22. bölüm / 50
Katilin Kızı22.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 22.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalarr
***
Yazar’ın anlatımıyla;
Bahçede oldukça sıkı çalışıyordu ikisi. Kerem kafayı takmıştı. Katilin kim olduğunu öğrenip, Selen’e yapılan şeylerden onu kurtarmayı hedefliyordu. Az zamanları kalmıştı ve Selen hep bunu hatırlatıp duruyordu.
Kerem’in sinir olduğu şey de buydu. Sanki kendisi bilmiyor gibi Selen’in hatırlatıp durması onu sinir ediyordu. Selen’in gideceğinin oda farkındaydı. Zaten kim kalmıştı ki onun için? Selen asla durmazdı.
“Kerem!” diye bağıran sesler duymasıyla kaşları çatıldı. “Ne oluyor Eda?” dedi Kerem. Eda’nın eli kanlar içindeydi. “Selen vurulmuş.” dedi Eda ağlarken. Kerem’in yüzü değişmesiyle anlamaz gözlerle ona baktı. “Nasıl? Kim? Selen nerede?” dedi.
“Bilmiyorum! Çok kan kaybediyor. Götürmemiz lazım acilen,” dedi Eda. Kerem, Eda’yı takip etmesiyle odaya götürmüştü onu. Selen yerde kanlar içinde yatıyordu. “Selen?!” dedi ve yanına doğru ilerledi.
“Ambulansı aradınız mı?” dedi Kerem.
“Geliyor.” dedi Kuzey. Ne olmuştu birden bire bu kadına? Aklındaki sorular gitmezken, kucağına aldı dikkatlice onu. “Ah be kızım nasıl beceriyorsun kendine zarar vermeyi anlamıyorum.” dedi Kuzey.
“Kes sesini.” dedi Kerem. Bahçeye çıkmalarıyla ambulans gelmişti. Selen’i bindirdikten sonra yanına bindi. Elini tuttu. “Çok kan kaybetmiş, belki hastaneye bile yetişmez.” dedi hemşire.
“Ne demek yetişmez?” dedi Kerem.
“Elimizden geleni yapacağız beyefendi lütfen müdahale etmeyin.” dedi hemşire.
Hastaneye gidene kadar Kerem, Selen’in elini bırakmadı.
***
Birkaç gün geçmişti ve Selen’den haber yoktu. Doktorlar ameliyata almıştı ve şuan yoğun bakımda tutuluyordu. Selen hiçbir tepki vermiyordu.
“Kamera kayıtlarını getirdim.” dedi Kuzey. Kerem elinden telefonu almasıyla videoyu izledi. “Siktir.” dedi Kuzey.
“Sen vurulma diye mi vurulmuş o?” Kuzey şaşkınlıkla videoyu izliyordu. “Yok lan yanlış görmüşsündür sen.” dedi Kerem ve başa sardı videoyu.
Fakat videonun sonucu hep aynı yere çıkıyordu. “Lan kız senin için vurulmuş! Yanlış görmüşsündür diyorsun birde.” dedi Kuzey. Kerem şaşkınlıkla videoyu hep başa sardı ve sonuç hep aynıydı.
Kuzey telefonu ondan almıştı. “Lan yeter! Başa sarıp durma şunu. Senin için vurulmuş işte.” dedi.
Yüzünü sıvazladı Kerem. “Bahçeye çıkacağım bir şey olursa söylersin.” dedi ve gitti.
Kerem yine sigara içmesiyle, düşünüyordu. Neden yapmıştı ki? Neden ona bir şey olmasın diye kendi önüne atlamıştı? Selen’in onu düşünmesi nedense gülümsemesine neden olmuştu.
Kerem ilk kez gülümsemişti. Ne yaptığının farkına varmasıyla anında düzeltti kendini. Sigarayı söndürmesiyle içeri geçti. “Haber var mı?” diye sordu.
“Hayır. Bekliyoruz işte,” dedi. Kerem yoğun bakımda yatan Selen’i izliyordu. Neden yapmıştı ki? Kafasında binlerce soru dolaşıyordu.
“Ailesine de mi haber versek? Kızları ya?” dedi Kuzey.
Haklıydı. Tamamen unutmuştu bunu. “Ver.” dedi Kerem. Kuzey yanından gitmesiyle aramak için uzaklaşmıştı.
Aradan saatler geçmişti ve Selen’den iz yoktu.
***
Doktor parmağını oynattığını söylemişti ama bu yanılgı da olabilirdi. Herkes umutla bekliyordu. Selen’den bir haber, bir belirti bekliyorlardı.
Selen’in annesi geldiği andan beri ağlıyordu. Kerem’i suçlayıp durmuştu. Kerem de bir şey diyememişti haklılardı. Ne zaman ki Selen onun yanındaydı hep başına bir şey geliyordu.
Selen’in onun yanında durması imkansızdı. En acilinden aralarındaki her şey bitmeliydi daha kötüleri olmadan.
“Niye kimse bir şey söylemiyor?” dedi Kerem.
“Kötü haberi duyup, mutlu mu olacaksın?” dedi Selen’in annesi. Kerem afalladı. Nasıl kötü haber duymak isterdi ki? Ödü kopuyordu zaten duyacak diye..
“Senin için vurulmuş kızım! Öyle bir şey bekleme. Benim kızım iyilik meleğidir, vicdan azabı çekmesin diye atmıştır kendini önüne. Yanlış şeyler getirme aklına sakın! Ben kızımı size oyuncak etmem.” dedi annesi.
“O yüzden mi kızını benimle evlendirmek için her gün, her hafta peşimde olup ikna etmeye çalışıyordun? Para bile teklif etmiştin lan Selen’i almam için!” diye bağırdı Kerem.
“Bana burada iyi anne rolü oynamayın.” dedi sertçe.
“Yaptım da ne oldu? Kötü mü ettim? Bak kızım ne halde!” diye bağırdı.
“Ya afedersiniz de hanımefendi valla sizde de akıl yok. Selen vurulmadan önce orada bile değildik. Çıkıp da demedik birazdan vurulacaksın ve Kerem’i koru tamam mı diye. Her şeyi biz planlamış gibi bize suç atamazsınız kendinize gelin.” dedi Kuzey.
“Kızını çok düşünüyor gibi gelip ağlamayın burada.” dedi Eda.
“Ne diyorsun Eda sen?” dedi annesi.
“Yalan mı? Kız sana yalvardı ya, beni evlendirme diye. Sen ne yaptın? Onun vicdan azabını kullandın çünkü çok iyi biliyordun ki kızın asla kimseyi reddetmezdi.” dedi Eda.
“Yeter. Az susun da, Selen uyanacak mı ona bakalım.” dedi Kerem.
Aradan saatler geçti ve Selen’den haber yoktu.
***
selen uyan annem geldik
Bölüm etkileşimi
