1. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 1: Sessizliğin Ötesi
Saat 01:43.
Şehir derin bir uykudaydı.
Yalnızca sokak lambalarının titrek ışıkları ve uzaklardan gelen tek tük motor sesleri, gecenin sessizliğini deliyordu. Bu boşluğun içinde, Rei’nin ayak sesleri yankılanıyordu.
Sırtında siyah kapüşonlu montu, kulaklarında loş bir caz parçası...
Dış dünya uykudayken, onun iç dünyası ayaktaydı.
Gece onun için kaçış değildi — varoluşuydu.
> "Gündüzler gürültü yapıyor... Ama geceler sadece fısıldıyor.”
On altı yaşında bir lise öğrencisiydi, ama onu gören biri bunu tahmin edemezdi.
Yüzündeki olgunluk, bakışlarındaki yorgunluk…
Sanki uzun zamandır kimseyle gerçekten konuşmamış, gülmemiş gibiydi.
Bir sokak lambasının altında durdu.
Gökyüzüne bakmadı; ay ışığını teninde hissetmeyi tercih etti.
Ama tam o anda, havada bir kırılma hissetti.
Sanki biri, görünmez bir perdeyi araladı.
Bir ses...
Yumuşak ama hedefe saplanan bir tonla:
> “Kulaklıkla yürüyenleri severim. Sessizliğe karşı cesaretlidirler.”
Rei döndü.
Bir kız.
Yaşı aşağı yukarı aynı. Uzun, hafif dalgalı saçlar.
Gözleri koyu ama içinde kıvılcımlar yanıyor.
Bir şeyler saklıyor gibiydi — ama sakladıklarının fark edilmesini istiyormuş gibi.
> “Sana mı dedim, yoksa sadece geceye mi konuştum… emin değilim.”
“Geceler zaten hep konuşuyor,” dedi Rei, kulaklığını boynuna indirirken.
“Ama herkes duyamaz.”
Kız hafifçe başını eğdi.
> “Yui,” dedi sadece.
“Sen?”
“Rei.”
Yui, Rei'yi süzerek yaklaştı.
Adımlarında bir amaç, duruşunda bir meydan okuma vardı.
Ama sesi...
Yumuşaktı, neredeyse fısıltı:
> “Zihinleri okuyabiliyorum.”
“Güzel numara.”
“Senin zihnin... boş değil. Ama karanlık. Gürültüsüz ama tehditkâr.
Kilitli. Ve içerisi... sessiz değil.”
Rei'nin ifadesi değişmedi.
Ama içinden geçen tek cümle:
> "İlk kez biri bu kadar doğru bir cümle kurdu.”
> “Peki senin gibi biri neden gece sokaklarında dolaşır?” diye sordu Yui.
“Benim gibi biri ne demek?”
“İçine kapanık. Ama duvarlarını kalın değil, görünmez yapmış.
Herkes seni normal sanıyor ama... sen başka bir yerde yaşıyorsun.”
Rei sustu.
Onun dünyasında, sessizlik cevaptı.
Yui bir adım daha attı.
> “Biliyor musun… bazı insanlar geceleri yıldızları izler.
Ama bazıları, karanlığın kendisine bakar.
Sen ikinci gruptansın, değil mi?”
Rei gülümsedi, hafifçe.
Bu bir onaydı.
O an rüzgar hafifçe esti.
Yui'nin saçları savruldu.
Sokak lambasının titrek ışığında, bir anlığına... bir şey oldu.
Gözleri morla karışık altın bir ışıltıya dönüştü.
> Bu kız... sıradan değil.
Yui gözlerini kapattı.
> “Bir gün bana ihtiyaç duyacaksın. Ve o gün geldiğinde...
seni anlayan biri olduğunu hatırlayacaksın.”
Sonra döndü, yavaşça uzaklaştı.
Arkasından tek kelime etmeden...
Rei ona bakarken tek düşündüğü şey:
> "Bu gece... sıradan bir gece değil.”
