Bölümler 37Şu an: 22
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Madde 1; Söz konusu olan evlilik süreci boyunca Defne Ardıça kesinlikle temas uygulanmayacak"
Önümden kağıdı alıp okumaya başladı Mazhar. Amcam ben ve Mazhar salonda oturuyorduk. Amcama söylediğimde hiç şaşırmamıştı. Tabiikide haberi vardı.
"Madde 2; Evlilik sürecinde Defne Ardıç istemediği hiçbir etkinliğe veya aktiviteye katılmayacak" Bir anlığına bana bakar gibi oldu ama okumaya devam etti. "Madde 3; Evlilik sürecinde Defne Ardıç istediği her türlü aktiviteyi yapmakta serbesttir. Herhangi bir konuda kısıtlanamaz"
Bu maddeyi okuduktan sonra gözleri beni buldu. "Her türlü aktiviteyi?" Başımı salladım. "Evet,istediğim herşeyi yani" Alayla "Herşey...ne gibi mesela" öne doğru eğildim. "Aklına gelebilecek herşey Mazhar. Senin kısıtlaman altında olmam" kaşları çatıldı. "Seni kısıtlamayacağım"
"Olsun,ben işimi sağlama alayımda" başını salladı. "Madem öyle. Bende bir madde eklemek istiyorum bu sözleşmeye." Kaşlarım çatılmıştı. "Ne maddesi?" Başını sağa doğru yatırdı. "Evlilik süreci boyunca Defne Ardıç hiç bir şekilde Baran Gencoyla iletişime geçemez. Baran Gencoyla resmi diyaloglar dışında konuşması kesinlikle yasaktır"
Ellerimi sıktığımın farkında bile değildim. "Sen bana yasakmı koyuyorsun?" Ve yine o alaylı gülüş. "Müstakbel karımın eski kocasıyla konuşmasını istememem normal değilmi?" Karım? Pekala bunu beklemiyordum. Çok değişik çıkmıştı ağzından. Tuhaf hissettirmişti. Boğazımı temizledim. Gerilme Defne sakin!
"Merak etme. Onu görmek bile istemiyorum. Görsem bile konuşacağımı sanmıyorum." Kağıdı eline aldı. "Olsun,ben işimi sağlama alayımda" diye beni taklit edince göz devirdim. "Peki,ekleyebilirsin. Ben biraz yorgunum. Sen incelersin maddeleri." Ayağa kalkmıştımki oda benle birlikte ayaklandı. "Bütün maddelerin kabulümdür akşama imzalarım. Şimdi biraz işimiz var o yüzden gidemezsin"
"İşimiz?" Diye sordum. "İşimiz." Dedi başını sallayarak. Telefonunu alıp çıkış kapısına göre ilerledi. Bahsettiği işin ne olduğunu merak ettiğim için peşinden gittim. Malikaneden çıktık ve Siyah bur BMW ye bindik. Yolculuk boyunca hiç konuşmamıştık. Ve sessizliği bozdum. "Mazhar,bu evlilik ne kadar sürecek?"
Yola odaklanmıştı. "Bilmiyorum. Ne bu heves,daha evlenmedik bile" cama döndüm. "Hiç. Merak ettim sadece" birşey demedi. Yaklaşık 10 dakika sonra araba durdu. Arabadan indik. Karşımdaki binayı görünce şok etkisinin geçmesi uzun sürmüştü. "Ne oldu?" Diye soran Mazhara döndüm. "Gelinlikçi?" Ciddimisin der gibi baktım.
Omuz silkti. "Madem evleniyoruz,güzel bir düğün olsun istedim. Hadi gel" o ilerlemeye başlayınca ağzım açık birşekilde onu izledim. Arkasına döndü "Hadi!" Diye seslendi. Söylene söylene gittim. Mağazaya girdiğimizde etrafımdaki binlerce göz kamaştıran gelinliklere baktım. Daha önce hiç gelinlik giymemiştim. Baranla evlendiğimizde bile ona inat simsiyah giyinmiştim. O anları hatırlayınca istemsizce güldüm.
"Neye gülüyorsun?" Diyen Mazharla dikkatim dağıldı. "Hiiiç" dedim i leri uzatarak. Çalışan bir kadın karşılamıştı bizi. "Buyrun Defne hanım" sorgulamadan onu takip ettim. Mazhar ise koltuk takımının olduğu yere ilerledi.
