8. bölüm · DROWN | Chanmin

-8-

Miana skz

SMUT UYARISI❗️

Dörtlü sonunda restorana gelmişti. Balık ürünleri restoranıydı, açık büfe tarzı bu restoran onları büyülemişti. Lezzetli yemekler arasında tabaklarını dolduruyorlardı;

Jisung ile Seungmin gülerek eşlik ediyor, Minho ve Chan da tabaklarına beraber yemek koyuyorlardı.Sonunda masaya yerleştiklerinde Minho ellerinde şaraplarla geldi; belli ki bu akşam herkes içecekti.

Yemeğe başladılar, herkes gülüp eğleniyordu. Minho'nun gözleri Jisung'un boynunda, yüzünde geziyordu; ara sıra muhabbete katılıyordu.Seungmin ve Chan çiftinde durum biraz daha farklıydı.

Seungmin kafasını Chan'ın omzuna sürtüyordu, sanki bir şeye ihtiyacı vardı. Chan da kısık sesle, "Ne oldu Seungmin?" dedi. Seungmin sarhoş olmuştu. Seungmin sarhoşluğun etkisiyle erekte olmuştu; Chan'ın kendisine dokunmasını istiyordu.

Chan elini Seungmin'in bacaklarında gezdiriyordu fakat bu yakınlık Seungmin'e yetmemiş olacak ki Chan'dan daha fazlasını istemişti. Chan da Seungmin'in aletinin üzerinde gezdiriyordu.

Etrafta insanlar olduğu için bu işi hem Seungmin'i tatmin edecek hem de insanlara göstermeyecek şekilde yapıyordu. Ama Seungmin durmadı; bu sefer de eli Chan'ın aletine doğru gidiyordu. Chan da tahrik olmamaya çalışıyordu.

Altta hava kontrol edilemezken, üst tarafta normal bir akşam yemeği gibi duruyordu.Dörtlü yemeklerini bitirmişti. En sonunda Seungmin ve Chan ikilisi olduğu yerden zor kalkmışlardı. Jisung da sarhoş olmuş saçmalıyordu, Minho Jisung'un koluna girmişti.

Jisung öğrenci olduğu için tek yaşıyordu. Aralarında en az sarhoşluğa sahip olan kişi Chan'dı, bu yüzden sürücü koltuğuna yerleşmişti. Seungmin önde oturuyor, Minsung çifti arkada oturuyordu. Jisung uyku ve baygınlık arasındaydı, Minho Jisung ile iletişim halinde kalmaya çalışıyordu.

En sonunda Jisung'un evine varmışlardı. Minho bu gece Jisung'u tek bırakmayacaktı; Chan onları evin önünde indirdi. Chan ile Seungmin baş başa kalmıştı.

Seungmin boş durmuyordu; ayaklarındaki ayakkabıyı çıkarmış, Chan'ın aletine doğru uzatıyordu. Chan da yavaştan tahrik oluyordu ama bütün bu olanları Seungmin'in aklı başında yapmasını çok isterdi.

Neyse ki yarım saatten sonra Chan'ın evine gelmişlerdi. Chan sürücü koltuğundan indi, Seungmin'in oturduğu tarafa geldi, kapıyı açtı ve Seungmin'i omzuna aldı; çünkü ayakkabısını çıkarmıştı ve geri giydirmesiyle uğraşmak istemiyordu.

Eve doğru yürüdü, cebinden anahtarını çıkardı. Tek koluyla Seungmin'i tutuyordu, Seungmin de bir şeyler mırıldanıyordu. Chan içeri geçti ve evde Changbin var mı diye kontrol etti; belli ki Changbin mekana gitmişti.

Fırsat bu fırsattı, bebeğiyle tüm gece baş başa... Bunu düşünürken bile heyecanlanmış, üst kata gitmişlerdi.

Seungmin Chan'ın kucağında doğrulmuş, dudaklarına yönelmişti. Dudakları birleşince Chan da bebeğinin kalçasından tutmuş, ayakta öpüşmeye başlamışlardı.

Chan sonra yatağa oturmuş, Seungmin'i iyice kucağına çekmiş, erkekliğinin üstüne bastırıyordu. Seungmin ağzının içine inliyordu. Öpüşme ilerledikçe Chan bebeğinin boynuna ilerledi ve öpüp emmeye başladı; belli ki gece onlar için yoğun geçecekti.

