14. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 14 – Zehirli Teklif
Yui'nin evinin kapısı Rei'nin arkasından sertçe çarptığında, içeride Yui'nin kalbi paramparça oldu. Rei'nin yüzündeki öfke, gözlerindeki hayal kırıklığı, Yui'nin ruhuna bir bıçak gibi saplanmıştı. "Rei, ben sana her şeyi anlatabilirim, hem de her şeyi!" diye fısıldadı, sesi titriyordu.
Ama Rei'nin sözleri, Yui'nin zihninde yankılanan bir çığlıktı: "Anlaşılan niyetin buydu ha? Senin hayatını kurtaran Saya'yı hiç mi düşünmedin? Beni boş ver, zaten senin için önemli bir dostu bırak, bir varlık bile olamadım!" Rei'nin sesi, Yui'nin lafını keserek yükselmişti.
"Ona mı inanıyorsun?" diye sordu Yui, gözleri yaşlarla doluydu.
Rei'nin cevabı kesindi: "Kanıtları elinde! Daha neyi inkar edeceksin, Yui?"
"Bunlar sahte! Lütfen beni bir kere dinle!" Yui'nin sesi yalvarır gibiydi.
Ama Rei'nin öfkesi dinmiyordu. "Saya'ya neler yaptıysan, aynısını bana da yaparsın sen!" Kapıyı çarparak gitti.
Yui'nin gözyaşları yanaklarından süzülürken, aklına eskiden çok sevdiği biri olan Evra geldi. Telefonunu titreyen elleriyle aldı ve onu aradı. Belki o, bu karmaşanın içinde bir çıkış yolu bulabilirdi.
O sırada Rei, şehrin dışındaki boş bir arazideki terk edilmiş bir evin en tepesine çıkmış, şehri izliyordu. Zihni karmakarışıktı. Yui'ye duyduğu öfke ve Saya'nın söylediklerinin ağırlığı altında eziliyordu.
Arkasından gelen tanıdık bir sesle irkildi. "Rei, nasılsın?" Saya, endişeli bir ses tonuyla yanına gelmişti.
Rei, yüzünü çevirmeden, "Sohbet edecek bir halde değilim," dedi. "Ve elinden geliyorsa, bir daha karşıma çıkma."
Saya, Rei'nin arkasına geçti ve ona sarıldı. "Her şey geçecek, dert etme. Böyle şeyler hayatın tadı tuzudur." Rei'nin sırtına hafifçe okşadı, onu biraz olsun motive etmeye çalışıyordu. Sonra yanına oturdu. "Canım sıkıldı. Bir şeyler yapalım mı? Hem kafa dağıtırsın." Saya'nın sesi, Rei'nin daha önce hiç duymadığı kadar farklıydı; sanki Yui'nin yumuşaklığını anımsatıyordu.
Rei, "Bu gece bir şey yapmak istemiyorum," diye mırıldandı.
Saya gülümsedi. "Peki, bir şeyler duymak ister misin?"
"Evet," dedi Rei, merakına yenik düşmüştü.
"Yui'yi öldürmek ister misin?" diye sordu Saya, sesi buz gibiydi.
Rei hemen reddetti, irkildi. Saya kahkaha attı. "Şaka yapıyorum! Ama bak, yüzün biraz da olsa değişti." Saya'nın gözleri Rei'nin tepkisini dikkatle inceliyordu. "Rei, senden bir yardım isteyeceğim. Karşılığında istediğin tüm soruları ve isteklerini kabul edeceğim."
Rei alaycı bir şekilde güldü. "Benimle uğraşma. Sen ne bilebilirsin ki benim hakkımda?"
Saya'nın gülümsemesi genişledi. "Sen kaç yaşındasın?"
"16," dedi Rei.
"Yanlış cevap," dedi Saya, sesi eski, soğuk tonuna dönmüştü. "Doğru cevap 14."
Rei şaşkınlıkla donakaldı. "Bunu sadece ben ve ailem biliyordu. Sen de kimsin?"
"Anladın mı?" dedi Saya, gözlerinde tehlikeli bir ışıltı vardı. "Eğer benim istediğim bir şey varsa, o da bir insanın vampir olma ihtimali olan birini öldürmek. Ve bu seni çok ilgilendiren bir konu."
Rei düşünmek için zaman istedi. Saya'nın bu kadar kişisel bir bilgiyi bilmesi onu dehşete düşürmüştü. "Cevabını şimdi istiyorum," dedi Saya, sesi kararlıydı.
"Ben bir insan öldürmek istemiyorum," dedi Rei.
"Korkma," dedi Saya, Rei'nin elini tuttu. "Sen bana sadece yardım edeceksin. Sana benim yaptığım ilacı vereceğim ve o seni bir süre vampir gücü verecek. Bir nevi vampirmiş gibi olacaksın. Ölüm işi bende. Kabul ediyor musun? Hem istediğin tüm bilgileri ve eski hafızan hakkındaki tüm bilgileri vereceğim. Anlaştık mı?"
Rei ilk başta mırın kırın etse de, içindeki merak ve Yui'ye duyduğu öfke ağır bastı. "Tamam," diye fısıldadı.
Saya'nın yüzünde zafer dolu bir gülümseme belirdi. "Yapman gereken ilk şey, bana aşık olman. Çünkü bu ilaç, aşk olan kişilerde tam gücünü gösterir."
Rei'nin gözleri fal taşı gibi açıldı. "Abartma!"
"Sen bilirsin," dedi Saya, omuz silkti. "Ben de başka biri bulurum."
"Tamam, tamam!" dedi Rei, çaresizce. "Ama hayatım boyunca hiç aşık olmadım ve size karşı bir şey hissetmiyorum."
"Planı kabul ediyor musun?" diye sordu Saya tekrar.
"Evet," dedi Rei.
"O iş bende," dedi Saya, göz kırptı. "Ben kendime insanları iyi bağlarım." Telefon numarasını verdi ve ayağa kalktı. Rei'ye dudaklarından küçük bir öpücük verdi. Rei utançla kıpkırmızı oldu. Saya, "Yarın görüşelim, saat 1'de burada ol," dedi ve karanlığın içinde kayboldu. Rei, Saya'nın bıraktığı öpücüğün tadı ve zihnindeki karmaşık sözlerle baş başa kaldı.
