Bölümler 37Şu an: 24.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kaza yaptığımız gün gelmişti aklıma. Telefonda Baranın babası "abin yaşıyor" demişti ve sonrası tam bir felaketti. Adamın bakışlarında garip bir şey vardı. Beni rahatsız ediyordu bakışları. "Ve sende Baranın karısısın" dedi iğneleyerek. Boğazımı temizledim. "Eski karısı." Diye yeniledim. Zira parmağımdaki yüzüğe ihanet olurdu susmak.
"Tamam sen öyle diyorsan. Eskiyi falan bırak. Ben şuanla ilgileniyorum. Mesela Mazhar Varolla olan evliliğin gibi." Nereye varmaya çalışıyordu? "Ne istiyorsunuz?" Direkt sadede gelsindi. "Mazhar Varolun kim olduğunu biliyormusun?" Anlamamıştım. "Evli olduğum adamı tanıyıp tanımadığımı soruyorsunuz. Doğrumu anlıyorumm?" Tanımıyordum. Ama bunu bilmesine gerek yoktu.
"Adından ya da soyadından bahsetmiyorum. Onunla neden evlendin tam olarak bilmiyorum ama seni tehdit ettiği bariz." Sabrım tükeniyordu. "Ne istiyorsunuz?" Diye yeniledim sorumu. "Zoruna gitmiyormu?" Çıldırmamaya çalışıyordum. "Ne?" Sorumla alaylı bir gülüş oluştu yüzünde. "Eşinin eski karısının fotoğrafları olan bir evde yaşamak. Zoruna gidiyordur diye düşünmüştüm"
Boğazıma oturan yumru yutkunmamı engelliyordu. Bu adam bunları nasıl biliyordu? "Ya da sırf bir intikam uğruna ateşe atlamak?" O konuştukça titriyordum. "Şifreli konuşmayı bırakın!' Dedim sert bir ses tonuyla. Ama bu onda bir etki yaratmamıştı. "Sen şimdi merak ediyorsundur ne intikamı diye. Anlatayımmı? Eşinin aslında kim olduğunu,seni neden tehdit ettiğini,senle neden evlenmek istediğini..."
Bunla hiçbir zaman ilgilenmemiştim. Kim olduğuyla neden bunu yaptığıyla. Ama şuan karşımdaki adamın hal ve hareketleri merak etmemi sağlamıştı. "Yalan söylemeyeceğin ne malum?" Yalan söyleyebilirdi. Ayağa kalkınca kaşlarım havalandı. "Sen emin değilsin kendinden. Eğer gerçekten merak edersen" cümlenin devamını getirmedi. Cebinden bir kart çıkardı ve masaya koydu. "Numaram burada" dedi ve arkasını döndü. Kapıyı açtı ama durdu. "Ha bu arada Baranı daha fazla zaptedeceğimi düşünmüyorum. Haberin olsun" dedikten sonra kapıyı çarpıp gitti.
Amacı neydi bilmiyordum ama istediği her neyse başarmıştı. Gözyaşları akıp giderken kartı çantama attım. Burada durdukça daralıyordum. Hava almalıydım.
**************************************
1 saat sonra
Denizin dalga sesleri kulaklarımı dolduruyordu. Rüzgarın uğultusu iyi geliyordu.Derin nefesler alıp duruyordum sakinleşmek için. Yanıma gelip oturdu Mazhar. Konuşmamız gerektiğini söyleyip onu çağırmıştım. "Sorun nedir?" Diye sordu. Ona doğru döndüm. "Bana artık birşeyleri anlatman gerekiyor." Dedim. Kaşları havalandı. "Ne anlatmam gerekiyor?" Sorusu gülmeme sebep oldu. "Kim olduğundan başlayabilirsin mesela"
Oturuşumu düzelttim. "Kimsin,Neden benimle evlendin,başka kadınlar varken neden beni seçtin ve neden ısrarla kabul etmemi sağladın? Ne uğruna tehdit ettin beni?" Biraz duraksadım. "Amacın ne Mazhar Varol?" Ardıardına sorduğum sorular onu afallatmıştı. "Defne bu sorularda ne böyle? Biri sana birşeymi dedi?" Soruya soruyla karşılık veriyordu. Sinirle ayağa kalktım. "Ben soracağım,sen cevaplayacaksın! Kimsin?"
