20. bölüm / 50
Katilin Kızı20.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 20.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyii okumalarr
***
Masadaki makyaj fırçamı almamla gülmemek için kendimi sıkıyordum. Uyandığımda, Kerem elimi tutarken bulmuştum. Koltukta uyuyakalmıştı. Fırçayı burnuna yaklaştırmamla hafif başını sallamıştı. Güldüm.
Bir kere daha yaklaştırmamla kolumdan tuttuğu gibi kucağına çekti beni. “Düşeceğim!” diye bağırdım. Kollarını belime sardı. “Ne yapıyorsun Selen? İnsan gibi uyandırsana.” dedi yüzünü sıvazlayarak.
“Şaka yapmak istedim.” dedim ayaklarımı sallayarak. “Göstereceğim ben sana şakayı.” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Şaka anlayışın da yok.” dedim.
“Kalk.” dedi. Yerimin farkına varmamla utançla kalktım kucağından. Giyinme odasına girmemle üzerimi değiştirdim. Beyaz askılı bir crop ve beyaz şort giymiştim. Kahverengi kemerimi taktım.
Kerem de giyinme odasına girmesiyle çıktım ben. Salona geçtim. Sıla buradaydı. “Kerem nerede?” dedi.
“Ne yapacaksın sen Kerem’i?” dedim. Göz devirdi. Kerem aşağıya inmesiyle, gülmeden edemedim. Yine uyumlu olmuştuk. Bence bilerek yapmıştı.
Aynen Selen.
“Bu dosyalar önemliymiş, Kuzey getirmemi söyledi.”
“Tamam.” dedi Kerem ve dosyaları aldı. “Görüşürüz.” dedi. Kerem başını sallamasıyla Sıla çıkmıştı evden. Mutfağa geçeceğim sırada, Kerem bana seslendi.
“Efendim?” dedim.
“Gelsene benimle konuşalım biraz.” dedi elini uzatarak. Elini tutmamla birlikte bahçeye geçtik. Sandalye çekip oturdum. Yanıma oturmuştu oda. “Ne yaptı annem? Anlat hadi.”
Sorgularcasına yüzüne baktım. Ellerimi kavrayıp tuttu. “Bana güvenmiyorsun farkındayım ama anlatmadan bilemezsin. Her şeyi tek başına yaşamak zorunda değilsin,” dedi. “Gerçek değil evliliğimiz ama eşinim senin.”
Her şeyi anlattım ona. Anlatırken, ağladığımın farkında değildim. Bir elimi bırakmasıyla gözyaşlarımı sildi. “Ayrı eve taşınalım ister misin? Yada hiç taşınmayalım. Annemleri göndereyim?” dedi.
“Olmaz Kerem. Üç ay için, düzenini bozma.” dememle bakışlarını kaçırdı. “Üç ay tabii.” dedi. Başımı salladım.
“Olsun Selen. Gözyaşların akmasın daha fazla,” dedi. Feray bahçeye gelmesiyle Kerem ona seslendi. “Annemlerin bavullarını hazırla gidiyorlar.” dedi.
“Peki.” dedi Feray ve içeri geçti. “Annen hiç iyi karşılamayacak.” dedim.
“Umurumda mı?” dedi Kerem.
“Sana sarılabilir miyim?” dememle sandalyemin altından tuttuğu gibi yanına çekti. Dizlerimiz birbirine çarpıyordu. Başımı omzuna yasladım. Kollarını belime dolamıştı.
“Selen.” dedi.
“Efendim?” dedim. Başını iki yana salladı. “Boşver.” dedi. İç çekmesiyle saçlarımı okşuyordu.
“Defne’ye benziyorsun.” dedi bir anda. Donakaldım. Midem kasıldı. “Ne?” dedim geri çekilerek. Bakışlarını kaçırdı. “Kardeşim. Ona benziyor hallerin. Oda yerinde duramazdı hiç.”
“Onu mu hatırlatıyorum sana? Özür dilerim.” dedim.
“Ne özürü saçmalama.” dedi. “Öylesine söyledim.” Omuz silkti. Telefonu çalmasıyla aramızdaki sessizlik bozuldu. Cevaplamıştı. “Gelmeyeceğim bugün.” dedi.
“Bensiz halletsinler.” Sırtımda parmakları dolaşırken, huylanıyordum. Gömleğinin düğmeleriyle oynamaya başladım. Elimi çekti. Kaşlarım çatıldı. Yine oynamaya başladım.
Yine itmesiyle, uslanmayıp yine denedim. Telefonu kapattı. “Oynama şöyle Selen. Sevmiyorum.” dedi.
“Ne değişik huyların var seninde.” dedim.
“Aynen. Sen kaç gündir kaşınıyorsun gel.” dedi. Ayaklanmasıyla bende kalktım. “Gel.” dedi. Elimden tutmasıyla kaldırdı beni. Çığlık attım. Boynuna sarılmamla havuza doğru ilerliyorduk. “Kerem hayır ya! Kıyafetlerim çok güzel, atma.” dedim.
“Kaç gündür gözüme batıyorsun. Cezayı hak ettin.” dedi.
“İstemiyorum! Uslu duracağım.” dedim. Buna ben bile inanmamıştım. Kendimi bir anda havuzda bulmamla yüzümü sıvazlayarak çıktım. “Canisin.” dedim öksürerek.
“Gel buraya gel.” dedi. Belimden tutmasıyla çıkardı beni. “Ağır değil miyim? Nasıl rahat taşıyorsun?” dedim.
“Neren ağır senin?” dedi. Feray havlu getirmesiyle sandalyeye oturdum. Yüzümü ve saçlarımı kuruttu havluyla. “Hem ıslatıyorsun sonra bakıyorsun.” dedim.
“Öyle huylarım vardır.” dedi.
“Üşüyorum.” dedim.
“Giymişsin bunları üşürsün tabii.” dedi. Kaşlarım çatıldı ve kafamı kaldırıp ona baktım. “Havuza attın ya beni!” dedim.
“Ha olabilir.” dedi ve karşıma oturdu. “Bir gönderi atman lazım kimse inanmıyor ilişkimize.” dedi.
“Hiç fotoğrafımız yok ki.” dedim gülerek.
“Zorla çektirdiğin fotoğrafları koyarsın Selen.” dedi.
“İyi tamam.” dedim.
“Hayret itiraz etmedin?” dedi göz kırparak. Omuz silktim. “Başka şansım yok.” dedim.
Telefonumu elime almamla gönderi için fotoğraf seçmeye başladım.
***
sselenaksoy; uzun zaman sonra falan
4,5 Mn beğeni, yorumlar kapalı
***
neyse canlar baay
kitaptan sıkılan olmus uzdunuz :((
yavas yavas love bolumlerı gelıyor hazırlanın
Bölüm etkileşimi
