5. bölüm / 40
DROWN | Chanmin-5-
Bölümler 40Şu an: -5-
- 1 -1-601 kelime
- 2 -2-691 kelime
- 3 -3-642 kelime
- 4 -4-567 kelime
- 5 -5-530 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 -6-695 kelime
- 7 -7-510 kelime
- 8 -8-808 kelime
- 9 -9-990 kelime
- 10 -10-1.081 kelime
- 11 -11-808 kelime
- 12 -12-569 kelime
- 13 -13-546 kelime
- 14 -14-509 kelime
- 15 -15-825 kelime
- 16 -16-846 kelime
- 17 -17-823 kelime
- 18 -18-1.167 kelime
- 19 -19-1.559 kelime
- 20 -20-508 kelime
- 21 -21-677 kelime
- 22 -22-806 kelime
- 23 -23-625 kelime
- 24 -24-1.112 kelime
- 25 -25-2.189 kelime
- 26 -26-1.043 kelime
- 27 -27-621 kelime
- 28 -28-1.222 kelime
- 29 -29-1.300 kelime
- 30 -30-879 kelime
- 31 -31-721 kelime
- 32 -32-1.114 kelime
- 33 -33-1.196 kelime
- 34 -34-1.007 kelime
- 35 -35-876 kelime
- 36 -36-1.918 kelime
- 37 -37-818 kelime
- 38 -38-584 kelime
- 39 -39-1.047 kelime
- 40 -40 (F)-860 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Seungmin eve geldiğinde her zamanki gibi sessizdi. Mutfaktan gelen sesleri duyunca mutfağa gitti. Annesi masada oturmuş, tek başına kahvaltı yapıyordu. Seungmin annesine çok sinirliydi. Annesinin karşısına oturdu ve kırmızı gözlerle annesine baktı. Annesi düz bir ifadeyle
“Ne var, Seungmin?”
dedi.Seungmin düz bir ses tonuyla, bağırmamaya çalışarak konuştu.
“Anne, sen Jeongin’i kendi işlerin için mi götürdün? Milletin altına yatması için mi?”
Annesi de düz bir ifadeyle cevap verdi.
“Daha çok paraya ihtiyacımız var, biliyorsun.”
Seungmin sinirle masadan kalktı. Sinirlerine hâkim olmaya çalışarak odasına doğru ilerledi. Yatağa kendini attı. Yorgunluktan uyumak istiyordu ve kısa süre içinde uyuya kaldı.
Uyandığında Jeongin’i yanında gördü. Jeongin kıyafetlerini giymiş, hazırlanıyordu. Seungmin yattığı yerden doğruldu ve Jeongin’e baktı.
“Nereye gidiyorsun?”
“Changbin’le buluşacağım.”
Seungmin sinirle yataktan kalktı ve Jeongin’in yanına gitti.
“Seni para karşılığında kullanan adamla mı buluşacaksın?”
Jeongin de sinirle abisine bağırdı.
“Chan hyung seni yatağına atmak için zaman kolluyor, sen de onun etrafında pervane oluyorsun. Bilmiyorum sanma!”
Jeongin farkında olmadan büyük bir pot kırmıştı.Seungmin sakin kalmaya çalışarak sordu:
“Sen bunları nereden biliyorsun peki?”
Jeongin şaşkınlıkla cevap verdi.
“Changbin, Chan hyung’un kardeşi.”
Seungmin bir anlığına ne diyeceğini bilemedi evden hemen çıkmak istiyordu. Kardeşiyle daha fazla kavga etmek istemiyordu. Ceketini alıp evden çıktı.
İş yerine doğru yürürken ağlıyordu. Sinirden derin derin nefes alıyor, kendini sakinleştirmeye çalışıyordu. Marketin kapısında onu bekleyen Chan’ı bile fark etmedi.Chan peşinden gitti.
“Seungmin, sorun ne? Niye ağlıyorsun?”
Seungmin durdu ve ona baktı.
“Changbin senin neyin?”
Chan kısa bir süre şaşırdı.
“Kardeşim.”
Seungmin deliye dönmek üzereydi. Chan’a bakarak öfkeyle konuştu:
“Sen benden ne istiyorsun? Senin altında inlememimi?”
Chan ise hafifçe sırıtarak,
“Hiç fena olmaz,”
dedi.Seungmin başını iki yana salladı
“Chan, seni görmek istemiyorum. Bugün gerçekten iyi değilim.”
Konuşmayı burada bitirdi. Chan ne kadar Seungmin’le konuşmaya çalışsa da Seungmin onu reddetti ve yarın gelmesini söyledi. Chan sonunda direnmekten vazgeçti ve arkasına bakmadan oradan ayrıldı.
Gece yarısına kadar Seungmin biraz olsun sakinleşmişti. İşlerini bitirmişti ki Jisung’dan bir telefon geldi. Seungmin aramayı açtı ve ikili konuşmaya başladı.
“Çarpıştığımızdan beri görüşmüyoruz. Yarın kahve içmeye çıksak mı, Minnie?”
Seungmin’in yarın tatiliydi. En azından bir arkadaşıyla oturup dertleşmek iyi gelebilirdi. Jisung’u geri çevirmedi ve kabul etti.Gece vardiyası bitmişti. Sokaklarda eve doğru yürürken ifadesi oldukça donuktu.
Aşık olduğu adamın onu yalnızca fiziksel bir yakınlık için mi istediğini düşünüyordu. Chan’dan uzak durmaya yemin etti.
Eve geldiğinde birkaç şey atıştırdı. Ardından odasına çıkıp yorganı kafasına çekti ve iç çekerek ağlamaya başladı. Sanki bu ağlama, yaşadığı tüm yılların acısıydı. Hayal kırıklığı, ailesinden gördüğü şiddet, uykusuzluk ve yorgunluk…
Hepsi birden üst üste gelmişti. Bir de buna aşk acısı eklenince ağlaması kaçınılmazdı.Ağlarken uyuya kaldı.Uyandığında Chan’ın o gün boyunca Seungmin’e sayısız mesaj attığını gördü.
Fakat Seungmin hiçbirine dönmedi. Evdeki temizlik işlerini yaptı ve en sonunda duş aldı.Dışarıda biraz dolaşmak için hazırlanırken ailesi mutfakta akşam yemeği yiyordu. Seungmin mutfağa girip evden çıkacağını söyledi.
Akşam boyunca suratsız bir ifadeyle sokaklarda dolaştı. Farkında olmadan ara sokaklara girmişti. Burası tefecilerin mekânıydı. Sokaklardan insanlara ait acı dolu sesler geliyordu.Seungmin bu ara sokaklardan korkardı.
Fakat kalbindeki ağırlık, korkusunu bastırmıştı.Sokakta ilerlerken bir el aniden Seungmin’in kolundan çekti. Ne olduğunu anlayamadan biri onu kendine doğru çekti ve dudaklarını onun dudaklarına bastırdı…
Bölüm etkileşimi
