34. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 34 - Uyanış ve Son Kurban
Rei ve Yui sıkıca sarılır, gözlerinden yaşlar akmaktadır. Saya, "Merak etmeyin, sizi hemen öldüreceğim," der. Gözyaşları yere damladığında Saya bir an durur. Aklına ailesinin de tıpkı böyle sarılıp gözyaşı dökerek ölümü kabullenişi gelir. Ancak bu anı, hipnozu bozmaya yetecek kadar güçlü değildir. Cebinden "sessizlik" adını verdiği silahını çıkarır. "Üzgünüm, yapacak bir şey yok," diyerek silahı Yui'ye doğrultup tetiğe basar.
Mermi Yui'ye isabet eder ancak Rei bunu fark edemez. Yui, Rei'nin elini tutar ve "Beni unutma," diyerek gözlerini kapatır. Yui'nin cansız bedenini gören Rei'nin gözünden kanlı yaşlar akmaya başlar. "Saya, seni öldüreceğim," diye haykırır. Saya, "Merak etme, bu silah zamanı durdursan bile çalışır," der. Rei'nin gözyaşları kırmızıya dönerken, kollarında anlamsız ve garip semboller parlamaya başlar. Saya, "Sıra sende," diyerek silahı Rei'ye doğrultur ve ateş eder.
Mermi Rei'ye gelir ancak ona hasar veremez, sadece isabet ettiği yer kanamaya başlar. Rei mermiyi söküp atar ve "Daha fazla!" diye meydan okur. Saya şarjörün tamamını Rei'ye boşaltır. "Nasıl yani? Bu silahın mermisini sana özel yaptım, eğer birine aşık değilsen ölmen gerekirdi," der. Rei, "Demek ki birini seviyorum," der ve yüzünde de garip semboller belirir. Saçı kırmızıya döner. Saya, "Sanırım seni kendi yumruklarımla öldüreceğim," der ve Rei'ye sağlam bir yumruk atar ancak Rei en ufak bir hasar almaz, canı bile yanmaz, sadece kan akar. Saya şaşkınlık içinde yumruk atmaya devam eder. Rei sadece bekler, en sonunda "Artık sıra bende," der ve Saya'ya vurduğu yumrukla duvar kırılır, Saya karşı binaya kadar uçar. Rei hemen koşar ve Saya'ya vurmaya devam eder. Duvarları kıra kıra Yui'nin evine geri gelmişlerdir. "Saya, ölmelisin," der Rei. Saya, "Yeter artık!" diye bağırır ve cebindeki aşk zehrini çıkarır. "O zaman beraber ölmeye ne dersin? Amacın kalmadı zaten, benim de öyle," der. Rei, "Ölmek sana oyun gibi geliyor ama aslında ölüm..." der ve bir yumruk daha atar. Saya hareket edemeyecek hale gelmiştir. "Gördüğün gibi, ölüm her şeyin temel sonudur. Ama şu an ben bu temel sona gelmedim. Yui'yi yaşatmak için yaşamalıyım," der. "Gerekirse canımı vermeye hazırım." Saya, "İşimi bitir o zaman," der. Rei, "Senin her yerini parçaladım ama seni öldürmeyeceğim. Seni öldürmeyi en çok hak eden Yui," der ve Saya'yı orada bırakarak Yui'yi kurtarmak için evine gider.
Saya hâlâ hipnoz altındayken, cebinden ailesinin fotoğrafı düşer. Bunu gören Saya'nın hipnozu bozulur. "Sözümü tutamadım, aksine daha kötü olduk," diye pişmanlıkla fısıldar. Rei, Yui'nin yanına gider. Onu bulduğu an, kanla tedavi edebileceği aklına gelir ancak vücudu o kadar güçlenmiştir ki kanı çıkmaz hale gelmiştir. Tam o sırada arkasında Saya belirir. "Benim tüm kanımı ona ver," der. Rei şaşırır, "Sen buraya nasıl geldin?" diye sorar. Saya, "Merak etme, her zaman yanımda kan taşırım. Şu an vampirlik sürem bitti, kanım artık insan kanı," der. Rei, "O zaman sana ne olacak?" diye sorar. Saya, "Versende vermesen de öleceğim," der. Rei hemen mutfaktan bir bıçak alır ve Saya'nın vücudunda bir kesik yapar. Yui'yi başından tutar ve sivri dişlerini kesilen yere koyarak kan transferini başlatır. Yui'nin gözleri hâlâ kapalıdır. Rei, Yui'ye tekrar sarılır ve "Saya, lütfen buradan gider misin?" der. Saya hiçbir şey söylemeden evden çıkıp gider. Rei, Yui'ye sarılmaya devam ederken kapı çalar. Rei ilk başta gitmez ama sonra kapı tekrar çalar. Hemen kapıya gider ve kapıyı açar. Ancak kapının ardındaki yüz, bu gecenin korkunç olaylarının henüz bitmediğinin bir işaretiydi.
