Bölümler 37Şu an: 10.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Beni burada tutabileceğinimi sanıyorsun sen?"
"Sanmıyorum,biliyorum. Burada kalacaksın. Bu konakta"
"Asla! Fransaya döneceğim!"
"Denemekle kalırsın"
"İzle o zaman"
Defne arkasını dönüp kapıya doğru ilerledi. Kapıyı açamayınca kilitlendiğini anlamıştı. "Zorlamı tutacaksın beni burada?!"
"Gerekirse evet."
"Baran ben sana birşey hatırlatayım."
"Tabi"
"Ben Defne Ardıcım. Cumhuriyet savcısı Defne Ardıç. Senin hayatını bitirebilirim" Baran alayla güldü
"Katil olan bir savcı...Bitirmediğinimi sanıyorsun? Sen zaten hayatımı bitirmedinmi?" Baranın yüzündeki gülümseme acıya büründü.
"Yeterince acı çektirmedinmi insanlara? Sen gittikten sonra herşey değişti Savcı hanım. Ben dahil herşey. Ulan... vurdun lan beni!"
Kükreyen sesi avluda yayılırken Defne yutkundu. Bu yüzleşme eninde sonunda gerçekleşecekti.
"Sen... 17 yaşındaydın lan. 17 yaşındaydın daha çocuktun! Nasıl bir cani olduğunu anlayamayacak kadar masum görünüyordun! Güvendim,inandım. Nasıl yaptın?"
Sorduğu sorunun cevabından korkuyordu Baran. Defnenin kızaran gözleri onunda iyi olmadığına işaretti. Derin bir iç çekti Defne.
"Mutlumuyum sanıyorsun? Yıllardır hergece kabuslarımdaydın! Kulübe gittiğin gece o kıza söylediklerini sindirmek kolay olmadı Baran ağa. Aynı şekilde sizin yüzünüzden hastanelik olmamda. Yada ertesi gün biz evlendik diyip yanıma gelmende. Bunlarî nasıl gururuma yediririm?! Yaptığım şeyi savunmuyorum. Ama yaptığın pislikler beni buna itti. Suçluyum evet. Ama sende masum değilsin!"
"Nazarın ölmesine gerek yoktu! Onu öldürmene gerek yoktu! Senin sorunun benleydi!"
"Özür dilerim! Binlerce kez özür dilerim! Ne bekliyorsun? Gidip dirilteyimmi kızı? Yeterince vicdan azabı çekiyorum!" Baran güldü.
"Sen daha neler çekeceksin neler" Defne çenesini dikleştirdi. Korkmadığını yeterince belli etmişti.
"Ait olduğun yere hoşgeldin savcı hanım. Odanın yerini biliyorsun" Baran kendi odasına gittiğinde Defne bıkkınlıkla telefonunu çıkardı.
"Alo Bayan Jaise... Ben bir süre özel nedenlerden dolayı türkiyede kalacağım... iyi günler."
Ellbette hep burada kalmayaacktı. Ama bir süre bu işkenceye katlanmalıydı. Odasına çıktı. Gördükleri afallamasına neden olmuştu. Odada hiçbirşeye dokunulmamıştı. Tarağındaki saç telleri bile yerindeydi. Baran hiçbirşeye dokundurtmadığına göre Defnenin gelmesini planlamıştı. Yol yorgunu olduğu için dinlenmeye karar verdi. Kıyafetlerini değiştirip Kendini uykunun kollarına bıraktı...
~3 SAAT SONRA~
"Defne hanım" Defne doğruldu
"Yemek hazır. Baran bey sizi bekliyor"
"Geliyorum" Defne saçını toplayıp elini yüzünü yıkadı. Yemek salonuna gitti. Baran masanın başında bekliyordu. Defne karşısına oturdu
"Afiyet olsun savcı hanım" Defne cevap vermeden tabağındaki salatadan bir kaşık aldı. Baran onu izliyordu.
"23 yaşında olmana rağmen hala çocuk gibisin"
"26 yaşında olmana rağmen hala yaşlı amcalar gibisin"
"Asla altta kalmayacaksın değilmi?"
Defne umursamadan yemeğini yemeye devam etti. Baranda yemeğe başladığında uzun bir sessizlikle karınlarını doyurdular. İkiside hala masadan kalkmamıştı. Sessizliği Baran bozdu.
"Neler yaptın bakalım Fransada?"
Defne sabır çekti.
"Okudum. Savcı oldum"
"Bu kadarmı?"
"Neyi merak ediyorsun?"
"Hayatında biri olmadımı?" Defne sırıttı.
"Tabiki oldu. Çok centilmen bir adamla tanıştım. Yakışıklıda. Oda avukat zaten. Hatta planlarımda senden boşandıktan sonra onla evlenmek vardı ama senin ne kadar zor bir adam oldugunu unutmuşum"
Baranın çatılan kaşları Defnenin hoşuna gidiyordu.
"Unut! Boşanmakta yok,başkasıyla evlenmekte!" Defne güldüğünde Baran şaka olduğunu nihayet farketmişti. Kaşları tekrar düz çizgi haline geldi.
"Gül sen gül"
...
Bölüm etkileşimi
