13. bölüm · DROWN | Chanmin

-13-

Miana skz

Minho ile Chan koltukta uzanıyorlardı, saat çok geç olmuştu. Changbin hâlâ ortalarda yoktu. Chan için bu endişe verici bir şeydi; kardeşi gece olmadan eve gelirdi. Belki de Jeongin ile olduğunu düşünmüşlerdi, bu yüzden aramaya çıkmamışlardı.

Taki Seungmin'in Chan'ı aramasına kadar...Chan gelen aramayla dikleşmiş, telefonu açmıştı. Seungmin'in endişeli sesi geliyordu: "Chan, Jeongin sizin evde mi? Arıyorum, açmıyor!"Chan da duyduğu şeyle korkmuştu çünkü Changbin de ortalarda yoktu. Chan Seungmin'e seslendi, sesi titrek çıkıyordu: "Bebeğim... Changbin de ortalarda yok. Belki dolaşmaya çıkmışlardır," dedi.

Seungmin de "Biz Jisung'la aramaya çıktık. Tüm restoranlara sorduk, otellere... Ama adları çıkmadı," deyince Chan Minho'ya el işareti yapmış, ceketlerini alıp dışarı çıkmışlardı.Changbin'in arabası yoktu. Chan, arabayla uzak bir yerlere gitmiş olabileceklerini düşünüyordu.

Minho da Hyunlix çiftine ulaşıp Changbin'i soruyordu ama onlar da görmemişti. Arayışın üstünden 3 saat geçmişti bile. Chan zorlukla araba sürüyordu. Her yere bakmışlardı ama bir iz bile yoktu.

"Beraber kaçmış olabilirler mi?" diye düşünmeye başlamışlardı.Arabada süren tartışmayı Seungmin'den gelen telefon bozdu. Chan arabanın ekranından telefonu açmıştı, Minho'nun duyabilmesi için. "Ne oldu güzelim, bir haber var mı?" demişti.

Seungmin de ağlayarak, "Polislerden haber geldi, kaza yapmışlar!" deyince Chan arabayı aniden durdurmuştu."Nerede?!" demişti.Jisung telefonu Seungmin'in elinden almıştı; Seungmin ağlamadan konuşamıyordu.

Jisung, "Köprüden aşağı nehre uçmuş araba. Biz de şimdi geldik, ambulansta gidiyoruz," demişti.Chan da "Hangi hastaneye gidiyorsunuz Jisung!?" demişti. Bağırıyordu; sinir ve üzüntü aynı anda gelmişti.

Jisung da hastanenin konumunu tarif edip kapatmıştı.Chan arabayı sürecekken Minho durdurmuştu. Chan kıpkırmızı olmuştu, gözlerinden yaş geliyordu. "Chan yer değiştirelim, bir kaza da bizden olmasın," demişti. Chan da hak vererek sağ koltuğa geçmişti.

Sinirden damarları belli oluyor, bacakları titriyordu. Kardeşine bir şey olursa ailesine açıklama yapamazdı, onu koruyamamış gibi hissediyordu.Hastaneye vardıklarında ameliyathane kapısının önünde gri eşofmanlı, beyaz tişörtlü, yere çömelmiş, dizlerinin üstüne kollarını koymuş olan Seungmin'i gördü.

Jisung da yan taraftaki koltukta oturuyor, eğilmiş kollarını dizine koymuştu. Sabah gülerken şimdi ise içlerindeki acıyla ameliyathanenin kapısında bekliyorlardı.

Chan hemen Seungmin'in yanına gidip eğilmişti. Seungmin de ağlayarak Chan'a sarılmıştı. Chan da Seungmin'in kafasını okşuyordu, o da ağlamak üzereydi, kıpkırmızıydı. Chan Seungmin'in suratına baktı, ellerini Seungmin'in çenesinden tuttu: "Bebeğim, ben bir Changbin'e bakayım olur mu?" dedi.

Minho da Jisung'a üzgün bir şekilde bakış atmış, Chan'ın peşinden gitmişti.Pembe bulutları kara bulutlara dönüşmüştü. Seungmin sabaha kadar kardeşinin çıkmasını beklemişti.

Artık ağlamıyor, boş bakıyordu.Kardeşinin kurtulmasını bekliyordu.Changbin de 2 saatlik süren ameliyattan sonra kurtulmuş, normal odada uyanmasını bekliyorlardı. Doktor, Changbin kafasından darbe aldığı için hafıza kaybı yaşayabileceklerini söylemişti. Chan da Changbin'in başında bekliyordu.

Minho da Jisung'u evine götürmüştü.Seungmin kardeşini gördüğü son anı unutamıyordu. Yüzü kandan gözükmeyen, kolu bacağı kırılmış, yerinden çıkmış kardeşiyle geçirdiği ambulans yolculuğunu unutamıyordu.

Ameliyattan sağ çıkmasını istiyordu. Araba nehre sağ, yani Jeongin'in oturduğu koltuğa çarpmıştı; bacaklarının kırılması bu yüzdendi.

Seungmin kardeşini şimdiden çok özlemişti. Seungmin'in ailesi de kapıda bekliyor, ağlıyordu. Annesinin eli titriyor, babası yere bakıyordu.Ameliyat kapısı açıldığında doktor çıktı.

Seungmin hemen doktorun yanına gelmişti. Doktorun verdiği acı haber Seungmin'in bacaklarının tutmamasına sebep olmuş, çökmüştü. Elleriyle yüzünü kapatıyordu, Seungmin'in ailesi de ağlamaya başlamıştı.

Chan Seungmin'e bakmak için aşağı indiğinde yerdeki Seungmin'i görmüştü. Koşarak yanına gitti. "Ne oldu Seungmin?" demişti.Seungmin hıçkırmaktan konuşamıyordu. Chan Seungmin'in bir koluna girmişti ayağa kaldırmak için.

Chan Seungmin'in babasına baktı.

Babası, "Öldü..." diyebilmişti.

Chan duyduklarıyla şok olmuştu, tepki veremiyordu. Bir anda tüm gücü çekilmişti, Seungmin'i yerden kaldıramıyordu.

Seungmin de bacaklarını hissetmiyordu. Seungmin kardeşini en son bugün görmüştü ve bir daha da göremeyecekti...