5. bölüm / 50
Katilin Kızı5.Bölüm
Bölümler 50Şu an: 5.Bölüm
- 1 1.Bölüm548 kelime
- 2 2.Bölüm999 kelime
- 3 3.Bölüm892 kelime
- 4 4.Bölüm916 kelime
- 5 5.Bölüm621 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.Bölüm661 kelime
- 7 7.Bölüm659 kelime
- 8 8.Bölüm830 kelime
- 9 9.Bölüm681 kelime
- 10 10.Bölüm535 kelime
- 11 11.Bölüm625 kelime
- 12 12.Bölüm545 kelime
- 13 13.Bölüm643 kelime
- 14 14.Bölüm760 kelime
- 15 15.Bölüm871 kelime
- 16 16.Bölüm1.026 kelime
- 17 17.Bölüm699 kelime
- 18 18.Bölüm626 kelime
- 19 19.Bölüm472 kelime
- 20 20.Bölüm580 kelime
- 21 21.Bölüm824 kelime
- 22 22.Bölüm668 kelime
- 23 23.Bölüm486 kelime
- 24 24.Bölüm777 kelime
- 25 25.Bölüm796 kelime
- 26 26.Bölüm495 kelime
- 27 27.Bölüm684 kelime
- 28 28.Bölüm706 kelime
- 29 29.Bölüm440 kelime
- 30 30.Bölüm544 kelime
- 31 31.Bölüm467 kelime
- 32 32.Bölüm494 kelime
- 33 33.Bölüm641 kelime
- 34 34.Bölüm770 kelime
- 35 35.Bölüm471 kelime
- 36 36.Bölüm758 kelime
- 37 37.Bölüm661 kelime
- 38 38.Bölüm889 kelime
- 39 39.Bölüm441 kelime
- 40 40.Bölüm542 kelime
- 41 41.Bölüm682 kelime
- 42 42.Bölüm770 kelime
- 43 43.Bölüm1.132 kelime
- 44 44.Bölüm822 kelime
- 45 45.Bölüm606 kelime
- 46 46.Bölüm516 kelime
- 47 47.Bölüm715 kelime
- 48 48.Bölüm626 kelime
- 49 49.Bölüm726 kelime
- 50 Final1.043 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar, iyi geceler🩵
***
“Ben niye kızımı seninle evlendirdim Kerem? Sorunun benimle değil miydi, kızımdan ne istedin?” dedi babam. Önümdeki kalemle oynayıp, konuşulanları dinliyordum.
“Senin canını bir tek kızınla yakabilirdim.” dedi. Dudaklarımı büzdüm. Oradan oraya savrulup, duruyordum resmen ve kimse beni düşünmüyordu. Herkes çıkarı için kullanıp duruyordu.
“Abartmayın. Öp bakalım elimi,” dedi bir tane kadın. Kaşlarım çatık şekilde baktım kadına. “Annem.” diye açıkladı Kerem.
“Öpmek şart mı?” diye sorduğumda, Sıla bana baktı. “Gelinsin ya canım? Karahan’lara gelin geliyorsun bir zahmet kalkıp öpeceksin. Kayınvaliden o senin. Ben senin yerinde olsaydım,” dedi ve Kerem’e bakıp iç çekti. “Neyse.” dedi gülerek.
“Üç ay bekle sonra al tepe tepe kullan.” dedim ve ayaklandım. “El falan da öpmüyorum. Kendimi o kadar ezdirmem.” dedim.
“Öpüyor musun öpmüyor musun?” Dedi Kerem uyarırcasına. “Öpmüyorum.” dedim.
“İyi.” dedi ve ayaklandığı gibi yanıma gelip kolumdan kavradı. “Ya bırak! Ne alıp veremediğin var kolumla?” desem de çekiştire çekiştire çıkardı beni şirketten. Adamlarının yanına fırlattı. “Götürün depoya. Kalsın orada aklı başına gelsin.” dedi.
“Saçmalama! Bir el öpmedim diye mi tüm bunlar?” dedim.
“Öpseydin o zaman Selen.” dedi.
“Tamam! Öpeceğim.” dedim ve şirkete geri girdim. Tırnaklarımı avuç içime bastırdım.
Bende Selen’sem seni tüm bunlara pişman edeceğim.
Toplantı odasına girmemle annesinin yanında durdum ve elini öpüp, alnıma koydum. “İyi, aferin.” dedi kadın. Yerime oturdum. Gözlerim dolmasıyla bakışlarımı masadan çekmiyordum.
