82. bölüm · Whispers Beyond Midnight
Bölüm 82 - Plan İptali, Anne Öfkesi ve Tatlı Kaçışı
Vielat ve Atera boş bir odada plan yapmaya başladılar. Vielat, "Atera Hanım, Miona'nın belirgin bir zayıflığı var mı?" diye sordu. Atera, "Miona'yı uzun zamandır görmüyorum," dedi. "Kendisiyle görüşmek bu hayatta en zor şeylerden biridir." Vielat, "Duyduğum kadarıyla, birisiyle görüşmek istemediği takdirde kendisine ulaşılamadığı söyleniyor," dedi. Atera, "O yüzden şu an yapabileceğimiz tek şey, kendisinin ortaya çıkmasını beklemek," diye yanıtladı.
Vielat içinden, "Hayır, böyle olamaz. Eğer bu görevi hızlı bir şekilde bitirmezsem Docelo benim koltuğuma oturur ve Atera'ya karşı da çok nazik. Eğer yerimi kaybedersem Atera'yı da elimden alır," diye geçirdi. O sırada Atera, "Bir şey demeyecek misin, Vielat Bey?" diye sordu. "Bazen kızımın zihin okuma yeteneğinin bende olmasını istiyorum. Aklından neler geçiyor, Vielat Bey?" Vielat hafifçe titreyerek, "Benim harika bir planım var," dedi. Atera, "Titrediğine göre çok önemli bir plan olsa gerek," dedi.
Odaya aniden Docelo girdi ve "Merhaba benim tatlı çöreklerim, hâlâ plan mı yapıyorsunuz?" diye sordu. Atera gülümseyerek, "Sen mi geldin, Docelo?" dedi. Docelo, "Size yardım etmek için geldim, tatlı çöreklerim," dedi. Vielat sinirden gülümseyerek, "Çok sağ ol Docelo ama ben bir plan buldum," dedi. Docelo, "Ama yarım saattir odadan hiç ses gelmiyor," dedi. Vielat, "Sen bizi mi dinliyordun?" diye sordu. Docelo, "Ne yalan söyleyeyim, benim dinlenmem için bu görevi üstlenmen beni çok mutlu etti," dedi. "Ama sonra çok büyük bir vicdan azabı yaşadım. Şu an tatlı bile yiyemiyorum. O yüzden içim rahat etmedi ve size yardım etmek için kapıya kadar geldim. Yarım saat boyunca ses gelmedi, ben de 'Portakal suyunun bana ihtiyacı var' dedim ve içeri tak diye girdim. İyi yapmış mıyım, portakal suyu?" Vielat sinirli bir gülümseme ile, "Çok iyi yapmışsın, çok iyi," dedi. Atera, "Gelmen çok iyi oldu," dedi. "İçerisi mezarlıktan farksızdı, senin gelmen ortama enerji katıyor." Docelo, "Traliçe Hanım'dan övgü almak beni çok mutlu etti," dedi.
Vielat, "Docelo, sana ihtiyacımız yok, sen bence en iyisi dinlenmenin tadını çıkar," dedi. Atera, "Vielat Bey haklı, son zamanlarda fazla ön plandasın," dedi. "Bu seni çok yormuştur." Docelo, "Birilerini zehirlemem gerek," dedi. "Suikast yapmam gerek, acı çektirmem gerek." Atera, "Docelo, sen tam bir psikopatsın," dedi. Docelo, "Yine teşekkür ederim, Traliçe Hanım," dedi. "Neyse, bana bu görevde ihtiyaç yok anlaşılan ama bir problem yaşarsanız..." Vielat, Docelo'nun lafını keserek, "Sana ihtiyaç duymayız, Docelo," dedi. Docelo, "Portakal suyu, maç başlamadan maçı kazanamazsın," dedi ve arkasını dönüp gitti.
