15. bölüm / 50
Katilin Kızı15.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 15.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalarr
***
“Sen taşıyacaksın çocuğu.” dedim. Bakışları bana dönmesiyle sırıttım. “Sebep?” dedi. Elbisemi işaret ettim. “Kucağıma alınca yukarı çıkıyor elbise. Ondan sen taşımalısın,” dedim.
“Giymeseydin Selen.” dedi.
“Rengi çok güzel ama.” dememle göz devirdi. Mete’yi kucağına bıraktım. Parmağını emiyordu. “Şirket dedikoduları çıkacak,” dedim. Başını salladı. “Ne?” dedi afallayarak.
“Bizim çocuğumuz sanacaklar.” dedim. Alnını sıvazladı. “Korkunç.” dedi.
“Benden çocuğun olması mı?” dedim şaşkınlıkla. Başını salladı. “Seninle gerçek çift olmak Selen,” dedi.
“Ay ben sana meraklıydım sanki.” diye mırıldandım. Şirketin önünde inmemizle elbisenin eteği uçuşuyordu. “Bu nasıl elbise?” dedi.
“Sus, gir hadi.” dedim. İçeri girmemizle havalanmamıştı. Şükür. Asansöre bindik. Katı tuşladım. “Çok yakıştı.” dedim sırıtarak.
“Hasbinallah.” dedi. Herkesin bakışlarını üstümüzde hissediyordum. “Ay Kerem,” dedim.
“Ne?” dedi.
“Herkes benim oğlum sanacak.” dedim.
“Olmadığını söyleriz Selen. Takma,” dedi. Göz devirdim. “Ne kadar rahat yaşıyorsun?” dedim.
“Ne yapayım milletin dediğini? Sen kendini bil, yeterli.” dedi. Asansörün kapısı açılmasıyla kucağıma bıraktı Mete’yi. “Toplantım var, sakın gelme.” dedi.
“Çok meraklıydım sanki.” dedim. Toplantı odasına ilerlemişti Kerem. Bende onun odasına girdim. Mete’yi koltuğa uzandırdım. “Biliyorum, Kerem abin birazcık sıkıcı.” dedim. Mete gülmeye başladı.
“Birazdan da fazla sanırım.” Dudaklarımı büzdüm. Biraz Mete’yle oynamamla vakit geçmişti. Sıkılıyordum. Bunun toplantısı neden bitmiyordu? Mete birden ağlamaya başlamıştı.
“Niye ağlıyorsun?” dedim. Kucağıma aldım onu. “Şş, sus bakalım.” Asla susmuyordu. “Ne yapsak Mete?” dedim.
“Kerem’i istemiyorsun herhalde? Şahsen onu görüp de sakinleşeceğini sanmıyorum.” dedim gülerek.
“Çok kızar sanırım bize. Ay ne sanırımı? Net kızar!” dedim.
“Aman baya geçti, toplantısı bitmiştir.” dedim ve ayaklandım. Eteğimi düzeltmemle, yerini düzelttim Mete’nin. Odadan çıktığımda Pınar’ı gördüm. “Kerem’in toplantısı bitmedi mi?” dedim.
“Hayır Selen hanım. Kimsenin girmesini istemiyor,” dedi.
“Bir şey olmaz canım.” dedim ve odaya doğru ilerledi. “Ama Selen hanım!” diye seslendi Pınar. Kapıyı açmamla girdim içeri. Ortam sessizleşmesiyle herkes bana dönmüştü. Kerem alnını sıvazlamasıyla gözlerini yumdu.
“Bebek ve kadın?” dedi adamlardan biri şaşkınlıkla. “Hiç mi görmedin?” dedim. Mete’nin ağlaması durmazken, kucağımda sallıyordum. “Selen çık.” dedi Kerem.
“Ama durmuyor?” dedim. Ağlayacaktım sanırım bende. Kendini yırtarak ağlıyordu Mete. “Selen çıkar mısın? Son kez söylüyorum.” dedi.
“Valla durmuyor. Kendini yırttı ağlamaktan,” dedim. Kerem sinirle bana bakmasıyla yerinden kalktı. “Çık hadi,” dedi.
“Kerem,” dedim ve kucağına bıraktım Mete’yi. Durmuştu. “Oh be,” dedim rahatlıkla.
“Toplantıdayım farkında mısın? Ne diye kucağıma veriyorsun çocuğu?” diye fısıldadı. Eteğimi düzelttim. “Ağlıyordu Kerem. Seni istiyordu sanırım,” deidm gülümseyerek.
“Artık toplantıları bebekle mi yapıyorsun?” dedi adam.
“Şey sana dedi sanırım,” dedim. Kerem, adama doğru bakmasıyla nedense gerilmiştim. “Kes sesini.” dedi adama.
“Al sende bebeği.” dedi kucağıma bırakarak. Bende geri onun kucağına bıraktım. “Bende durmuyor! Sende kalsa ne olur sanki? Bebekle yap toplantını. Ne olacak? Lütfen!” dedim.
