3. bölüm / 50
Katilin Kızı3.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 3.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar
***
“Hiçbir şey tabii ki! Bırak ailemi.” dedim. Kolumdan iteklemesiyle sendeledim. “O zaman teklifimi kabul edeceksin.” dedi.
“Ya sen delirdin mi? Benimle evlenince eline ne geçecek? İntikamını böyle mi alacaksın?” dedim.
“Evet, Selen. Babandan intikamı tam olarak böyle alacağım. Aklı sende kalacak.” dedi. “Sana üç ay boyunca hayatı zindan edeceğim ve üç ayın sonunda sen yoluna ben yoluma.” dedi.
“Asla evlenmem seninle.” dememle tetiği çekti. “Emin misin? Yetim kalmak için çok gençsin. Doğum gününde ailesini kaybetti diye mi geçsin her yere?” dedi göz kırparak.
“Selen bir şey yap! Korkuyorum!” diye bağırdı annem, ağlayarak. Başında silah vardı ve babama döndü bakışlarım. Korkudan ter basmıştı.
“Bırak silahları!” dedim.
“Kabul mü?” dedi göz kırparak.
“Evlen kızım. Ben seni kurtaracağım.” dedi.
“Bırak tamam!” diye bağırdım. Adamlarına baş sallamasıyla babamla annemi salmışlardı. “Ne zaman evleneceğiz?” diye sordum.
“Hemen, şimdi.” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Ne?” dedim şaşkınlıkla.
“Ne, ne? Hemen diyorum Selen. Benim kaybedecek bir dakikam bile yok. Hazırsın zaten hemen evleneceğiz.” dedi.
Elimden tutmasıyla ittirdim onu. “Bana sakın dokunma!” dedim.
“Kocan olduğumda da böyle diyecek misin acaba?” dedi göz kırparak. İç çektim. Omzuna çarpıp, askıda duran ceketimi giymemle evden çıktım. O ve adamları peşimden gelmişti.
“Sen her yere on beş korumayla mı gidiyorsun?” diye sordum.
“Evet?” dedi.
“Sebep? Bu kadar korunacak ne var?” diye sordum.
Adam kazada kardeşimi kaybettim dedi ya Selen? Tabii ki koruma altında olacak!
“Korkuyor musun?” dedim gülerek. Gözlerini kıstı ve yaklaşarak kolumu sıkmaya başladı. “Babasının kızı işte.” dedi ve arabaya bindirdi. Yol boyu sigara içmişti.
Nikah dairesinin önünde indik. “Bu saatte nikah mı kıyılır? Sabahı bekleyemedin mi?” dedim.
“Hayır. Karım olman için dakika sayıyordum,” dedi. Göz devirdim. “Kes ya.” dedim. İçeri girmemizle nikah memuruyla selamlaştık. Yerime oturdum. İki koruma şahit yerine geçmesiyle kaşlarım çatıldı. “Gerçekten muazzam bir evlilik ortamı.” diye mırıldandım.
“Evet hazırsanız başlayalım,” dedi memur.
“Bir an önce bitsin.” diye geçirdim içimden. Umarım da öyle olurdu.
***
Adının Kerem olduğunu öğrendiğim adam arabayı park etti. Parmağımdaki yüzükle oynayıp duruyordum. “Bir insanın doğum gününe girdiği an, hayatı nasıl bu kadar değişebilir ki?” diye mırıldandım kendi kendime.
“Bir şey mi dedin?”
“Hayır. Desem de sana ne? İşine bak.” dememle kolumdan kavradı yine. “Benimle düzgün konuş Selen. Ben senin arkadaşın değilim,” dedi ve sıktı kolumu. Yüzümü buruşturdum.
“Olma zaten! Hiçbir şeyim olma. Umarım bir an önce üç ay biter de kurtulurum senden.” dedim.
Kısık sesle gülüşünü duymamla ona baktım. Gecenin karanlığında adam gözükmüyordu. “Komik mi, Kerem?” dedim.
“Çok.” dedi alayla. Göz devirdim. “Instagram da da paylaşacaksın evli olduğunu.” dedi.
“Yok seninle hesabımı kirletemem.” dedim.
“Selen.” dedi.
“Kerem.” dedim bende.
“Dediğimi yap, uzatma. Unutma, esirim altındasın ve ailenin yaşaması bana bağlı.” dedi.
“Şu kolumu sal artık! Kopardın resmen çekiştire çekiştire.” dedim ve arabadan indim. Eve göz gezdirdim.
“Yürü.” dedi.
“Sen demesen burada sabahlamayı düşünüyordum zaten.” dedim.