***************************************
1 saat sonra
Aynadan üzerimdeki balık model gelinliğe bakakalmıştım. Yaklaşım 5 dakikadır yansımamı izliyordum. Bu kadar güzel duracağını tahmin etmemiştim.
"Çok yakıştı size. Beğendinizmi?"
Çalışanın sorusuna kahkaha atasım geldi. "Beğenmemek mümkünmü? Mükemmel. Bunu direkt paketleyelim lütfen" ilk düğünümdede kötü bir gelinlik seçmeyecektim herhalde. Madem bir düğün olacak ve ben Barandan bir intikam alacağım bunu layığıyla yapmalıyım. Değilmi?
Üzerimi değiştirdikten sonra Mazharın yanına gittim. "Seçtinmi?" Diye sordu başını telefonundan kaldırmadan. "Evet" cevabımla ayaklandı. Kasaya yöneldiğini görünce kolundan tuttum. "Ben ödeyeceğim. Senin parana muhtaç değilim." Tam cevap verecektiki hızla kaşlarımı çatmamla sustu. O arabaya gitti bende kasada ödemeyi yaptım.
Kutuyu alıp mağazadan çıktım. Mazharın arabası daha ben yetişemeden uzaklaşınca bağırdım. "Hey manyak adam,beni unuttun!" Ben arkasından bağırırken arabası gözden kaybolmuştu. Telefonuma düşen bildirim sesiyle çantamdan telefonumu çıkardım. Bilinmeyen numaradan bir mesajdı bu.
05*******
Bana muhtaç değilsin sonuçta;)
📍KONUM
Pislik herif! Aklınca intikam alıyordu. Gördüğüm ilk taksiye bindim.Attığı konum tahminimce malikanenin konumuydu. 20 dakika uzaklıktaydı. Uyumak istiyordum! Bu süre zafında yaptığım tek şey dışarıyı izlemek ve malikanenin yerini ezberlemekti. Nihayet taksi malikanenin önünde durduğunda hemen ödemeyi yapıp indim. Bahçede onun arabasını gördüm.
Kapıyı açan çalışana küçük bir baş selamı verip hemen odama çıktım. Kendimi nasıl yatağa attığımı bile bilmiyordum. Gözlerim o kadar hızlı kapanmıştıki üzerimi bile değiştirememiştim.
Ertesi gün
"Defne ablaa kalk hadi düğünün var bugün"
Kulağımdaki Ciyak ses yüzümü ekşitmeme neden oldu. Gözlerimi araladığımda Umutun heyecanla bana baktığını gördüm. "Ne düğünü Umut sal beni Allahını seversen uykum var"
Gözlerimi kapattım ama yine o ciyak sesi duymamla açtım. "Babamla evleneceksiniz ya hanii. Aşağıda birsürü insan var. Hadi bak daha elbiseni bile giymedin" Esneyerek onu dinlerken "Ne evlenmes-" kapının önünde yaslanan Mazharı görünce duraksadım.
Jetonum çok geç düşmüştü. Hızla doğruldum. "Ne düğünü?" Bir düğün olacağını anlamıştım zaten ama bugün olacağına dair hiçbir haber vermemişti bana. Hem ben daha hazır değildimki. Düğüne değil,evliliğe hazır değildim. "Mazhar?" Sorgulayıcı bakışlarım onun üstündeydi. Üzerindeki damatlık ve yakasındaki papyon afallamama neden oldu.
"Umutu doğru duydun. Şuan çok önemli isimler bahçede bizim düğünümüz için bekliyor. Biliyorum sana söylemem gerekirdi ama banada sürpriz oldu. Bu evliliğin hemen gerçekleşmesi gerek. Eğer erteleseydim evliliğimiz engellenebilirdi."
Şok içerisinde ona bakıyordum. Yataktan hızla kalkıp cama baktım. Aşağıda çok büyük bir organizasyon vardı. Tahminimden çok daha fazla kişi vardı. "Defne daha fazla oyalanmamalıyız. Ben misafirlerle ilgilenirken sende hazırlan." Birşey söylememe fırsat vermeden Umutuda alıp gitti. İçeriye bana yardımcı olması için bir çalışan girdi.