“Asla.” dedi başını iki yana sallayarak. Kucağıma geri verdi. “Kerem lütfen. Çok ağlıyor benim kucağımda. Lütfen.” dedim ve kucağına bıraktım.
İki elimi birleştirmemle ona baktım. “Lütfen.” dedim. Gözlerimi kırpıştırdım. “Belasın yemin ederim bela! Tamam çık.” dedi. Sırıttım. Bakışları dudaklarıma kaymasıyla tekrar gözlerime bakmıştı. “Çıkıyorum!” dedim ve çıktım odadan.
Gülerek, Kerem’in odasına geçmiştim. Acaba ne yapıyordu çocukla birlikte? Telefonla oynamaya başladım.
***
Kapı pat diye açılmasıyla Kerem girdi içeriye. İrkilmiştim. “İnsan kapıyı çalar be!” dedim.
“Sus çok sinirliyim sana. Sırf hatrın kalmasın diye kabul ettim full alay etti pezevenkler.” dedi. Dudaklarımı birbirine bastırdım. “Gülme.” dedi. Birden kahkaha atmamla üstüme doğru gelmeye başladı.
“Ben sana gülmedim.” dedim.
“Neye güldün Selen?” dedi. Mete’yi koltuğa uzandırmasıyla bana döndü. “Ha?” dedi. Ellerimi belime yerleştirdim. “Ben az önce video izliyordum da ona güldüm azıcık.” dedim.
“Benim halime gülmedin?” dedi. Hızlıca başımı salladım. Üstüme gelmeye devam ediyordu. “Ya ama gülmedim diyorum! Manyak mısın nesin? Uzak dur benden. Hem fena mı oldu? Sayemde, çocuklarla aran kaynaştı işte.”
“Selen!” diye bağırdı. Kulaklarımı kapattım. “Ne bağırıyorsun? Sanki duymuyorum seni.” dedim.
“Sinirlerimi bozuyorsun!” dedi. Telefonu çalmasıyla cevaplamıştı. Birkaç adımda dibinde bitmemle kulağımı telefona doğru yasladım. Boyum yetmiyordu o yüzden parmak uçlarında yükselip telefonda söylenilenleri dinliyordum.
“Efendim anne?” dedi Kerem.
“Sen Sıla’ya neden git dedin? Kız üzüldü baya.” dedi Keremin annesi. Göz devirdim. Kerem’le göz göze gelmemizle kaşları çatık şekilde bana bakıyordu. Sırıttım.
Kerem kolumdan tutup uzaklaştırmasıyla durmayıp tekrar yasladım kulağımı. “Öyle olması gerekiyordu anne.” dedi.
“Hep o şeytan aklına giriyor değil mi? Neden onu yollamıyorsun? Kapat bir depoya anlaşma bitene kadar işte.” dedi.
“Yavaş. Cani miyim?” dedi Kerem.
“Sanki daha önce yapmamış gibi..” diye mırıldanmamla Kerem’le göz göze geldik yine. Uzaklaştırmaya çalıştı beni. Elini tutmamla durdurdum onu. “Bir şey yapmıyorum! Dinleyeceğim sadece.” dedim. Elimi hafif sıkmasıyla, dinlemeye devam ettim.
“Cani olman lazım Kerem! Onun kızı sonuçta.” dedi annesi. Başımı eğmemle Kerem’in parmaklarıyla oynamaya başladım. “Başka bir şey yoksa?” dedi Kerem.
“Yok oğlum. Sıla kalsın mı?” dedi.
“Gitsin anne. Sabah uyanıyorum Sıla, akşam yatıyorum Sıla. Yeter,” dedi.
“Neyse sen sakinleşince konuşuruz.” dedi ve kapattı. Aradan birkaç dakika geçti ve ben Kerem’in parmaklarıyla oynamayı bırakmadım. Kerem telefonu cebine atmış, hareketlerimi izliyordu.
“Devamında ne oldu? Dinleyemedim.” dedim kafamı kaldırıp ona bakarak. Bakışları bende ve elimizde dolaşıp duruyordu. “Ay pardon.” dedim kıkırdayarak ve elimi çektim. Sıkıntılı bir nefes verdi.
“Sabır Selen.” dedi ve masasına geçti.
“Ne sabır? Alışkanlıktan yapıyorum bunu. Meraklı değilim yoksa elini tutmaya.” dedim. Başını salladı, geçiştiriyordu resmen!
“Niye öyle yapıyorsun? İnanmadın mı?” dedim.
“Kızım az sus! Tamam o sebepten anladık. Uzatma.” dedi.
“Öküz.” dedim ve Mete’nin yanına oturdum. “Bir daha dokunma bana.” dedi.
“Tamam prenses.” dedim. Göz devirdi. “Düzgün konuş,” dedi.
“Tamam Kerem bey,” dememle ekledim. “Oldu mu?”
“Oldu.” dedi.
Göz devirdim. İlerleyen vakitte Kerem çalışmış, bende Mete’yle oyalanmıştım.
***
temas falan öyle mi
Bölüm etkileşimi
