6. bölüm / 40
DROWN | Chanmin-6-
Bölümler 40Şu an: -6-
- 1 -1-601 kelime
- 2 -2-691 kelime
- 3 -3-642 kelime
- 4 -4-567 kelime
- 5 -5-530 kelime
- 6 -6-695 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 -7-510 kelime
- 8 -8-808 kelime
- 9 -9-990 kelime
- 10 -10-1.081 kelime
- 11 -11-808 kelime
- 12 -12-569 kelime
- 13 -13-546 kelime
- 14 -14-509 kelime
- 15 -15-825 kelime
- 16 -16-846 kelime
- 17 -17-823 kelime
- 18 -18-1.167 kelime
- 19 -19-1.559 kelime
- 20 -20-508 kelime
- 21 -21-677 kelime
- 22 -22-806 kelime
- 23 -23-625 kelime
- 24 -24-1.112 kelime
- 25 -25-2.189 kelime
- 26 -26-1.043 kelime
- 27 -27-621 kelime
- 28 -28-1.222 kelime
- 29 -29-1.300 kelime
- 30 -30-879 kelime
- 31 -31-721 kelime
- 32 -32-1.114 kelime
- 33 -33-1.196 kelime
- 34 -34-1.007 kelime
- 35 -35-876 kelime
- 36 -36-1.918 kelime
- 37 -37-818 kelime
- 38 -38-584 kelime
- 39 -39-1.047 kelime
- 40 -40 (F)-860 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Seungmin, karanlıkta beliren şapkalı adamdan nefes nefese ayrıldıktan sonra şaşkınlık ve korku kaplamıştı bedenini. Karşısındaki beden şapkasını çıkardığında bu kişinin Chan olduğunu görünce rahatlamış, aynı zamanda utanmıştı.
Chan kısık sesle konuştu:
"Benden mi kaçıyorsun Seungmin?"
Seungmin tek bir kelime edememişti. Karşısındaki adam Seungmin'i belinden tutup kendisine iyice çekmişti. Aynı soruyu bu defa daha sert bir tonda sordu:
"Benden mi kaçıyorsun Seungmin?"
dedi.Seungmin hayır anlamında kafasını salladı. Chan dudaklarını Seungmin'in boynunda gezdiriyordu; Seungmin heyecandan titriyordu ama fazla kapılmamak için kendisini Chan'ın kollarından ayırdı.
Chan ellerini cebine koydu, arkasındaki duvara yaslandı.
"Burasının çok tehlikeli olduğunu bilmiyor musun?"
Seungmin kafasını eğdi. Chan da Seungmin'in elinden tuttu ve mekandan ayrılıp sahile geçtiler. Kimsecikler yoktu, ikisi bir banka oturdular.
Seungmin boş gözlerle denize bakıyordu, Chan da Seungmin'in yüzünü inceliyordu. Seungmin'in bu soğuk tavrını anlayamamıştı.
"Seungmin, benimle konuşmak ya da sevgili olmak gibi..."
Seungmin başını hayır anlamında salladı, Chan'a bakmadan. Chan düz ve sert bakışlarına geri döndü.
"Kusura bakma seni öptüğüm için"
dedi ve banktan kalkıp yürümeye başladı yavaşça.Seungmin de kalktı. Chan'ı bırakmak istemiyordu; sabah evde yaşananları onun ağzından dinlemek istiyordu.
Peşinden gitti ve Chan'ı kendisine doğru çektiği anda uzanıp dudaklarına yapışmıştı. Kendisini Chan da karşılık vermek için alt dudağını emerken Seungmin'i belinden çekiyor, kendisine bastırıyordu.
"Chan yuh ama artık!"
diye bir ses gelince ikisi de panik olmuştu. Seungmin sesin geldiği tarafa arkasını dönmüştü. Chan Minho'yu görünce, Minho'yu denize atma isteği gelmişti.
“ne oldu Minho? “
“bu gece mekana gidi—Ahh!”
Chan Minho'yu çimcikledi ve ikili Seungmin'den ayrıldılar.
"Chan mal mısın ya kardeşim!"
Chan Minho'nun kafasına bir tane yapıştırdı.
"Lan mal, senin yüzünden çiçeğimden olacaktım!”
Söylesene, şu çiçeğinin yakın arkadaşı var mı?"
diye sordu Minho.Chan ise "Of" çekmiş,
"Minho bu gece iş iptal. Ben bu gece çiçeğimi evime götüreceğim"
dedi.Minho sırıtarak
"Sikiş diyorsun he?"
dedi.Chan tekrar kafasına geçirince Minho sustu.
