KADER kitap kapağı

3. bölüm / 37

3.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 3.

"Tebrik ederim"
"Sağolun teşekkürler."
Nikah memuru Baranla el sıkışarak bana döndü "Tebrik ederim Defne hanım" Elini uzattı. Karşılık verdim

"Sağolun"
Yaklaşık 10 dakika önce resmi bir şekilde evlenmiştim. Şaka gibiydi. Ama tabi şartla evlenmiştim. Bana okuyacağıma dair Barana söz verdirmiştim. Oda beni şaşırtarak kabul etmişti. Nikah memuru yanımızdan ayrıldı. Baran bana döndü.

"Zorluk çıkardın ama yinede teşşekk-"

"Teşekküre gerek yok. Senin için yapmadım. Babamı kurtarmak için evet dedim. Bunun bilincinde ol. Bide sözünü tut yeter"

"Tutacağım. Sende tut" Oda benden birşey istemişti. Evliliğimiz boyunca kaçmamam için söz verdirmişti. Tutacakmıydım bilmiyordum.

"Tamam. Şimdi ne olacak?" Masadaki çiçeği incelerken aklına birşey gelmiş gibi gülmeye başladı.

"Yani genelde damat gelinin anlından öper. Sonrada odaya gide-" Duyduklarımı hemen atmaya çalışır gibi sözünü kestim "Tamam yeter sus!" Başını sallayarak güldü. Sonra aynı soruyu o bana sordu.

"Şimdi ne olacak?" Aklıma gelen fikirle sinsice ona baktım. Sonra hızlıca ayağına bastım. Kısık sesle inledi. "Ne yapıyorsun sen?"

"Yani genelde gelin damadın ayağına basar." Ciddi bakışları bir anda yumuşadı ve tebessüm etti. "Eğleneceğiz"

"Sanmıyorum. Seni benle evlendiğine pişman edeceğim"

"Göreceğiz kimin kimi pişman edeceğini." Gözlerimi devirdim ve arkamı döndüm

"Nereye?"

"Odama"

"Olmaz. İşimiz var" İş derken?

"Ne işiymiş o?"

"Babamların elini öpmeye gideceğiz" Rahat bir nefes verdim. Başımı salladım çünkü artık olay çıksın istemiyordum. O ilerleyince peşinden gittim. Sanırım ailesinin yanına gidiyorduk.

~Yarım saat sonra~
Baranla arabadan indik. Tam konağa girecektikki beni durdurdu. "Sakın ters bir hareket yapma. Ellerini öptükten sonra üç tane kahve yapıp ikram edeceksin. İlk babama sonra anneme en son bana.Sonra geri döneceğiz. Anlaşıldımı?" Aklıma gelen fikirle sırıttım. Tamam dercesine kafamı salladım. Konağa girdik ve Baranı takip ettim. Bir odaya girdiğimizde tekli koltukta oturan yaşlı adam Baranın babası olmalıydı. Diğer tekli koltukta oturan kadınsa annesiydi. Baran babasının ve annesinin elini öpüp koltuğa oturdu ve gözlerini bana dikti. Mesajı anlamak zor değildi. Babasına yaklaştım ve babası öpmem için elini uzattı. Önce karşımdaki yaşlı adama sonrada uzattığı eline baktım. Elini tuttum ve salladım. Bildiğin adamla el sıkıştım. Öpecek değildim herhalde! Hayatımı kararttı bu adam. Adam kaşlarını çattı.

"Öğreneceksin" Elini çekti ve bu seferde annesiyle el sıkıştım. Memnuniyetsiz bakışları keyfimi yerine getiriyordu. Baranın yanına oturduğumda bana öldürecekmiş gibi bakıyordu. Sakinleşmeye çalıştı.

"Canım kahveleri yapsana" Anlamayan gözlerle ona baktım. Canımmı dedi o?

"Hı?" bu halimi komik bulmuş olacakki dudağının kenarı kıvrıldı. "Kahve aşkım. Hani şu içilen"
Pislik adam bilerek yapıyordu! Aşkım ne ya?

"Hee. Tabi CANIM yapayım" Pis pis sırıtıyordu. Ben ona ne yapacağımı biliyordum. "Mutfak ne tarafta?"

"Bulursun sen ya. Hadi"
Allahım bu nasıl bir imtihandır böyle? Sinirle kalktım. Odadan çıktım. Uğraşlarım sonunda mutfağı buldum. Mutfağı toparlayan bir kız vardı.

"Buyurun hanım ağam. Birşeymi oldu?" Tabi ya hanım ağa! Koskoca hanım ağa iş yapıyordu!

