Babamın yaptığına dair kanıtınız var mı?” diye sordum.
Ağzını açtı ve kapattı. “Bulacağız o kanıtları!” dedi.
“Hah çok güzel. Bulmadan kimseyi katil veya katilin kızı diye adlandırmayın olur mu?” dedim. Üstüme yürümesiyle Kerem’in babası onu durdurdu. “Kadına neler yapmışsın birde konuşuyorsun. Yürü!” dedi.
Zorla götürmüştü Yelda hanımı. Arkama yaslandım. “Kurudu mu saçların?” diye sordu Kerem. Omuz silktim. “Nemli.” dedim.
“Böyle nasıl gidecek Kerem? Bana katilin kızı diyorlar.” dedim.
“Bilmiyorum. Elimi nereye atsam boşa çıkıyor,” dedi.
“Sende annen gibi düşünüyorsun.” dedim. Kaşları çatıldı. “Ne alakası var Selen? Başta öyle düşünüyordum, evet.” dedi.
“Şuan?” dedim.
“Neyse ne.” dedi.
“Hiçbir soruma cevap vermiyorsun sen.” dedim. Konuşacağı sırada Eda ve Kuzey girmişti salona. “Selam gençler.” dedi Kuzey.
“Eda?” dedim sevinçle ve kalkıp sarıldım. Oda bana sarılmasıyla geri çekildik. “Ne oluyor burada?” dedim.
“Kamera kayıtlarını falan her şeyi aldım. Çalışmalara başlayabiliriz.” dedi Kuzey. Anlamaz gözlerle onlara bakıyordum. “Başım ağrıyor benim. Siz bakın.” dedi Kuzey.
“Sonucundan mı korkuyorsun?” dedi.
“Ne korkacağım?” dedi Kerem.
“Sonucunda, Selen de zarar görecek çünkü.” dedi. Kerem’le göz göze geldik. Yüzümü inceledi. Bakışlarını kaçırmasıyla ayaklandı. “Sigara içeceğim bir,” dedi ve bahçeye çıktı. Kuzey de peşinden gitmişti.
“Ne oluyor?” dedim.
“Ya Kerem bu Defne’nin katilini bulmaya çalışıyor.” dedi. Başımı salladım. “Umarım ucu babama dokunmaz.” dedim iç çekerek.
“Ne yapacaksın ucu babana dokunursa? İkinizde zarar göreceksiniz.” dedi. Bakışlarım bahçede, Kuzey’i dinleyen Kerem’e takıldı. “O benden daha çok zarar gördü. Görecek de gibi,” dedim.
“Nasıl gidiyor Kerem’le evlilik?” dedi.
“Korkunç.” dedim. Olanların hepsini anlattım. “Yuh! Defne’yi sen vurmuşsun gibi herkes sana karşı. Çüş!” dedi.
“Katilin kızıyım sonuçta.” dedim omuz silkerek. “Hiçbir şey belli değil.” dedi Eda.
“Olunca ne yapacağım hiç bilmiyorum. Anlaşma sona erer zaten.” dedim.
“Gitmek istiyor musun?” dedi Eda.
“Her şeyden çok. Bu ev beni geriyor.” dedim.
“Çok yoruldum Eda. Daha yirmi gün oldu ve ben çok yoruldum. İki ay on gün boyunca ne yapacağım? Daha başında böyle perişan olduysam..” dedim.
“Kerem de mi annesine yardım ediyor?” dedi. Sessizlik oluştu. “Koruyor. Beni şaşırtan da bu zaten. Geçen yaralarıma krem sürdü. Keremden bahsediyoruz.” dedim gülerek.
“Vay be.” dedi Eda. “Bu senden hoşlanmış olmasın?” dedi Eda alayla. Gözlerim irileşti. “Saçmalama Eda! O kim birini sevmek kim?! Asla.” dedim başımı iki yana sallayarak.
“Şaka yaptım sadece. Niye bu kadar yükseldin ki?” dedi. Bakışlarımı kaçırdım. Kapı çalmasıyla gidip açtım. Kimse yoktu.
