34. bölüm / 50
Katilin Kızı34.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 34.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime · Okuduğun bölüm
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalarr
“Tanışmadan önce de,
sana çok aşıktım.”
***
“Ne demek yerimizi tespit etti lan?” dedi ve bana döndü. “Konuş! Nasıl buluyor kocan bizi?” diyerek kaldırdı beni. Yerimi düzeltmesiyle, rahat bir nefes almıştım. Başım ağrımıştı, taşa uzanmaktan.
“Ne bileyim ben? Yediğin boklar ortaya çıkmayacak mı sandın?” dedim. Yüzüne tükürmemle boğazımı sıktı. “Öldürürüm seni. Gerçekten öldürürüm.” dedi.
“Lan bırak! Kendini de mi öldüreceksin? Bırakıp kaçalım şunu.” dedi.
“Ne bırakıp kaçması?” dedi adam.
“Ya Karahan’ı tanımıyor musun? Ben ellerimden olmak istemiyorum. Zaten yaptığımız hataydı. Gidiyorum ben. Bırakalım bunu, bizi bulursa biteriz!” dedi adam korkuyla.
“Göt korkusu sarmış sizi.” dedim.
“Lan bak!” dedi adam üstüme yürüyerek. Yanındaki durdurdu onu. “Allah aşkına bırakalım onu! Karahan her an gelebilir. Hadi!” dedi.
“Yok ben bu kaşarı burada bırakamam.” dedi ve beni çözmeye başladı. Kolumdan tutmasıyla sürüklüyordu. “Yürü! Yer değişeceğiz.” dedi.
“Ölürüm de gelmem.” dedim ve bacağına tekme attım. Adam iki büklüm olmasıyla yanındaki üstüme yürüdü. “Kaşınma istersen.” dedi.
“Ne olacak?” dedim.
Üstüme yürümesiyle, elini kaldırdı. Kerem’den öğrendiğim kadarıyla adamın elini ters çevirip tekme attım. Oda yere düşmüştü. Kolum acımasıyla yutkundum.
Silahı almamla koşmaya başladım. Arkama baka baka koşuyordum. Yola çıkmamla koşuyordum. Belki bir araba önüme çıkardı.
“Dur lan!” diye bağırdı. Peşimdelerdi. Koşarak gitmeye başladım. Ayaklarımda hal kalmamıştı. Ayaklarımda çoraplarla koşuyordum resmen!
Silah sesleri duymamla çığlık attım. En sonunda yorulmamla nefes nefese yere çöktüm. Ensemde soğuk bir cisim hissetmemle nefesim kesildi. “Ne yapayım sana şimdi?” dedi nefes nefese.
Ayağa kalktım ve adama döndüm. “Yürü!” diye bağırdı. Beni sürüklemesiyle kesik attığı kolumu sıktı. Yüzümü buruşturdum. Bir araba önümüzde durmasıyla gülümsedim. İçinden Kerem ve Kuzey inmişti.
“Hassiktir!” dedi adam ve beni itmesiyle yere düştüm. Silahı bana doğru tutuyordu. “Yaklaşma Karahan. Beynini dağıtırım karının.” dedi. Adamlardan aldığım diğer silahla, elim titreye titreye kaldırdım ve adamın eline doğru sıktım.
“Ah!” diye inleyip bıraktı silahı. Ellerimle yüzümü kapatmamla silahı bir köşeye fırlatmıştım. Gözlerim doldu. Kerem yanımıza gelmesiyle adamın üstüne çıktı ve art arda yumruklar atmaya başladı.
Kuzey yanıma gelmişti. “İyi misin? Gel.” dedi elimden tutarak. Arabaya binmemle kapısı açık kalmıştı. Adamın yüzü kandan görünmüyordu. “Kerem! Sonra abi, hadi gel.” dedi Kuzey.
Kerem yanımıza gelmesiyle bana baktı. Kuzey bizi yalnız bırakmıştı. “İyi misin?” dedi. Omuz silktim ve elimi uzattım. Elimi kavramasıyla, yanıma iyice yanaştı. Boynuna sarılmamla belimi kavradı.
“Aklım çıktı Selen. Aklım.” dedi.
“Bulmazsın sandım.” dedim. Ağladığımı yeni fark ediyordum. “Arabayı sen kullan.” dedi Kerem. Kuzey başını sallamasıyla şoför koltuğuna geçti. Kerem diğer taraftan yanıma oturmasıyla, kucağına aldı beni ve kollarını etrafıma sardı.