Atera, "Niye Docelo'dan yardım almıyorsun ki?" diye sordu. "Gördüğüm kadarıyla Docelo bu işlerde bayağı iyi." Vielat, "Sadece tatlı bağımlısı bir katil," dedi. Atera, "O zaman neden her görev için ilk aday?" diye sordu. Vielat, "En iyiler en sona bırakılır," dedi. "Hem sen Evil Eye'ın dövüştüğünü gördün mü?" Atera, "Ben bu işlerde az vakit geçirmedim," dedi. "Beni saf sanma Vielat Bey. Eski Vielat'ın anlayabileceği bir konu bu." Vielat, "Ben hâlâ aynı Vielat'ım," dedi. Atera, "Öncelikle Docelo senden daha zeki," dedi. "Bunu kabul etmen gerekiyor. Bu yüzden her göreve o gidiyor. Ama sen, Vielat, onun kadar zeki değilsin. Güç konusunda net bir şey diyemem ama şunu her zaman unutuyorsun: İstersen dünyanın en güçlü insanı ol ama beynini kullanamıyorsan, sadece güçlü biri olursun, en iyisi olamazsın."
Vielat sinirle, "Yeter!" dedi. "Senin için o kadar uğraşmama rağmen bana karşı niye hâlâ böylesin, hâlâ anlayamıyorum." Atera, "Değiştiğin için," dedi. "Ben sana beni kurtar mı dedim?" O sıra Docelo kapıdan onları dinliyordu. Vielat, "O şatodan ayrılmayı istemiyor muydun?" diye sordu. Atera, "İstemiyordum!" dedi. "Ben artık huzurlu bir yaşam bulmuştum, iyi kötü bir aile kurmuştum. En azından Yui'ye bakabilecek bir ev bulmuştum." Gözyaşları akar vaziyette, "Peki sen ne yaptın? Onlarca senedir plan bahanesiyle kızını görmeye bile gelmedin, görmeye gelmeyi bıraktım, görmek için uğraşmadın bile." Vielat, "Hiç sordun mu?" dedi. "Acaba neden bunca yıldır ortalıkta sizi aramadığımı?" Atera bağırarak, "Neden sorayım ki?" dedi. Vielat, "Kızımıza zarar gelmemesi için uğraştım bunca yıldır," dedi. Atera bağırarak, "Az kalsın senin adamların yüzünden Yui'nin ölümü geliyordu! Saya az kalsın Yui'nin ölümüne sebep olacaktı! Eğer kızını birazcık bile önemsesen, orada Saya'yı durdururdun!" Vielat, "Rei'nin Saya'yı durduracağını biliyordum," dedi. Atera, "Sen onu bana külahıma anlat," dedi. Vielat, "Sonuçta yaşıyor değil mi?" Atera, "Rei'ye dua et. Eğer Rei orada olmasaydı, şu an burada benimle laf dalaşına girebilecek bir durumda olamazdın," dedi.
Vielat, "Benimle kavga edeceğine öncelikle bana bir..." derken Atera, Vielat'a sertçe bir tokat attı ve "Senin benden alabileceğin tek şey bu!" dedi. Vielat, Atera'nın ellerinden tuttu ve sırtını duvara yasladı. "Bana teşekkür et," dedi. "Senden beni sevmeni istemiyorum ama bunca uğraşlarım için bir teşekkürü hak ettim. Seni şatodan çıkardım ve efsane olduğun yere geri getirdi. İstediğin yaşama kavuşturdum. Bunca emeğime bir teşekkürü az görme." Atera, "Hayatımı mahvettin hayatımı!" dedi ve tırnakları sivri bir hâl aldı. Tırnaklarını Vielat'a sapladı. Vielat, "Demek öyle," dedi.
