Bölümler 37Şu an: 19.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Amca ben Baran çıkmadan hiçbir yere gitmeyeceğim!"
*Kasır öfkesinin son demlerindeydi.*
"Hadi güzelim gidiyoruz"
"Hayır!"
"DEFNE!"
*Kasır öyle bir bağırmıştıki herkes olduğu yerde sıçramıştı. Defne korkuyla gözlerini kırpıştırdı.*
"Hemen şuan gidiyoruz Defne. O piç bu kapıdan çıkmadan önce kellesini uçurmamı istemiyorsan düş önüme."
*Defne bile bu kadarını beklemiyordu. *
"Bunu yapamazsın"
*Kasırın dudakları kıvrıldı*
"Deneyelim mi?"
*Defnenin gözleri dolmuştu. Yapardı. Amcasını biraz olsun tanıyorsa yapardı. Bu yüzden Defne yenilgiyle omuzlarını düşürdü ve oradan uzaklaştı. Kasırda peşinden gittikten sonra ikisi birlikte büyük bir malikaneye gelmişti. Burası Kasırın eviydi. Defne amcasının yüzüne bile bakmadan üst kata çıkmıştı.*
************************************************
Defneden
*Gözlerimi zorlukla araladım. Bu yabancı odayı hiç sevmemiştim. Amcamın zoruyla geldiğim bu ev. Daha doğrusu malikaneyide hiç sevmemiştim. Uyumak istemiştim ama çokta başardığım söylenemezdi. Ayağa kalktım ve cama yaklaştım ama gördüklerimle ağzım açık kalmıştı. Kocaman bahçenin içerisinde o kadar çok araba vardıki,iğne atsan yere düşmezdi. İşin garip kısmı arabalar gelmeye devam ediyordu. Bu neydi şimdi? Öğrenmek için odadan çıktım. Aşağıya indim ve bir kez daha ağzım açık kaldı. Malikanenin dört bir yanında siyah takım elbiseli adamlar vardı. Bazıları elindeki içki kadehlerini yudumlayıp sohbet ederken,bazılarıysa koltuklara oturmuş amcamla birşeyler konuşuyordu. Tek fark koltuklarda oturan adamlar siyah değil lacivert takım giymişti. Amcamsa üzerini değiştirmişti,koyu yeşil bir takım gitmişti. Hepsi belli bir düzen oluşturmuştu sanki. Onlara doğru ilerlediğimde çoğu kişinin bakışlarını üzerimde hissettim. Amcamda başını kaldırınca göz göze gelmiştik. Tam önünde durdum.*
"Ne oluyor burada?"
*Amcam derin bir nefes aldı*
"Defne şuan sırası değil. Odana çıkarmısın lütfen?"
*Gerçektenmi? Hayatım mahfolmuştu ve amcam burada partimi düzenliyordu. Sağ elim yumruk olmuştu. Dişlerimi birbirine öyle bir bastırıyordumki kırabilirdim. İçimdeki öfke büyüyordu ve ben bunu istemiyordum. En son bu kadar öfkelendiğimde iki kişiyi vurmuştum ve biri toprağın altındaydı. Kendime hakim olmak zorundaydım.*
"Barandan haberin varmı,o iyimi?"
*Amcamda ben gitmeyince sinirlenmiş olmalıydıki ayağa kalktı.*
"Odana git"
*Baranın nasıl olduğunu öğrenmeden gitmeyecektim.*
"Bara-"
"Defne,O piçin adını bir kez daha söylersen hiç iyi şeyler yaşanmaz!"
*Yine beni tehdit ediyordu. Buna hakkı yoktu!*
"Derdin ne senin? Baranın bir suçu yok! Kazaydı amca kazaydı!"
*Amcamın gözleri seğiriyordu. Açıkçası umrumdada değildi.*
"Ne yeri ne zamanı. Odana git"
*Sinirle gülmeye başladım. Ben bu haldeyken keyifmi çatmak istiyordu? Pekala madem bunu istiyor bende onun keyfine ederdim. Orta sehpanın üzerindeki atıştırmalıkları görünce sonunda sinirimi çıkarabilexeğim bir şeyler bulmuştum. Porselen tabağı alıp duvara fırlattığımda bir adam kendini son anda eğmişti.*
"Gitmeyeceğim! Baranın nasıl olduğunu öğrenmeden bir adım bile atmayacağım!"
