45. bölüm / 50
Katilin Kızı45.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 45.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime · Okuduğun bölüm
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyii okumalarr
“Yanına gelebilsem,
bir daha dönmezdim.”
***
Tüm kağıtları dosyanın içine koymamla ayaklandım. Kerem’le birlikte şirkete gelmiştik ve çok yoğundu. Telefonlar susmuyordu. Eda yanıma gelmesiyle elindeki dosyaları bana bıraktı.
“Oha! Ben daha bunları bitirmedim.” dedim.
“Valla bende yetişemiyorum. Kerem’in arkadaşı gelecekmiş, haberin var mı?” dedi. Kaşlarım çatıldı. “Hayır?” dedim.
“Kuzey gibi olmasın da.” diye mırıldandım. “Ay Allah korusun! Hepimizde travma bıraktı o herif.” dedi Eda. Başımı salladım. Defter ve kalemi almamla toplantı odasına geçtik.
Şule ve bir tane adam da buradaydı. “Hah gel Selen,” dedi Kerem. Yanına ilerledim. “Arkadaşım, Efe.” dedi.
“Merhaba yenge.” dedi. Gülümsedim ve el sıkıştık. Eda’ya baktı sorgularcasına. “Arkadaşım, Eda.” diye tanıttım. Onlarda el sıkışmasıyla toplantıya geçmiştik.
“Önemli yerleri not al tamam mı?” dedi bana. Başımı salladım. “Şule’nin çekimler bitti mi?” diye sordu Kerem. “Evet canım.” dedi Şule.
Kalemi avucuma aldım. Toplantı hakkında konuşmalarıyla yazıyordum önemli olanları. “Güzel çıkmış mıyım?” diye sordu Şule.
“Evet güzel.” dedi Kerem. Kaşlarım çatıldı. “Ben mi güzelim yoksa fotoğraflara mı diyorsun?” dedi Şule.
“Fotoğraf açısına diyorum Şule. İyi yakalamışlar.” dedi Kerem.
“Ay buda iltifat almaya çalışıyor.” dedi Eda bana doğru fısıldayarak. “Gerçekten.” diye mırıldandım.
Toplantı bitmesiyle dört kişi kalmıştık. “Bu kadın kim? Evli olduğunu bile bile niye cilve yapıyor sana?” dedi Efe.
“Ay Efe iç sesim misin? Bayıldım.” dedim.
“Ne?” dedi Efe.
“Boşver sen onu Efe.” dedi Kerem. Anlamıştı ne demeye çalıştığımı tabii. “Ne bileyim ya? Bir an önce gider umarım.” dedi Kerem.
“Beğenmedim bu kadını. Gözü göz değil ben sana diyim,” dedi Efe.
“Bak anlayan anlıyor işte.” dedim. Kerem bana baktı. “Niye ben anlamıyor muyum?” dedi Kerem. Omuz silktim.
“Ben ortaya attım.” dedim. Eda ve Efe işleri olduğunu söyleyip, çıktı odadan. Kerem sandalyemden tutmasıyla yanına çekti. “Hayırdır?” dedi yanağımı öperek. Aramızın düzeldiği için mutluydum.
“Ne?” dedim gülümseyerek. Bakışları gülüşüme kaymasıyla güldü oda. “Mutlusun?” dedi belimi okşayarak. “Aramız düzeldi.” dedim.
“Ben seni affettiğimi söylemedim?” dedi göz kırparak. “Dün gece öyle demiyordun?” dememle dudakları kenara kıvrıldı. Yüzünü boynuma gömmesiyle boynumu öptü.
“İşin var mı?” dedi.
“Maalesef. Yoksa bana yardım mı edeceksin?” dememle göz devirdi. “Hayır tabii ki. Kıyak geçemem sana.” dedi.
“Bugün kötüsün.” dedim başımı iki yana sallayarak. Odadan çıkmamızla Şule yanımıza geldi. “Seninle konuşmamız lazım da, içer miyiz?” dedi. Elinde iki tane dumanı üstünde kahve tutuyordu. “Elbette,” dedi Kerem.
İkisi Kerem’in odasına geçmesiyle Eda ve Efe yanıma geldi. “Sizce ne konuşuyorlar?” dedim.
“Bence flörtleşecek.” dedi Efe. Göz ucuyla ona baktım. “Hiç öyle bakma bana. Ben gördüğümü söylerim.” dedi.
“Allahtan duvarlar camdan da görünüyor.” dedi Eda. Başımı sallayarak onayladım onu. “Kahve yapmış birde.” dedim.
“Sohbet koyuysa demek ki.” dedi Efe.
“Sen moralimi bozuyorsun.” dedim. Dirseğini omzuma attı. “Ben gördüğümü söylüyorum yengecim. Bence içeride şuan yemek yemeyi teklif ediyor.” dedi. Bu hareketine güldüm. Samimiydi baya.
“Ne yapayım?” dedim. Efe bir bana, bir odaya bakıyordu. “Gir odaya, ya benimsin ya kara toprağın falan de.” dedi. Bir süre sessizlik oluştu. Eda ve benim bakışlarım Efe’yi buldu.
“Sadece şaka yapmıştım.” dedi. Kahkaha attım. “Şaka konusunda berbatsın. Şule’ye mi diyeceğim?” dedim.
“Hayır lan! Yanlış anlaşıldım.” dedi.
“Ben seni anladım.” dedim.
“Valla yenge öyle demek istemedim. Eda, bir şey de!” dedi.
“Sen onları lezbiyen yaptın resmen!” dedi Eda. Güldüm. “Hayır ya! Sizin aklınız fesat, gidiyorum ben.” dedi ve uzaklaştı. Güldük arkasından Eda’yla.
“Ben bu adamı sevdim. Baya komik.” dedi Eda. İmayla ona bakmamla duruşunu düzeltti.
“Hiç öyle bakma bana Selen! Gözünü oyacağım.” dedi ve yanımdan kaçarcasına uzaklaştı. Aslında iyi olurlardı.
Kerem odadan çıktı ve içeri seslendi. “İçeri bakın! Fenalaştı kız.” dedi. Göz devirdim.
Kalabalığın arasına karıştım. Bu Şule denen kdından nasıl kurtulacaktım bilmiyordum.
***
içimden geldi ya neyse diğerine de yazıp kaçayım ben
bölüm günlerini boşverin canım istediği an bölüm gelecek ki sizde beni biliyorsunuz hep geliyor canım o yüzden relax
neyse iyi gecelerr
Bölüm etkileşimi
