79. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 79 - Vielat: Gerçek Baba ve Karanlık Miras
Yui, ailesinin şatosuna girmesiyle birlikte "Hey millet, neredesiniz?" diye seslendi. Bir anda ilerideki kapı açıldı ve kırmızı gömlekli, topuz saçlı, uzun boylu, siyah renkli saçlı ve gözünün altında ufak bir siyah nokta olan bir adam çıktı. Adam, "Millet mi?" dedi. "Ne kadar bayat bir kelime kızım." Yui, "Sen de kimsin?" diye sordu. "Ve ailem nerede?" Karşısındaki adam, "Hak ettikleri yerdeler," diye yanıtladı. Yui, "Hak ettikleri yer neresi?" diye bağırdı. Adam, "Öteki dünyadalar," dedi.
"NE!" diye bağırdı Yui. Adam, "Bazı şeyleri öğrenme zamanı geldi kızım," dedi. Yui, "Hayır, olamaz! Sen benim gerçek babam mısın?" diye sordu. "Hayır, olamazsın, benim babam kötü biri değildi!" Karşısındaki adam, "Önce biraz sakin ol, Yuila," dedi. Yui, "Sen... sen benim gerçek ismimi nereden biliyorsun?" diye sordu. Adam, "Çünkü ben babanım," dedi. "Belki ismimi unutmuşsundur, ismim Vielat."
Yui bir anda yere düştü ve bebeklik zamanından küçük kesitler hatırlamaya başladı. Kulağında Vielat'ın sesi yankılanmaya başladı. Yui, sesinin yettiği kadar, "Seni aşağılık herif!" diye bağırdı. "Bunca zamandır yoktun ve geldiğinde ortalığın içine ediyorsun! Katliamı yapan kişi haklı da olsa, haksız da olsa hatalı taraftır. Niye yaptın? Niye ailemi yok ettin? Niye?" Yui, sinirden gözyaşları akmaya başladı.
Vielat, "Beni dinleyecek misin, yoksa..." dedi. Yui bir anda Vielat'a saldırdı. Vielat, tek bir hamlede Yui'yi tuttu ve yere indirdi. "Önce beni dinle, sonra ne yapacaksan ondan sonra yap," dedi. Yui, "Senin yalanlarına karnım tok," dedi. "Bunca zamandır beni görmeye gelmeyen bir adama nasıl güveneyim?" Vielat, "Şu an beni dinlemekten başka çaren yok," dedi. Yui, "Anlat hadi, ne anlatacaksan," diye fısıldadı.
Vielat'ın Hikayesi
Vielat anlatmaya başladı: "Her şeyi en baştan anlatacağım. Bir zamanlar kafede garsondum ve çok sevilen bir yerde çalışıyordum. Herkesin rezervasyon yaptırdığı bir yerdi ve ben de o kafenin en sevilen garsonuydum. Bir gün Atera adında bir müşteri geldi. Siparişi hazırlanınca götürdüm. Atera beni görür görmez, 'Lütfen bugün garsonluk yapma ve benimle bu gece boyunca sohbet eder misin?' dedi. Ben kabul edemeyeceğimi söyledim. O, işletmenin müdürü ile konuştu ve rüşvet verdi. Bana, eğer sohbet edersem tek gece için bir aylık maaşımı teklif ettiler. Paraya ihtiyacım olduğu için kabul ettim.
Atera ile sabaha kadar konuştuk. Şimdiki eşi, yani üvey baban, o dönemler eve hiç gelmiyormuş. Bu yüzden kafa dağıtmak için bizim işletmemize gelmiş. Asıl olay sabah olunca başladı. Atera'nın vampir olduğunu bilmiyordum; sabah olunca yere yığıldı. Uyandırmaya çalıştım. Atera, 'Beni akşam olana kadar saklar mısın?' dedi. Onu orada bırakamazdım, bu yüzden kucakladım ve evime getirdim.
Akşam olunca uyandı ve hiç fark ettirmeden bana akşam yemeği hazırlamıştı. Sonrasında bana sorular sormaya başladı, 'Sevgilin var mı?' dedi. 'Hayır,' dedim. 'Sen harika birisin. Beni bir gece boyunca soluksuz dinledin, üstüne beni evine getirdin. Normalde senin dışında başka bir erkek olsa bana tecavüz bile etmişti,' dedi. Ben de 'Bizde namus her şeydir,' dedim.