*Başka bur tabağı alıp fırlattığımda amcam sakin kalmak için gözlerini kapatmıştı. Yeni bir tabak alacaktımki*
"O piç iyi. Allah kahretsinki yaşıyor!"
*Duyduklarım bir süre donmama neden oldu.
'O piç iyi. Allah kahretsinki yaşıyor'
Yaşıyor.
Baran yaşıyor!
*Tabak elimden kayıp düştü ve ben hevesli gözlerle amcama baktım. Yüzünü inceledim yalan söylüyormu diye. Söylemiyordu! Tiz bir çığlık atıp amcama sarıldığımda tek düşündüğüm Barandı. Amcamda iki kez hafifçe belime vurup benden ayrıldı.*
"Odana git"
*Mutlulukla başımı sallayıp üst kata doğru ilerledim. Yüzlerce adamın bana attığı garip bakışları umursamadım. Sahi bunlar kimdi? Her neyse beni hiç ilgilendirmiyordu. Utanmasam şarkı söyleyecektim. Odaya girdim ve derin bir nefes aldım. Yastığı alıp ağzıma götürdükten sonra çığlığı bastım. Yaşıyordu! Allaha şükürler olsunki yaşıyordu. Heyecanlıydım. Ona gitmek istiyordum ama bu şuan pekte mümkün değildi. Bu adamların gitmesini bekledikten sonra amcamı bir şekilde ikna ederdim. Hemen gitsinlerdi. Yatağa oturduğumda güldüğümün farkında değildim. Karşımdaki aynaya baktığımda yüzümü ekşittim. Bok gibi görünüyordum. Madem Barana gidecektim ona bu halde gitmemeliydim. Acaba bu dolaplarda bana uygun birşeyler varmıdır? Bakmak için kalktım. Tahmin ettiğim gibi. Amcam dolabı kıyafetlerle doldurmuştu. Gözlerim hepsinin üzerinde gezindi ama bir tanesine fazla takıldı. İnce askılı kırmızı bir elbiseydi. Uzundu ve kenarda hafif bir yırtmaç vardı.
Kesinlikle bunu giyecektim. Elbiseyi yatağa bırakıp banyoya ilerledim. Acele etmeden banyomu yaptım ve bornozumu giydim. Odaya girdim ve hemen cama ilerledim. Gitmemişlerdi. Somurtmama neden olsada beklemeliydim.Saçlarımı kuruttum,Elbisemi giydim ve makyaj masasının başına geçtim. Allık,rimel,kırmızı ruj ve koyu tonlarda bir göz makyajı yeterli olmuştu. Uzun saçlarımı topuz yapmıştım.
*Ve son olarak beyaz pırlanta bir kolye. Artık Barana gitmek için hazırdım. Tekrar camdan aşağıya baktım. İki araba kalmıştı. Heyecanla dayımın yanına gittim. Yine aynı koltukta oturuyordu. Hemen karşısında bir adam oturuyordu. Bu adamın gitmesini bekleyebilirdim. Gidip dayımın yanındaki koltuğa oturdum. Dayımın bana attığı gazap dolu bakışlarını görmezden geldim. Karşımda oturan adama kaydı dikkatim. 30 lu yaşlarda olduğunu düşündüğüm esmer adamda ilgiyle beni inceliyordu. Erkeksi yüz hatları ona çekici bir hava katıyordu. Fiziği haddinden fazla güzeldi. Kibar ama bir o kadarda rahat oturuşu bir portre gibiydi. Genel olarak konuşmak gerekirse yakışıklıydı. Onunda incelemesi bitmiş olmalıki hafif yandan gülümsedi ve ayağa kalktı. Tam karşımda durunca , nezaketle elimi tutup dudaklarına götürdü. Rahatsız olsamda elimi çekmedim. Zorlukla tebessüm ettim.*
"Mazhar Varol. Memnun oldum"
*Kendisini tanıtınca bende karşılık verdim.*
"Defne Genco."
*Nihayet tekrar yerine gidince rahat bir nefes verdim. Bir şey dikkatimi çekmişti. Dayım o kadar gerilmiştiki anlında biriken ter damlacıkları süzülüp duruyordu. Hava sıcak değildi oysaki. Dayımın Mazhar denen adama olan bakışları fazla endişeli görünüyordu.*
"Dayı bir sorunmu var?"
*Boğazını temizledi ve bana döndü. Tam ağzını açmıştıki geri kapattı. Neden vazgeçmişti şimdi?*
"Dayı?"