Yerdeki notu görmemle elime aldım. İçinde bir çocuk fotoğrafı vardı. Ters çevirdim.
“Ne kadar da masumdu halbuki.. Siz onları kanlar içinde görmeden önce.” İsimsiz
Tüylerim diken diken olmuştu. Koşarak bahçeye geçtim. Kerem koşuşumu fark etmiş olmalı ki, omzunun arkasından bana baktı. “Ne oluyor?” dedi.
Fotoğrafı ona uzattım. “Bu ne?” dedi.
“Bilmiyorum. Kapı çaldı yerde buldum. Kimse yoktu.” dedim.
“Sen mi yolladın?” dedi. “Baban mı yollattı sana yada?” dedi.
“Ne alakası var Kerem? Doğru konuş.” dedim.
“Kızla ne alakası var oğlum? Bakalım bir fotoğrafa.” dedi Kuzey. Elinden aldı fotoğrafı Kerem’in. “Yazıya bak orospu çocuğu ya. Uğraştıracak illa bizi,” dedi Kuzey.
“Ne yapacağız?” dedim.
“Ne yapacağız derken? Sana ne benim meselemden?” dedi Kerem. Kaşlarım çatıldı. “Yardımcı olmaya çalışı-“ dememle lafımı böldü. “Olma! Yardımını isteyen mi oldu sana kızım? İki yüz verdik diye hemen bir şey sanma kendini. Uzak dur bu meseleden.” dedi.
“Sana da iyilik yaramıyor. Var ya hiçbir şey hak etmiyorsun sen.” dedim.
“Düzgün konuş benimle. İşine bak.” dedi. İçeri geçtim. “Gerizekalı. Ne anlar bu zaten?” diye söylene söylene mutfağa geçtim.
“Ne oluyor?” dedi Eda.
“Mal ya yardım edeyim diyorum uzak dur diyor. Sinir etti.” dedim.
“Sakin. Boşver ya, ne diyorsa diyor. Ne takılıyorsun?” dedi Eda imayla.
“Eda!” dememle gülmeye başladı. “Çok takıyorsun ama bunun söylediklerini. Boşver.” dedi.
“Ne takacağım bunu? Ne hali varsa görsün. Geberir umarım.” dedim.
Kerem mutfağa girmesiyle kendine su doldurmuştu. Umarım duymamıştı söylediklerimi. İçtikten sonra bardağı sertçe masaya bıraktı ve çıktı.
Birkaç dakika ardından yukarı çıktım. Odaya girmemle biri ağzımı kapatmıştı. “Elimi çekeceğim ve sessiz olacaksın.” dedi. Başımı salladım. Kalbim aşırı hızlı atmaya başlamıştı.
Beni bırakmasıyla silah doğrulttu bana. “Kerem’den istediğimiz ihaleler var ve asla vermiyor. Nerede olduğunu da bulamadık. Sen bulup bize getireceksin.” dedi.
“Asla!” dedim.
“Öyle mi?” dedi ve kolumdan sertçe kavrayıp, cama doğru sürükledi. “O adamın beynini dağıtmam bir saniyemi almaz.” dedi Kerem’i işaret ederek.
“Getiriyor musun?” dedi.
“Getirmiyorum!” dedim.
“İyi. Kan görmeye hazırlan o zaman,” dedi ve silahı Kerem’e doğrulttu. “Saçmalama! Vuracak mısın?” dedim.
“Öyle yapacağım. Hem Defne’nin katilini de aramak zorunda kalmazlar.” dedi.
“Ne? Sen..” dememle güldü. “Aynen ben.” dedi göz kırparak. Gözlerini tek görüyordum. Nişan almasıyla sıkacağı sırada önüne geçmemle kurşun karnıma girmişti.
“Aptal!” diye bağırdı adam. Acıyla karnımı tutmamla yüzümü buruşturdum. Adam görüş açımdan kaybolmasıyla yere yığılmıştım.
***
keremi korumaya çalışan selen??
Bölüm etkileşimi