Bir saat sonra evimde kapı çaldı. Gittiğimde kapıda üvey baban vardı. 'Kimsiniz?' dedim. Bıçağı boynuma dayadı ve 'Atera nerede?' dedi. Atera seslendi: 'Neden geldin?' Üvey baban, 'Eşimi almaya geldim,' dedi. Atera, 'Ben senin artık eşin değilim, ben Vielat'tan hoşlanıyorum,' dedi. Üvey baban bana öyle bir yumruk attı ki, iki gün sonra ayıldım.
Uyandığım sıra masada bir mektup gördüm. Atera benden özür diliyor ve benimle belirttiği konumdaki otoparkta buluşmak istediğini yazıyordu. Otoparka gittim. Atera, 'Sonunda geldin, uykucu,' dedi. Bana tüm her şeyi anlattı. Annenin ailesi, parası için üvey babanla zorla evlendirilmiş. Bu yüzden hayatından memnun değilmiş ve her fırsatta evden kaçıyormuş. O günkü anlattıkları eşini özlediği için değil, benim güvenilir olup olmadığımı anlamak içinmiş.
'Benimle ne yapmak istiyorsun?' diye sordum. O ise tanışmak istediğini söyledi. Bir yıl boyunca aynı otoparkta her gün aynı saatte buluştuk. En sonunda ikimiz de birbirimize âşık olduk. Bir gün Atera riskli bir şey yapmak istediğini söyledi. Çocuk istediğini söyledi ve bunun üvey babandan değil, benden olmasını istediğini, çünkü bana çekmesini istemiş. Öyle de oldu zaten."
Yui, "Anlatmaya devam et, sinir etme beni!" diye bağırdı. Vielat, "Sakin ol kızım," dedi. "Annene hayır demedim ve teklifi kabul ettim. Bunun büyük bir problem olacağını biliyordum, çünkü annen vampir ve ben bir insanım. O zamanlar tek düşüncem, üvey babanın öğrenmemesiydi. Annen bir hafta sonra hamile olduğunu öğrendi ve bana vampir olduğunu söyledi. Konsey'in bu tarz şeyleri sevmediğini anlattı. Ben, 'Olan oldu artık, bu çocuğu birlikte büyüteceğiz,' dedim.
Zaten o zamanlar üvey baban yurt dışındaydı. Sen doğduğunda bile hâlâ ülkede değildi. Ama bir gün Atera'nın kıyafetinde bir nokta kamera gördüm. Meğersem bu kamera üvey babana aitmiş. Zamanında beni o kamerayla bulmuş ve annen ile yaşadıklarımızın hepsi kayıt altına alınmış. Bunu öğrenir öğrenmez evime baskın yapıldı ve seni ve anneni elimden aldılar. Beni öldürmeye çalıştılar ama güçsüz görünce öldürmemeye karar verdiler.
O günden sonra yemin ettim; seni ve anneni tekrar bulacağıma. Bu olay olduğunda sen bir yaşındaydın daha. Kimliğin bile yoktu. O zamanlar sana Yuila diye hitap ediyorduk. Annenle sana Yui dediler, beni hatırlama diye. O günden sonra her gün kendimi geliştirdim ve bir gün bir adam bana vampir avladıklarını söyledi. Hemen kabul ettim ve vampir avcılarına katıldım. Başarımı görünce beni 2. Gruba yönetici yaptılar. Sonra bir gün telefonuma bir mesaj geldi, çok saçmaydı. Bunun bir kod olduğunu çözdüm ve bunun annenden gelen bir mesaj olduğunu gördüm.
Bu yüzden planımı yaptım. Her zaman sizleri izledim ve en sonunda bir açık buldum ve bugün eve sızdım. Docelo'nun Rei'den aldığı kanlar ile bayağı güçlendim ve bu sayede babanı görür görmez tek hamlede öldürdüm. Sonra üvey kardeşin geldi ve bana saldırdı, ben de onu yok ettim. O sırada annenle göz göze geldim ve bana gülen bir yüzle 'Sonra görüşürüz aşkım' dedi. Onun gitmesini bekledim. Senin buraya geleceğini biliyordum. Geldiğinde buradan kapıyı açtım ve sonrasını biliyorsun zaten."
Vielat, sakinliğini koruyarak, "Ve şimdi üç saniye sonra Rei gelecek," dedi.
Tam üç saniye sonra Rei kapıyı açtı ve "Yui, seni beş saattir bekliyorum," dedi. Rei Yui'yi görünce, "Hop hop, neler oluyor burada?" diye sordu. Yui, "Ben de bilmiyorum," dedi.
