32. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 32 - Cehennem Senfonisi ve Beklenmedik Kurtarıcı
Yui, tüm hızıyla Red Eye'a doğru koşar ve yüzüne bir yumruk atmaya çalışır. Red Eye tek bir adım geri çekilir ve Yui'nin yumruğu boşa gider. Bir kez daha denediğinde yine aynı şey olur. Red Eye, alaycı bir sesle, "Devam etmek ister misin, yoksa seni hızlıca öldürmemi mi istersin?" diye sorar. Yui kararlı bir şekilde, "Tabii ki seni öldürmeyi!" der. Hızını kullanarak sağ yumruğuyla atak yapmış gibi yapar, ancak darbeyi sol yumruğuyla Red Eye'ın yüzüne indirir. Yumruk, Red Eye'ın maskesinde bir çatlak oluşturur.
"Bak, bu iyiydi Yui abla," der Red Eye. "Şimdi sıra bende." Bir anda elinde kırmızı renkte bir hançer belirir. "Ölümün bu hançer olacak, Yui. Son sözlerin nedir?" Zincirleri tekrar çağırır ve Yui'yi bağlar. Yui, "Bu adil değil!" diye isyan eder. "Kuralsız bir dövüşte her şey mübahtır, tamam mı Yui abla?" diyen Red Eye, hançeri Yui'nin boğazına dayar. "Hadi, iyisin, ilk ölen sen olacaksın." Hançeri Yui'nin karnına saplar ve Yui kan kusmaya başlar. "Seni tek darbede öldürmeyeceğim," der Red Eye. "Ablamın önünde ölmeyi yalvarana kadar hançer saplamaya devam edeceğim. Sonuçta vampirsin, kolay kolay ölmezsin."
Tam o anda bariyerde çatlaklar oluşmaya başlar. Red Eye, "Vay canına, bugünün onur konuğu da geldi," der. Bariyerde yaklaşık iki metrelik bir delik açılır ve içeri Evra girer. Onu gören Yui ve Saya sevinçle dolmuşlardır. Red Eye, Yui ve Saya'nın ağızlarını zincirler ve "Sizin şu an konuşmamanız lazım," der. Evra, "Hoş geldin. Seni burada görmek benim için bir şereftir," der. "Bana ismimle hitap etmemen konusunda seni uyardığımı hatırlıyorum," diye yanıtlar Evra. "Pardon, Vampir Dedektif," der Red Eye. "Sadece Dedektif de," diye düzeltir Evra. "Peki dedektif, buraya ismini söylemememi hatırlatmaya gelmiş olamazsın değil mi?" der Red Eye alaycı bir şekilde. Evra, "Yui ile Saya'yı almaya geldim. Onları bırak," der. Red Eye, "Onları bırakacağım ama ölmüş bedenlerini," diye tehdit eder. "Amacını biliyorum, o yüzden sana iki yol sunacağım," der Evra. "Hangi yollar bunlar?" diye sorar Red Eye. "Yui ile Saya'yı bırakırsan, seni görmediğimi söyler ve desteği geri yollarım. Böylece bizimle uğraşmazsın. Ama Yui ve Saya'yı vermezsen, desteği yine geri yollarım ama seni öldüren sadece ben olurum." Red Eye, "Nasıl olacak bu? Sonuçta tam Hükümdar olmasam da ölümsüzlüğe sahibim," der. Evra, "Şunu bil, her şeyin bir sonu vardır," der. Red Eye, "Bence fazla konuşmaya başladın," der ve Evra'yı zincirlemeye çalışır ama zincirler Evra'ya ulaşamaz. "Anladım," der Red Eye. "Güzel bir savaş ver bana." Hançerini alıp Evra'ya saldırır. Evra, hançeri tam saplanacağı sırada elinden alır ve "Yavaşlamışsın," der. Hançeri ortadan ikiye bölen Evra'yı gören Red Eye yutkunur ve "Bunu kırmak imkânsızdı, nasıl yaptın?" diye sorar. Evra, "Sana son şans. Eğer kızları bırakmazsan, bu formda bile kalamayacaksın," der.
