Bölümler 37Şu an: 21
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Adamın resmen çocuğu vardı!
Adi pislik! Utanmadan evlenme teklifi etmişti. Ben şok içerisinde çocuğa bakarken odaya biri girdi. Onu görünce kendime hakim olamayıp göz devirdim. Tabiikide Mazhar! "Demek tanıştınız." Bu kadarda arsız olmazsın be! "Domok tanoştonoz" diye onun taklidini yaptığımda bunu sesli yaptığımın farkında değildim.
Mazharın bakışları ok misali bana döndü. Ortamı yumuşatan şey çocuğun yaptığım taklide gülmeye başlamasıydı."Bu iyiydi"
Bende istemsizce gülmeye başladım. Fiziksel olarak ne kadar babasına benzesede fazla sevimliydi. Yanaklarını ısırmak istiyordum ama bu acıya dayanabileceğini sanmıyordum. Mazharda gülmemek için yanaklarının içini ısırıyordu. Şu ana kadar samimi geldiği tek an olabilirdi. İnsana benzemişti bir anlığına. Uzun sürmedi tabii. "Defne 5 dakika gelsene" oflaya oflaya kalktım yataktan. Çocuk elimi tuttu. "Tekrar gel tamammı?" İçtenlikle gülümsedim ve odadan çıktım.
Koridorun ortasında durdum. Oda duvara yaslanmış ve kollarını birbirine bağlamıştı.
"Seni dinliyorum" Neyi dinleyecekti? Ne dememi bekliyordu? Ayıplayan gözlerle ona baktım. "Ne,ne dememi bekliyorsun be adam? 'Tamam eski kocamdan intikam almak için seninle evlenirim' dememi falanmı bekliyorsun? Bilgin olsun diye söylüyorum daha çook beklersin" Düz bakıyordu ama boş bakmıyordu. İfadesizdi ama birşeyler hissettiriyordu insana. Sinir bozucuydu. Umusamaz bir şekilde telefonunu çıkardı. Ekranın kilidini açınca gerildim. "Ne yapıyorsun?" Telefona daha uyi bakmak için yaklaştım. Bana galerideki bir fotoğrafı gösterdi. Silahtı bu. Yıllar önce tetiğini çektiğim silah...
Yutkundum. Telefonu kapatıp bakışlarını bana çevirdi. "Daha fazla kendimi yormayacağım. Ya bir an önce şu lanet cevabı verirsin yada bu tabanca karakola gider." Bir kaç adım geriledim. "Senin çıkarın ne bu evlilikten?" Omuz silkti. "Orası bende kalsın. Seni dinliyorum"
Ne kadar kaçarsam kaçayım geçmiş peşimi bırakmıyordu. Boğazım düğümlenmişti. Onla evlenmemi istiyordu. Daha bugün tanıştığım adam bana evlilik teklifi ediyordu. Ve yine o kahrolası soru. Ne yapacaktım?
Onunla evlenirsem...Baran ne düşünürdü,ne hissederdi?
Hadi ama! O benim ne hissedeceğimi umursamamıştı, Ben neden umursuyordumki! Bundan daha önemli birşey vardı. Oda Mazhar denen herifin amacı. Kabul ettim diyelim,sonra? Ya beni bir yere kapatırsa,ya bana şiddet uygularsa,belkide beni öldürmek istiyordu. Pekâla bu biraz abartı oldu ama bana iyi davranacağı ne malum. Belki kötü emellerine alet edecekti. Tanımıyordum nede olsa. Kararsızca bir kez daha inceledim onu. "İçerideki çocuk kim?" Bunu nden soruyordumki! Soruyordum çünkü evli olabilirdi!
Sabırsızca konuşmaya başladı. "Umut benim oğlum. 12 sene önce eski eşim Ceylanla olan ilişkimizin bir meyvesi." Rahat bir nefes vermiştim. En azından şu anda evli değildi. "Ceylan kansere yakalandı. Hamilelik süreci onun için fazla riskliydi ama o bu riski göze aldı. Bebeğini doğurmaya kararlıydı ve öylede yaptı. Umut doğdu ama o gün o hastaneden Ceylanın ölüsü çıktı" aniden söyledikleriyle küçük dilimi yutmuştum. Bu acı vericiydi. Eşini kaybetmek...hayali bile insanı bunalıma sokardı. Gerçi benim bir eşim yoktu tabii. Şimdilik.
Ne diyeceğimi bilemediğim için kabaca "Şey ben çok üzüldüm,başın sağolsun" gibi şeyler geveledim. Sadece başını salladı oda. "Sana bunları söyledim çünkü bu evlilik gerçek bir evlilik olmayacak. Sadece resmi kağıt üzerindeki iki imzadan ibaret. Duygusal yada fiziksel farketmeksizin sana asla yaklaşmayacağım. Belki hiç konuşmayız bile. Ben duygularımı 12 sene önce bir mezarlığa bıraktım. Sadece oğlum var benim için. Yani rahat olabilirsin. Bu teklifin yada tehditin artık her nasıl anlıyorsan hiçbir zararı olmayacak. Hayatına müdahale etmeyeceğim. Sende benimkine. Sana nasıl bir garanti verebilirim bilmiyorum ama söyleyebileceğim tek şey... bana güven Defne."
Derin bir nefes aldım. "Bir şartla" afalladı ama çabuk toparladı. "Nedir?" Boğazımı temizledim. "Evlilik sözleşmesi istiyorum. Bana garantiyi böyle verebilirsin. Sadece bir kaç kural. Tabii benim belirlediğim birkaç kural"
Bakışlarında birşeyler aradım ama yoktu. Koca bir boşluktu. Dudağının kenarı kıvrıldı.
"Kabul"
...
Bölüm etkileşimi