Aceleyle üzerimi giyinmeme yardımcı oldu ve makyajımı yapmaya başladı. Hemen sonra saçıma güzel bir topuz şeklini verdi
(Saç-Makyaj)
Hazır olduğumda komidinin üstünde daha önce fark etmediğim bir gelin çiçeğini tutuşturdu elime. Tüm bunlar 1,5 saat içerisinde olmuştu. Çalışan odadan çıktıktan hemen sonra amcam girdi odaya. Onunla konuşmak istemiyordum. "Amca lütfen zorlama. Konuşmak istemiyorum"
Uzun uzun baktı bana. Süzdü iyice. Gözlerinin dolduğunu farkedince afalladım. "Baban burada olsaydı ve seni görseydi...çok mutlu olurdu." Bakışlarımı kaçırdım sadece. "Çok güzel olmuşsun." Ve yine sustum. Ve aniden aramızdaki mesafeyi kapatıp abna sarıldı. Hiçbir tepki verememiştim. Beklemediğim birşeydi. Gözlerimin yandığını hissediyordum.
"Özür dilerim. Seni kırdıysam,kızdırdıysam çok özür dilerim." Hemen ondan ayrıldım. "Bak amca makyajım akarsa fena yaparım" o gülünce bende güldüm. Onu affetmiş değildim ama bu küslüğü sonsuza kadar sürdüremezdim. "O zaman,hadi gidelim" deyip kolunu uzatınca kolunu tuttum ve birlikte aşağıya indik. Bahçeye çıktığımızda büyük bir alkış tufanı olmuştu. Amcam kolumdan çıkınca Mazhar yanıma geldi ve tutmam için kolunu uzattı.
Bekledim bir süre. Gözlerinin içine baktım ve sessizce "bunun hesabını sormayacağım sanma" deyip koluna girdim. İnsanların arasından geçip nikah masasına doğru ilerledik. Gözlerimle taradım etrafı. Onu aradım. Ve tabiikide yoktu. Nikah memuru yanımızda durunca titrek bir nefes verdim. Bu kadar gerilmem normalmiydi? Elbette normaldi.
Nikah memuru konuşmaya başladı. "Değerli misafirler,bugün burada sevgili Mazhar Varol ve müstakbel eşi Defne Ardıçın dünya evine girmesi için toplandık. Ve şimdi sizin huzurlarınızda nikahı kıyalım isterim."
Nikah memuru bize döndüğünde terlemeye başlamıştım. "Siz Mazhar Varol,Sevgili Defne Ardıçı eşiniz olarak kabul ediyormusunuz?" Nikah memuru mikrofonu Mazhara uzattı. Mazhar çok düşünmeden sahte bir heyecanla "evet" dedi. Kısa bir alkıştan sonra nikah memuru bana döndü.
"Siz Defne Ardıç,Mazhar Varolu eşiniz olarak kabul ediyormusunuz?" Mikrafonu bana uzattığında boğazımı temizledim. Sakin olmalıyım. Olamıyordum! Herkes bana bakarken sakin olmak zordu. Hadi aka şapşal herkes tabikide sana bakacak! Belimde hissettiğim baskıyla hızla Mazhara döndüm. Elini belime koymuştu. Gerildiğimi biliyordu. Sakin ol diyordu bakışlarıyla.
Mikrafona yaklaştım ve cesaretimi toplayarak "Evet" diyebildim. Bir alkış daha patladı. Nikah memuru "Ve bende bana verilen yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum,hayırlı olsun" dedi ve defteri uzattı. Kalemi alıp bir çırpıda imzaladım. Düşünmeme izin vermedim. Düşündükçe geriliyordum. Mazharda imzaladı ve nihayet bitmişti. Ya da ben öyle sanmıştım.
Mazhar kulağıma eğilip "Defne,şuan bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama seni öpmem gerekiyor. Sakin kal ve tokat atmamaya gayret et" dedi kısık bir sesle. Ağzım bir karış açılmıştı. Öpmek? İtiraz etmek için ona döndüm ama Mazhar hızla eğilip dudaklarını yanağıma bastırdı. Pekala dudaktan öpeceğini sanmıştım. En başından söyleseydi bu kadar gerilime gerek kalmayacktı. Yaklaşık 5 saniye sonra kendini geri çekti.