Eve doğru gidiyorduk.
***
Banyoya girmemle üzerimdeki ceketten kurtuldum. Nasıl duş alacaktım bilmiyordum. “Yardım edeyim mi? Gözlerimi kapatırım.” dedi Kerem. Gülümsemeden edemedim.
“Olur. Kolum ağrıyor zaten,” dedim.
“Gel yaralarına bakayım önce.” dedi. İçeri geçmemle yatağa oturdum. İlk yardım setini getirmesiyle önümde diz çöktü ve dizime baktı. İçi gider gibi bakıyordu.
“Niye öyle baktın?” dedim. “Çok mu kötü gözüküyorum?” dedim.
“Boşver Selen.” dedi.
“Ben bir şey yaptım.” dememle göz kırptı. Yaralarımı temizlemesiyle, fark ettiğim şeyle şaşırdım. Nazik hareketlerle dokunuyordu yarama. “Korkma bu kadar yarama dokunmaktan.” dedim.
“Acımasın daha fazla.” dedi ve üfledi. Bant yapıştırmasıyla, öpücük bıraktı yaranın üstüne. Nefesimi tuttum. Sırtıma krem sürmesiyle gözlerimi kapattım. “Siz bir ara Kuzey’le dövüş yapıyordunuz,” dememle başını salladı.
“Sen Kuzey’e bir hareket yapmıştın aklımda kalmış. Adamlar bana silah doğrultunca, üstüme yürüyünce aklıma geldin. Bende yaptım.” dedim gülümseyerek. Bakışlarını yüzüme çekmesiyle dudakları kenara kıvrıldı.
“Benim hareketimi mi yaptın?” dedi gülerek. Başımı salladım. Buna niye sevinmiştim bilmiyordum. “Niye gülüyorsun?” dedim.
“Gurur duydum.” dedi.
“İyi yapmışım değil mi?” dedim.
“İyi yapmışsın yavrum.” dedi. Yaralarımı bitirmesiyle banyoya geçtik. Küvete oturmamla perdesini çektim ve üzerimdekilerden kurtuldum. “Gözlerin kapalı mı?” dedim.
“Evet.” dedi.
“Gel o halde.” dedim. Yanıma gelmesiyle oturdu. Su döktü başımdan aşağı. Sırtım acımıştı hafif. “Acıttım mı? Özür dilerim.” dedi. Kaşlarım havalandı. “Özür dilenmesini sevmezdin? Dilemezdin de hani?” dedim.
“Sende geçerli değilmiş.” dedi. Gülümsedim. Saçlarımı köpüklemesiyle su fırlattım ona biraz. “Selen! Gözlerimi açamıyorum zaten, şansını zorlama.” dedi.
Gülüşümü duymasıyla yutkundu ve, “Fırlat biraz daha.” dedi. Duş bitene kadar Kerem’le uğraşmıştım.
Bornozumu giymemle gözlerini açmasını söyledim. “Mis gibi oldum.” dememle güldü. “Bebek misin sen?” dedi. Omuz silktim ve içeri geçtim. Üstümü giyinmemle Kerem saçlarımı kurutmuştu.
“Uyutayım mı seni?” dedi.
“Olur.” dedim. “Sabah uyandığımda gitmeyeceksen tabii,” dedim imayla. “Cezasız mı kalsınlar?” dedi.
“Hayır tabii ki.” dedim ve ekledim. “Ama sana ihtiyacım var. Bir süre ertelesen?” dememle göz devirdi ve başını salladı.
Yatağa uzanmamla ışıkları kapattım. Kerem yanıma yatmasıyla tırmanarak üstüne uzandım. Gülmeye başladım. “Başladın yine gülmelere.” dedi saçlarımı okşayarak.
“Huylanıyorum, sakalından.” dedim. Yüzünü boynuma gizlemesiyle başını sallayarak huylandırdı beni. Kahkaha attım. “Ya Kerem yapma.” dedim.
Boynumu öpmesiyle gülmüştü oda. “Hadi uyu, hadi.” dedi. Boynumu bir kere daha öpmesiyle göğsüne yaslandım ve kollarımı beline sardım. Kerem üstümüzü örtmesiyle artık uyuma vaktiydi.
***
üüfff bu ne böyle vıcık vıcık
yavrum dedi gördünüz mü??
Bölüm etkileşimi
