2. bölüm · Katilin Kızı
2.Bölüm
Sevmişsiniz bakıyorummm iyi okumalarr🩷🩷
***
Şirkete girmemle odama geçmiştim. Bugün baya işim vardı ve daha iyi hissediyordum. Çiçek falan gelmemişti henüz ama emindim ki gelecekti.
Ofladım ve dosyalarla ilgilenmeye başladım. Kapı tıklanmasıyla içeri Salih girmişti. “Ne oldu?” diye sordum.
“Biri geldi efendim.” dedi. Başımı salladım. “Kim?” dedim.
“Tanımıyorum. Alayım mı?” dedi.
“Al.” dedim. Salih çıkmasıyla birkaç saniye içerisinde içeri bir adam girdi. Ürkmüştüm. “Buyurun? Tanışıyor muyuz?” dedim.
“Şirketiniz satılık mı? Ortak arıyor musunuz?” diye sordu ellerini cebine sokarak. Kaşlarım çatıldı. Adamı baştan aşağı süzdüm.
“Hayır, değil?” dedim sorgularcasına.
“Bence olmalı. Ortak olabiliriz Selen hanım.” dedi. Yerimde dikleştim. “Ortak aramıyorum adını bilmediğim beyefendi.” dedim.
“Pişman etmezdim sizi.” dedi.
“Şirketim satılık değil.” dedim.
“Pekala. İyi günler,” dedi ve çıktı odadan. Arkasından bakakaldım. Ne yaşanmıştı şimdi? Başımı iki yana salladım ve pek aldırış etmeden işime baktım.
Odaya giren Pınar’la elindeki dosyaları önüme bıraktı. “İstediğiniz dosyalar Selen hanım.” dedi. Başımı salladım. “Teşekkürler.” dedim.
“Birde çiçek geldi size yine. Ne yapalım?” dedi. Midem kasıldı. “Getir.” dedim. Ofladım. Yüzümü sıvazladım.
“Buyurun.” dedi. Çiçeği almamla notu elime aldım.
“Son bir gün Selen Aksoy.” K.K.
Çiçekle notu çöpe attım ve işime baktım. Telefonum titredi.
054**; Bunları da çöpe atmayacaksın değil mi?
Selen; ?
Selen; Kimsiniz?
Selen; Neden bana çiçek yollayıp duruyorsunuz?
Selen; Benden ne istiyorsunuz?
Selen; Ayrıca söylediğiniz hitap hiç hoş değil
Selen; Katilin kızı da ne demek?
054**; Yarın her şeyi öğreneceksin Selen
054**; Yarın yeni hayatın başlayacak :)
Selen; Bu saçmalıkları daha fazla konuşmayacağım
Selen; İyi günler
Bu kişiyi engellediniz
Eda beni aramasıyla cevapladım aramayı. “Hangisini giyeyim Selen?” dedi.
“Ne için?” dedim.
“Unuttun mu kızım? Doğum günün için tabii ki!” dedi.
“Aa!” dedim. Yeni hatırlıyordum. “Yirmi iki olacaksın!” dedi.
“Evet.” dedim gülümseyerek. “Bakalım bu doğum günümde başıma neler gelecek.” dedim alayla.
“Ne oldu?” dedi.
“Boşver, aman.” dedim omuz silkerek. “Mavi olanı giy çok yakışır sana.” dedim.
“Moralini düzelt! Yarın çok eğleneceğiz, Selen.” dedi. Dudaklarımı birbirine bastırdım. “Umarım.” dedim ve aramayı kapattım. İşlerime devam etmemle saat akşam olmuştu.
Normalde yarın parti yapacaktık fakat aile arasında bu gece yapacaktık. O yüzden çıkmam gerekiyordu. Pınar yanıma gelmesiyle ona baktım. “İşlerin bittiyse çıkabilirsin. Yarın ki partiye sende gel olur mu? Hak ettin.” dedim.
“Sağolun Selen hanım. İyi akşamlar,” dedi. Başımı sallamamla ceketimi giyip, çıktım şirketten. Valenin arabamı getirmesini bekliyordum. Hava soğuktu.
Eve doğru gitmeye başladım.
***
“Anne yeterli! Aile arasında yapacağız zaten. Neden bu kadar süslendim?” dedim. Annem göz kapaklarıma far sürmesiyle, arkama yaslandım.
“Magazinciler de gelecek Selencim. O yüzden güzel olmak lazım,” dedi.
“Çağırmasaydınız. Aile arasında demiştik.” dedim. Annem beni susturmasıyla, bir tane kadın geldi. “Saçlarınızı nasıl yapalım?” diye sordu.
“Yarım toplasak, kurdele taksak güzel olur.” dedim gülümseyerek. “Peki Selen hanım.” dediler ve saçımı yapmaya başladılar. “Eda gelmedi mi?” diye sordum.
“Yoldaydı en son.” dedi annem.
“Gelir herhalde.” dedim ve iç çektim. Saç ve makyajım yapılana kadar telefonla oynuyordum. “Kızım,” dedi annem. Telefonu bırakmamla ona baktım. “Ne oldu?” diye sordum.
“Şu Zuhal teyzenin oğlu Doğukan’la görüşsen mi bir? Belki hayırlı biridir?” dedi. Göz devirdim. “Ya anne istemiyorum ben! İş hayatıma odaklanmak istiyorum. Kimseyle işim yok.” dedim.
