3. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 3 – Sessiz Fısıltıların Arasında
Rei, o gece Yui'yle birlikte sokak lambalarının loş ışığında yürürken, havadaki o tanıdık huzur yerini tarif edemediği bir gerginliğe bırakmıştı. Yui konuşmuyor, ama sessizliğiyle bir şey anlatıyordu. Ay, puslu gökyüzünde zar zor seçiliyordu. Gecenin içindeki boşluk, bir şeylerin yaklaşmakta olduğunu fısıldıyordu sanki.
"Seninle olmak... huzur veriyor," dedi Yui aniden, başını eğip adımlarını sayarak.
Rei durdu, bir süre baktı ona. "Ama bugün biraz... uzak gibisin."
Yui gözlerini kaçırdı. “Her zaman bu kadar kolay olmuyor, bilirsin.”
Tam o an, gecenin ritmini bozan bir ses yükseldi. Ayak sesleri… hafif, neredeyse hissedilmeyecek kadar yumuşak. Rei dönüp baktığında, gölgelerin içinden bir figür ayrıldı. Genç bir kız, lavanta rengi uzun saçlarıyla ay ışığını yansıtıyordu. Üzerindeki beyaz elbise, sanki rüzgarla bir bütün olmuş gibiydi. Ayakları çıplaktı.
"Gece yürüyüşleri... ilginç karşılaşmalar doğurur," dedi kız, yavaşça yaklaşırken.
Yui’nin gözleri hemen sertleşti. "Sen kimsin?"
Kız hafifçe başını eğdi. “Saya. Sadece... geceleri seven bir yabancı."
Rei dikkatle baktı ona. Gözleri griydi, ama o gri... rüya gibi, puslu ama içine bakanı yutan türden.
"Benim adımı söyledin. Nereden biliyorsun?"
Saya gülümsedi. "Belki seni uzun zamandır izliyorumdur. Belki de... sadece seni tanımak istiyorumdur."
Yui’nin sesi daha sertti bu kez. "Rei, gel gidelim."
Ama Rei kıpırdamadı. Yui'nin kıskanması mıydı bu? Yoksa içgüdüsel bir savunma mı?
Saya konuşmaya devam etti:
"Benim gibi olanlar, geceye ait detayları kaçırmaz. Senin yürüyüş tarzından tut da, bakışlarını hangi yöne kaçırdığına kadar her şeyi anlatır... Sen, Rei... sessiz bir kaossun."
Rei'nin kalbi hızlı atmaya başladı. Bu kız… sanki onu tanıyordu. Yui ise o sırada arkasını dönmüştü.
"Ben gidiyorum," dedi soğukça. "İyi geceler, Rei."
Rei bir adım atacak gibi oldu ama Saya’nın sesi onu durdurdu.
"Onunla gidersen... beni kaçırırsın. Ama kalırsan... bazı gerçekleri erkenden öğrenebilirsin."
Bu bir tehdit değildi. Bir teklifti. Ya da oyun.
Yui uzaklaşırken, Rei’nin içinde tanımlayamadığı bir ikilem büyüdü.
Saya yavaşça Rei’nin yanına geldi, çok yakın. Omuzları neredeyse temas ediyordu.
"Yalnız yürüyen biri olduğunu biliyorum. Ama bazı yollar... iki kişiyle daha sessiz geçilir."
Ayağını topuğuyla yere bastı ve parmak ucunda bir dönüşle geri çekildi.
"Yarın gece. Aynı yerde."
Gölgelerin arasında kayboldu. Rei yalnız kaldı.
Ama bu yalnızlık... artık tanıdık gelmiyordu.
