173. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 173: Kırgınlıkların Gölgesinde Uyanış
Şatonun oturma odasında gerilim, Elisa’nın koltuğa yerleşip dışarıdaki kaosu ve Erder’in başına gelenleri bir bir anlatmasıyla başladı. Anlatılanları derin bir sessizlikle dinleyen Rahmin, "Demek öyle oldu... Çok geçmiş olsun," diyerek Elisa’ya destek oldu. Elisa bitkin bir halde "Sağ olun," diye karşılık verdi.
Xelong, bilgece bir tavırla araya girdi: "Dediğim gibi, sizler aslında hatalı değilsiniz." Ancak Elisa aynı fikirde değildi, başını öne eğerek "Hatalıyız," diye mırıldandı. Este, kucağındaki bebeğe bakarken felsefi bir çıkış yaptı: "Suçu toplum hazırlar, insanlar ise sadece işler."
Rei, Este’ye dönerek "Senin Sayala’ya bakman gerekmiyor muydu?" diye sordu. Este, bebeğin saçlarını okşarken "Elisa geldikten sonra onun anlattıkları Sayala’ya ninni gibi geldi ve uyuyakaldı," dedi. Parmağını dudaklarına götürerek herkesi uyardı: "Ama sakın ses yapmayın, bırakın uyusun." Xelong, "Ufak hanım, bebeğe hemen alışmışsın," diye takılınca Este ters ters baktı: "Alışmadım! Her an camdan fırlatıp kurtulasım geliyor."
Konu tekrar Erder’i kurtarma operasyonuna geldiğinde Yuir, Rei’ye dönerek sert bir gerçeği hatırlattı: "Erder’i kurtarmak Elisa’yı getirmekten çok daha zor olacak Rei."
Rei, "Hallederiz," dese de Yuir’in cevabı buz gibiydi: "Kendin halledersin. Bir yolunu bul, ben her zaman sana yardım etmem."
Rahmin, Yuir’in bu hırçın tavrına "Niye böyle yapıyorsun?" diye müdahale etti. Yuir, Rei’ye olan kırgınlığını gizlemedi: "Olayı biliyorsun baba."
Rei kendini savunmaya çalıştı: "Ablan benim için çok önemli Yuir. Onu şu an aktif olarak aramıyor olmam, ondan nefret ettiğim anlamına gelmiyor. Sadece şu anki çabaların boşuna olduğunu biliyorum. Eğer bir iz bulunabilecek olsaydı bunu ben değil, en başta sen yapardın."
Yuir, Rei’nin bu sözlerini duymamış gibi yaparak, "Erder’i kurtarmak için kendin uğraş," dedi. Elisa ise umutsuzca araya girdi: "Zaten istesek de kurtaramayız. En son yoğun bakımdaydı, ölüm döşeğinde olduğu söyleniyor." Xelong bu habere üzülürken, Este yine patladı: "Daha sessiz konuşun yoksa Sayala’yı üstünüze fırlatırım!"
Elisa acı içinde kıvranarak, "Bacaklarım çok fena ağrıyor, evde buz var mı?" diye sordu. Rei "Olacaktı," derken Yuir öfkeyle "Tabii olur!" diye bağırdı. Rei, içinden "Sanki karşımda Yui varmış gibi davranıyor" diye geçirerek mutfağa gitti. Getirdiği buzları Elisa’nın bacaklarının üzerine serdi.
Elisa, "Teşekkürler," dedikten sonra üzerindeki hasta kıyafetini bir hamlede yırtarak crop haline getirdi. "Şimdi daha rahat oldu. Peki plan nedir gençler?" diye sordu. Rei, yardım istemek için Yuir’e baktı ama Yuir kafasını çevirdi. Rei, "Aramızdaki problemi çözmek isterim Yuir, yoksa bu görevi başaramayacağız," dese de Yuir "Beni ilgilendirmiyor, Elisa’yı getir dememiştik ama sen getirdin," diyerek kestirip attı.
Ortam iyice gerilince Rei’nin sabrı taştı. "Aura!" diye bağırmasıyla etrafta yoğun bir sis tabakası oluştu. Yuir de geri adım atmadı, tırnaklarını birer pençe gibi uzatarak "Bu seferki önceki gibi olmayacak!" dedi. Xelong, "Bana illa yaptıracaksınız," diyerek asasını yere vurdu. Bir anda yer yarıldı ve hem Rei hem de Yuir toprağın içine hapsoldu. "Bir süre böyle kalın da aklınız başınıza gelsin," dedi Xelong. Rahmin, "İyi yaptınız Xelong bey," diyerek durumu onayladı.
Aynı dakikalarda hastanede, ağır bir ameliyattan çıkan Erder odasına getirilmişti. Doktorlar, durumunun çok kritik olduğunu ve iyileşme umudunun kalmadığını söyleyerek odadan ayrıldılar. Koridorda bir sessizlik hakimken, içeriye bir hemşire süzüldü. Elindeki şırıngayı Erder’in boynuna yaklaştırıp iğneyi yaptı.
Hemşire odadan çıkar çıkmaz, mucizevi bir şey oldu. Ölüm döşeğindeki Erder’in gözleri aniden faltaşı gibi açıldı. Doğrulmaya çalışarak etrafına bakındı ve hırıltılı bir sesle sordu:
"Neler oldu bana?"
