Bölümler 37Şu an: 11.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Baran müsaitmisin?"
*Kapıyı çaldı Defne. Barandan onayı alınca odata girdi. Baran tekli deri koltukta oturuyordu.*
"Savcı hanım yüzünüzü gören cennetlik"
*Defne göz devirerek Baranın hemen karşısındaki koltuğa oturdu. İki haftadır aynı evin içinde Barandan kaçıyordu. Ne yemeğe iniyor nede Baran çağırdığında geliyordu.*
"Uzatmayacağım Baran ağa... Bu kadar evcilik oyunu yeter. Ben senin oyuncağın değilim. Geldiğimden beridir konaktan dışarıya adımımı atmadım. Sen kabul et yada etme umrumda değil. Benim bir mesleğim var. Yıllardır kariyerim için çalışıyorum. Fransada adımı duymayan kalmamışken burada beni herkesten gizlemen sinirlerimi bozuyo"
*Baran arkasına yaslandı*
"Desene egomu tatmin edemiyorsun diye"
*Defne sinirle dişlerini sıktı"
"Ben şaka yapmıyorum!"
*Baran bıkkınca nefesini verdi.*
"Ben sana mesleğini yapma demiyorumki. Savcımı olcan ol. Kariyermi yapcan yap. Benim tek şartım burada kalman."
"Ben Mardinde savcılık yapamam"
"Sebep? Kendi ülkenin bir ili değilmi? Birazda Mardini gururlandır Savcı hanım."
"Tamam... öyle olsun. O zaman gerekli işlemleri başlatacağım."
"Nasıl istersen."
*Defne ayaklandı. Baranda kalkınca sorgulayan bakışları Baranı buldu*
"Seni uğurlamak için kalkmadım herhalde terasa gideceğim. İstersen gel."
*Baran sırıtıp konuşmaya devam etti*
"Karı koca laflarız"
*Defne yüzünü buruşturdu.*
"O kelimeler bize pek uymuyor. Birdaha kullanma."
*İkisi odadan çıkıp terastaki ahşap,üstüne minder koyulan koltuklara ilerledi. Oturduklarında Defne kafsını gökyüzüne doğru kaldırdı. Yıldızlara hep merakı vardı. Bir anda konuşunca Baran ona döndü*
"Küçükken babam bana doğum günü hediyesi olarak teleskop almıştı. Ne zaman kötü hissetsem balkona çıkar teleskoptan yıldızlara bakardım. En parlak yıldızı seçip ona kendi adımı verirdim."
*Defne bunları anlatırken burukça gülümsedi. Baransa pürdikkat onu izliyordu. Sonra Defne işaret parmağıyla gökyüzündeki en parlak yıldızı işaret etti.*
"Bak işte oradaki yıldızın adı Defne"
*Baranda gökyüzüne baktığında sordu*
"Sen yıldızsın. Peki ben? Banada bulmalıyız."
*Defnenin yüzündeki gülümseme kayboldu. Barana döndü. Baranda ona baktîğında yine acımasız bir sesle cevap verdi*
"Sen gökyüzünde anca kara delik olursun Baran ağa... içine düşeni yutuyorsun. İçine düşen birdaha asla çıkamıyor."
*Baranın yüzündeki alaylı ifade silindi. Defne ise Baranı düşünceleriyle yalnız bırakıp odasına gitti.*
~Ertesi gün~
* Defnenin Adliyedeki ilk iş günüydü. Güzel ilerliyordu ancak tek sorun Baranın gereksiz korumalarıydı. Defne ilk müvekkiliyle dava üzerinde konuşurken kapı çaldı.*
"Gel"
*Odaya giren kişi Barandan başkası değildi. Defne sandalyesinden kalkarak Barana doğru ilerledi. Onu burada beklemiyordu.*
"Ne işin var burada?"
*Baran Defnenin ilgilendiği adam olan Cengizle göz göze geldi. Elindeki poşetten bir isim kartı çıkardı. Üzerindeki Defne Genco yazısı dikkati üstüne çekiyordu.*
"E sabah isim kartını almayı unutmuşsun birtanem. Bende getireyim dedim. Kusura bakmayın böldüm ama"
*Defnenin gözlerinden çıkan kıvılcımları birtek Baran görmüştü. Defne kendini gülmeye zorladı*
"Ne zahmet ettin hayatîm hiç önemli değildi"
*Bunu söylerken dişlerini sıkması herşeyi belli ediyordu. En son birbirlerine yalandan bu şekilde hitaplarda bulunduklarında kavga etmişlerdi. Cengiz denen adam kalkıp araya girdi*
"Ben gideyim Defne hanım. Numaramı biliyorsunuz"
*Baran araya girdi*
"Ne demek o? Birbirinize numaralarınızımı versiniz?"
*Adam anlamayan gözlerle Barana bakıyordu.*
"Canım hani iletişime geçmemiz için numaraya ihtiyacımız varya. Kişisel numaram değil zaten."
"Geçmeyin iletişime. Ne gerek var? Yani bence saçma"
"Hayatım şuan saçmalayan sensin hadi bak ayıp oluyor Cengiz beye"
"Cengiz bey?"
*Baranla Defne birbirine ölümcül bakîşlar atarken Cengiz sessizce odadan çıktı.Defne gözlerini yumdu*
"Baran"
"Efendim?"
"Siktirgit!"
"Bu konuşma tanıdık geldi ya"
"Baran!"
**Baran hızlıca odadan çıktı. Çıkmasaydı Defne yarım kalan işini bitirebilirdi...*
~Akşam~
"Savcı hanım hadi terasa gidiyoruz"
*Defne kızgınlığını hala atamamıştı.*
"Uğraşma benle"
"Ya bir gel. Sürprizim var sana"
"Baran sırf sus diye geleceğim."
*İkisi terasa çıkınca Defne gördüğü şeyle yerinde kaldî. Birsüre dondu. Kendine geldiğinde sadece yüzü değil gözlerini içinde gülüyordu. Çünkü karşısındaki şey teleskoptu...*
(Biraz kısa oldu. Devamı gelecek"
Bölüm etkileşimi
