63. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 63 - Masada Sınav ve Kalpteki Sır
Yemek masasına oturduklarında, Yuir hiç vakit kaybetmeden ilk sorusunu sordu. "Rei, Yui ile ne zaman evleniyorsunuz?" Yui, sinirle, "Hey Yuir, sen bi sussana!" diye çıkıştı. Yuir, alaycı bir şekilde güldü. "Abla, senin ağzın sanki fazla bozulmuş gibi. Hiç bizim gibi bir vampir değilsin." Yui, daha da sinirlenerek, "Senin gibi bir vampir olacağıma, hiç vampir olmam daha iyi!" diye karşılık verdi.
Atera, araya girdi. "Rei, sen bunlara bakma," dedi. "Abla kardeş kavgası... Eğer senin de kardeşin olduysa bu durumu anlarsın." Rei'nin yüzü asıldı. "Benim hiçbir zaman kardeşim veya benden büyük ablam ya da abim olmadı," dedi. Atera, hemen kendini toparladı. "Pardon, kusura bakma," dedi. "Bilerek dediğim bir şey değil." Rei, hafifçe gülümsedi. "Sorun değil, isteyerek demediniz sonuçta." Atera, "Ne kadar naziksin," dedi. O sırada Yui araya girdi. "Sen onu bir yatakta gör!" diye fısıldadı. Rahmin, masaya vurdu. "Oha! Aile içinde söylenir mi bu?" dedi. Rei, "Yui, insanlara niye yalan söylüyorsun? Senin odana adım bile atmadım!" diye itiraz etti. Yui, muzipçe, "Peki dudak dudağa gelmedik mi?" diye sordu. Rei'nin yanakları kızardı. Rahmin, "Kızım, sanki konuşmaman gereken şeyleri çok rahat konuşuyorsun," dedi. "Ve benim iznim olmadan bu olaylar oluyor!"
Rei, bu konunun açılmasını fırsat bildi. "Bu konu açılmışken, buraya geliş sebebimi açıklamak isterim." Rahmin, "Dinliyorum seni," dedi. "Anlat bakalım." Rei, doğrudan sordu. "Beni niye sevmiyorsunuz?" Rahmin, "Hala tam bir vampir olmaman yüzünden," dedi. Yuir araya girdi. "Eğer tam bir vampir olabilseydin, Yui'nin kanını içip iyileşemezdin," diye ekledi. Rei, "Tek sebebi bu olamaz," diye ısrar etti. Rahmin, "Tek sebebi bu değil," diye düzeltti. "Asıl sebebi, senin benim kızımı sevmemen. Eğer kızımı sevip de vampir olmasan seni idare ederiz ama kızımı sevmemen, senden nefret etmeme sebep oluyor." Rei, "Ben onu sevmeye çalışıyorum," dedi. Rahmin, "Birini seveceğim diyerek sevemezsin," diye sert bir yanıt verdi. "Birini seveceksen gönlün onu sevmeli, yani zorla birisini sevemezsin." Rei, bu sözler karşısında bir an duraksadı. "Çok haklısınız, hiçbir şey diyemem," dedi. "Ama bazı sevgiler klasik şekilde çıkmaz. Bazen sevmeye çalışırken gerçekten sevebilirsin."
Atera, yumuşak bir sesle, "Rahmin Bey, sizce çocuğa bir şans veremez misiniz?" diye sordu. Yuir, kıkırdadı. "Bence Rei'nin Yui'ye aşık olma oranı yüzde birden bile azdır," dedi. "Ben olsam bu ikiliye şans vermezdim ama babamın kararına saygı duyarım." Rahmin, "Yuir bu konuda çok haklı," dedi. "Üzgünüm ama bu yemekten sonra senin buradan gitmeni isteyeceğim. Yapacak bir şey yok."
