11. bölüm / 40
DROWN | Chanmin-11-
Bölümler 40Şu an: -11-
- 1 -1-601 kelime
- 2 -2-691 kelime
- 3 -3-642 kelime
- 4 -4-567 kelime
- 5 -5-530 kelime
- 6 -6-695 kelime
- 7 -7-510 kelime
- 8 -8-808 kelime
- 9 -9-990 kelime
- 10 -10-1.081 kelime
- 11 -11-808 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 -12-569 kelime
- 13 -13-546 kelime
- 14 -14-509 kelime
- 15 -15-825 kelime
- 16 -16-846 kelime
- 17 -17-823 kelime
- 18 -18-1.167 kelime
- 19 -19-1.559 kelime
- 20 -20-508 kelime
- 21 -21-677 kelime
- 22 -22-806 kelime
- 23 -23-625 kelime
- 24 -24-1.112 kelime
- 25 -25-2.189 kelime
- 26 -26-1.043 kelime
- 27 -27-621 kelime
- 28 -28-1.222 kelime
- 29 -29-1.300 kelime
- 30 -30-879 kelime
- 31 -31-721 kelime
- 32 -32-1.114 kelime
- 33 -33-1.196 kelime
- 34 -34-1.007 kelime
- 35 -35-876 kelime
- 36 -36-1.918 kelime
- 37 -37-818 kelime
- 38 -38-584 kelime
- 39 -39-1.047 kelime
- 40 -40 (F)-860 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SMUT UYARISI❗️
Çift, yarım saat süren araba yolculuğundan sonra otele gelmişlerdi. Chan arabadan inmiş, sevgilisinin elini tutmuştu. Seungmin içten içe heyecanlanmıştı. Chan ile birlikte içeri el ele girdiler, Seungmin büyülenmişti.
Chan da resepsiyona gitmiş, odanın kartını alıp Seungmin'in yanına geldi. Chan elini Seungmin'e doğru uzatmıştı. Seungmin de gülümseyerek uzatılan ele elini uzatmıştı.Beraber odalarına çıktılar. Odaya geldiklerinde içeri girmişlerdi, odanın manzarası ikiliyi büyülemişti.
Seungmin elini cama koymuş, Chan da rahat olan yatağa oturmuş, ellerini arkaya atmıştı. Alt dudağının kenarını ısırıyor, Seungmin'e ve manzaraya bakıyordu.
Seungmin arkasını döndüğünde ona bakan Chan'a bakınca, Chan'ın sanki "Gel otur," diyecekmiş gibi bacaklarını açtığını gördü. Seungmin de "Neden olmasın?" diye düşünürken Chan'a yaklaşmış; bir bacağını Chan'ın diğer yanına, diğer bacağını diğer bacağının yanına atmıştı. Yüzleri birleşirken Seungmin utanmıştı.
Neden böyle bir şey yapmıştı ki?Chan da doğrulmuş, Seungmin'in kalçalarından tutmuştu; vücutları birleşmişti. Chan Seungmin ile göz teması kurmuş, gözlerine bakarak dudaklarına yönelmişti. Seungmin de dudakları geri çevirmemiş, karşılık vermişti.
Chan karşılık veren çocuğu daha da sert öpmeye başlamıştı. Seungmin'in canı acımıştı, dudağının kanadığını düşünüyordu. Chan'ın ağzına inlemelerini bırakıyordu.Chan Seungmin'in boynuna yönelmişti. Chan karşısındaki beyaz teni daha çok emmeye başlamıştı; hem öpüyor hem de emiyordu.
Morluklar şimdilik kırmızı, pembemsi bir renkteydi. Seungmin Chan'ın omzuna kafasını koymuştu, o da minik minik boynunu öpüyordu. Chan ellerini Seungmin'in pembe gömleğinden içeri sokmuş, sırtında gezdiriyordu. Seungmin de boş durmamış, Chan'ın gömleğinin düğmelerini nazikçe açıyordu.
Chan bebeğinin istekli olmasına sırıtmış, sırtındaki eli çıkarmış, Seungmin'in tek hamlede gömleğini çıkartmıştı. Chan bebeğinin göğüs uçlarını emmeye başlamıştı. Seungmin de gözlerini kapatmış, minik minik inliyordu.
Chan emdikçe daha çok yaklaşıyordu. Seungmin Chan'ın omzuna tutunmuştu, inlemelerini odaya bırakıyordu.Chan da göğüs uçlarından ayrılmış, Seungmin'in dudaklarına kendi dudaklarını bastırarak öpüşmeye başlamıştı. Seungmin de kendini Chan'ın erkekliğine bastırıyordu.
Chan sert inlemesinden sonra Seungmin kucağından çıkmış, yatağa oturmuştu. Chan da ayağa kalkmış, gömleğini çıkarmış, pantolonunun sadece düğmelerini açmıştı; geri kalanını Seungmin'in yapmasını istiyordu.
Chan yatağa yaklaşmıştı. Seungmin de Chan'ın ne istediğini anlamış, önünde dizlerinin üstüne oturmuştu. Titrek elleriyle Chan'ın erkekliğini ortaya çıkarmış, elleriyle minik minik sıvazlıyor, ucunu öpüyordu.