“Belki iyi gelecek sana? Ha kızım?”
“İstemiyorum anne. Aşkla falan uğraşamam ben. Kariyerime odaklıyım. Evlenmek falan da kalsın.” dedim.
“Peki kızım. Bizim için bir şey yapmanı istesek yapar mıydın?” dedi saçlarımı okşayarak. Gözlerim kısıldı. “Ne diyorsun anne? Çıkar ağzındaki baklayı.” dedim.
“İşiniz bittiyse kızımla yalnız kalmak istiyorum.” dedi annem. Kızlar çıkmasıyla annem ellerimi tuttu. “Selen’im, babanın işler hiç yolunda gitmiyor. Bir tane adam peşini salmıyor. Şirkete ortak olmak istiyormuş,” dedi.
“Kim bu adam? Ne istiyor babamdan?” diye sordum.
“Seni.” dedi. Gözlerim irileşti. Ellerimi çekmemle ayaklandım. “Ne diyorsun anne? Ne istemesi? Ne yapacakmış beni?” diye sordum.
“Sakin ol. Evlenmek istiyor Selen. Şirkete ortak olmak istiyor. Ancak böyle babanın yükü hafifler kızım.” dedi. Alnımı sıvazladım.
“Babamı kurtarmak için tanımadığım biriyle mi evleneceğim?” dedim.
“Tanıyorsun.” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Kim?”
“Eskiden ailelerimiz yakındı. Arkadaş gibiydik onlarla sonra,” dedi ve iç çekti. “Ne sonra? Ne oldu?” diye sordum.
“Kötü bir kaza yüzünden kardeşini kaybetti. Herkesle arasını bozdu.” dedi. Şaşkınlıkla onu dinliyordum.
“Yani? Tanımıyorum anne ben.” dedim.
“Siz zaten fazla anlaşmazdınız. Pek kimseyle konuşmazdı o,” dedi ve saçlarımı okşadı. “Benim kızım onunla konuşmaya çalıştı da o arkadaş istemediğini söylüyordu. Sen çok denemiştin tanışmak için ama kabul etmemişti.” dedi.
“Ee?” dedim.
“Kabul ediyor musun? Evlenecek misin o adamla? Şartı çok değil, üç ay sadece. Üç ayın sonunda sen yoluna o yoluna. Baban için yapamaz mısın bunu?” dedi.
“Anne saçmalama. Tanımadığım biriyle neden evleneyim? Adam ruh gibi üstelik! Hiç anlaşamayız.” dedim.
“Biliyorum Selen. Adam pek tekin birisi değil. Korkabilirsin ondan da ama başka seçeneğin yok kızım.” dedi. Kapı tıklanmasıyla Eda girdi içeriye. “Herkes bizi bekliyor.” dedi.
“Konuşuruz sonra. Eğlen hadi.” dedi.
Eğlenecek keyif kaldı sanki..
“Elbisemin zincirini çeksene Eda.” dememle yanıma geldi ve dediğimi yaptı. “Yüzün bembeyaz olmuş. Ne oldu?” dedi.
“Hiçbir şey. Hadi gidelim,” dedim ve çıktık odadan. Herkes alkışlamasıyla, konfetiler patlamıştı. Pastanın olduğu yere ilerledim.
“Dilek tut.” dedi annem. Başımı sallamamla, gözlerimi yumdum.
“Umarım o adamla evlenmem ve hayatım değişmez. Babam da beni o adama vermez.”
Üfledim. Herkes alkışlamasıyla kenara geçtik. Tek tek doğum günü dileklerine başımı sallıyordum. Bir anda patlayan silah sesleriyle çığlık attım. Koltuğun arkasına saklanmamla dizlerimi karnıma çektim ve kulaklarımı kapattım.
Herkes çığlık çığlığa bağırıyordu. “Selen!” diye bağırdı birisi. Ortamda oluşan sessizlikle kulaklarımdan çektim ellerimi. Olduğum yerden kalktım. Bir adamla göz göze geldik.
Bu şirketime ortak olmak isteyen birisiydi!
“Sen kimsin?” dedim. Bedenim titriyordu. Her an bayılabilirdim. “Doğum günü kızıyla konuşmak isterim.” dedi.
“İstemiyorum. Lütfen gider misin?”
“Maalesef.” dedi ve ellerini cebine soktu. Yanına gelen iki adam annem ve babama silah doğrultmuştu. “Ya benimle evlenirsin, yada şuan gözünün önünde onların beynini dağıtırım.” dedi. Yanıma gelmesiyle kolumdan çekiştirmeye başladı.
"Benden ne istiyorsun?" dedim.
"Karım olmanı. Sana zaafı var babanın, onun zaafını elinden almak istiyorum." dedi.
"Beni mi öldüreceksin?" dedim korkuyla. Kısık gülüşünü duymamla çekiştirmeye çalıştım kolumu. Nafileydi. Bileğimi sımsıkı tutmuş gitmeme izin vermiyordu.
"Ben baban değilim katilin kızı." diye fısıldadı.
“Ne saçmalıyorsun sen?” dedim.
“Senin baban, benim kardeşimi öldürdü. Arabada gidiyorduk, bir anda arabamızda mermiler patladı. Oradan kurtulamayan tek kişi kardeşim oldu.” dedi ve elini çeneme götürdü. Sıkıyordu.
“Şimdi sen söyle, ne yapayım babana?”
***
aboooo
