38. bölüm / 40
DROWN | Chanmin-37-
Bölümler 40Şu an: -37-
- 1 -1-601 kelime
- 2 -2-691 kelime
- 3 -3-642 kelime
- 4 -4-567 kelime
- 5 -5-530 kelime
- 6 -6-695 kelime
- 7 -7-510 kelime
- 8 -8-808 kelime
- 9 -9-990 kelime
- 10 -10-1.081 kelime
- 11 -11-808 kelime
- 12 -12-569 kelime
- 13 -13-546 kelime
- 14 -14-509 kelime
- 15 -15-825 kelime
- 16 -16-846 kelime
- 17 -17-823 kelime
- 18 -18-1.167 kelime
- 19 -19-1.559 kelime
- 20 -20-508 kelime
- 21 -21-677 kelime
- 22 -22-806 kelime
- 23 -23-625 kelime
- 24 -24-1.112 kelime
- 25 -25-2.189 kelime
- 26 -26-1.043 kelime
- 27 -27-621 kelime
- 28 -28-1.222 kelime
- 29 -29-1.300 kelime
- 30 -30-879 kelime
- 31 -31-721 kelime
- 32 -32-1.114 kelime
- 33 -33-1.196 kelime
- 34 -34-1.007 kelime
- 35 -35-876 kelime
- 36 -36-1.918 kelime
- 37 -37-818 kelime · Okuduğun bölüm
- 38 -38-584 kelime
- 39 -39-1.047 kelime
- 40 -40 (F)-860 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2 AY SONRA
Verdiğimiz bu karar hayatımızı değiştereceğinin henüz farkında değildik. Bebeği evlat edineli 2 ay olmuştu,yaşantımız koşuşturmali ve tatlı geçiyordu.
Bebeğimizin adını hayatta en çok değer verdiğim herşeyim olan kalbimde büyüttüğüm hayatı yarım kalan kardeşimin ismini vermiştik.
Jeongin…
Chan bebeğimiz için tüm resmi işlemleri yapmıştı artık Jeongin’nimizin ailesi olmuştuk tabiki bebeğimiz sayesinde aile olmayı öğrenmiştik.
Ne Chan’ nın ailesi nede benim ailem bize aile olmayı öğretmemişti aramızdaki tek fark ise o lüks hayatın içinde tek olması benim ise yokluktan aileyi geçindirmek ve kendimi çoçukluğumu ailemin ilgisizliği arasında kalmamdı.
Evli değildik Jeonginle tanıştıktan sonra bu fikri ertelemiştik,tüm günlerimizi bebeğimizle geçiryorduk.İlk aile fotorafımız Minho ve Jisungun fotoraf çekimindendi.
Minho ve Jisung tatilde oldukları için henüz bebeğimizle vakit geçirememişlerdi.
Maldivlere gitmişlerdi.Onları şimdiden özlemiştim,Chanda bu süre zarfında bebeğimize çok güzel bir baba olmuştu onun Jeonginle ilgilenirkenki hallerine bayılıyordum.
Birlikte çok zorluk çekmiştik duygusal,fiziksel ama hikayenin sonunda birlikte aile olacağımızı düşünmemiştim bile Chan’ı bazen bebeğimizden bile kıskanıyordum.
Chanın ailesi Jeonginle tanışmaya geldiklerinde yeni torunlarına ilk başta sıcak karşılamasalarda şimdi artık hergün görüntülü konuşmak için arıyorlardı.
Annem le babamı aradığımda onlarda çok mutlu olmuş en yakın zamanda tanışmak istediklerini dile getirmişti.Bebeğimiz bize çok şey öğretmişti başta aile olmayı..
Ve bize ailenin kandan değil kalpten olmayı öğretmişti.Ben Jeongini doğurmamıştım ama onu doğurmuş gibi seviyordum ilk günden fazla bağlanmıştım tek korkum onu benden almalarıydı.
Tabiki bebeğimize alışmak gerçekten çok zor olmuştu,bebeğimiz zor bir bebekti geceleri uyumuyor doymak bilmiyordu. Bazı geceler ben bazı geceler Chan ilgileniyordu.
Bizim için olan bu güzel aile tablosu gün geçtikçe büyüyordu.Changbinin kızı yeni kuzenini çok sevmişti,Birde küçük prensesimiz Sunshine minik kuzenlerini çok sevmişlerdi.
Bugüne gelirsek eğer ben bebeğimin 3. Ay pastasını almaya dışarı çıkmıştım.Pastanenin önüne geldiğimde vitrinde daha önce hazırlattığım pastayı görünce heycanlanmıştım.
Pastayı almış ve eve doğru yürümeye başlamıştım.Dışarısı oldukca soğuktu üsütme kalın bir ceket alsamda Aralık ayının getirdiği soğukluk kendini belli ediyordu.
Soğuk hava yüzüme çarparken cebimdeki telefonum titreşmesiyle duraklamıştım telefonu sol cebimden çırkartarak ekranda açıklan isimle kalbim sıcaklamıştı.
Jisung arıyordu onu çok özlemiştim yaklaşık 2 aydan fazladır görüşmüyorduk sesini duymak iyi gelecekti gelen aramayı açıp telefonu kulağıma götürdüm.