Chan Seungmin'in çenesini tutmuş, "İstiyor musun?" demişti. Seungmin de kendinden emin bir şekilde, "İstiyorum Chanie," demişti.Chan da sırıtmış, kendini bebeğine bırakmıştı.
Seungmin ilk başta minik minik öpmeye devam etmeye başlamıştı. Öpme işlemi bittikten sonra minik minik ağzına almıştı; sığdığı kadar alıyordu, köklemiş değildi çünkü öğürmek istemiyordu, bu onun için utanç verici olurdu.
Biraz daha emdikten sonra o da pantolonunu çıkarmıştı. Chan da pantolonunu çıkarmıştı; ayaklarında ayakkabı bile duruyordu, çıkarmamışlardı.
Chan Seungmin'i yüzüstü yatırmış, Seungmin'in kalçalarını elliyor, Seungmin'in yanağını öpüyordu. En sonunda Chan başparmağını Seungmin'in deliğinin etrafında gezdirmeye başlamıştı.
Hafifçe parmağını içeri doğru ittiğinde Seungmin sesli bir şekilde inlemişti. Chan ise düz ve sert bir ifadeyle önündeki minik, pembeye çalan deliğe parmağıyla gelgit yapıyordu. Delik artık genişlediğinde Chan için hazırdı.
Chan özellikle hazırlattığı odanın çekmecesindeki prezervatif kutusunu almış, içindeki bir paketi alıp kendine geçirmişti. Seungmin'i sırtüstü yatırmış, göğüs uçlarını emmeye devam etmiş; bir yandan 2 parmağını deliğe sığdırmaya çalışıyordu.
Seungmin de bu süre zarfında inlemeye devam ediyordu.Chan da Seungmin'in bir bacağını açmış, kendisini deliğe konumlandırmış, yavaşça içine girmişti.
Seungmin'den derin ve sesli bir inlemeden sonra minik minik inlemeye devam etti. Chan deliğin biraz genişlemesi için beklemişti. Seungmin ne olduğunu anlamadığı için Chan'a gözleri dolmuş bir şekilde, "Neden devam etmiyorsun? Devam et Chanie, lütfen," demişti. Sesi titrek çıkıyordu. Seungmin'in bu halleri Chan'ı daha da istekli yapıyordu.
Chan da bebeğine dudaklarını uzatmıştı. Seungmin de inleyerek öpücüklere devam ediyordu. Chan da bir bacağını tutmuş, hareket etmeye başlamıştı. Seungmin her hareketinde Chan'ın ağzına inlemelerini bırakıyordu. Chan yavaştan hızlıya doğru gidiyordu ama Seungmin'den istediği cevabı alırsa devam edecekti.
Seungmin'e soruyu sormadan Seungmin cevabı vermişti: "Hızlanır mısın Chanie?" demişti.Chan da hızlanmıştı. Yarım saat süren bu pozisyonda kalmışlardı. Odada ıslak sesler, inleme ve vücut sesleri vardı. Seslere Chan'ın telefonu çalmaya başlamıştı.
Chan telefonu kapatmamış, aksine açmış ve devam etmişti. Bir eliyle Seungmin'in ağzını tutuyor, bir eliyle de telefonu tutuyordu. Chan aramanın Minho'ya ait olduğunu görünce açmış, telefonu kulağına götürmüştü.
"Efendim Minho," demişti. Bilerek daha da hızlanmış, olabildiğince Minho'yla olan konuşmasını uzatmaya çalışıyordu.Minho da "Chan ne zaman geleceksin? Biz uyuyacağız," demişti.
Chan da "Gelmem sanırım," demişti.Minho da "Ne oldu?" diye sormuştu.Chan da "Seungmin'leyim," demişti.Minho da gülerek "Tamam," deyip kapatmıştı.
Chan elini Seungmin'den çekmişti. Seungmin de Chan'a küfürler saydırmış, inlemelerini sesli bir şekilde odaya bırakmıştı. Chan boşalmak üzereydi. Seungmin'in içinden çıkmış, prezervatifin içine boşalmıştı.
Seungmin de bacaklarını uzatmış, derin derin nefes alıp veriyordu. Kendisini direkt uykuya bırakmıştı, yorgunluk çökmüştü; nereden bakılsa 3 saatten beri fiziksel temastaydılar.
Chan da kendini temizlemek için lavaboya gitmiş, kendini temizledikten sonra kendine bornoz geçirmişti. Seungmin'i de çıplak bırakmamış, getirttiği kıyafetleri giydirmişti: Beyaz bir tişört ve beyaz bir şort. Chan Seungmin'i uyandırmıştı. Seungmin de uykulu halde giyinip geri yatmıştı.
Chan da odadaki dağınıklığı toplamış, odasına kahve istemişti. Kahve geldikten ve yanında gelen ikramdan sonra odadaki balkona çıkmış, bacaklarını uzatmış, arkasına yaslanmıştı.
Daha sonra ise kahvesinden bir yudum almış, manzarayı izliyordu. Saat gece 4 olmuştu; bu saatte tanışmışlardı. Chan hatırlayınca gülümsemişti...
Bölüm etkileşimi
