98. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 98 - Ölmeyen Efsane ve İhanetin Bedeli
Atera, yıkımın kokusunun yayıldığı zeplinin içine adım attı. Docelo, kahvesini yudumlarken soğukkanlılıkla onu karşıladı: "Ölmeyen efsane dedikleri siz olsanız gerek, Traliçe Hanım. Ama şu an çok meşgulüm." Atera, Docelo'nun tavrına aldırmadan, "Anlaşmanı çabuk unuttun galiba," dedi. Docelo alaycı bir şekilde, "Anlaşmam mı? Ne anlaşması ki? Vielat'ın dediğinden mi bahsediyorsun?" Atera, gözleri Docelo'nun derinliklerine odaklanmış bir şekilde cevabı yapıştırdı: "Çocukken Şeytan Hükümdarı ile yaptığın anlaşmayı." Docelo'nun gözleri tamamen karardı ve "Sıradaki sensin sanırım," dedi. Yui, çaresizce annesine "Anne, lütfen kaç!" diye yalvardı, ancak Docelo'nun bir parmak şıklatmasıyla Yui'nin ağzı kapandı; Yui açmaya çalışsa da başarılı olamadı. Airi ise Singo'nun yok oluşunun şokuyla hâlâ hareketsizdi.
Atera kararlıydı: "Ben buraya kızımı almaya geldim. Singo'ya yaptıkların beni ilgilendirmez ama Yui, Vielat ve Airi'ye yapılmış olanları bana da yapılmış sayarım, Docelo." Docelo, "Anlaşılan bugün sakin bir gün olamayacak," diye homurdandı. Atera bir teklif sundu: "Şeytan Hükümdarı ile anlaşmayı iptal edebilirim ama karşılığında bizden uzak duracaksın ve bozduğun her yeri düzelteceksin." Docelo teklifi reddetti: "Anlaşmayı bozmak istemiyorum. Kahve içmek ister misin?" Bu sorunun ardından bir parmağını şıklattı ve Yui, Airi ve Vielat bir anda zeplinin altındaki boşluğa, gökyüzüne doğru düşmeye başladılar.
Atera, camdan düşenlere bakarken umursamaz görünmeye çalıştı: "Umarım onlara bir zarar gelmez." Docelo sandalyeyi işaret etti: "Merak etme, Traliçe. Onları kimsenin görmediği bir zamanda öldürmem." Atera oturdu: "Hangi konuda konuşmak istiyorsun?" Docelo, "Siz ve sizin gibilerin en çok merak ettiği bir konuya değineceğim: geçmişime," dedi. Atera, "Ben seninle kavga etmeyi bekliyordum açıkçası," dedi. Docelo yanıtladı: "Sen benim planımı en baştan beri biliyordun değil mi? Size önerim, biraz daha tatlı şeyler yemeniz. Ama ne yalan söyleyeyim, 'anlaşma' kelimesini duyunca bir an sinirlenmedim de değil. Siz bu bilgileri nereden aldınız, Traliçe Hanım?" Atera, "Bana Traliçe demenden hoşlanmıyorum Docelo. Şu an benim dostum değilsin," dedi. Docelo, "Dost değildik zaten, ama yine de size Traliçe demek benim için daha iyi," dedi. Atera, "İsmimi kullanın Docelo," diye ısrar etti.
Docelo, "Araştırmalarım senin hiç iyi bir yolda olmadığını söylüyor," diyen Atera'ya ayağa kalkarak cevap verdi: "Size bir şeyler anlatmak istiyorum Atera Hanım. Ben sizden hoşlanıyorum." Atera şok oldu: "Sen... sen benden mi hoşlanıyorsun Docelo? Hayır, beni oyalamaya çalışıyorsun." Docelo, "Hayır, ciddiyim," dedi. "Aslında size geçmişimi anlatmak istememin sebebi buydu. Şartım ise, bana karşı ilgi duyup duymadığınızı söylemenizi isteyecektim."
Aşağıda düşmekte olan Vielat, ilacın etkisiyle daha da delirirken, Yui babasına sarılarak onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Airi ise yavaşça kendine geliyordu.
Atera, "Sana cevabımı geçmişini anlatırsan veririm," dedi. Docelo, "Amacım cevap almak değil ama yine de siz bilirsiniz," diye yanıtladı.
Docelo, anlatmaya başladı: "Ben durumu iyi olmayan bir ailenin tek çocuğuydum. Annem çöpten bulduğu yiyeceklerle beslerdi bizi. Babam kumarcının tekiydi. Bir gün sağlıksız beslendiğim için çok büyük bir hastalığa yakalandım. Annem beni kucağına alıp hastaneye götürdü. Hastanede hiçbir doktor bize bakmadı, masrafları karşılayamayacağımız için. O sırada annemle babamı gördük, babam bir doktorla flörtleşiyordu. Annem koşarak babamın yanına gidip hasta olduğumu anlattı. Babam annemi tanımazlıktan geldi ve oradan ayrıldı. Annem o sıra kalp krizi geçirdi ve orada hayata gözlerini yumdu."
Docelo devam etti: "Hastanede sağda solda yardım isterken karşıma çok yaşlı bir adam çıktı. Kendisi Şeytan Hükümdarı olduğunu söyledi ama Zaman Hükümdarı tarafından yaşlandığını ve bu yüzden güçsüz olduğunu ekledi. Benden tek bir şartla yardım edeceğini söyledi: Vampir Avcılarına katılıp dünyadaki bütün vampirleri yok etmek. Ben de hiç sorgulamadan kabul ettim. O anda toz oldu ve oluşan tozlar bana doğru gelmeye başladı, ben de bayıldım. Uyandığımda turp gibiydim. Yanımda bir genç adam vardı, Evil Eye. Onu takip etmemi söyledi ve böylece vampir avcısı oldum. Sonrasında babamı ve hastanedeki tüm doktorları katlettim. Dikkat çekmemek için üniversite okuyup doktor oldum, bana Docelo lakabını taktılar, evlendim, Saya'yı evlatlık edindim... Bugüne geldim."
Atera, "Kısaca yaşamak için ruhunu sattın, değil mi?" diye sordu. Docelo, "Kısaca evet," dedi. "Şeytan Hükümdarı yok oldu ve bana Şeytan Hükümdarlığını devretti." Atera hüzünlü bir sesle, "Doğrusu geçmişin konusunda sana fazla acıyamıyorum. Sonuçta yaptıkların affedilecek bir şey değil," dedi. Docelo, "Biliyorum," diye karşılık verdi.
Atera, yüzüne bir gülümseme yerleştirdi: "Bir de cevabıma gelirsek... Seni iyi oyaladığımı düşünüyorum." Docelo, aynı şekilde gülümseyerek: "Sen beni oyaladığına emin misin?" Atera, "Şu an bizimkiler kaçmışlardır bile," dedi. Docelo, "Ben olsam o kadar emin olmazdım," dedi.
Tam o anda, aşağıdan Vielat'ın bağırış sesleri duyuldu. Atera şok içinde, "Sen ne yaptın?" diye sordu. Docelo, gülerek yanıtladı: "İlacın etkileri sadece. En baştan beri beni mi oyaladın?"
Docelo gülümsedi.