*Gözü Mazhara kaydı ama sonra tekrar bana baktı.*
"Baran falan yok. İptal oldu. Gitmiyorsun hiçbir yere. En yakın zamandada tek celsede boşanacaksınız zaten."
*Ne,boşanmakmı? Dayım yine bunamıştı. *
"Dayı saçmalama istersen"
"Yeter! Haddini bil artık! Bitti o iş. Gitsende seni hastanenin eşiğinde içeri sokmazlar."
"Ne demek sokmazlar? Sebep?"
*Derin bir nefes aldı.*
"Kocan boşanma davası açtıda ondan."
"Efendim?"
*Sinirle başını salladı.*
"Doğru duydun işte! Az önce geldi haberi. Daha kendine gelemeden boşanma davası açmış"
*İçimde bir yerlerde kırılma hissettim. Sanki sağlam olduğunu düşündüğüm bir duvar yıkılmıştı. Dayım acımasızca konuşmaya devam etti*
"Seni hiç sevmemiş. Eski sevgilisinin intikamını aldı işte. Mahkemeye nasıl bir ifade verdiğini biliyormusun peki? Bilmiyorsun tabii. Aldattı demiş. Hemde bir kez değil,defalarca!"
*Nefes alamıyordum. Öyle bir ağırlık çökmüştüki üzerime,kalbim altında eziliyordu. Bütün kanım çekilmişti sanki. Biri nefesimi kesmişti ve bu sevdiğim adamdan başkası değildi.*
"Ve bende yeğenimin imzasının olduğu kaşeyi evraklara bastım. Şu dakikadan sonra bekarsın Defne Arslan!"
*Ben artık evli değilmiydim? Baran benim kocam değilmiydi? Ben Baranın karısı değilmiydim? Ben artık Genco değilmiydim?
Değildim.
Evli değildim.
Kimsenin karısı değildim.
Konu boşanmış olmam değildi.
Konu,Baranın benden boşanmış olmasıydı.
Ve bu o kadar ağırdıki,herşey etrafımda dönüyordu*
...
*Yine aynı odada uyanınca ağlamak istedim. Bunların hepsi bir kabus olsun istedim. Ama olmadı. Sol taraftaki tekli koltukta oturan adamı fark edince doğruldum. Mazhar Varoldan başkası değildi.*
"Bu kadar etkileneceğini düşünmemiştim. Güçlü bir kadına benziyordun."
*Ne diyordu bu adam? Hayatım berbat olmuştu ve o bana güçten bahsediyordu.*
"Gülmelimiyim?"
*Kaşları havalandı*
"Ağlamalımısın? Seni başka adamların altına girmekle suçlayan bir adam için hemde"
*Ve yine aynı şey oldu. Birşeyler devrildi içimde. Yandı,Kül oldu.*
"Özel hayatım seni ilgilendirmez."
*Küstah bir gülüşle kafasını geriye doğru attı.*
"İlgilendirir küçük hanım. En çok beni ilgilendirir."
*Gerçekten bunlamı uğraşacaktım?*
"Ne diyorsun Allah aşkına yaa"
"Ondan intikam almayacakmısın?"
*Elbette alacaktım. Nasılını bilmem ama onu kendimle beraber yakacaktım. Ama Mazhar denen adamın bunu bilmesine gerek yoktu.*
"Sanane"
"Hadi ama. Çocukluk yapmayı kes. Alacaksın biliyorum. İçindeki ateşi görüyorum. O ateşi söndürmeden yas tutmayacaksın."
*Eee? Yani?*
"Aferin Einstein"
*Kısık sesle gülüşünü duydum. Sinir bozucu bir tınısı vardı.*
"Sana bir teklifim var küçük hanım. İstersen yaparız. İstemezsende yaparız."
*Pekala,burda bir yanlışlık yokmuydu?*
"Her halükarda yapacaksak bu bir teklif olmaz."
*Beni onaylayan mırıltılar çıkardı.*
"Seçenek sunuyorum. İkisini sonucu aynı olabilir ama iki seçenekten biri seni daha çok üzecek."
*Sırf bu konuşma bitsin diye devam etmesini bekledim. Her ne haltsa söyleyip gitsindi.*
"Madem intikam alacaksın bende sana yardım edeceğim. İntikam planımız bile hazır."
*Hoşuma gitmesede merak etmiştim. Neydi planı?*
"Nedir?"
*Öne doğru eğildi*
"Evlenelim"
*Efendim?*
...
Bölüm etkileşimi