"Şey cezve ve kahve nerede acaba?" Kız dolaptan cezve ve kahve kavanozunu bana uzattı. Tatlıca güldüm "Pekiya pul biber? En acısından"

"Pulbiber ne için?"

"Sormayın lütfen." kız pulbiber kavanozunuda verince mutfaktan çıktı. Kahveleri yaptıktan sonra bir fincana iki kaşık dolusu pulbiber koyup karıştırdım. Rengi biraz değişmişti ama farketmez diye düşündüm. Tepsiyide alıp oturdukları odaya girdim. Önce Baranın babasına sonra annesine ve en son Barana ikram ettim. Baran pişkin pişkin sırıtınca kahveyi eline aldı. Bir yudum alınca yüzünü ekşitip öksürmeye başladı. Gülmemek için yanaklarımı ısırıyordum. Kıpkırmızı olmuştu. Annesi

"Oğlum iyimisin yavaş bir su iç" Baran suyu içerken konuştum "E yani sıcak kahveyi öyle hemen yudumlarsan böyle olur." Öksürüğü durmuştu. Suyu kafasına diktikten sonra bana öyle bir baktıki tüylerim diken diken oldu.

"İyiyim anne. Biraz hızlı davrandım. " Ay bide ispiyonlamıyor! "Neyse anneciğim biz kalkalım artık. " ben ondan önce ayaklandım. "Gelinle hiç sohbet edemedik"

"Gerek yok. Birgün tekrar geliriz" Ayağa kalktı. O gidince peşine düştüm. Arabaya bindiğimizde gerginlik heryeri kaplamıştı. Ama beklediğim gibi patladı.

"Sen ne halt ettiğini sanıyorsun?!"

"Bağırma bana!"

"Neden ellerini öpmedin?"

"Çünkü bana hep emir veriyorsun ve bundan nefret ediyorum! Sen bana kölenmişim gibi davranamazsın!"

"Kahve peki?"

"Annenlerin yanında sırf beni utandırmak için garip garip hareketler yaptın. İntikam almak istedim"

"Bumu yani? Sana canım dediğim içinmi öldürmek istedin beni?"

"Abartma. Sadece pulbiber ekledim. Ayrıca bana canım diyemezsin"

"Birdaha sakın böyle şeyler yapma!"

"Hala emir veriyorsun!"

"O zaman rahat dur!"

"Buda bir emir!"

"Yeter! Bırakırım burada seni görürsün!"

"Bırak lan!" arabayı ani frenle durdurdu.

"İn arabadan!' Sinirle arabadan indim. Kapıyı sertçe kapattım. Sonra arabayı çalıştırıp gitti. Siktir lan ciddi gitti! Ne yapacaktım? Mardinde birbaşıma kalmıştım. Çaresizce etrafıma baktım. Otostop çekecektim. Bir kaç dakikadan sonra Gelen bir arabayı görünce durması için elimi kaldırdım. Araba yanımda durunca cam açıldı. Baran geri gelmişti.

"Otostopmu çekiyordun?"

"Evet"

"Ya manyağın biri denk gelseydi!"

"Öyle oldu zaten. Şansıma sen çıktın."

"Bin arabaya!"

"Bana emir verme diyorum!" Sabır çekercesine nefes aldı

"Defne,arabaya binermisin?"

"Hayır"

"DEFNE!"

"TAMAM!" Sinirle arabaya bindim. Arabayı çalıştırdı. Yolun geri kalanı sessiz geçmişti. Beni kapıda bıraktıktan sonra gidecektiki ona döndüm.

"Şey... benim bütün kitaplarım falan Adıyamanda kaldı. Ben sana söylesem çarşıdan alırmısın? Parasını sana ödeyeceğim."

"Ödemene gerek yok ben alırım. Sen bana kitapların isimlerini falan at ben aldırayım. Telefon numaram evdekilerde var. Söylersin verirler." Bugün olanlardan sonra onu daha fazla zorlamak istemediğim için başımı salladım. O gidince bende konağa girdim. Odama çıkmadan önce korumalardan Baranın numarasını alıp bütün ihtiyacım olan kitapları attım. Bir kaç dakika sonra mesaj attı;

Oha kızım kütüphanemi kuracaksın eve?

Evet bunlarbana lazım

Tamam. Başka birşey?

Yok. Şimdilik

Şimdilik? Neyse tamam halledeceğim evde görüşürüz

Telefonu kapattıktan sonra uykum geldiği için yattım. Yorulmuştum. Bilincim kapanmıştı

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.242okunma 29beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…