Rei, yüzünde kararlı bir ifadeyle, "Bunu diyeceğinizi biliyordum," dedi. "O yüzden size bir teklifim var. Eğer tüm vampir avcılarını yenersem, bana bir şans vereceksiniz." Yuir, kahkahalara boğuldu. "Sen ve tüm vampir avcılarını yenmek mi? Kusura bakma, çok komiğime geldi!" dedi. Atera, "Rahmin Bey, ne dersiniz bu teklife?" diye sordu. Rahmin, "Çok ısrarcısın çocuk," dedi. "Tamam. Sonuçta Albesa'yı yenersen bir isteğini kabul ederim dedim." Yuir, "Benim için de sorun değil," dedi. "Eğer vampir avcılarının hepsini yenersen ben de sorun çıkarmam ama onları yenme ihtimalin, Yui'ye aşık olma ihtimalinden daha düşük."
Atera, heyecanla, "Bence Rei yapacak, ben inanıyorum," dedi. "Benim için de sorun değil. Aslında bu koşul olmasa bile bana 'anne' diyebilirsin." Atera ayağa kalktı ve Rei'ye sarıldı. "Hala aynı koku," diye fısıldadı. "Görünüşün annene çekmiş, konuşma tarzın ise babana." Rei'nin gözleri parladı. "Ailem nasıldı?" diye sordu. Atera, "Tek bir kelimeyle anlatabilirim," dedi. "Senin ailen mükemmeldi." Rei, "O zaman şu an neredeler?" diye sordu. O sırada Yui, oturduğu yerden ayağa fırladı. "Anne!" diye bağırdı. "Benim yarasa sütüm nerede?" Atera, Rei'ye gülerek, "Duydun Yui'nin sesini," dedi. "Zamanı gelince her şeyi anlarsın. Ben hep benim kızım Yui'ye eş olmanı hayal etmiştim." Rei, "Gerçekten mi?" diye sordu. Atera, "Onu Yui'ye sorman lazım," dedi. "Sen onun çocukluk aşkısın." Yui tekrar, "Anne, benim yarasa sütüm nerede?" diye bağırdı. Rei, "Duydun Yui'nin sesini," diye karşılık verdi. Atera, "Bu vampir avcılarını hallet, sana daha Yui hakkında neler neler anlatacağım," dedi ve yerine oturup yemeğine devam etti. Rahmin, "Daha başlamadan bu kadar ümit verme," diye uyardı. Yuir, "Babam haklı anne," dedi. "Rei Yui'ye aşık olsa bile, Yui kendini Rei'den soğutacak." Rei, şaşkınlıkla, "Neden soğutsun ki?" diye sordu. Yuir, "Yui sonuçta," dedi. "Ne yapacağı belli olmaz." Rei, "Bence yapmaz," diye karşı çıktı. Yuir, "Göreceğiz," dedi.
Rahmin, yemek bittikten sonra sözünü yineledi. "Ama seni yemekten sonra yine de buradan gitmen gerek, Rei." Rei, "Sorun değil," dedi. "Önemli olan bana bu konuda şans verecek olmanız."
Yemek bittikten sonra herkes masadan kalktı. Rei, Yui'den evin anahtarını istedi ve Yui anahtarı ona verdi. Rei, Yui'nin evine doğru yola çıktı. Eve varınca, yatağına uzandı ve rahat bir nefes aldı. "Beklediğimden iyi geçti," diye mırıldandı. "Hem yeni bir özellik de keşfettim. Bence o dövüş bana çok şey kattı." Kendi kendine gülümsedi. "Hadi bakalım, yarın Saya ile konuşayım da beraber vampir avcılarının işini bitirelim."
O sırada şatoda, Yuir, Yui'yi kimsenin olmadığı bir odaya getirdi. "Rei'yi seviyor musun abla?" diye sordu. Yui'nin yüzü anında düştü. Yuir, "Seni o yüzden eve yollamadım," dedi. "Hadi bakalım, bana her şeyi anlat."