“Efendim?” dedi. Başımı iki yana salladım. “Ha hiç ya.” dedim.
Eve girmemizle kapıda bizi bir kadın karşıladı. “Keremcim?” dedi.
“Sıla, arkadaşım.” diye tanıttı Kerem.
“Selen.” dedim ve elimi uzattım. Kadın uzattığım ele göz devirmesiyle arkasını dönerek gitti. Elim havada kalakalmıştım. “Ne yaratık insanlarsınız ya? Kadın nezaketten bile anlamıyor!” dedim ve Kerem’e baktım.
“Sahi, senin de pek bildiğin söylenemez ya?” dedim alayla.
“Selen!” diye bağırdı.
“Bağırmasana. Duyuyorum ben seni zaten,” dedim. Üst kata çıkmamızla odasına girdik. “Odan çok boğucu.” dedim.
“Yeni evlenmiş birine göre fazla mutlusun?” dedi.
“Mutlu değilim. Ama ağlayamam da, bu bana bir şey kazandırmaz çünkü.” dedim omuz silkerek. “Aynı odada kalmayacağız herhalde?” dedim.
“Yok Selen. Seninle aynı havayı solumaya tahammülüm yok.” dedi.
“Aynı düşünceleri paylaşmamız ne hoş. Duygulandım.” dedim.
“Sen ve o yaratık aynı evde tek misiniz?” diye sordum.
“Yaratık?” dedi göz kırparak.
“Sıla mıdır nedir? O işte.”
“Yaratık değil, Sıla. Düzgün konuş.” dedi. Ofladım ve yüzüme fırlattığı kıyafetlere baktım. “Öküz müsün sen? İnsan gibi veremiyor musun?” dedim.
“Alçalt o sesi Selen! Benimle böyle konuşamazsın. Giy şunları da zıbar. Çok konuşuyorsun. Benim yanımda bu kadar konuşma. Kısa kes. Uzatma.”
“Aman. Yabani, öküz.” dedim ve kıyafetleri almamla banyoya girdim. Üzerimdekilerden kurtuldum. Saçımdaki kurdeleyi çıkardım. Omuzlarım düşmesiyle gözlerim dolmuştu.
Ona istediğini vermemeye, beni oyuncak olarak aldığı evde kötü gözükmek istemiyordum ama kendimi tutamıyordum. Ağlayasım geliyordu. Fakat onun yanında asla ağlamayacaktım. Dimdik duracaktım.
Yüzümü yıkadım. Kapıya vurmaya başladı. “Hadi Selen! Kıyafet mi yaratıyorsun, ne yapıyorsun bu kadar?!” dedi. Göz devirdim.
“He ya, bekleyeceksin artık.” dememle kapı bir anda açılmasıyla çığlık attım. “Ya sen öküz müsün? Ya müsait olmasaydım? Hayvan herif!” dememle kolumdan kavrayıp çıkardı beni banyodan. Yüzüme kapıyı kapattı.
“Konuşmayı sevmiyor. Çok konuşanlardan da nefret ediyor anlaşıldı. Çok konuşup başını şişireyim de bıksın benden.” diye mırıldandım kendi kendime.
“Kapının önünde boş boş konuşup başımı ağrıtma benim Selen. İkile hadi,” dedi.
Kapıya ayağımla tekme attım. “Banyoda takılı kal inşallah!” dedim.
“Aynen. Uza, hadi.” dedi. Köşedeki koltuğa oturdum ve çıkmasını bekledim.
“Ne zaman çıkacaksın? Uyku bastırdı iyice. Hani nerede uyuyacağımı da bilmiyorum hiç. Kaldım böyle yani. Sen bir çıksan da şunu konuşsa-“ dememle kapı bir hışımla açıldı.
“Kızım sen laftan anlamıyor musun? Sus, demek, sus demek! Car car konuş demek değil yani. Ne çok konuşuyorsun ya? Defol git nerede uyuyorsan uyu. Çok da umurumda.” dedi.
“Yerim yok! Nerede yatacağım?” dedim.
“Cehennemin dibine git Selen. Uza!” dedi ve kolumdan tutup çıkardı beni odadan. Ofladım. Salona geçmemle tekli koltuklara uzandım. Gözlerimi kapatmamla yorgun olduğumdan uyumuştum.
***
sselenaksoy; her şeye rağmen
230 bin beğeni, yorumlar kapalı
***
daha hikayemiz yeni başlıyoor bu çerezlik bir kitap değil hemen bitmeyecek biraz sürünüp yıpranacağız ama güzel biteceğini düşünüyorum
siz yiğitin kıymetini bilemediniz daha kötüsü geldi soğuk nevale kerem
Bölüm etkileşimi