“Jis seni çok özledim ne zaman geliyorsunuz?”Jisungun sıcak sesiyle kendimi rahatlamış hissetmiştim.”Minnie 1 ay kadar daha kalmayı düşünüyoruz bende seni çok özledim” demesiyle yüzüm düşmüştü.
“Peki Jis ne oldu bir sorun yok değilmi?”dedim endişeli bir sesle Jisungda normal ses tonunda “Hayır canım sadece sesini duymak istedim” demişti.Jisung beni hayatta böyle aramızdı birşeyler sezsemde tepki vermdim.
Bebeğim hakkında konuşmuş ve vedalaşıp telefonu kapatmamla tam cebime koyacakken Chanın aramasıyla kalbım hızlı atmıştı bebeğimize birseymi olmuştu? Düşünmesi bile beni kötü yaparken düşünmeden telefonu açtım.
“Sonunda açtın şu telefonu tanrı aşkına bebeğim nerde kaldın?oğlumuz ağlamaya başladı bile zor zabbediyorum” demesiyle içim bir an olsun rahatlamıştı sıcak bir tonda
“Jisungla konuştum geliyorum şimdi canım” diyip telefonu kapattım adımlarımı hızlandırdım.Eve geldiğimde bebeğimiz beni görür görmez Chanın kuzağından ayrılmak ister gibi bacaklarını birbirlerine çarpıyor kollarını bana doğru uzatıp memmuniyetsiz sesler çıkarıyordu.
Pastayı solondaki orta sehbanın üzerine koymuş bana uzatılan minik kolları tutup kucağıma çekmiştim.Chanda sesli bir şekilde oflayarak “Sen gittikten sonra susturamadım sana çok aşık bir bebek” demişti.
Gülümseyerek “bende ona çok aşığım” demiştim kucağımdaki miniğin bal yanaklarını öperek.Chan trip atar gibi bakışkar attığında yanağına eğilmiş “Benim asıl koca bebeğim burda ve ben ona çok aşığım” demiştim öpücüklerimi bırakırken.
Chan koltuktan kalkmış pastayı oğlumuz için hazırladığımız minik orgizasyonuna koymuştu fotoraf çekimi için hazırlanmış kameranın karşısına geçmiştik.
Kameraya gülerek baktığımızda çalan kapıyla gülümsemelerimize ara vermiş chan kucağında bebeğimizle kapıya yöneldiğim sırada peşimden gelmişti kapıyı açtığımda içeriye elinde balonlarla giren Jisung ve Minhoyu görmemizle kocaman gülmüş özlediğimiz ikiliye sarılmıştık bu süpriz misafirlerimizin gürültüsü bebeğimizi korkutmuş olacakki ağlamaya başlamıştı.
Chan bebeğimizi sakinleştirmek için kucağında minik hareketler yapıyordu Jisunga bebeğimizin elinden tutmuş güldürmeye çalışıyordu.
Evimizin sesi arttıkca içimdeki huzurda artıyordu bu ev hep böyle kalabalık olup gülücüklerle dolsun istiyordum.
Çifti içeri buyur ettikten sonra pastayı üflemiş minik bir ziyafet yapmıştık.Jeonginin mamasını verdikten sonra uyutmuştum çünkü biz arkadaşlarımızla vakit geçirirken rahat durmayacaktı.
Hepimiz koltuğa yerleştiğimizde lafa ilk Jisung girmişti”Bebeğinizin ismini ne koydunuz?Sana bize Moorjin olduğunu söylemişti” bende boğazımı temizleyip yanımda oturan chanın elini sıkıca turmuş ve Jisungun sorusuna cevap vermiştim.
“Adını Jeongin koyduk.. ona hayatta en çok değer verdiğim kalbimde büyüttüğüm biricik kardeşimin ismini taşımasını için koyduk” gözleeimden yaşlar süzülürken son cümlelerimi zor söylemiştim .
Chan hemen yanındaki peçete uzanmış bana vermişti karşımızdaki ciftte duygusallamış olacakki gözleri dolmuştu.Minho verdiğim cevaba karşılık olarak
“Çok iyi düşünmüssünüz Jeongin bizim umut ışığımız biricik bebeğimiz olarak kalacak” demişti Jisung kocasının omzuna kafasını yerleştirirken.
Duygusallığı bir yana bırakıp bu güzel günü geçirmek istiyorduk bu yüzden bahceye adımlamıştık Aralık ayı olduğu için üstümğze kalın battaniyeler almış ateşimizi yakmıştık.
bahceye yerleştirdiğimiz puflara oturmuştuk benim yanı başımda bebeğimizin puseti vardı uykuda bile olsa yanımdan ayrılmamalıydı.
Chanda kucağıma doğru yatmış evli ciftimizin kısık sesle anlattığı tatil anılarını dinliyordu bu cift tatilde bile başlarına bela almayı beceriyorlardı.
İçinde bulunduğum huzur tarif edilemezdi kendimi dünyanın en mutlu insanı olarak görüyordum yanı başımda bana muhtaç minim bir can diğer yanımda herşeyim olan canımdan çok sevdiğim adam vardı hayatın güzel hissettirdiği anlardan birini yaşıyorduk..
….
Bölüm etkileşimi
