127. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 127: Hükümdar Silen ve Şehvetin Gölgesi
Bisgaw, odasındaki o gizemli kutuya parmak uçlarıyla dokunduğu an, kutu metalik sesler çıkararak form değiştirmeye başladı. Saniyeler içinde, uçları bembeyaz, gövdesi zifiri karanlık çift uçlu devasa bir mızrağa dönüştü. Bisgaw, silahı elinde tartarken sırıttı: "Şovumun yeni yıldızı aramıza hoş geldin; Hükümdar Silen!"
O sırada kapı açıldı ve içeri sarışın, yeşil gözlü, lise üniformalı ve kısa etekli Este girdi. Este, şehvet dolu adımlarla Bisgaw’a yaklaştı. "Neler yapıyorsun Bisgawcığım? Benimle biraz oynamak ister misin?" diyerek koynuna girdi. Ancak Bisgaw onu soğukça itti: "Şu an bunların sırası değil Este. Sen benim için sadece ihtiyaçlarımı gideren bir köleydin."
Este, reddedilmenin hırsıyla Bisgaw’ın boynuna cezbedici bir öpücük kondurdu. Tam onu öpecekken Bisgaw, Este’nin saçlarından kavradı ve mızrağın beyaz uçlarından birini acımasızca Este’nin sol gözüne sapladı!
Este’nin çığlığı binayı inletirken, mızrağın o ucu yok oldu; beraberinde Este’nin gözü de tamamen silindi. "Gözüm! Neden yenileyemiyorum?" diye bağırdı Este. Bisgaw alayla cevap verdi: "Bu mızrak dokunduğu yeri yok eder Este. Boynuna sokmadığıma dua et, yoksa bir hükümdar olarak tamamen silinirdin." Ardından Este’nin ağzına bir tekme atarak onu bayılttı ve güvenliğe emretti: "Bu kadını şehrimden atın!"
Şehrin dışına atılan Este ayıldığında öfke doluydu. Tam intikam planları yaparken, Bisgaw’ın adamlarının zincire vurduğu bir genci sürüklediğini gördü. "Bu çocuk... Xelong’un yanındaki Rei değil mi?" diye mırıldandı. Rei’yi yok etmenin ödülünü düşünerek pusuda onları takibe aldı.
Rei, "Beni uyurken nasıl zincirlediniz?" diye söylenirken Este bir anda ortaya çıktı. "Merhaba yakışıklılar, kayboldum da bana yardım eder misiniz?" diyerek muhafızları ayartmaya çalıştı. Adamlar onu umursamayınca Este bir saniyede çakısıyla hepsinin boğazını kesti.
Rei, "Beni kurtardığın için teşekkürler," dese de Este’nin niyeti farklıydı. "Yaramazlık yapmaya ne dersin yakışıklı?" diyerek Rei’nin koynuna girdi ve tam çakıyı saplayacakken... Fışkıran kan Rei’den değil, Xelong’un kolundan geliyordu!
Xelong bir anda araya girmişti. "Bu tilkinin niyetini anlaman gerekirdi genç adam," dedi Xelong sakince. "Buralarda herkesin niyeti aynıdır."
Este, Xelong’un geldiğini görünce geri adım attı. Xelong, "Bisgaw artık seni de hedef aldı, gel bize katıl," diyerek Este’yi ikna etmeye çalıştı ama Este oradan uzaklaştı. Xelong ve Rei, şehrin altındaki gizli sığınağa doğru yola koyuldular. Yolda Xelong, Bisgaw ile olan "berabere biten" karşılaşmasını anlattı.
Sığınağa vardıklarında Este bir gölge gibi arkalarında belirdi. "Dışarısı güvenli değil, Bisgaw beni yok edene ödül koydu," diyerek sığınağa sığındı. Rei şaşkınlıkla, "Siz tanışıyor musunuz?" diye sorunca Este şehvetli bir gülümseme attı. Xelong ise sadece öksürerek konuyu geçiştirdi.
Xelong sistemi kontrol etmek için odayı terk ettiğinde, Este Rei’ye döndü. "Xelong’un güçlü olduğu günleri ve sırlarını duymak ister misin süt oğlan?"
Rei, "Midemi bulandırıyorsun ama anlat," dedi.
Este gözlerini kısarak sırıttı: "O zaman mideni sıkı tut; sana 'Şehveti Susturan Yaramaz Çocuk' Xelong’un hikayesini anlatayım..."