"Hayır, sadece ona kahve ve annemin kurabiyelerinden vereceğim ve belki bu gece birlikte uyuruz. Hem senin şu aşk meselesini de aradan çıkartırız,"
dedi.Minho da başını onaylamış,
"Ben Changbin ile gidiyorum,"
demişti.Chan ise
"Changbin date'deydi, sıpa,"
dedi. Minho da sabır dilenerek yanlarından ayrıldı.Chan kafasını Seungmin'e çevirdi. Seungmin bankta oturuyordu. Chan da yanına yerleşti.
"Büyülü anımızı bozdu piç,"
dedi.Seungmin utançtan suratını kapatıyordu eliyle. Chan da Seungmin'in tatlı hallerine gülmüş, yanına çekmişti. Konuşacak çok şeyleri vardı.
"Seungmin, benim evime gelmek ister misin? Kahve, film... İstersen tabii,"
diye sormuştu.Aslında Seungmin için konuşma fırsatıydı, bu yüzden kabul etti. Chan güzelinin elinden tutup yürümeye başladı; arada elini dudaklarına götürüyor, öpüyordu.Sonunda ikili Chan'ın arabasının olduğu otoparka gelmişti.
Seungmin karşısında duran, "Ben lüksüm" diye bağıran arabaya bakıyordu. Chan önce Seungmin'i yerleştirmiş, sonra kendi koltuğuna geçip yerleşmişti.
Arabayı çalıştırdığında arabanın içinde sessizlik hakimdi. Chan kaşlarını çatarak düz ve sert ifadesini takınıyordu. Seungmin ise uykusu geldiği için kafasını cama yaslamış, gözlerini kapatmamaya çalışıyordu.
Yaklaşık yarım saat sonra geldiler. Chan arabadan çıkmış, bebeğinin kapısını açmıştı. Bebeğinin elinden tutmuş, indirmişti.
Seungmin eve geldiğinde bu kadar lüks bir ev beklemiyordu. Burasının şehirden uzak olduğu belliydi; her yerde villa vardı. Chan Seungmin'in elini tutmuş, içeri girmişlerdi.
Salona geçtiklerinde gördükleri manzarayla ikili dona kalmıştı: Changbin ve Jeongin koltukta beraber uyuyorlardı. Belli ki Chan'ın bebeğiyle olan hayallerini baş başa geçiremeyeceklerdi.
Chan Seungmin'e döndü.
"Bırak, uyandırma. Sabah ne diyeceksen dersin,"
dedi. Seungmin de başını salladı.Beraber şömineli odaya geçtiler. Burada şömine, kocaman bir L koltuk, bolca yumuşak yastık ve yorganlar vardı. Seungmin şöminenin karşısındaki pufa oturdu, Chan da yanına yerleşmişti.
Seungmin boğazını temizleyerek konuşmaya başladı:
"Beni sadece cinsel arzu için mi seviyorsun?"
dedi. Sesi titrek, ağlamaklı çıkmıştı.Chan bebeğini kendisine çekti.
"Öyle bir amacım yok (kesinlikle var). Seni markete girdiğin günden beri izliyordum. Senden hoşlanıyordum ama beni yanlış anlarsın diye uzaktan izliyordum. Seni seviyorum Seungmin,"
dedi. Seungmin biraz utanmıştı.
"Peki Changbin... Jeongin'e karşı öyle mi? Ben de kardeşimi korumaya çalışıyorum,"
dedi.
"Changbin biraz sıkıntılı sizin açınızdan bakarsak, ama Jeongin'e karşı olan sevgisinden şüphem yok,"
diye bitirdi. Seungmin de sadece başını salladı.Chan bir şeyler ister misin diye sormuştu ama Seungmin reddetmişti. Chan kalkıp örtü almıştı. Geri yerine oturduğunda arkasına yaslandı; Seungmin de Chan'ın göğsüne doğru kafasını koymuştu.
Chan bebeğinin üzerine örtüyü örttü. İkisi beraber bacaklarını uzatarak yatmaya başladılar. Aralarında ölüm sessizliği vardı. Sessizliğ bozan tek şey şömineden gelen ateş sesiydi Chan eliyle Seungmin'in saçlarını okşuyordu. İkili şömineye bakarak uyuya kaldılar…
Bölüm etkileşimi