Docelo hızla içeri girdi ve "Atera, şu an durmak zorundasın!" dedi. Atera, "Burada ne arıyorsun?" diye sordu. Docelo, "Bunun olacağını biliyordum," dedi. "Şimdi portakal suyundan uzak durman gerek yoksa Traliçe tatlısını çöpe atmak zorunda kalacağım." Atera, "Özgürlük!" diye bağırdı. "Benim özgürlüğümü aldınız!" Tırnaklarını Vielat'ın karnından çıkardı, Vielat'ı kenara attı ve Docelo'ya saldırmayı denedi. Docelo tek bir adım geri attı ve her zaman gülümseyen yüzü bir anda normal bir yüze döndü. "Sen gelişirken ben bu işte usta olmuştum," dedi ve Atera'nın kafasına hafifçe dokunarak dengesini bozdu. Docelo, "Güç konusunda benden üstün olabilirsiniz ama benim kadar bilgili değilsiniz," dedi. Atera, "Yanılıyorsun," dedi ve bir anda Vielat, boğazına sivri olmuş tırnaklarını koydu. "Eğer tek bir adım daha atarsan Vielat ölür." Docelo sol gözünü kırptı ve "Vielat, Power Damage!" dedi. Vielat, yere doğru bir hamle yaptı ve yer bir anda çöktü. Vielat ve Atera yere doğru düşmeye başladılar. Atera, düşerken bir anda uçmaya başladı ve o ortamdan uzaklaştı.
Vielat tam yere düşeceği an Evil Eye onu havada tuttu ve "Biz seni uyardık, Vielat," dedi. "Atera artık eski Atera değil." Vielat, "Hayatımı kurtardığınız için çok teşekkür ederim," dedi. Docelo yukarıdan, "Tatlılarım, nasılsınız? Bir zarar geldi mi başınıza?" diye seslendi. Evil Eye, "Bir problem yok," dedi. Evil Eye ve Vielat toplantı odasına gittiler ve içeride Docelo da vardı. Vielat, "Bunu en baştan beri biliyor muydunuz?" diye sordu. Evil Eye, "Evet," dedi. "Atera'nın mesleği bırakma sebebi huzurlu bir hayat istemesiydi. O yüzden bize geri katılma ihtimali yoktu." Vielat, "Ama şu an planımızı biliyor," dedi. Docelo, "Planımızı bilmesi yolumuza çıkacağı anlamına gelmez. Kendisi Traliçe sonuçta," dedi. "Kesinlikle tarafsız kalacak ama eğer yolumuza çıkacak olursa durdururuz." Vielat, "Bu arada hayatımı kurtardığın için teşekkür ederim, Docelo," dedi. Docelo, "Portakal suyunun ölmesini istemem," dedi. "Sonuçta en sevdiğim içecek portakal suyudur."
Evil Eye, "Şu an bir rahatsızlığın var mı?" diye sordu. Vielat, "Sorun yok," dedi. Evil Eye, "O zaman ben odama dönüyorum ve bir süre Miona görevini askıya alıyoruz," dedi ve toplantı odasından çıktı. Vielat, "Bana yardım etmeni hiç beklemiyordum," dedi. Docelo, "Tatlı dostlar bugünler için vardır," dedi. Vielat, "Ben..." derken Docelo, "Her şeyi biliyorum, portakal suyu," diye sözünü kesti. "O yüzden bana açıklama yapmana gerek yok ama illa bir şeyler yapmak istiyorsan beraber Traliçe tatlısı yemeye gidebiliriz." Vielat, "Aklın fikrin her zaman ki gibi tatlılarda," dedi. Docelo, "Bu hayatta her zaman tatlı gibi olmak gerekir," dedi. "İlla her tatlıyı sevmemiz gerekmez." Vielat, "Bugün bayağı bir ders aldım," dedi. "O yüzden tatlılar benden. Yeni bir pastane açılmış ve traliçesi çok iyi diyorlar, ne dersin gidelim mi?" Göz kırptıktan sonra Docelo bir anda kapıya geldi ve "Ee, hadi, gitmiyor muyuz?" dedi. Vielat, "İlk varan hesabı tatlıyı ilk önce yer," dedi ve Docelo ile Vielat koşarak pastanenin yolunu tuttular. O sıra Evil Eye mektuba baktı ve "Sonra baksam daha iyi olur, bir tatlı yesem daha iyi olur," dedi ve kapıyı açar açmaz Vielat ve Docelo'nun koştuğunu gördü. "Ben de koşsam hiç fena olmaz," dedi ve bu üçlü pastaneye kadar koşarak yeni bir müttefiklik ve tatlı bir rekabetin başlangıcını ilan etti.