Oda ayağa kalktı. "Ne önemi var,neyi değiştirir?" Diye sorunca delirdim. Ellerimi saçlarımın arasından geçirdim sertçe. "Neyimi değiştirir? En azından parmağımda yüzüğünü taşıdığım adamı tanımış olurum! Ya da ne bileyim senden nefret etmem belki! Bana birşeyler söyle,birşeyler anlat yeterki!" Sesim yüksek çıkıyordu. Bunu beklemiyordu. "Neler oluyor?" Hadi ama!
Aramızdaki mesafeyi kapattım biraz daha. "Olan ne biliyormusun? Bugün hiç tanımadığım biri yanıma gelip gururumu sorguladı! Kocanın eski karısının fotoğrafları olan bir evde yaşamak nasıl bir his diye sordu bana! Eşini tanıyormusun dedi,ben ne yaptım biliyormusun? Sustum! Öylece bakıp kaldım" Yanaklarımda bir sıcaklık hissettim. Ağlıyordum. Umurumda değildi. "Ben dayanamıyorum! Bu hayata yabancıyım ben. Bir anda herşey tepetaklak oldu. Hayatıma dair hatırladığım son şey ne biliyormusun?"
Gözlerini kıstı. "Ne?" Merak ediyordu. Tebessüm ettim o anı hatırlayarak. "Sevdiğim adamla arabadaydık,Birlikteydik" yutkunmuştu. "Hayatımı mahfeden kim biliyormusun? Baran falan değil. Sensin! Eğer beni tehdit etmeseydin en azından şuan yurt dışında kariyerime odaklı olurdum. Belki zorlanırdım ama alışırdım. En azından eşimin eski karısının fotoğraflarıyla bakışmazdım!" Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Etrafımı doğru düzgün göremiyordum bile.
Mazharın şakaklarındaki damarlar belirginleşmişti. Ama susmadım. "Senden nefret ediyorum! Duydunmu beni Mazhar Varol? Senden nefret ediyorum!" O kadar çok bağırıyordumki boğazım yanıyordu. O an kendimden beklemediğim birşey yaptım. Mazhara sert bir tokat atmıştım. Ona patladığımın farkındaydım ama haksızda değildim. Elleri yumruk olmuştu. Çenesi seğiriyordu. Yinede onu ittirmeye başladım. "Hepiniz pisliksiniz!" Bana karşılık vermemeye gayret ediyordu. Ben onu ittirirken o daha fazla durmayıp bileklerimi tutup kendine çekti. Hareketlerim kısıtlanmıştı.
"Dur artık! Sakin ol" deyince gücümün tükendini hissettim. Bedenim ağırlaşınca başımı göğsüne gömdüm. Ayakta durabilmeye çalışıyordum. Sarsıla sarsıla ağlamaya devam ediyordum. Elini başımda hissettim. Saçlarımı okşamaya başlayınca ağlamam şiddetlendi. "Şşşş sakin. Sakin ol tamam. Derin nefes al" dediklerini yapmaya çalıştım. Nefes alışverişimi düzene sokmaya çalıştım. İç çekmelerim sonlanmıyordu. Gücüm tamamen bitmişti. Ayaklarım kendini bıraktı ama Mazhar düşmemi engelledi. Son hatırladığım Mazharın beni kucağına alışıydı.
...
(Bölüm sonu arkadaşlar. Biliyorum kısa ama diğer bölüm daha uzun olacak. Umarım beğenmişsinizdir. Defne ve Mazhar ilişkisi değişirmi sizce?)
Derin nefes seslerini duyuyordum. "Defne sakin!" Deyince ayakta duracak gücüm kalmamıştı. Kafamı göğsüne yasladım ayakta durabilmek için. Ellerimi bırakmıştı. Ben sarsıla sarsıla ağlıyordum. Elini başımda hissettim. Saçlarımı okşamaya başladı. "Şşşş sakin sakin" yatıştırıcı sesi biraz daha yardımcı olmuştu. "Derin nefes al. Nefes al defne sakin" dediklerini yapmaya çalıştım. Nefes alışlarımı düzene
Bölüm etkileşimi
