KADER kitap kapağı

9. bölüm / 37

9.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 9.

~6 YIL SONRA~

"Cumhuriyet savcısı Defne Ardıç"

"Hoşgeldiniz. Kusura bakmayın tanıyamadık.Bavulunuzu alıp geçebilirsiniz." Defne emin adımlarla bavulunu alıp Havaalanından çıktı. Özlemini duyduğu memleketine gelmiş olmanın verdiği huzurla derin bir nefes aldı. Bir taksiyi durdurup bindi.

"Mezarlığa gidiyoruz" şoför başını sallayıp arabayı sürdü. Bir hafta önce babasının vefat ettiğini öğrenmişti Defne. Yoğun iş hayatı yüzünden dönememişti türkiyeye. Babası üç yıl önce kansere yakalanmıştı. Araba durduğunda Defne parayı verip taksiden indi. Babasının mezarını bulduğunda çantasını yere indirip mezar taşının üstüne oturdu. Bir haftadır istesede ağlayamıyordu. Ancak oturduğu anda gözlerinden akın eden yaşlar artık serbestti.

"Geç geldiğim için özürdilerim baba. İşlerim vardı. Biliyormusun... ben savcı oldum. Benim gibi küçük yaşta zorla evlendirilen kızlara yardım ediyorum. Onları zorlayanlarıda içeriye tıkıyorum. Yaşasaydın senide tıkardım içeri. Sana acımayacağım. Yada kendimi suçlamayacağım. Hakkımı sana helal etmiyorum. Ben seni affetmiyorum. Allahta affetmesin...Şimdi gitmem gerekiyor. Görüşürüz baba."

Defne çantasını alıp onu bekleyen taksiye bindi. "Hava alanına tekrar" Hemen dönmeyecekti Fransaya. Yapması gereken işler vardı. Mardine gitmeliydi. Boşanması gereken bir kocası vardı...

~4 SAAT SONRA~
Defne otel odasında bir oraya bir buraya dönüp duruyordu. Gözü durmadan telefona kayıyordu. Sonunda telefonu eline alıp rehberden birtürlü silemediği Baranın numarasına girdi. Mesaj atacaktı. Gözü 6 yıl önceki mesajlaşmalarına kaydı;

'Kütüphanemi kuracaksın eve?' Defne yüzünü ovuşturup yazmaya başladı.

"Mardindeyim. Konuşmamız lazım" Mesaj saniyesinde görüldüğünde Defne afalladı. Yazıyor yazısını görünce nefesini tuttu. Nede olsa 6 yıl önce kocasını vurup kayıplara karışmıştı.

"Konağa gel"

Defne tam itiraz paragrafı yazacaktıki durdu. Neyden korkuyorum diye düşünüp itiraz etmekten vazgeçti. Tamam yazıp telefonu kapattı. Dolabına yerleştirdiği kıyafetlere baktı. Beyaz bir tişört vesiyah pantolonunu giyip siyah uzun deri ceketinide üstüne aldı. Sıkı bir at kuyruğu yapmıştı. Siyah deri çizmeleri topukluydu.Çantasınıda aldıktan sonra otelden çıktı.

~15 DAKİKA SONRA~

Defne taksiden inip karşısındaki konağa baktı. Bu konakta az bir süre kalmasına rağmen çok şey yaşamıştî. Kapıdan girdi kendinden emin adımlarla. Avlunun ortasında durduğunda Baran tam karşıdaki odadan çıkmıştı. Yine siyah bir takım vardı üzerinde.Göz göze geldiler. Defne soğuk ve mesafeli bakıyordu. Baran ise tehlikeyle. Baran Defneye doğru yürüyüp tam karşısında durdu

"Ne konuşacağız?"

"Boşanmalıyız"

"Hayır"

Baran o kadar rahat ve kararlı söylemiştiki Defne kaşlarını çatmıştı.

"Baran beni delirtme!"

"Delir."

"Bana bak seni gebertirim!"

"Yapmadığın şey değil"

Defne durdu. Nefesini verdi.Daha sakin bir ses tonuyla devam etti

"Bak,yollarımız senle ayrıldı. 6 yıl oldu Baran. Parmağımdaki yüzükten dolayı çok fazla sorun yaşıyorum. Hem bu saatten sonra sende benimle evli olmak istemezsin herhalde."

"Nasıl sorunlar yaşıyorsun?" Defne sinirlenmişti Baranın bu umursamaz tavırlarına. Sırf Baranda sinir olsun diye lafı koyuverdi

"Yakışıklı erkeklerle flört edemiyorum. Fransadaki erkekler o kadar yakışıklıki parmağımdaki yüzük onlarla olmamı engelliyor!"

"Höst! Yavaş gel!" Baranın elleri yumruk şeklini almıştı. Defne istediğini almanın verdiği hazla sırıttı. Baran konuştu.

"Parmağında o yüzük varken erkek olan kimseye fazladan bakamazsın. Evlisin Defne Genco. Bunu o aklına sok" Defnenin soyadını kullanmamıştı. Defne öfkeyle bağırdı.

"Boşanacağız!"

"Boşanmayacağız!"

"Polise gidip benle zorla evlendiğini söylerim!"

"Polise gidip beni vurduğunu söylerim!" Defne salladığı parmağını indirdi.

"Herşeyi neden bu kadar zorlaştırıyorsunki. Madem öyle sana dava açacağım."

"Öyle birşey yapmayacaksın. Net konuşacağım. Boşanmayacağız. Bana dava açmayacaksın ve birdaha hiçbiryere gitmeyeceksin" Defne şaşkınlıkla karşısındaki adama bakıyordu.

"Sen bana emir veremezsin!"

"Verdim bile. Eğer söylediklerimin aksini yaparsan, savcılık kariyerin son bulur. Polise gidip yıllar önce adam öldürmeye tam teşebbüsten iki kişiyi vurduğunu söylerim. Hatta birinin öldüğünüde. Hem kariyerin hemde özgürlüğün biter Savcı hanım. Aklını başına topla. 6 yıl senin gelmeni bekledim. Senin benim ayağıma gelmeni bekledim. Öylede oldu. Yaşattıklarının hepsinin bin mislini yaşatacağım sana"

...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

832okunma 17beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…