Bölümler 37Şu an: 16.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Defne!"
"Bana bağırma!"
"Ver şu telefonu o zaman!"
"Ya vermiyorum! Bu benim telefonum Baran ağa!"
"O telefonu kırmamı istemiyorsan ve şunu!"
"Emir verip durma!"
"Tamam...telefonu verirmisin Defne?"
"Hayır!"
"Defne!"
*Defne koltuğun arkasından koşacaktıki tökezledi. Ani sarsılmayla yarasını zorlamıştı. Kısık sesle inleyince Baran hemen yanına gitti*
"Defne iyi misin?"
*Sesi ilgili ve yumuşak çıkmıştı. Defne derin nefesler aldı*
"Geçer birazdan"
"Eminmisin? Hastaneye gidebiliriz"
"Gerek yok Baran!"
"Bir telefon için girdiğin hallere bak!"
"Asıl sen kendine bak! Utanmasan peşime verecektin!"
"Sen öyle gülerek ekrana bakıp biriyle yazışırken sakin durmamımı bekliyorsun?"
"Ya Ezgiyle konuşuyordum!"
"Madem Ezgi neden telefonu saklıyordun"
"Sanane! Herşeyi bilmek zorunda değilsin"
*Baran yaklaştı. Yüzlerinin arasında çok az bir mesafe vardı*
"Seninle ilgili herşeyi bilmek zorundayım"
*Defne yutkundu. Baranın ona karşı yavaşça yeşeren hislerin farkındaydı ancak Baran bunları her geçen gün istemeden dahada belli ediyordu. Defne günlerdir kafasını bunla yoruyordu. Ne demesi ne düşünmesi gerektiğini bilmiyordu. Defne uzaklaşarak ayağa kalktı. Hiçbirşey demeden odasına gitti. Baransa yine hisleriyle başbaşa kaldı. Oda bilmiyordu ne hissettiğini. Aşkmıydı yoksa mahcubiyetmiydi? Bundan korkuyordu işte ya mahcubiyet değilse? Defneye aşık olmak...bu ona çok tehlikeli geliyordu. Biranda söylediği şeyler onu bile şaşırtıyordu. Telefonu çalınca düşüncelerini bir kenara atarak açtı*
"Efendim Faruk?"
"Abi Asımı aldık"
"Konağa getirin"
*Baran telefonu kapatıp odasına çekildi.*
~20 Dakika Sonra~
*Avluda sandalyeye bağlanmış bir vaziyette öylece bağıran Asıma doğru yürüdü Baran. Asım o an sustu. Baran sert bir yumruk geçirince burnundan kan fışkırmıştı.*
"Hangi yürekle lan!"
*Bir yumruk daha geçirdi Baran.*
"Sen hangi yürekle karımı kaçırırsın? Hangi yürekle beni onunla tehdit edersin?"
*Tekrar tekrar yumrukladı Baran. Defne sesleri duyup avluya çıktı. Manzara karşısında afalladı. Baran onu farketmemişti*
"Senin yüzünden karım ölüyordu lan!"
*Bir yumruk daha yiyen Asım sandalyeyle birlikte yere düştü. Kana bulanmış yüzü iğrenç görünüyordu. Siren sesleri duyulunca Defne gerilmişti. Koşarak Baranın yanına gitti*
"Baran buda ne?"
"Bilmiyorum"
*Konağın kapısı sertçe açılınca Defne içgüdüsel olarak Baranın koluna girmişti. Polisler ellerinde silahlarla baskın yapar gibi bağırıyorlardı*
"Kaldır elleri kaldır!"
*Defne ellerini tam çekecektiki Baranın kolundan baran izin vermedi. Polis yapmayacaklarını anladı. Polis Baranın önüne geçti*
"Asım Talanı kaçırmaktan tutuklusun"
*Defne korku dolu gözlerle Barana baktı. Asım yerde kanlar içinde yatarken itiraz edemezdi. Polis kelepçe çıkarınca Baran Defnenin elini bırakmak zorunda kaldı. Kelepçeyi taktılar. Polis sonra Defnenin önüne geçti*
"Nazar Talan cinayetinden şüpheli olarak tutuklusun"
*Baranın bakışları ok gibi polisi bulmuştu. Defne olduğu yerde donmuştu. Ne yutkunabildi nede tepki verebildi. Polis bir kelepçe daha çıkarınca Defnenin sol gözünden akan yaşı gören Baran bağırdı*
"Şu siktiğimin kelepçesini cebine sok lan!"
