72. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 72 - Kardeşin Sırrı ve Yeni Bir Yol
Rei ve Yui, Saya'nın evine alelacele girerler. Onu gözyaşlarını silerken bulurlar. Yui, "Neler oldu, hemen anlat!" der. Saya, "Önemli bir şey değil, yapılması gerekeni yaptım," diye fısıldar. Yui, "Seni anlamak çok zor, Saya," der. Saya, "Beni izlediniz, değil mi?" diye sorar. Rei, "Nasıl anladın?" der. Saya, "Tavrınız her şeyi belli ediyor," diye yanıtlar. Yui, "Bize neden Red Eye'ı yok ettiğini anlat," der. "Kardeşini niye yok ettin?" Saya, "O benim kardeşim değildi. Sadece kardeşimin beni korumak için yaptığı bir kopyaydı," der.
Rei, "Hiçbir şey anlamıyorum. Lütfen bize her şeyi baştan anlat," der. Saya, "Fazla ısrar etmeyin, size olanları her türlü anlatacağım," der. "Biraz kendimi toplamam gerek." Yui, "Şu an iyisin, anlatmaya başla," der. Saya, "Rolleri değiştik sanırım," der. Yui, "Lafı değiştirme," diye diretir. Saya, "Tamam, tamam," der. "Yui, sen bana son yaşadıklarınızı mesaj olarak attın, hatırlıyor musun?" Yui, "Evet," der. Saya, "O yaşadığınız olayların hepsi planlıydı," der. "Ve bu plan ya bana ya da Red Eye'a zarar verecekti." Rei, "Yine bir şey anlamıyorum," der. Saya, "Daha da açıklayıcı olursam, büyük ihtimalle beni ya da Red Eye'ı ele geçireceklerdi ve bize düşman olacaktı. Artık o olmadığına göre beni ele geçirmeyi deneyeceklerdi. Ben de intihar edersem, planları suya düşecekti." Rei, "Ya beni ele geçirmek isterlerse?" der. Saya, "Siz onlara lazımsınız," der. "O yüzden size bulaşmazlar." Rei, "Neden ki?" diye sorar. Yui, "Rei, bu senin geçmişinle alakalı. O yüzden açıklayamaz," der. Rei, "Çok merak ediyorum şu geçmişimi," der. Yui, "Üzgünüm, sana hiçbir şey anlatamayız," der. Rei, "Öf," der.
Saya, "Bugünkü yaşadıklarımı anlatayım, aklınızda soru işareti kalmasın," der. Yui, "Anlat bakalım," der. Saya, "Mesajdan sonra Red Eye'ı yok etmek zorunda olduğumu anladım ve direkt onun yanına gittim." Rei, "Neden öyle hissettin ki?" der. Saya, "Demin dediğim gibi birimizi ele geçireceklerdi. O yüzden ona özgürlük hakkını tanımak istedim," der. Rei, "Ona özgürlük mü tanıdın?" diye şaşırır. Saya, "Evet," der. Rei, "Nasıl bir özgürlük bu?" der. Saya, "Demin ne dedim? Red Eye gerçek bir varlık değil, kendisi bir kopyaydı," der. "Kardeşimin kopyası. Neyse, ben bugün olanları anlatayım," der. Rei, "Neden kestin ki?" der. Saya, "Olanları dinlersen daha iyi anlarsın. Rei, zaten seni izledik, olanları biliyoruz," der. Saya, "Doğru ya," der. "O zaman Red Eye'ın kim olduğunu söyleyeyim. Kardeşimin en yakın dostu."
"Eskiden hep beraber oyun oynarlardı. Bir gün o dostu trafik kazasında öldü ve ölümü gözlerinin önünde oldu. O yüzden dostunu sırtında taşıyarak Ölüm Hükümdarı'na götürdü. Ölüm Hükümdarı ise onu diriltemeyeceğini söyler. Kardeşim ise 'Ablamı koruyacak bir kopya olarak benim vücudumu verir misin?' der. Ölüm Hükümdarı 'Hayır' der ama vücutsuz bir hayat verebileceğini söyler ama tek bir şartla: o da kardeşimin tıpatıp aynısı olacak. Düşünceleri bile... Ve onunla göz göze gelmemesi gerekir, yoksa yok olur."
"Kardeşim kabul eder ama o da bir şart sunar. Şartı ise ablasını koruyacak bir varlık olmasını ister. Ölüm Hükümdarı kardeşimi kırmaz ve kabul eder. Ve o dostu beni koruyan bir varlık olur ve onun zihnine sahip olur, onun gibi davranır ve beni koruma amacıyla yaşardı," der. "Ama kendisi özgür değildi ve ben de onunla bir sözleşme yaptım: eğer vampir avcılarını durdurmama yardım ederse ona vücudumu verecektim. Ama bu olaylar sonucu vücuduma sahip olamayacaktı. Ve ben onun zayıflığını biliyordum ve onun tek özgür olma yolu yok olmaktı. Zaten son günlerde bana güç vermekten çok fazla zayıflamıştı," der. "Ben de kafama silah dayayıp vurdum ve beni korumak için kendini feda etti."
Rei, "Ama Red Eye'ın bir yaşam formu yok, nasıl yok oldu ki?" diye sorar. Saya, "Kendisi benden güç alıyor. Aslında ben nasılsam, kendisi bir nevi o kadar güçlü olur ama bu da benim zayıflığım, onun zayıflığı da demek oluyor," der. "Benim zayıflığım, insanın zehirli kanıdır. Ben de o zehiri mermi yaptım ve kendime sıktım. Red Eye de bu sayede ölmüş oldu." Rei, "Hani kardeşinle aynıydı her şey?" diye sorar. Saya, "Kardeşimle her şeyimiz aynı," der. "Zayıflıklarımız bile aynıdır." Rei, "Anladım," der. "Ama Red Eye'ın kardeşin olmadığını nereden anladın?" Saya, "Kardeşim şu an vampir avcılarının 1. Grup yöneticisi," der. Rei, "Ne?" diye şaşırır. Saya, "Evet, kendisi bir vampir avcısı," der. "Ve bunu bayağıdır biliyorum. Doğrusu, kendisi bana mektup yolladı." Rei, "O zaman Red Eye'ın anlattığı geçmiş?" der. Saya, "Kardeşimle komple aynı olamaz. O yüzden sahte bir geçmiş verdiler, bu yüzden anlattıkları her şey sahte," der. Rei, "Vay be Saya," der. "Peki onu yok ederken hiç üzüldün mü?" Saya, "Nadir ağladığım kişilerden biri," der.
Rei, Yui'ye, "Saya'yı biraz yalnız bırakalım mı?" der. Yui, "Bırakalım," der. "Görüşürüz." Saya da "Görüşürüz," der. Rei ve Yui evden çıkar ve Yui'nin evine doğru yol alırlarken Rei, "Bu kadar acımasız bir hayat mümkün olabiliyor mu?" der. Yui, "Daha acımasız hayatlar bile var," der. O sırada Yui'ye Saya'dan bir mesaj gelir ve mesajda, "Beni yalnız bırakmasan daha iyi olabilir," yazar. Yui ve Rei tekrar Saya'nın evine doğru yol alırlar.
Bu geri dönüş, Rei ve Yui'yi yeni keşfedilen sırların ortasına, tehlikeli bir bilinmeze doğru yönlendirdi.