Ve misafirler sırayla tebrik etmeye geldiler. Bu sıkıcıydı. Çok fazla misafir vardı ve hepsi bir çok soru soruyor sonra gidiyorlardı.Henüz yarısı bile bitmemişti. Hiçbirini tanımamam ayrı bir olaydı. 20 li yaşlarda genç bir kadın ve tahminimce 50 yaşlarındaki yaşlı bir adam bizi tebrik ettikten sonra kadın beni süzdü. "Ne zamandır birliktesiniz? Yani bildiğim kadarıyla Baran Gencoyla daha yeni boşandınız."
Hadi buyur! "Doğrudur daha yeni boşandık ama evliliğimiz zaten uzun bir süredir kötü geçiyordu. Bizi bağlayan tek şey bir evlilik cüzdanıydı. Sadece boşanmayı erteliyorduk işlerimiz yoğundu. Mazharla tanışır tanışmaz onun daha doğru birisi olduğunu anladım ve boşanmamız gerektiğini söyledim." Sonra kadının alyansı ve yaşlı adamın alyansı çarptı gözüme. "Siz? Evlisiniz galiba. Çok fazla yaş farkı var gibi. Aşk evliliğimi yoksa paramı?"
Zengin koca avcısı değilde daha kibarı işte. Kadının yüzü renkten renge girince kacası onu sürükleye sürükleye götürdü. Mazharın sinirli bakışlarını görmemezlikten geldim. "Mazhar çok yoruldum. Birşeyler yapamazmısın?" Başını sallayıp yüksesk sesle "arkadaşlar öncelikle geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Ancak şuan eşim biraz yorgun. Tebrik dileklerinizi aldık varsayın ve bizi bağışlayın. Hepinize iyi akşamlar" diye kısa bur konuşma yaptı. Daha sonra birlikte malikaneden çıktık ve arabaya bindik.
"Nereye gidiyoruz?" Diye sordum araba hareket ederken. "Bugün satın aldım.Benim evime gidiyoruz. Yani şu dakikadan itibaren evimize" şaşırsamda birşey söylemeden önüme döndüm. Yolun kalanını dışarıyı izleyerek geçirdim.
***************************************
Üç katlı dubleks bir villanın önünde durdu araba. "Umut nerede?" Diye sordum. "O bu gecede malikanede kalacak." Başımı salladım ve birlikte eve girdik. "Gel sana odanı göstereyim" diyince onu takip ettim. İkinci kata çıktığımızda yerdeki gül yapraklarını yörünce hemen Mazhara döndüm. "Ne bu?" Oda şaşırmış gibi görünüyordu. "Bilmiyorum. En yeni olduğu için temizlemeleri gerektiğini söyledim. Evlendiğimizden haberleri vardı. Romantik bir ortam oluşturmaya çalışmış olabilirler."
Mantıklı gelince başımı salladım. Mazhar bir odayı gösterince hemen odaya girdim ve iyi geceler bile demeden kapıyı kapattım. Derin nefesler aldım. Bugün olanlar gerçekten yaşanmışmıydı? Hayatım bir anda değişmişti. Bu biraz...fazlaydı. Odayı hiç incelemeden yatağa geçtim. Üzerimi indirmem gerekirdi ama gelinliği indirmek kolay olmayacağı için ve evde yardım edecek kimse olmadığı için karışmadım.
Mazhara 'fermuarımı açarmısın?" Demeyecektim herhalde. Yarın hizmetçiler geldiğinde onlardan yardım alabilirdim. Bir gece dayanabilirdim. Ben düşüncelere dalmışken aniden büyük bir kırılma sesi geldi. Biri cama taş atmıştı. Oldukça büyük bir taş. Korkuyla yerimden sıçradım. Taşın etrafındaki kağıdı görünce isteksizce taşı aldım ve kağıdı açtım. Üzerinde yazan yazıyı görünce gözümden akan yaşa engel olamadın
~Bu evlilik uzun sürmeyecek biliyorsun değilmi?"~
"Baran" diye ismini zikrettiğimde bile kendi sesimden ürkmüştüm.
...
Bölüm etkileşimi
