4. bölüm · DROWN | Chanmin
-4-
Gelen bildirime bastı. Yabancı bir numaraydı. Yazdığı şey ise
: Eve geçtin mi?
Seungmin bunu kim yazmış olabilir diye düşünüyordu. Cevap vermeden bir dakika sonra tekrar mesaj geldi.
: Güzelim :)
Seungmin bu kişinin Chan olduğunu anladı ve numarasını kaydetti
.
Güzellik: Ne var?
Hırt: Çok kırıcısın, güzelim.
Güzellik: Chan, ne istiyorsun benden?
Hırt: Seni.
Güzellik: İki gecedir gördüğün birini mi?
Hırt: İki gece mi? Seni gördüğüm geceleri saymayı unuttum.
Güzellik: Sapık gibi beni mi izliyorsun?
Hırt: Evet.
Güzellik : Evet diyor bir de Hırt.
Hırt: Ne güzel diyorsun öyle.
Güzellik: Git, kimle uğraşacaksan uğraş.
Hırt: Ahh, neden bu kadar inatçısın?
Güzellik: :)
Seungmin telefonunu sessize alıp kapattı. Daha fazla konuşmak isterdi ama eğer uyumazsa iş yerinde baygınlık geçirebilirdi. Yorgunluğun verdiği uykuyla kısa sürede uykuya daldı.
Alarm sesiyle uyanmaktan nefret ediyordu. İşe gitmekten, bu evden, annesinden ve günlerdir görmediği babasından da nefret ediyordu.Seungmin yataktan zar zor kalkmıştı.
Her zamanki rutinlerini yaptı, kardeşini öpüp evden çıktı. Uykusu henüz açılmamıştı ki bisikletle ona çarpan çocuğa kadar…
Seungmin yere düşmüştü. Eli çizilmiş, pantolonu çamur olmuştu. İçinden bildiği tüm küfürleri ediyordu. çarpan çocuk da hemen ayağa kalkıp Seungmin’in yanına koştu.
— Ben özür dilerim, gerçekten. İstemeyerek oldu. Yokuş iniyordum
Seungmin, başında endişeli bir şekilde bekleyen çocuğa baktı ve ayağa kalktı.
— Sorun değil. Ayılmama yardımcı oldun
dedi.İkisi de gülmüştü.Karşısındaki çocuk elini uzattı.
— Ben Jisung
.Seungmin de samimi bir şekilde kendi ismini söyledi. Numaralaştılar. Jisung’in acelesi olduğu için gitmesi gerekiyordu.Seungmin ise pantolonunu eliyle temizlemeye çalışıyor, bir yandan da söyleniyordu.
“Bir şey yok,” demişti ama ayak bileği acıyordu. Bugün biraz oturması gerekecekti.Markete geldiğinde klimayı açtı ve sandalyesine geçti. Bugün gündelik işlerini yapamayacaktı.
Kasada gelen giden müşterilerle ilgileniyordu.Saatler hızla geçmiş, gece yarısı olmuştu.Chan ortalarda yoktu.Seungmin eline baktı. Çizik artık kabuk bağlamıştı ve acımıyordu.
Bu yüzden rahattı.Beklediği kişi sonunda marketin kapısından içeri girdi.Seungmin eliyle uğraşırken Chan hemen yanına geldi ve eline baktı.
— Canın yanıyor mu?
Seungmin hayır anlamında kafasını salladı. Tam ayağa kalkacakken acıyla inledi.Ayak bileği hâlâ biraz ağrıyordu.Chan hemen endişelendi.
— Ayağına ne oldu?Seungmin
Seungmin konuşacaktı ama tekrar inledi.
— Hastaneye gitsek iyi olacak, Seungmin.
Chan, Seungmin’in masaya oturmasına yardım edip ayağına baktı. Ayak bileği biraz morarmıştı.
— Kırılmamıştır. Korkma. Kırılsa bu kadar dayanamazdın
dedi.Seungmin ayağını hafifçe hareket ettirdi.
— Basarken acıyor sadece.
Chan buz alıp dikkatlice ayak bileğine yerleştirdi. Seungmin biraz olsun rahatlamıştı.
— Hastaneye gitmek istemiyor musun, Seungmin?
diye sordu Chan.Seungmin hayır anlamında başını salladı.Bir süre sessizce oturdular. Seungmin, Chan’ın yanında kendini garip bir şekilde rahat hissediyordu. Kafasını kaslı vicuduna koymustu Aradan geçen yarım saatin sonunda birbirlerinden ayrıldılar.
Seungmin’in kalbi hızlı atıyordu. Utanmıştı. Masadan indiğinde buzun gerçekten iyi geldiğini fark etti.Ayakkabısını geri giydi ve sigara yakmak için dışarı çıktı.Marketin camına yaslanmış, uzun uzun etrafı izliyordu. Sokak tenhaydı.
Marketteki ışık dışında neredeyse hiçbir ışık yoktu. Araba bile geçmiyordu.Bir o kadar da korkunç görünüyordu.Gün doğumuna yalnızca bir saat kadar kalmıştı.Seungmin eve gidip uyumak istiyordu.
Seungmin içeri girdi ve sandalyesine oturdu. Telefonunu eline aldığında Jisung’dan gelen +99 mesaj bildirimini gördü. Gözleri bir anda açılmıştı.
Mesajların neredeyse hepsi aynıydı
Jisung: Kusura bakma.
Jisung: Gerçekten özür dilerim.
Jisung: İstemeden oldu.
Jisung: Ayağın iyi mi?
Jisung: Cidden çok üzgünüm.
Seungmin mesajların en sonuna cevap yazdı.
Seungmin: Sorun değil, Jis. İyiyim, bir şeyim yok. ❤️
Telefonunu cebine koydu.Hava aydınlanmaya başladığında üstünü değiştirmek için odasına gitti. Gözleri askılıkta duran cekete takıldı.Bir an duraksadı.
Sonra ceketi üzerine aldı.Ceketin üzerinde hâlâ Chan’ın kokusu vardı.Seungmin farkında olmadan hafifçe gülümsedi. Ceketini üzerine iyice geçirip evine doğru yürümeye başkadı.