“Şirketin yarısı bende olacak.” dedi Kerem. İşten başka hiçbir şey umurunda değildi. “Kızınla anlaşma bitene kadar görüşmeyeceksin.” demesiyle kafamı kaldırıp ona baktım.
“Ne demek görüşmeyecek? Bu kadarı da fazla değil mi?” diye bağırdım.
“O sesini alçalt! Sen kim oluyorsun da Kerem’le böyle konuşuyorsun?” dddi Sıla.
“Kes sesini! Başlarım senin Kerem’e olan hayranlığına şimdi. Siktir git şuradan.” diye bağırdım.
“Bana bak-“ dedi Sıla fakat Kerem lafını böldü. “Herkes dışarı.”
“Ama Kerem?” dedi Sıla.
“Hadi.” dedi. Hepsi çıkmasıyla bende çıkacağım sırada bileğimden tutup durdurdu. “Sen nereye? O cesaretini şimdi de göster bana.” dedi.
“Bırak! Dokunma bana sakın. Sen benim hayatımda gördüğüm en iğrenç insansın!” diye bağırdım.
“Tüh çok üzüldüm.” dedi. Sakalını kaşımasıyla geri yerine oturdu. “Seksen dokuz gün boyunca ailenle görüşmeyeceksin Selen. Buna Eda da dahil.” dedi.
“Kerem sen gerizekalı mısın? Eda da dahil ne demek? Ne yapacağım ben evde? Hapishanede mi yaşıyorum?” diye bağırdım.
“O sesini alçalt önce.” dedi sinirle. Masadaki vazoyı almamla duvara fırlattım. “Alçaltmıyorum. Bana bu saçmalıktan vazgeçeceğini söyleyeceksin.” dedim.
“Sen kimsin? Benim kurallarım geçerli ve sen buna uymak zorundasın. Yoksa o gün ki, yarım kalan işimi bitiririm. Şirkete de gelmiyorsun.” dedi.
“Saçmaladın iyice! Ne demek gelmiyorum?” dedim.
“Gelmiyorsun Selen! Evde oturacaksın.” dedi. Gözyaşlarım yanaklarıma süzülürken, sildim hemen. “Başka? Arada insan olduğumu hatırlatacak şeyler de var mı?” dedim.
“Sabrımı zorlama. Seksen dokuz gün boyunca kimseyle iletişime geçmeyeceksin. Ben hariç.” dedi.
“Keşke tek iletişime geçmediğim kişi sen olsaydın.” dedim.
“Eşinim maalesef ya, o zor.” dedi.
“Kerem saçmalama. Sinirlisin diye böyle konuşuyorsun değil mi? Geleceğim.” dedim. Başını iki yana salladı ve sigara yaktı. “Hiç olmadığım kadar ciddiyim. Kardeşimden çaldığınız hayatın hesabını soracağım sizden.”
“Ya benim suçum ne? Niye bu hikayede ben yanıyorum? Niye olan bana oluyor? Ben ne yaptım senin kardeşine?!” diye bağırdım.
Yüzünü sıvazlamasıyla kalktığı gibi kolumdan tutup ittirdi. “Sana o sesi alçalt diyorum! Yüksek ses sevmiyorum Selen. Beni zorlayıp durma. Alçalt diyorsam alçalt!” diye bağırdı. Geriledim.
“Hep senin kuralların. Sana göre yaşıyoruz hayatımızı.” dedim hıçkırarak.
“Aynen öyle. Şansını zorlama. Tıkarım seni bir depoya kimse izini bile bulamaz.” dedi.
“Geberip gidersin.”
“Keşke sen gebersen. Artık nasıl öfkeliysen herkese, acısını çıkarmaya çalışıyorsun.” dedim ve göğsünden ittirdim. “Ama babam katil değil! Aradığın katil doğru adreste değil Kerem! Benim babam katil değil.” dedim başımı iki yana sallayarak. Telefonunu çıkarmasıyla, birini aradı.
“Selen hanımı götürün. Bir süre görmek istemiyorum onu, hadi.” dedi. İki tane adam girmesiyle beni çıkarmışlardı şirketten. “Nereye gidiyoruz?” desem de söylemediler.
Arabaya bindirilmemle yol boyunca ağladım. Hayatım şimdiden çok kötü bir hale gelmişti.
***
selenimm :((
Bölüm etkileşimi