"Prosedür gereği Baran ağa"
*Baran Defneye döndü*
"Defne sil şu gözyaşını hiçbirşey olmayacak. Yemin ederim izin vermeyeceğim. Ne sana nede mesleğine hiçbirşey olmayacak merak etme. Güven bana"
*Defne gözyaşını sildi. Barana güveniyordu. İkisininde koluna giren polisler onları konaktan çıkardı. Farklı arabalara bindirildiler. Emniyete gittiler. İkisininde ifadesini alacaklardı. Defneyi sorgu odasına aldılar.*
"Nazar Talanı tanıyormusun?"
*Defne soğuk kanlılığını korudu*
"Evet"
"Nereden tanıyorsun?"
"Baranın eski sevgilisi"
"Peki nasıl öldüğünü biliyormusun?"
"Ben...bilmiyorum"
"Eminmisin? Babası katilin sen olduğuna dair şikayette bulundu"
"Normal değilmi? Nede olsa kendi kızının namusu kirlenmişti. Bunun sorumlusunun ben olduğumu düşünmesi normal."
"Peki nasıl öldü?"
"Ne bileyim ben? Eşimin eski sevgilisiyle ilgilenecek halim yok herhalde"
"Peki aranız nasıldı?"
"Mükemmeldi. Her gün birbirimize gider gelirdik. Sonra kahvemizide alıp Baranı çekiştirirdik"
"Sen benimle dalgamı geçiyorsun!?"
"O sesini alçalt polis bey! Karşında normal bir sivil yok senin! Kim olduğumu bildiğini varsayıyorum. Bir savcıyla konuşurken ses tonuna dikkat et"
*Polis bozulmuştu. Omuzları gerildi. Boğazını temizleyip odadan çıktı. Odaya Baranın ayarladığı bir avukat girdi. Defne birkezde ona ifade verip kısa süreliğine hapishaneye girmişti. Yarım saat sonrada Baranı getirmişlerdi. İşlemler bitene kadar burada duracaklardı*
"Nasıl verdin ifadeni?"
"Boşver. Hallettim ben. Tahmini bir saate çıkarız buradan"
*Defne başını salladı*
*Sonraki bir saat sessiz geçmişti*
~1 Saat Sonra~
*Avukat demirlerin arkasında durumu belirtiyordu*
"Sen çıkıyorsun Baran"
*Baranın kaşları çatıldı*
"Defne?"
*Avukat sıkkın bir nefes verdi*
"Asım yıllar önce Defnenin sahte pasaportla yurt dışına çıktığını kanıtlarıyla söylemiş. Nazar olayından yırttı ama şimdi ne yapacağız bilmiyorum. Bu sefer ellerinde belge var"
*Baran bağırdı*
"Ne demek lan bilmiyorum! İşin ne lan senin?"
*Defne kendini taşıyamıyordu. Parmaklıkların dibine çöktü. Baran önünde diz çöktü*
"En az üç yıl yatarım var Baran"
*Baran yutkundu. Üç yıl... bir üç yıl daha Defneyi görmeyecek olma ihtimali onu korkutuyordu. Avukat onları yanlız bıraktı.*
"Defne seni buradan çıkaracağım!"
"Çıkaramazsın! Anlamıyorsun! Adamların elinde belge var Baran!"
*Baran hiçbirşey söyleyemedi. Bir polis geldi*
"Baran bey siz çıkıyorsunuz."
"Hayır"
"Bize zorluk çıkarmayın lütfen"
*Defne araya girdi*
"Baran...git"
"Hayır"
"Baran sana git dedim"
"Gitmeyeceğim!"
"Baran siktirgit!"
*Baran iç çekerek bir süre Defneye baktı. Polise döndü*
"Tamam sen git çıkacağım birazdan"
*Polis çıktı. Baran Defnenin elini tutarak onu yerden kaldırdı. Defnenin kızaran gözlerine baktı. *
"Sakın! Sakın ağlama! Yıkarım bütün Mardini görürsün!"
*Defne istemeden güldü*
"Tamam... hadi git artık"
"Peki gideceğim ama ben gelene kadar asla ağlama"
"Söz"
*Baran tam sarılacaktıki yapamadı. Arkadını döndü. Defne ona seslendi*
"Baran"
*Baran tekrar ona döndüğünde beklemediği birşey oldu. Defne Baranın dudaklarına yapışmıştı. Bu öpücük sanki ilk ve sondu. Tıpkı bir merhaba ve elveda öpücüğü gibi... *
...
Bölüm etkileşimi
