145. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 145: Ölümün Kılıcı ve Sarı Işığın Getirdikleri
Xelong şehrinin tozlu sokaklarında, gökyüzündeki kızıllık yerini gergin bir bekleyişe bırakmıştı. Saylox, karnının gurultusunu bastıramayarak Xelong’a döndü: "Xelong, hurmacıya gidelim mi?"
Xelong şaşırarak, "Ufak adam, hurmalarını ne çabuk yedin?" diye sordu. Saylox kendinden emin bir tavırla, "Hurma bağımlısı bir kurtarıcıyım," dedi. Xelong ise bir şart koştu: "Sen şehrime zarar vermeden Sun’ı devir, sonra tüm hurmalar senindir."
Saylox, bu teklifi ciddi bir ifadeyle reddederek asıl geliş amacını açıkladı: "Malesef teklifini reddetmeliyim. Ben buraya gelme sebebimi söylemedim; ben Excaltan’ı geçmek için zorlu rakiplere karşı savaşıyorum. Aslında size yardım etme sebebim Sun’a karşı tavrınız ve bana muhtaç olmanız. Yoksa şu an evrende kendime başka bir rakip bulurdum; tabii Sun’ı yenmek kadar prestijli olmazdı."
Xelong, iki meleğin neden birbirini desteklemek yerine bir rekabet içinde olduğunu sorunca Saylox, "Birbirimizi destekliyoruz aslında. Ben onu idol olarak görüyorum ve hükümdar olunca da idolümü geçmek istedim. Kim hayran olduğu kişiyi geçmek istemez ki? Sonuçta meleğim, benim insanlar gibi bir nefsim yok; yoksa art niyet mi anladın?" dedi. Xelong, ilk defa bir melekle konuştuğunu itiraf edince Saylox gülümseyerek, "O zaman bizim art niyetimiz olmadığını artık unutmazsın," dedi. Xelong ise ağırbaşlılıkla yanıtladı: "Ufak adam, ben bir şeyi aklıma alırsam bir daha unutmam."
Konuşmaları, bir anda sarsıcı bir parlaklıkla gelen sarı bir ay ışığıyla kesildi. Işık söndüğünde, ortada her zamanki alaycı tavrıyla Este belirdi. Saylox bu girişi hayranlıkla izledi: "Buralarda gündüzleri sarı ay ışığı ile birilerinin gelmesi çok havalı, bende yapmak istiyorum!" Xelong ise kaşlarını çatarak gökyüzüne baktı: "Bunu Luna yapmış olmalı."
Este, etrafına bakıp "Naber pezevenkler?" diyerek söze girdi. Saylox merakla, "Pezevenk ne?" diye sordu. Este, çocuğun saflığını fark edince sırıttı: "Sen sütten çıkmış ak kaşık mısın?" Saylox, "Hayır ama meleğim, bir problem olur mu?" deyince Este oyununu sürdürdü: "Olmaz. Pezevenk çok iyi bir kişi demek." Saylox, bu yeni bilgiyi hemen kabullendi: "Sende çok iyi bir pezevenksin o zaman." Este gülerek, "Ben pezevenk değilim, sen onu Xelong’a söyle," dedi.
Xelong araya girerek, "Buraya nasıl geldin?" diye sordu. Este, Xelong’un saçını okşayarak Saylox’u işaret etti: "Şu melek çocuk bakire mi?" Saylox, "Bakire ne demek?" diye sorunca Este şaşırdı: "Numara mı yapıyor yoksa gerçekten mi böyle?" Xelong, "Kendisi melek, senin cinsel şakalarını anlamaması normal," diyerek durumu açıkladı. Saylox ise şaşkındı: "Cinsellikten şaka mı yapıyor bu kadın? Ben meleğim, saf iyilikten oluştum, o yüzden bu tarz şakaları anlamam." Este, "Anlaman gerek, ben kime şaka yapacağım?" diye hayıflandı.
Xelong sorusunu sertçe hatırlatınca Este ciddi bir tona büründü: "Bakın şimdi beyler; ben Bisgaw şehrinde dolaşırken Sun’ın adamlarını gördüm, onları göndermek için uğraştım ama yakalanıp hapishaneye atıldım. Sonra o pasta bağımlısı herif (Docelo) geldi; ondan nefret ettim, bana krallık verse onunla yine de yatmazdım. Neyse, o adam sırtından bir kılıç çıkardı ve hapishaneyi paramparça etti, onun sayesinde çıktık."
Este, Atera ile birlikte Rei’yi bulduklarını, tam Rei o kılıcı Sun’a saplayacakken havanın karardığını anlattı: "O an akşam oldu ve bu gördüğünüz sarı ay ışığı bizleri aldı, sonra buraya geldim. Geri kalanlar nerede bilmiyorum." Saylox, "Demek o güneş tutulması değilmiş," derken Xelong teşhisi koydu: "Anlaşılan Luna, Sun’ı ölümden kurtarmış ya da bize öyle geliyor."
Xelong, Rei’nin kullandığı kılıcı sordu. Este, kılıcın Rei’nin elinde ortası kırmızı kenarları siyah bir hal aldığını ve Rei "Ölüm" dediğinde kılıcın tamamen kırmızıya dönüp Sun’ı dondurduğunu söyledi. Xelong ve Saylox aynı anda kılıcı tanıdı: "Deather Kılıcı."
Saylox, kılıcın Ölüm Hükümdarı’nın ilk silahı olduğunu ve dünyadaki en güçlü silahlardan biri olduğunu ancak çok kullanışsız olduğunu belirtti: "Gücü anlaşılmazdır ama asıl sorun kullanıcıda. Bu kılıç sahibinin enerjisini emer; çok fazla kullanılırsa sahibini öldürür." Este, Rei’nin bu tehlikeyi bilmediğini söyleyince Xelong’un kararı kesin oldu: "Planlar değişti. Şimdiki amacımız Rei’yi bulmak." Saylox, "Bana hava hoş," derken Este öne düştü: "Takip edin o zaman." Üçlü, Rei’yi ve beraberinde taşıdığı ölümü bulmak için hızla yola çıktı.