Red Eye sinirlenir ve "Tüm gücümü görmeden gidemezsin!" diye bağırır. Görüntüsü tekrar değişir; saçları alev gibi yanmaya başlar, gözleri simsiyah olur. "Sanırım beni zora koşacaksın," der Evra. "Hadi gelsene!" diye kışkırtır Red Eye. Evra yavaşça ilerler ve Red Eye'a inanılmaz hızlı ve güçlü bir yumruk atar. "Bana nasıl vurabildin?" diye şaşkınlıkla soran Red Eye daha da sinirlenir. Evra, onun yumruğunu tutar ve "Senin gibi bir erkeğin bunları yapmaması gerekir," der. Evra, Red Eye'ı art arda vurduğu çok sayıda güçlü yumrukla sarsar. "Yapacak bir şey yok," diye düşünen Red Eye, "En iyisi şu an kaçmak. Bunu tek bir hamleyle yapabilirim." ve "Cehennem Senfonisi!" diye bağırır. Ortaya çıkan çok güçlü bir ses Evra'yı geri iter ve bariyerde bir çatlak oluşturur. Red Eye, "Evra, seninle işim bitmedi!" der. "Merak etme, şu an kaçıyorum ama bir dahakine böyle olmayacak." Red Eye bir anda yanarak yok olur ve bariyer de her yerden çatlayarak ortadan kalkar. Bu sırada Yui ve Saya'nın bağlı olduğu zincirler de kaybolur.
Yui hemen koşarak Evra'ya sarılır. "Bizi kurtardığın için teşekkür ederim!" der. Saya, "Bu kadar güçlü olduğunu bilmiyordum," der. Evra, "Zaten güçlü değildim," diye yanıtlar. "Eğer 5 dakika daha dayansaydı sabah olacaktı ve güçlerimin çoğunu kaybedecektim." Yui, "Bunun ilacı yok mu?" diye sorar. Saya, "İlaç sadece gücünün yarısını korur," der. Yui, "Vay be, 5 dakika daha geçse her şey bitecekmiş desene." Saya, "Öyle olmazdı. Red Eye'ın gücü tükenmişti. Hem bizi zincirledi, hem Evra ile dövüşmek zorunda kaldı, bu yüzden güçleri bitmek üzereydi. Ama tam bir Hükümdar olsaydı, işimizi çoktan bitirirdi," der. Evra, "Aslında onun yaptığını başka Hibrit Hükümdarlar yapamazdı," der. "Red Eye baya iyi dayandı." Yui, "Bir şey sormak istiyorum," der. Saya, "Sormak istediğin soruyu biliyorum ama o konuyu pek açmak istemiyorum," der. Evra, "Soruyu bana sor," der. Yui, "Saya'nın kardeşi neden böyle?" diye sorar. "Gerçek bir Hükümdar olmak istiyor, bu yüzden bu duruma geldi," diye açıklar Evra. "Bana nedense Ölüm Hükümdarı'nı hatırlattı. Neyse, bir şeyler buldunuz mu?" Saya cebinden Ölüm Hükümdarı'nın mührünün bulunduğu kâğıdı verir. "Sanırım haklıydın Saya," der Evra. "Buradan gitsek olur mu?" diye sorar Saya. Evra, "Hadi gidelim," der. Yui, "Arabayla gideceğiz değil mi?" diye sorar. Evra, "Evet, araba ile gideceğiz," diye yanıtlar. Yui, "Sonunda koşmayacağız," der. Evra, "Demin Red Eye ile dövüşmemiş gibisin," diye takılır. Yui, "Eskiden bu olayları daha sık yaşardık," der. Evra, "Doğru, eskiden bu tür olaylar çok normaldi," der. "Ben arabayı getirmeye gidiyorum, söz, burada bekleyin." Saya, Yui'ye sarılır ve "Her şey için teşekkür ederim," der. Yui, "Bana değil, Evra'ya et, o bizi kurtardı," der. Saya, "Eğer orada Red Eye'a kafa tutmasaydın, çoktan ölmüştük," der. Yui, Saya'nın saçlarını okşar ve "Sorun yok," der. Evra kornaya basar ve "Hadi gidiyoruz!" diye bağırır. İkili arabaya biner ve yorgunluktan birbirlerine sarılıp uyuya kalırlar. Onları gören Evra içinden, "Keşke hep böyle kalsaydınız," diye geçirir ve Rei'yi arayarak evden dışarı çıkmasını söyler. Evra, Saya ve Yui'yi Saya'nın evine getirir ve Rei'nin yardımıyla onları içeri taşıyarak yatağa koyarlar. Rei, "Neden üstleri başları böyle?" diye sorar. Evra tüm her şeyi anlatır. "Anlıyorum," diyen Rei, "Bir dahakine onları yalnız bırakmayacağım." Evra gülümser ve "Ben gidiyorum, sonuçta ben de uykusuzum," diyerek oradan ayrılır. Rei ise, Hükümdarlar hakkında bilgi sahibi olduğu kitabı, en güçlü Hibrit Hükümdar Red Eye (Zeri) kısmından okumaya devam eder ve bölüm biter.