Minsung çiftine dönersek; Minho Jisung'un cebindeki anahtarla içeri girmiş, Jisung'u salondaki koltuğa yatırmıştı. Jisung da gözlerini kapatmış, mırıltı tarzında şarkı söylüyordu.

Minho da mutfağa kahve yapmak için girmişti. Kahveleri yapmış, Jisung'un yanına geldiğinde sehpaya kahveleri koymuş, Jisung'un tatlı suratını izliyordu.

Dudaklarının kenarına minik bir öpücük bırakmıştı. Jisung'u dürterek oturtmuş, Jisung kırmızı gözlerle Minho'ya bakıyordu. Minho da kahveyi Jisung'a doğru uzattı. Jisung da kahveyi suratını buruşturarak içiyordu; Minho kahveyi acı yapmıştı, Jisung'un ayılabilmesi için.

Jisung da kahveyi zar zor içmiş, kendini koltuğa geri atmıştı. Minho da kahveyi rahatlıkla içmiş, telefonunu çıkartıp annesine mesaj atmıştı; bu gece Jisung ile kalacaktı. Mesajdan sonra telefonunu şarja takmış, Jisung'u yerinden kaldırmış, duşa götürmüştü.

Jisung da duşta yarım saat kadar kalmıştı. Minho da Jisung'un en bol kıyafetlerini giymişti. Jisung çıktıktan sonra yatağa yatırmıştı, Minho da koltukta yatacaktı çünkü Jisung'u korkutmak istememişti.

Saat gece 2 olmuştu, ikisi de derin bir uykuya dalmıştı.Chanmin çiftine gelinirse de; onlar uyumamış, iş başındalardı.

Seungmin'in bir bacağı Chan'ın omzunda, Chan'ın elleri Seungmin'in bacaklarındaydı. Chan omzunda olan bacağı arada öpüyor, inliyordu. Seungmin ise içindeki aletten ötürü inliyor, yastığa tutunuyordu.

Chan Seungmin'in içinden inlemeyle çıkmıştı; boşalmasına yakındı ve içine gelmek istemiyordu, prezervatifin içine gelmişti.

Seungmin ise ayık değil, baygınlıkla uyku halindeydi. Chan da prezervatifi kendinden çıkardı ve aletini ıslak mendille silmişti. Seungmin çıplaktı ve aleti göbeğine doğru boşaldığı için ıslak mendille onu da sildi ve yorganın altına yatırmıştı.

Chan da duşa girmişti; duşta 1 saat kadar kalmıştı.Çıktıktan sonra üstüne kolsuz siyah düz bir tişört, altına siyah bir şort giymişti. Kahve yapmak için aşağı indiğinde Changbin'i mutfakta görmüştü.

Changbin sigarasını yakmış, öylece karanlıkta duruyordu. Chan Changbin'in yanına gelmişti. Changbin de "İşiniz bitti herhalde," deyince Chan da oflamıştı.

Chan Changbin'e doğru dönmeden, kahve makinesi önünde kahveyi yaparak Changbin ile konuşmak için dudaklarını araladı: "Neyin var Changbin?" Changbin ise sigaradan bir nefes almış, ardından aldığı nefesi bırakmış, "Jeongin benimle ilgilenmiyor; benden kaçıyor, bahane buluyor, gidiyor,"demişti.

Chan da Jeongin'in henüz reşit olmadığını biliyordu. Chan Changbin'e döndü, ona yaptığı kahveyi uzattı. Changbin de uzatılan kahveyi almış, bir yudum almıştı. Chan da kahveyi eline almış, yere bakarak konuşmaya başlamıştı: "Jeongin reşit bile değil, yaşını duyunca senden korkmuş olabilir," dedi.

Changbin de baş sallamakla yetindi.Chan Changbin'in omzunu patpatlamış, geri odasına çıkmıştı. Seungmin uyuyordu. Chan da Seungmin'in minik dudaklarına öpücük bırakmıştı.

Elindeki kahveyi yatağın yanındaki komodinin üzerine bıraktı ve Seungmin'in yanına uzandı. Seungmin'e bakarak uyumaya çalışıyordu.

Uyku problemleri yaşıyordu; bunu Seungmin'e yansıtmak istemediği için gözlerini kapattı ve uyumayı bekledi...